<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Raşit Tunca Forumu - RAŞiT TUNCA'NIN VAAZLARI ]]></title>
		<link>/</link>
		<description><![CDATA[Raşit Tunca Forumu - ]]></description>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2026 02:33:20 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[EANU Kimdir, Anunakiler ve Enoxix Tarikatı Üzerine Bir Değerlendirme]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34765</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:31:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34765</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">EANU Kimdir, Anunakiler ve Enoxix Tarikatı Üzerine Bir Değerlendirme</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 22 Aralık 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
"Kullu şey’in hâlikun illâ vechehu"<br />
<br />
Meali: O’nun Zat’ı hariç her şey helâk olucudur.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, KASAS Suresi 88. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Mehdî benim ailemden, Fatıma'nın evlatlarındandır."</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, İbn Mâce, Fiten 34; Sünen-i Ebu Davud)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
Tarih boyunca farklı inanç ve düşünce sistemlerinde, ilahi olanı anlama ve tanımlama çabaları olmuştur. Bu bağlamda, "EANU" kavramı, "Anunakiler" ve "Enoxix" gibi isimler, bazı çevrelerce farklı şekillerde yorumlanmış ve mitolojik anlatılara konu olmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bazı kadim inanışlara göre, "EANU" veya "Anu", bilinmeyeni, tanrısal olanı veya evrensel bir kudreti simgeleyen bir terim olarak kullanılagelmiştir.</span></span> Bu bağlamda "Anunakiler" ise, bu anlayışa bağlı olan veya bu kudretten feyz aldığına inanılan varlıkları ifade eder. Yunan mitolojisindeki bazı figürler ve "ENESIS" gibi isimler de bu anlatılarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Harf ve sembolizm üzerine yapılan yorumlar da bu kavramların etrafında şekillenmiştir.</span></span> Örneğin, "Ǝ" (ters E) harfi, bazı alfabelerde ve dillerde (Azerice, Kafkas dilleri, Almanca ve Arapça'daki bazı ses karşılıkları gibi) farklı bir telaffuzu ifade eder. Bu tür sembolik yaklaşımlar, ilahi isimlerin ve kavramların harf analizleriyle açıklanmaya çalışılmasına örnek olarak gösterilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bahsedilen "formül" veya "denklem" yaklaşımları, evrenin veya ilahi olanın matematiksel bir dille ifade edilebileceği yönündeki düşünceleri yansıtır.</span></span> Ancak bu tür çabaların, derin ve aşkın olanın yalnızca sembollerle sınırlandırılamayacağı unutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu tür çalışmalar, Allah'ın sınırsız kudreti ve ilminin yanında, insanın anlama çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak Allah'ın zatı, sıfatları ve isimleri, yüce ve kuşatıcıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İlahi ve Tarihsel Sembolizm Üzerine:<br />
<br />
Kur'an-ı Kerim'de ve diğer semavi kitaplarda, firavun ile Hz. Musa arasındaki mücadele, kibirin ve ilahiyat iddiasının akıbetini göstermesi bakımından önemli bir kıssadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an'da, Hz. Musa'nın, kendisini ilah zanneden firavuna karşı ortaya koyduğu deliller ve yaşanan mucizeler anlatılır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu kıssadaki temel mesaj, gerçek kudret ve hâkimiyetin yalnızca Allah'a ait olduğudur. İnsanın ve yaratılmışların her türlü iddiası, bu ilahi kudret karşısında hiçtir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"INRI" (Iesus Nazarenus Rex Iudaeorum – Nasıralı İsa, Yahudilerin Kralı) ifadesi, tarihsel bir olayın ve dönemin siyasi bir bildirisinin kısaltmasıdır. Bu tür ifadeler, daha sonraki dönemlerde farklı sembolik anlamlarla yüklenmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Kuzey Kutbu" veya "Nezaret" gibi kavramlar, bazı öğretilerde dünyevi veya ruhani bir bekleyiş ve dönüşümün sembolü olarak kullanılır. Mevsimlerin dönmesi, gece ve gündüzün değişimi, bu döngüsel anlayışın bir parçasıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Genetik ve Mikrobiyolojik Sembolizm:<br />
<br />
Modern bilimde, genetik ve mikrobiyoloji gibi alanlar hayatın temel yapı taşlarını inceler. İnsanlık tarihi boyunca, sağlık ve hastalık kavramları da çeşitli sembolik anlatılara konu olmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam inancında "ensal" veya "nesep" (soy) bağları büyük önem taşır. Ancak sembolik anlatılarda kullanılan "bakteriyel", "gen" veya "genesis" gibi terimler, gerçekte var olan bir durumu değil, daha çok manevi bir bağı, ilahi bir korumayı veya soyun devamlılığını ifade eden mecazlardır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz'in (sav) kendi aile fertlerine gösterdiği sevgi ve ilgi, onların manevi makamlarını ve İslam ümmeti için taşıdıkları önemi vurgular. Bu, biyolojik bir üreme sistemi veya enses ilişki olarak değil, rahmet ve nübüvvet bağının bir tecellisi olarak anlaşılmalıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Fatıma'nın evlatlarından olan Mehdi" hadisi, Ehli Beyt'in manevi üstünlüğüne ve bu soydan gelecek bir kurtarıcı inancına işaret eder. Bu, Allah'ın rahmetinin ve adaletinin tecelli edeceği bir dönemin habercisi olarak kabul edilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde ve İslam tarihinde Ali (ra), ilmin kapısı ve cesaretin timsali olarak övülür. Onun (ra) bu konumu, takva, ilim ve ferasetle ilgili olup, sembolik olarak "aslan" gibi güçlü ve korkusuz bir karakterle ifade edilmiştir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İslam Düşüncesinde Temel Prensipler:<br />
<br />
Tüm bu anlatıların ötesinde, İslam inancının merkezinde <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tevhîd (Allah'ın birliği)</span></span> inancı yer alır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allahu Teâlâ, her şeyin yaratıcısıdır, her şeye gücü yetendir ve her şeyi bilendir. İnsanlar, O'nun (cc) emir ve yasaklarına uymakla sorumludurlar. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam'da Allah'a (cc) ve Resulü'ne (sav) karşı edebe riayet esastır.</span></span> Bu bağlamda, her türlü yersiz ve saygısız teşbih ve yakıştırmalardan şiddetle kaçınılmalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın (cc) sıfatları kemal sıfatlardır. O (cc), yemez, içmez, uyumaz ve beşerî hiçbir zaaftan münezzehtir.</span></span> Bu, İslam akaidinin en temel kaidelerinden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mü'minlerin görevi, daima hak ve hakikati aramak, batıldan uzak durmak ve tüm yaratılmışlara karşı adalet ve merhametle davranmaktır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
اللهم اجعلني سعيا مشكوران و ذنب مغفور اعمال مقبوله و دراجات رفيقتي وتجاره لن تبور سبحانك اللهم و بحمدك اشهد ان لا اله الا انت استغفر الله و اتوب اليه<br />
<br />
"Allahümmecalni Seayen meşkuren ve zenben mağfuren, ve amelen makbuleten, ve dereceten rafiaten, ve ticareten len tebur, Subhaneke Allahumme ve bihamdike, eşhedu en la ilahe illa ent, estağfirullahe ve etubu ileyk."<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (KASAS Suresi)<br />
<br />
    İbn Mâce, Sünen, Fiten 34<br />
<br />
    Sünen-i Ebu Davud<br />
<br />
    İslam Akaidi ve Siyer-i Nebi (Hz. Ali ve Ehl-i Beyt hakkındaki genel kaynaklar)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">EANU Kimdir, Anunakiler ve Enoxix Tarikatı Üzerine Bir Değerlendirme</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 22 Aralık 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
"Kullu şey’in hâlikun illâ vechehu"<br />
<br />
Meali: O’nun Zat’ı hariç her şey helâk olucudur.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, KASAS Suresi 88. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Mehdî benim ailemden, Fatıma'nın evlatlarındandır."</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, İbn Mâce, Fiten 34; Sünen-i Ebu Davud)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
Tarih boyunca farklı inanç ve düşünce sistemlerinde, ilahi olanı anlama ve tanımlama çabaları olmuştur. Bu bağlamda, "EANU" kavramı, "Anunakiler" ve "Enoxix" gibi isimler, bazı çevrelerce farklı şekillerde yorumlanmış ve mitolojik anlatılara konu olmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bazı kadim inanışlara göre, "EANU" veya "Anu", bilinmeyeni, tanrısal olanı veya evrensel bir kudreti simgeleyen bir terim olarak kullanılagelmiştir.</span></span> Bu bağlamda "Anunakiler" ise, bu anlayışa bağlı olan veya bu kudretten feyz aldığına inanılan varlıkları ifade eder. Yunan mitolojisindeki bazı figürler ve "ENESIS" gibi isimler de bu anlatılarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Harf ve sembolizm üzerine yapılan yorumlar da bu kavramların etrafında şekillenmiştir.</span></span> Örneğin, "Ǝ" (ters E) harfi, bazı alfabelerde ve dillerde (Azerice, Kafkas dilleri, Almanca ve Arapça'daki bazı ses karşılıkları gibi) farklı bir telaffuzu ifade eder. Bu tür sembolik yaklaşımlar, ilahi isimlerin ve kavramların harf analizleriyle açıklanmaya çalışılmasına örnek olarak gösterilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bahsedilen "formül" veya "denklem" yaklaşımları, evrenin veya ilahi olanın matematiksel bir dille ifade edilebileceği yönündeki düşünceleri yansıtır.</span></span> Ancak bu tür çabaların, derin ve aşkın olanın yalnızca sembollerle sınırlandırılamayacağı unutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu tür çalışmalar, Allah'ın sınırsız kudreti ve ilminin yanında, insanın anlama çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak Allah'ın zatı, sıfatları ve isimleri, yüce ve kuşatıcıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İlahi ve Tarihsel Sembolizm Üzerine:<br />
<br />
Kur'an-ı Kerim'de ve diğer semavi kitaplarda, firavun ile Hz. Musa arasındaki mücadele, kibirin ve ilahiyat iddiasının akıbetini göstermesi bakımından önemli bir kıssadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an'da, Hz. Musa'nın, kendisini ilah zanneden firavuna karşı ortaya koyduğu deliller ve yaşanan mucizeler anlatılır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu kıssadaki temel mesaj, gerçek kudret ve hâkimiyetin yalnızca Allah'a ait olduğudur. İnsanın ve yaratılmışların her türlü iddiası, bu ilahi kudret karşısında hiçtir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"INRI" (Iesus Nazarenus Rex Iudaeorum – Nasıralı İsa, Yahudilerin Kralı) ifadesi, tarihsel bir olayın ve dönemin siyasi bir bildirisinin kısaltmasıdır. Bu tür ifadeler, daha sonraki dönemlerde farklı sembolik anlamlarla yüklenmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Kuzey Kutbu" veya "Nezaret" gibi kavramlar, bazı öğretilerde dünyevi veya ruhani bir bekleyiş ve dönüşümün sembolü olarak kullanılır. Mevsimlerin dönmesi, gece ve gündüzün değişimi, bu döngüsel anlayışın bir parçasıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Genetik ve Mikrobiyolojik Sembolizm:<br />
<br />
Modern bilimde, genetik ve mikrobiyoloji gibi alanlar hayatın temel yapı taşlarını inceler. İnsanlık tarihi boyunca, sağlık ve hastalık kavramları da çeşitli sembolik anlatılara konu olmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam inancında "ensal" veya "nesep" (soy) bağları büyük önem taşır. Ancak sembolik anlatılarda kullanılan "bakteriyel", "gen" veya "genesis" gibi terimler, gerçekte var olan bir durumu değil, daha çok manevi bir bağı, ilahi bir korumayı veya soyun devamlılığını ifade eden mecazlardır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz'in (sav) kendi aile fertlerine gösterdiği sevgi ve ilgi, onların manevi makamlarını ve İslam ümmeti için taşıdıkları önemi vurgular. Bu, biyolojik bir üreme sistemi veya enses ilişki olarak değil, rahmet ve nübüvvet bağının bir tecellisi olarak anlaşılmalıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Fatıma'nın evlatlarından olan Mehdi" hadisi, Ehli Beyt'in manevi üstünlüğüne ve bu soydan gelecek bir kurtarıcı inancına işaret eder. Bu, Allah'ın rahmetinin ve adaletinin tecelli edeceği bir dönemin habercisi olarak kabul edilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde ve İslam tarihinde Ali (ra), ilmin kapısı ve cesaretin timsali olarak övülür. Onun (ra) bu konumu, takva, ilim ve ferasetle ilgili olup, sembolik olarak "aslan" gibi güçlü ve korkusuz bir karakterle ifade edilmiştir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İslam Düşüncesinde Temel Prensipler:<br />
<br />
Tüm bu anlatıların ötesinde, İslam inancının merkezinde <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tevhîd (Allah'ın birliği)</span></span> inancı yer alır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allahu Teâlâ, her şeyin yaratıcısıdır, her şeye gücü yetendir ve her şeyi bilendir. İnsanlar, O'nun (cc) emir ve yasaklarına uymakla sorumludurlar. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam'da Allah'a (cc) ve Resulü'ne (sav) karşı edebe riayet esastır.</span></span> Bu bağlamda, her türlü yersiz ve saygısız teşbih ve yakıştırmalardan şiddetle kaçınılmalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın (cc) sıfatları kemal sıfatlardır. O (cc), yemez, içmez, uyumaz ve beşerî hiçbir zaaftan münezzehtir.</span></span> Bu, İslam akaidinin en temel kaidelerinden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mü'minlerin görevi, daima hak ve hakikati aramak, batıldan uzak durmak ve tüm yaratılmışlara karşı adalet ve merhametle davranmaktır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
اللهم اجعلني سعيا مشكوران و ذنب مغفور اعمال مقبوله و دراجات رفيقتي وتجاره لن تبور سبحانك اللهم و بحمدك اشهد ان لا اله الا انت استغفر الله و اتوب اليه<br />
<br />
"Allahümmecalni Seayen meşkuren ve zenben mağfuren, ve amelen makbuleten, ve dereceten rafiaten, ve ticareten len tebur, Subhaneke Allahumme ve bihamdike, eşhedu en la ilahe illa ent, estağfirullahe ve etubu ileyk."<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (KASAS Suresi)<br />
<br />
    İbn Mâce, Sünen, Fiten 34<br />
<br />
    Sünen-i Ebu Davud<br />
<br />
    İslam Akaidi ve Siyer-i Nebi (Hz. Ali ve Ehl-i Beyt hakkındaki genel kaynaklar)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Son Deccal Fitnesi: İç Ses Hırsızlığı]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34764</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:29:36 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34764</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Son Deccal Fitnesi: İç Ses Hırsızlığı</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 04 Kasım 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
"Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn"<br />
<br />
Meali: Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, ALİ İMRAN Suresi 133. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Kıyamet müminlerin başına kopmaz. Cenab-ı Allah kıyametin kopacağına yakın bir zamanda, bir rüzgar gönderir. O rüzgarın dalgalanmasıyla, imanı olan hiçbir mümin kalmayacak, ruhunu teslim edecektir. Allah onlara rahmet eylesin."</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, Şerhüs-Sünne 15/90, Müsned-ül Firdevs 5/88, El-Metalibül Aliye hadis no: 4582; Kenzül Ummal 15/229; Şuab-ı İman Beyhaki 2/191; Mu'cemut-Taberani El-Kebir 3/3037)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâinatta düzenin devamı, ilahi iradenin tekliğine bağlıdır. Kur'an-ı Kerim'de bu husus açıkça beyan edilmiştir:</span></span><br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَةٌ إِلَّا اللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ<br />
<br />
"Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn."<br />
<br />
Meali: Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, ENBİYÂ Suresi 22. ayet)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu ayet, yönetimdeki veya güçteki çokluğun kaosa yol açacağını gösteren önemli bir ilkedir.</span></span> Evrendeki uyum ve denge, her şeyin tek bir iradeye bağlı olmasıyla mümkündür.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kader, Tedbir ve Tevekkül Anlayışı:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam'da kader inancı, Allah'ın her şeyi ezelî ilmiyle bilip takdir etmesidir. Ancak bu, insanın tedbir almaktan ve seçim yapmaktan muaf olduğu anlamına gelmez.</span></span> Meşhur hadiste ifade edildiği gibi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Deveni bağla, sonra tevekkül et."</span></span> Yani, yapılması gereken maddi sebepleri yerine getirdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak gerekir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın kullarına verdiği irade ve seçenekler, O'nun adalet ve hikmetinin bir gereğidir.</span></span> İnsan, yapacağı eylemlerde özgür iradesiyle karar verir ve bu kararlarının sonuçlarına katlanır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaderin değişip değişmeyeceği tartışması, Allah'ın ilminin sonsuzluğu ile insan iradesinin ilişkisini anlamaya çalışan bir konudur.</span></span> Önemli olan, takdiri kabullenmekle birlikte, tedbir ve duayı elden bırakmamaktır.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Klonlama ve Deccal Fitnesi:<br />
<br />
İlerleyen teknolojiyle birlikte, bazı tekniklerin ve buluşların hayırda olduğu kadar şerr için de kullanılabileceği bir gerçektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gelecekteki bu tür teknolojik gelişmelerin, manevi gerçeklerle harmanlanarak anlatıldığı sembolik bir dille, Deccal'in şerrinden ve aldatıcılığından bahsedilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam inancına göre, Deccal büyük bir fitne ve imtihandır. Onun aldatıcılığına karşı ancak sağlam bir iman ve ilimle direnilebilir. Bu fitnenin karşısında en büyük kurtarıcının Hz. Mehdi olduğu inancı yaygındır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Hijyen, Mikroplar ve Düalite:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maddi hayatımızın devamı için hijyen kurallarına uymak İslam'ın temel prensiplerindendir. "Temizlik imandandır" hadisi bunun en açık delilidir.</span></span><br />
<br />
Hayatımızdaki pek çok olay, zıt kavramlar üzerinden işler: iyi-kötü, gece-gündüz, yaz-kış, sağlık-hastalık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tereyağı örneğinde olduğu gibi, doğal olanın ve orijinal yapısı bozulmamış gıdaların sağlığa faydalı olduğu, yapısı bozulan veya katkı maddeleriyle oynanan gıdaların ise zarar verebileceği unutulmamalıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İç Ses Hırsızlığı Meselesi:<br />
<br />
Günümüz teknolojisi ve medya manipülasyonu, insanların algılarını yönlendirmede büyük bir güce sahiptir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İç ses hırsızlığı" olarak ifade edilen durum, kişilerin ruhsal ve duygusal istismarına, onlar hakkında yanlış izlenim oluşturmak için kullanılan bir aldatma yöntemidir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uydurma haberler, videolar ve montaj içerikler, toplumda fitne ve kargaşa çıkarmak için birer araç olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle her bilginin kaynağının araştırılması ve doğruluğundan emin olunması büyük önem taşır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Mevsimler, Yiyecekler ve Cibilliyet:<br />
<br />
Allah, dünyamıza dört mevsim yaratmış ve her mevsime has farklı gıdalar lütfetmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mevsimlerin özellikleri ve renkleri, insanların karakter yapıları (cibilliyetleri) ile sembolik olarak ilişkilendirilmiştir.</span></span> Bazı insanlar daha keskin ve sabit fikirliyken (kış-yaz, siyah-beyaz), bazıları ise daha esnek ve ara yolu bulmaya yatkındır (ilkbahar-sonbahar, renk geçişleri).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an'da "Her canlı ölümü tadacaktır" ayeti, değişmez bir kuraldır ve tüm insanlar için geçerlidir.</span></span> Ancak Peygamber Efendimiz'in (sav) müjdelediği gibi, Allah'ın rahmeti o kadar geniştir ki, cehennemlikleri dahi sonunda affedebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolayısıyla hayat, katı kurallar kadar esnek ve merhametli yaklaşımları da içinde barındırır.</span></span> Önemli olan, iman ve amelde dengeyi bulabilmektir.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kıyamet ve Rüzgar Hadisesi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde belirtildiğine göre, kıyamet kopmadan önce Allah hoş ve serin bir rüzgar gönderecek ve kalbinde zerre kadar iman bulunan herkesi vefat ettirecektir. Sonra geriye kalan kötülerin başına kıyamet kopacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu durum, kıyametin sadece zalimlerin ve müşriklerin üzerine kopacağını gösterir. Yeryüzünde "Allah Allah" diyen kaldıkça, yani iman edenler bulundukça kıyamet kopmayacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamberimiz (sav), ümmetinden bir kısmının kıyamete kadar hak üzerinde galip olmaya devam edeceğini de müjdelemiştir.</span></span> Bu, iman ehlinin hiçbir zaman tamamen yeryüzünden silinmeyeceği anlamına gelir.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Mesh Kuvveti ve Mehdi Meselesi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hz. İsa'nın (as) hastaları eliyle mesh ederek tedavi etmesi, onun peygamberliğinin bir mucizesidir. Benzer bir kuvvet veya nuraniyetin, Hz. Mehdi'ye (as) da verileceği inancı yaygındır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu güç, manevi bir himaye ve şifa kaynağı olup, onun kıyamet öncesi büyük fitnelerle mücadelesinde bir araç olacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesih kuvveti olarak nitelenen bu özellik, tarikatlardaki "el alma" geleneğinin de bir yansıması olarak görülebilir. Bu, manevi bir bağın ve feyzin aktarılmasıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İnsanoğluna Nasihat:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu dünya hayatı geçicidir ve sahip olduklarımız emanettir. Bu nedenle, elinde bulunan nimetlerin değerini bilmek ve onları yerinde kullanmak her insanın görevidir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dünyamızın, sağlığımızın, imkanlarımızın ve sevdiklerimizin kıymetini, onları kaybetmeden önce anlamak, hikmetli bir yaşamın anahtarıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (Ali İmran Suresi, Enbiyâ Suresi, Tevbe Suresi, Fetih Suresi, Ankebût Suresi)<br />
<br />
    Müslim, İman<br />
<br />
    Buharî, Rikak<br />
<br />
    Tirmizi, Tefsir ve Fiten<br />
<br />
    Şerhüs-Sünne<br />
<br />
    Müsned-ül Firdevs<br />
<br />
    El-Metalibül Aliye<br />
<br />
    Kenzül Ummal<br />
<br />
    Şuab-ı İman Beyhaki<br />
<br />
    Mu'cemut-Taberani El-Kebir<br />
<br />
    Ebu Dâvud, Fiten<br />
<br />
    İbn Mâce, Mukaddime ve Fiten<br />
<br />
    Ahmed b. Hanbel, Müsned</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Son Deccal Fitnesi: İç Ses Hırsızlığı</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 04 Kasım 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
"Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn"<br />
<br />
Meali: Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, ALİ İMRAN Suresi 133. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Kıyamet müminlerin başına kopmaz. Cenab-ı Allah kıyametin kopacağına yakın bir zamanda, bir rüzgar gönderir. O rüzgarın dalgalanmasıyla, imanı olan hiçbir mümin kalmayacak, ruhunu teslim edecektir. Allah onlara rahmet eylesin."</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, Şerhüs-Sünne 15/90, Müsned-ül Firdevs 5/88, El-Metalibül Aliye hadis no: 4582; Kenzül Ummal 15/229; Şuab-ı İman Beyhaki 2/191; Mu'cemut-Taberani El-Kebir 3/3037)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâinatta düzenin devamı, ilahi iradenin tekliğine bağlıdır. Kur'an-ı Kerim'de bu husus açıkça beyan edilmiştir:</span></span><br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَةٌ إِلَّا اللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ<br />
<br />
"Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn."<br />
<br />
Meali: Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, ENBİYÂ Suresi 22. ayet)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu ayet, yönetimdeki veya güçteki çokluğun kaosa yol açacağını gösteren önemli bir ilkedir.</span></span> Evrendeki uyum ve denge, her şeyin tek bir iradeye bağlı olmasıyla mümkündür.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kader, Tedbir ve Tevekkül Anlayışı:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam'da kader inancı, Allah'ın her şeyi ezelî ilmiyle bilip takdir etmesidir. Ancak bu, insanın tedbir almaktan ve seçim yapmaktan muaf olduğu anlamına gelmez.</span></span> Meşhur hadiste ifade edildiği gibi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Deveni bağla, sonra tevekkül et."</span></span> Yani, yapılması gereken maddi sebepleri yerine getirdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak gerekir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın kullarına verdiği irade ve seçenekler, O'nun adalet ve hikmetinin bir gereğidir.</span></span> İnsan, yapacağı eylemlerde özgür iradesiyle karar verir ve bu kararlarının sonuçlarına katlanır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaderin değişip değişmeyeceği tartışması, Allah'ın ilminin sonsuzluğu ile insan iradesinin ilişkisini anlamaya çalışan bir konudur.</span></span> Önemli olan, takdiri kabullenmekle birlikte, tedbir ve duayı elden bırakmamaktır.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Klonlama ve Deccal Fitnesi:<br />
<br />
İlerleyen teknolojiyle birlikte, bazı tekniklerin ve buluşların hayırda olduğu kadar şerr için de kullanılabileceği bir gerçektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gelecekteki bu tür teknolojik gelişmelerin, manevi gerçeklerle harmanlanarak anlatıldığı sembolik bir dille, Deccal'in şerrinden ve aldatıcılığından bahsedilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İslam inancına göre, Deccal büyük bir fitne ve imtihandır. Onun aldatıcılığına karşı ancak sağlam bir iman ve ilimle direnilebilir. Bu fitnenin karşısında en büyük kurtarıcının Hz. Mehdi olduğu inancı yaygındır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Hijyen, Mikroplar ve Düalite:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maddi hayatımızın devamı için hijyen kurallarına uymak İslam'ın temel prensiplerindendir. "Temizlik imandandır" hadisi bunun en açık delilidir.</span></span><br />
<br />
Hayatımızdaki pek çok olay, zıt kavramlar üzerinden işler: iyi-kötü, gece-gündüz, yaz-kış, sağlık-hastalık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tereyağı örneğinde olduğu gibi, doğal olanın ve orijinal yapısı bozulmamış gıdaların sağlığa faydalı olduğu, yapısı bozulan veya katkı maddeleriyle oynanan gıdaların ise zarar verebileceği unutulmamalıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İç Ses Hırsızlığı Meselesi:<br />
<br />
Günümüz teknolojisi ve medya manipülasyonu, insanların algılarını yönlendirmede büyük bir güce sahiptir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İç ses hırsızlığı" olarak ifade edilen durum, kişilerin ruhsal ve duygusal istismarına, onlar hakkında yanlış izlenim oluşturmak için kullanılan bir aldatma yöntemidir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uydurma haberler, videolar ve montaj içerikler, toplumda fitne ve kargaşa çıkarmak için birer araç olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle her bilginin kaynağının araştırılması ve doğruluğundan emin olunması büyük önem taşır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Mevsimler, Yiyecekler ve Cibilliyet:<br />
<br />
Allah, dünyamıza dört mevsim yaratmış ve her mevsime has farklı gıdalar lütfetmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mevsimlerin özellikleri ve renkleri, insanların karakter yapıları (cibilliyetleri) ile sembolik olarak ilişkilendirilmiştir.</span></span> Bazı insanlar daha keskin ve sabit fikirliyken (kış-yaz, siyah-beyaz), bazıları ise daha esnek ve ara yolu bulmaya yatkındır (ilkbahar-sonbahar, renk geçişleri).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an'da "Her canlı ölümü tadacaktır" ayeti, değişmez bir kuraldır ve tüm insanlar için geçerlidir.</span></span> Ancak Peygamber Efendimiz'in (sav) müjdelediği gibi, Allah'ın rahmeti o kadar geniştir ki, cehennemlikleri dahi sonunda affedebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dolayısıyla hayat, katı kurallar kadar esnek ve merhametli yaklaşımları da içinde barındırır.</span></span> Önemli olan, iman ve amelde dengeyi bulabilmektir.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kıyamet ve Rüzgar Hadisesi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde belirtildiğine göre, kıyamet kopmadan önce Allah hoş ve serin bir rüzgar gönderecek ve kalbinde zerre kadar iman bulunan herkesi vefat ettirecektir. Sonra geriye kalan kötülerin başına kıyamet kopacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu durum, kıyametin sadece zalimlerin ve müşriklerin üzerine kopacağını gösterir. Yeryüzünde "Allah Allah" diyen kaldıkça, yani iman edenler bulundukça kıyamet kopmayacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamberimiz (sav), ümmetinden bir kısmının kıyamete kadar hak üzerinde galip olmaya devam edeceğini de müjdelemiştir.</span></span> Bu, iman ehlinin hiçbir zaman tamamen yeryüzünden silinmeyeceği anlamına gelir.<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Mesh Kuvveti ve Mehdi Meselesi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hz. İsa'nın (as) hastaları eliyle mesh ederek tedavi etmesi, onun peygamberliğinin bir mucizesidir. Benzer bir kuvvet veya nuraniyetin, Hz. Mehdi'ye (as) da verileceği inancı yaygındır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu güç, manevi bir himaye ve şifa kaynağı olup, onun kıyamet öncesi büyük fitnelerle mücadelesinde bir araç olacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesih kuvveti olarak nitelenen bu özellik, tarikatlardaki "el alma" geleneğinin de bir yansıması olarak görülebilir. Bu, manevi bir bağın ve feyzin aktarılmasıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
İnsanoğluna Nasihat:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu dünya hayatı geçicidir ve sahip olduklarımız emanettir. Bu nedenle, elinde bulunan nimetlerin değerini bilmek ve onları yerinde kullanmak her insanın görevidir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dünyamızın, sağlığımızın, imkanlarımızın ve sevdiklerimizin kıymetini, onları kaybetmeden önce anlamak, hikmetli bir yaşamın anahtarıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (Ali İmran Suresi, Enbiyâ Suresi, Tevbe Suresi, Fetih Suresi, Ankebût Suresi)<br />
<br />
    Müslim, İman<br />
<br />
    Buharî, Rikak<br />
<br />
    Tirmizi, Tefsir ve Fiten<br />
<br />
    Şerhüs-Sünne<br />
<br />
    Müsned-ül Firdevs<br />
<br />
    El-Metalibül Aliye<br />
<br />
    Kenzül Ummal<br />
<br />
    Şuab-ı İman Beyhaki<br />
<br />
    Mu'cemut-Taberani El-Kebir<br />
<br />
    Ebu Dâvud, Fiten<br />
<br />
    İbn Mâce, Mukaddime ve Fiten<br />
<br />
    Ahmed b. Hanbel, Müsned</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Havf ve Reca: Yani Korku ile Ümit Arasında Yaşamak]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34763</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:27:22 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34763</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havf ve Reca: Yani Korku ile Ümit Arasında Yaşamak</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 26 Ekim 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ أَن تَضِلُّواْ وَاللّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
"Yubeyyinullâhu lekum en tadıllû vallâhu bi kulli şey’in alîm"<br />
<br />
Meali: Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, NİSA Suresi 176. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İnneme’l-a’mâlü bi’n-niyyât"</span></span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Ameller niyetlere göredir."</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Niyet, amellerin ruhudur ve ona yön verir. Sıradan bir fiil bile, içten bir niyetle ibadete dönüşebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde, duaların ve niyetin önemi vurgulanmıştır.</span></span> Peygamber Efendimiz'in (sav) parmaklarından su fışkırması gibi mucizeler, Allah'ın izniyle doğaüstü olayların gerçekleşebileceğini göstermektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu bağlamda, belirli dualar ve niyetlerle su veya süt içmenin, Allah'ın izniyle yağmur veya kar yağışına vesile olabileceği düşüncesi, iman edenler için bir anlam ifade edebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her işte olduğu gibi, bu tür uygulamalarda da temel prensip, Allah'a olan iman ve O'ndan yardım dilemektir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Zemzem ve Cennet Nehirleri:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zemzem suyu, İslam inancında mübarek ve şifalı bir su olarak kabul edilir. Hadislerde, Fırat, Nil, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin cennet nehirlerinden olduğu belirtilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu nehirlerin dünyadaki kaynakları bilinmekle birlikte, bu ifadeler daha çok manevi bir anlam taşır; yani bu suların bereketi ve önemi cenneti hatırlatır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Miraç hadisesinde Peygamber Efendimiz'in (sav) gördüğü ırmaklar, bu dünyadaki nehirlerin bir yansıması veya onların manevi gerçekliği olarak yorumlanabilir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kıble, Yön ve Allah'ın Her Yerde Oluşu:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim'de "Doğu da Batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır" (Bakara Suresi, 115) buyrulmaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu ayet, Allah'ın mekândan ve yönden münezzeh olduğunu, O'na yönelmenin kalp ve niyetle olduğunu ifade eder.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâbe, Müslümanlar için bir kıbledir ve ibadette birlik ve beraberliği simgeler. Ancak asıl olan, Allah'ın her yerde hazır ve nazır olduğu bilinciyle ibadet etmektir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dünya döndüğü için fiziki yönlerin sürekli değiştiği gerçeği, asıl önemli olanın kalbin Allah'a yönelmesi olduğunu hatırlatır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Namaz ve Beden İnşası:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namaz, Müslüman için miraca yükseliş vesilesidir. Peygamber Efendimiz (sav), namazda gözleri yummayı ve etrafa bakınmayı yasaklamıştır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yasak, Allah'ın huzurunda edebe uygun davranmanın gereğidir. Hatalı davranışların dünyevi veya uhrevi sonuçları olabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Asıl olan, namazı huşu ve edep içinde kılmak ve Allah'ın rızasına uygun hareket etmektir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Yaratılış Sırrı ve Beyin:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnsanın yaratılışı, Allah'ın kudretinin en büyük delillerindendir. Bilimsel veriler, embriyonun gelişiminde hücrelerin kendi kendini organize edebildiğini göstermektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların bir tecellisidir. İlk hücredeki bilgi ve programlama, tüm vücudun inşasını mümkün kılar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Beyin, düşünme ve idrak merkezidir. Yaratılışta her şeyin bir başlangıcı ve bir düzeni vardır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Deccal Fitnesi ve Mehdi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deccal, İslam inancında büyük bir fitne olarak görülür. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'e karşı sadece imanı kuvvetli olanların durabileceğini belirtmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde anlatılan Deccal ile bir müminin mücadelesi, kıyamet alametlerinden biridir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehdi'nin gelişi, zulmün ve fitnenin sona ermesi için büyük bir umut kapısıdır. Deccal'e karşı direnişin sembolü ise sabır ve sebat eden mümindir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Ölümsüzlük ve Kıyamet:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnsanın ölümsüzlük arzusu, varoluşsal bir gerçektir. Kur'an'da "Her canlı ölümü tadacaktır" buyrulmaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet, Allah'ın iradesiyle kopacak ve herkes yaptıklarının karşılığını görecektir. Ancak Allah'ın rahmeti ve mağfireti de sonsuzdur.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Havf ve reca" yani korku ile ümit arasında olmak, müminin temel özelliklerindendir. Allah'tan korkmak ve O'nun rahmetini ummak, salih amellerin temelidir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Günahların Azalması ve Hadis:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz (sav), bir hadisinde ashabına şöyle buyurmuştur: "Siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasaklarının onda birine uyabilen, Cehennemden kurtulur."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu hadis, her devirde insanların farklı imtihanlarla karşılaşacağını ve Rabbimizin rahmetinin her şeyi kuşattığını hatırlatır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günümüzde günahların çeşitliliği ve şeytanın tuzakları karşısında, salim bir kalp ve doğru bir niyetle hareket etmek kurtuluşun anahtarıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (Nisa, Bakara, En'am, A'raf, Nahl, Cuma Sureleri)<br />
<br />
    Buhârî, Kitab'u Bedu'l Vahyi ve diğer bölümler<br />
<br />
    Müslim, Kitabu'l İmara ve diğer bölümler<br />
<br />
    Ebu Davud, Kitabu't Talak<br />
<br />
    Tirmizî, Kitabu Fazaili'l Cihad<br />
<br />
    Nesâî, Tahâret<br />
<br />
    Muvatta, Tahâret<br />
<br />
    Müsned (Ahmed b. Hanbel)<br />
<br />
    İbni Hibban, Sahih<br />
<br />
    Taberani, El-Mu'cemul Kebir<br />
<br />
    Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb<br />
<br />
    Şerhüs-Sünne, Müsned-ül Firdevs, El-Metalibül Aliye, Kenzül Ummal, Şuab-ı İman Beyhak</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havf ve Reca: Yani Korku ile Ümit Arasında Yaşamak</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 26 Ekim 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ أَن تَضِلُّواْ وَاللّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
"Yubeyyinullâhu lekum en tadıllû vallâhu bi kulli şey’in alîm"<br />
<br />
Meali: Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, NİSA Suresi 176. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İnneme’l-a’mâlü bi’n-niyyât"</span></span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Ameller niyetlere göredir."</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Niyet, amellerin ruhudur ve ona yön verir. Sıradan bir fiil bile, içten bir niyetle ibadete dönüşebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde, duaların ve niyetin önemi vurgulanmıştır.</span></span> Peygamber Efendimiz'in (sav) parmaklarından su fışkırması gibi mucizeler, Allah'ın izniyle doğaüstü olayların gerçekleşebileceğini göstermektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu bağlamda, belirli dualar ve niyetlerle su veya süt içmenin, Allah'ın izniyle yağmur veya kar yağışına vesile olabileceği düşüncesi, iman edenler için bir anlam ifade edebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her işte olduğu gibi, bu tür uygulamalarda da temel prensip, Allah'a olan iman ve O'ndan yardım dilemektir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Zemzem ve Cennet Nehirleri:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zemzem suyu, İslam inancında mübarek ve şifalı bir su olarak kabul edilir. Hadislerde, Fırat, Nil, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin cennet nehirlerinden olduğu belirtilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu nehirlerin dünyadaki kaynakları bilinmekle birlikte, bu ifadeler daha çok manevi bir anlam taşır; yani bu suların bereketi ve önemi cenneti hatırlatır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Miraç hadisesinde Peygamber Efendimiz'in (sav) gördüğü ırmaklar, bu dünyadaki nehirlerin bir yansıması veya onların manevi gerçekliği olarak yorumlanabilir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kıble, Yön ve Allah'ın Her Yerde Oluşu:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim'de "Doğu da Batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır" (Bakara Suresi, 115) buyrulmaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu ayet, Allah'ın mekândan ve yönden münezzeh olduğunu, O'na yönelmenin kalp ve niyetle olduğunu ifade eder.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâbe, Müslümanlar için bir kıbledir ve ibadette birlik ve beraberliği simgeler. Ancak asıl olan, Allah'ın her yerde hazır ve nazır olduğu bilinciyle ibadet etmektir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dünya döndüğü için fiziki yönlerin sürekli değiştiği gerçeği, asıl önemli olanın kalbin Allah'a yönelmesi olduğunu hatırlatır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Namaz ve Beden İnşası:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namaz, Müslüman için miraca yükseliş vesilesidir. Peygamber Efendimiz (sav), namazda gözleri yummayı ve etrafa bakınmayı yasaklamıştır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yasak, Allah'ın huzurunda edebe uygun davranmanın gereğidir. Hatalı davranışların dünyevi veya uhrevi sonuçları olabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Asıl olan, namazı huşu ve edep içinde kılmak ve Allah'ın rızasına uygun hareket etmektir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Yaratılış Sırrı ve Beyin:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnsanın yaratılışı, Allah'ın kudretinin en büyük delillerindendir. Bilimsel veriler, embriyonun gelişiminde hücrelerin kendi kendini organize edebildiğini göstermektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların bir tecellisidir. İlk hücredeki bilgi ve programlama, tüm vücudun inşasını mümkün kılar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Beyin, düşünme ve idrak merkezidir. Yaratılışta her şeyin bir başlangıcı ve bir düzeni vardır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Deccal Fitnesi ve Mehdi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deccal, İslam inancında büyük bir fitne olarak görülür. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'e karşı sadece imanı kuvvetli olanların durabileceğini belirtmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde anlatılan Deccal ile bir müminin mücadelesi, kıyamet alametlerinden biridir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehdi'nin gelişi, zulmün ve fitnenin sona ermesi için büyük bir umut kapısıdır. Deccal'e karşı direnişin sembolü ise sabır ve sebat eden mümindir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Ölümsüzlük ve Kıyamet:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnsanın ölümsüzlük arzusu, varoluşsal bir gerçektir. Kur'an'da "Her canlı ölümü tadacaktır" buyrulmaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet, Allah'ın iradesiyle kopacak ve herkes yaptıklarının karşılığını görecektir. Ancak Allah'ın rahmeti ve mağfireti de sonsuzdur.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Havf ve reca" yani korku ile ümit arasında olmak, müminin temel özelliklerindendir. Allah'tan korkmak ve O'nun rahmetini ummak, salih amellerin temelidir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Günahların Azalması ve Hadis:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz (sav), bir hadisinde ashabına şöyle buyurmuştur: "Siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasaklarının onda birine uyabilen, Cehennemden kurtulur."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu hadis, her devirde insanların farklı imtihanlarla karşılaşacağını ve Rabbimizin rahmetinin her şeyi kuşattığını hatırlatır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günümüzde günahların çeşitliliği ve şeytanın tuzakları karşısında, salim bir kalp ve doğru bir niyetle hareket etmek kurtuluşun anahtarıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (Nisa, Bakara, En'am, A'raf, Nahl, Cuma Sureleri)<br />
<br />
    Buhârî, Kitab'u Bedu'l Vahyi ve diğer bölümler<br />
<br />
    Müslim, Kitabu'l İmara ve diğer bölümler<br />
<br />
    Ebu Davud, Kitabu't Talak<br />
<br />
    Tirmizî, Kitabu Fazaili'l Cihad<br />
<br />
    Nesâî, Tahâret<br />
<br />
    Muvatta, Tahâret<br />
<br />
    Müsned (Ahmed b. Hanbel)<br />
<br />
    İbni Hibban, Sahih<br />
<br />
    Taberani, El-Mu'cemul Kebir<br />
<br />
    Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb<br />
<br />
    Şerhüs-Sünne, Müsned-ül Firdevs, El-Metalibül Aliye, Kenzül Ummal, Şuab-ı İman Beyhak</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sekizinci Kat Cennetler ve Her Şeyi Benliğe Geçirenler]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34762</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:25:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34762</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sekizinci Kat Cennetler ve Her Şeyi Benliğe Geçirenler</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 17 Ekim 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
"Ve tevekkel alâl hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ."<br />
<br />
Meali: Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et yani yönel, yönünü O'na dön. O'nu (hiç ölmeyen Allah'ı) her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının yaptıklarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, FURKAN Suresi 58. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Risalet ve nübüvvet muhakkak kesildi. Benden sonra ne Rasûl ve ne de Nebi vardır."</span></span> Bu, ashâba ağır geldi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) buyurdu ki: <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Fakat mübeşşirat vardır."</span></span><br />
<br />
"Ey Allah'ın Rasûlü, mübeşşirat nedir?" diye sordular. Rasûlullah (sav) buyurdu ki: <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Kim beni rüyasında görürse, gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim kılığıma giremez. Sâdık rüya, mü'minin sâdık rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir parçadır."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ahirzamanda, Mehdi vaktinde rüyaların onda dokuzu, gün gibi açık rüya olacaktır. Mübeşşirat bunlardır.</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, Tirmizi, Rüya, 2/2272; Buhari, 6994)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Niyet, amellerin ruhudur. İçten bir niyetle yapılan her fiil, ibadete dönüşebilir. Bu, İslam'ın temel prensiplerinden biridir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua ve zikir, müminin silahıdır. Her an Allah'ı anmak ve O'ndan yardım istemek, kişiyi manevi olarak güçlü kılar.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Telif Hakları ve Benlik Hırsı:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günümüzde insanlar, her şeyi sahiplenme ve benliklerine geçirme yarışı içindedir. Telif hakları, patentler ve marka tescileri, bu anlayışın bir yansımasıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oysa ilim, sanat ve kültür, insanlığın ortak mirasıdır. Her şeyi sahiplenme hırsı, insanı bencilliğe ve paylaşmamaya iter.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın yasasında, bir tohumdan yetmiş başak çıkması gibi, verilen her nimetin çoğalması ve paylaşılması esastır. Benlik hırsı ise bu ilahi düzene aykırıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Rüya ve Amel İlişkisi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim'de Hz. İbrahim'in (as) rüyası ile amel ettiği, Hz. Yusuf'un (as) rüya tabiri ile bir devletin kaderini değiştirdiği anlatılır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rüya ile amel edilmez diyenler, bu ayetleri görmezden gelmektedir. Ancak her rüya ile değil, hak ve açık rüya ile amel edilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rüyanın hak mı yoksa şeytani mi olduğunu ayırt etmek için ilim, firaset ve vicdan gerekir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Sekizinci Kat Cennet ve Ölümsüzlük:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde, sekizinci kat cennette ölümün getirilip kesileceği ve artık ölüm olmayacağı bildirilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölümün çaresi, Allah'ın izniyle bulunacaktır. Bu, insanlığın ulaşabileceği en büyük mertebelerden biridir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu sır, manevi bir hikmete dayanmaktadır. Ölümsüzlüğe ulaşmak, Allah'ın yeryüzündeki halifelerine bahşedilen bir özelliktir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Hud Kıssası ve Gezegenler:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hud kıssasında, inanmayanların helak edilmesi ve inananların korunması anlatılır. Bu olay, satürn gezegenindeki halka ve fırtınalarla sembolize edilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her ümmet ve peygamberi, inanmayanların helak olduğu, inananların ise kurtulduğu bir süreçten geçmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehdi vakti de benzer bir süreçtir. Kıyamet, inanmayanların başına kopacak, inananlar ise kurtuluşa erecektir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kuran'ı Anlamak ve Yaşamak:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim, sadece okunmak için değil, anlaşılıp yaşanmak için indirilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tevrat'ı taşıyan eşekler misali, Kur'an'ı sadece ezberleyip anlamayanlar, onun hikmetinden mahrum kalırlar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Din, kurallar zincirinden ibaret değildir. Asıl amaç, bu kurallarla dünyayı imar etmek ve insanlığı huzura kavuşturmaktır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Raşidi Tarikatı Zikir ve Dersleri:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Raşidi Tarikatı'nda, her namaz öncesi ve sonrası 13 Estağfurullah çekilir.</span></span> Bu, güne başlama ve günü kapatma tövbesi niteliğindedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zikir, kişiyi Allah'a yaklaştırır ve manevi olarak güçlendirir. Düzenli zikir, kalbin temizlenmesine vesile olur.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
DNA ve Mehdi Çocukları:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Herkes atalarının DNA'sını taşır. Mehdi çocukları da Mehdi DNA'sını taşımaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu, onların belirli özelliklere ve hassasiyetlere sahip olmalarına neden olur. Onlara karşı hassas ve anlayışlı olmak gerekir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (Furkan, En'am, İsra, Zumer, Tekvîr, Cuma Sureleri)<br />
<br />
    Buhârî, Rüya ve diğer bölümler<br />
<br />
    Müslim, Rüya ve diğer bölümler<br />
<br />
    Tirmizî, Rüya<br />
<br />
    İbn Mâce, Fiten<br />
<br />
    Ebu Davud, Fiten<br />
<br />
    Müsned (Ahmed b. Hanbel)<br />
<br />
    Taberani, El-Mu'cemul Kebir<br />
<br />
    Şerhüs-Sünne<br />
<br />
    Kenzül Ummal<br />
<br />
    Şuab-ı İman Beyhaki</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sekizinci Kat Cennetler ve Her Şeyi Benliğe Geçirenler</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 17 Ekim 2018 Vaazından Derlenmiştir)<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم<br />
وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
"Ve tevekkel alâl hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ."<br />
<br />
Meali: Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et yani yönel, yönünü O'na dön. O'nu (hiç ölmeyen Allah'ı) her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının yaptıklarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym, FURKAN Suresi 58. ayet)<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Risalet ve nübüvvet muhakkak kesildi. Benden sonra ne Rasûl ve ne de Nebi vardır."</span></span> Bu, ashâba ağır geldi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) buyurdu ki: <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Fakat mübeşşirat vardır."</span></span><br />
<br />
"Ey Allah'ın Rasûlü, mübeşşirat nedir?" diye sordular. Rasûlullah (sav) buyurdu ki: <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Kim beni rüyasında görürse, gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim kılığıma giremez. Sâdık rüya, mü'minin sâdık rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir parçadır."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ahirzamanda, Mehdi vaktinde rüyaların onda dokuzu, gün gibi açık rüya olacaktır. Mübeşşirat bunlardır.</span></span><br />
<br />
(Hadis-i Şerif, Tirmizi, Rüya, 2/2272; Buhari, 6994)<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
Yolculuğumuza başlıyoruz:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Niyet, amellerin ruhudur. İçten bir niyetle yapılan her fiil, ibadete dönüşebilir. Bu, İslam'ın temel prensiplerinden biridir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua ve zikir, müminin silahıdır. Her an Allah'ı anmak ve O'ndan yardım istemek, kişiyi manevi olarak güçlü kılar.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Telif Hakları ve Benlik Hırsı:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günümüzde insanlar, her şeyi sahiplenme ve benliklerine geçirme yarışı içindedir. Telif hakları, patentler ve marka tescileri, bu anlayışın bir yansımasıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oysa ilim, sanat ve kültür, insanlığın ortak mirasıdır. Her şeyi sahiplenme hırsı, insanı bencilliğe ve paylaşmamaya iter.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah'ın yasasında, bir tohumdan yetmiş başak çıkması gibi, verilen her nimetin çoğalması ve paylaşılması esastır. Benlik hırsı ise bu ilahi düzene aykırıdır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Rüya ve Amel İlişkisi:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim'de Hz. İbrahim'in (as) rüyası ile amel ettiği, Hz. Yusuf'un (as) rüya tabiri ile bir devletin kaderini değiştirdiği anlatılır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rüya ile amel edilmez diyenler, bu ayetleri görmezden gelmektedir. Ancak her rüya ile değil, hak ve açık rüya ile amel edilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rüyanın hak mı yoksa şeytani mi olduğunu ayırt etmek için ilim, firaset ve vicdan gerekir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Sekizinci Kat Cennet ve Ölümsüzlük:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadislerde, sekizinci kat cennette ölümün getirilip kesileceği ve artık ölüm olmayacağı bildirilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölümün çaresi, Allah'ın izniyle bulunacaktır. Bu, insanlığın ulaşabileceği en büyük mertebelerden biridir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu sır, manevi bir hikmete dayanmaktadır. Ölümsüzlüğe ulaşmak, Allah'ın yeryüzündeki halifelerine bahşedilen bir özelliktir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Hud Kıssası ve Gezegenler:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hud kıssasında, inanmayanların helak edilmesi ve inananların korunması anlatılır. Bu olay, satürn gezegenindeki halka ve fırtınalarla sembolize edilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her ümmet ve peygamberi, inanmayanların helak olduğu, inananların ise kurtulduğu bir süreçten geçmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehdi vakti de benzer bir süreçtir. Kıyamet, inanmayanların başına kopacak, inananlar ise kurtuluşa erecektir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Kuran'ı Anlamak ve Yaşamak:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kur'an-ı Kerim, sadece okunmak için değil, anlaşılıp yaşanmak için indirilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tevrat'ı taşıyan eşekler misali, Kur'an'ı sadece ezberleyip anlamayanlar, onun hikmetinden mahrum kalırlar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Din, kurallar zincirinden ibaret değildir. Asıl amaç, bu kurallarla dünyayı imar etmek ve insanlığı huzura kavuşturmaktır.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Raşidi Tarikatı Zikir ve Dersleri:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Raşidi Tarikatı'nda, her namaz öncesi ve sonrası 13 Estağfurullah çekilir.</span></span> Bu, güne başlama ve günü kapatma tövbesi niteliğindedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zikir, kişiyi Allah'a yaklaştırır ve manevi olarak güçlendirir. Düzenli zikir, kalbin temizlenmesine vesile olur.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
DNA ve Mehdi Çocukları:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Herkes atalarının DNA'sını taşır. Mehdi çocukları da Mehdi DNA'sını taşımaktadır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu, onların belirli özelliklere ve hassasiyetlere sahip olmalarına neden olur. Onlara karşı hassas ve anlayışlı olmak gerekir.</span></span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
Dua:<br />
<br />
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ<br />
<br />
"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"<br />
<br />
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
<br />
"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"<br />
Amiyn.<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ<br />
<br />
"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."<br />
<br />
---OoO---<br />
<br />
Kaynaklar<br />
<br />
    Kur'an-ı Kerim (Furkan, En'am, İsra, Zumer, Tekvîr, Cuma Sureleri)<br />
<br />
    Buhârî, Rüya ve diğer bölümler<br />
<br />
    Müslim, Rüya ve diğer bölümler<br />
<br />
    Tirmizî, Rüya<br />
<br />
    İbn Mâce, Fiten<br />
<br />
    Ebu Davud, Fiten<br />
<br />
    Müsned (Ahmed b. Hanbel)<br />
<br />
    Taberani, El-Mu'cemul Kebir<br />
<br />
    Şerhüs-Sünne<br />
<br />
    Kenzül Ummal<br />
<br />
    Şuab-ı İman Beyhaki</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Onlu Günler - Son On Gün ve Geri Sayım]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34761</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:18:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34761</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Onlu Günler - Son On Gün ve Geri Sayım</span><br />
<br />
(Kar©glanin 09 Ağustos  2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَالْفَجْرِ  وَلَيَالٍ عَشْرٍ  وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ  وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ  هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vel fecri. Ve leyâlin aşrın. Veş şef’ı vel vetri. Vel leyli izâ yesr(yesri). Hel fî zâlike kasemun li zî hicr(hicrin).  E lem tera keyfe feale rabbuke bi âd(âdin).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Fecre Sabahi aydinlatan Yildiza andolsun, ve son on güne andolsun (Onlu günler bunlar muharremin onu oldugu gibi, zilhiccenin onu, ve ramazanin son on günü, ve onlular, yani on SIRRINA andolsun), çiftlere ve teklere andolsun,(Allah birdir, ana birdir, baba birdir, ata tek ve birdir Hz  Ademdir birdir, bayrak birdir, herkesin milleti birdir.  "<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Tek millet, tek bayrak, tek Gül</span>" cooook önce semalara haykirdigimiz bir söz, semada binler yildiz, binler güneş var amma, bizimki tek ve bir,..... teklere andolsun ve ciftlere andolsun : ana ile baba cift, yaz ile kış cift, acı ile tatlı cift, eller cift, ayaklar cift, gözler bir cift, dudaklar cift,...... ciftlere de andolsun) kolay geceye ve zor geceye andolsun (yesr hem kolay manasindadir, hem zor manasindadir, nitekim inşirah suresinde "usri yusran" derken "usr" derken zorluk ve zor manasina, "yusran" derken ise kolaylik manasindadir ) kolay gece bir baktin sabah oluvermiş, gerdek gecesi,... yada ölüm gecen, baktinki ardina,  bir ömür bitmiş bir gece bile degil hayat, eger imanli öldünse ardinda birakdigin bir ömür var, bir cok eserin var, amma zor gece mesela hasta oldun, dakikalar gecmiyor, yada zor bir imtihan, zor gecen bir kac saat, yada seni hani karakolda nezarete atarlar ya, yani bir kac saat ömür gibidir, yani kolaya ve zora, yada kolay geceye ve zor geceye  andolsun. Zor gece ve  öldün ve o gece ölüm melekleri geldi zor bir imtihan ilk sorulari bildin amma, soru namaza geldi, sende bende hepimiz bunda kaybederiz, namazini hic koymayan (yezidin halini de unutmayin) olabilirmi muhammed bile arafatta erkene alip  ve müzdelifede kazaya koymuşken, sen ben kiminki) hicret günü edilen yemine andolsun (kim etmiş olabilir o yemini, yani ikilinin ücüncüsü allah ise korkma ya eaba bekr, bir örümcek canini ona feda eden bir örümcek, bir  cift güvercin ona canini feda eden (bir cift cifte ve teke yani bir cift güvercin yumurtasi) ve orda bekci bir yilan, yillardir bekliyen bir yilan, ve muhammede düşmanin geldigini  kim haber vercek vodafon yok WhatsApp  yok sms yok kim haber vercek haaaaa, allahin WhatsApp i varya yillardir orda bakeyen sadik bir bekci  bir yilan, görevli bir YILAN, yani onlara düşmanin yakin oldgunu, hatta ebu bekrin ayagini isiriarak heber verdi, yani muhammed magaranin önünde  olduklarini,  onlara ne kadar yakin geldiklerini nerden bilecekdi, ve yilan onlara yaklaşti ve Ebubekrin ayagini isirdiki, işte diyorki Allah, Ya Muhammed düşman bir adim ötede, sessiz olun artik, kalbiniz bile oynamasin, hani rüyada yilan görmek düşman ile tabir olur ya, niye işde yilan görmek, yilan görüntüleri görmek işde bir alamettir, taaa muhammedin hicretinden bu yana ondan önce isadan ondan önce musanin asasi olan ejderha halinde asa ve yilan ve allah onu o zaman bekci etti, taa musa vakti, müminlere düşmanin yakin geldigini haber eden bir meleke  ve alamettir, bekcimizdir, müminlerin bekcisi ve askeri, ve arşin dört direginden biri olan, dört halifeden biri olan ebu bekrin cibilliyatidir, o  ve  o yüzden abu bekr "dad" harfinin mahrecini en iyi cikarandir, en iyi dad harfi okuma yilanlara mahsusdur siis degilde dziiiizskci kicici sissss ve iki yilan türü bir ZZZZZZZ birisi SSSSSSS  ve yilan catal dil , cift dilli münafik degil sadece catal dil, dad bir sag azi diş ile bir de  sol azi dişi dil birleşir ve ses olrak ne ze nede se arasi bir ses dziya yani alfa gülüm alfa , bir gün sende ebu bekir makamina erersen işde  düşman nerden gelir, yakinmidir uzakmidir bilip, müminlere ve allah askerine bildirmek ile görevli imanli bir yilan olursun,  amma bazi yilanlar ise zehirli ve  düşman ve cinlerden olan kötü yilanalar da vardir) ve son ayet görmüyormusun, Rabbin bir iş amel yaparken, onun AAAAadeti(ahlaki), yada adeti sayi kullaniş şekli yani ,kactir? tek ve vahiddir, veya üctür, yine tektiri ve yine beştir tekdir, yine yedidir tekdir, tek ve cifte dedik ya, rabbinin cifti ve teki nasil kullandigini, onun adetullahinda nasildir görmüyormusun ahmak, körmüsün ahmak, tek demek öyle bir, sadece bir dene demek degil, yedi tek, yediyüz yetmiş birde tek, 999 da tek, 66666 ise cift, kuran cift, Allah tek, kuran cift, bak kelime cift, kelam bir tek söz degil, enikleyip üreyen, cift cift artan üreyen. tek ise :  bir kalan  bütün kalan, bölünsede tek kalan, erkek ve kadin, rahman ve rahim ,tek ve cift, rahman tek, bölünsede tek kalan,  rahim ise cift, enikleyip üreyen cift cift üreyen .<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym Fecr suresi 1 den 6.ayete kadar</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Buhârî, İlim 12, Cihad 164; Müslim, Eşribe 70-71)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا  إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
 Fe inne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym İNŞİRAH Suresi 5 ve 6. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 “Şüphesiz ki bu Din kolaylıktır. Her kim, (kolay olan ) bu dini zorlaştırırsa altında kalır. Onun için orta bir yol tutun ve Dini en uygun bir biçimde uygulayın.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Buhârî, İman 29)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Dinin en hayırlı olanı, en kolay olanıdır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ahmed bin Hanbel, III/479)</span><br />
<br />
 "Din kolaylıktır."<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Buhârî, İman 30; Nesâî, İman 28)</span><br />
<br />
<br />
 "Amellerinizde îtidâli ve doğruyu bulmaya çalışın." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Müslim, Birr 52; Tirmizî, Tefsîr Nisâ Sûresi, hadis no: 3041)</span><br />
<br />
 “Allah, koyduğu yasaklara uyulmasını sevdiği gibi, koyduğu kolaylıkların uygulanmasını da sever.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Ahmed bin Hanbel, II/108)</span><br />
<br />
 “Dinle yarışa giren her insan, mutlaka yere serilir.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Buhârî, İman 69) </span><br />
<br />
"Heleke'l-mütenattıûn -Taşkınlar/aşırı gidenler helâk oldu.-" Bunu Rasûlullah üç defa söyledi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"> (Müslim, İlim 7)</span><br />
<br />
 “Kul, Rabbinin affını nasıl seviyorsa, Allah da koyduğu kolaylığın uygulanmasını öyle sever.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(et-Terğîb ve’t-Terhîb, II/135)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor: </span><br />
<br />
 “Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> (Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78) </span><br />
<br />
"Amelin az da olsa devamlı olanı, Allah yanında daha makbuldür."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"> (Buhârî, İman 16; Müslim, Salât 283)</span><br />
<br />
Normalde (hazarda: yolculuk hali dışında) 4 rekât olan farz namazlar yolculukta (seferde) 2 rekâttır. Yani yolculuk boyunca farz namazların 2 rekât halinde kılınması, bir kısaltma/kasr olmayıp namazın o şekilde farz olması sebebiyledir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُواْ مِنَ الصَّلاَةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُواْ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا  وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلاَةَ فَلْتَقُمْ طَآئِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلْيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمْ وَلْتَأْتِ طَآئِفَةٌ أُخْرَى لَمْ يُصَلُّواْ فَلْيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَى أَن تَضَعُواْ أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُواْ حِذْرَكُمْ إِنَّ اللّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا  فَإِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلاَةَ فَاذْكُرُواْ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَى جُنُوبِكُمْ فَإِذَا اطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ إِنَّ الصَّلاَةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَّوْقُوتًا  <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve izâ darabtum fîl ardı fe leyse aleykum cunâhun en taksurû mines salâti, in hıftum en yeftinekumullezîne keferû. İnnel kâfirîne kânû lekum aduvven mubînâ. Ve izâ kunte fîhim fe ekamte lehumus salâte fel tekum tâifetun minhum meake vel ye’huzû eslihatehum fe izâ secedû fel yekûnû min varâikum, vel te’ti tâifetun uhrâ lem yusallû fel yusallû meake vel ye’huzû hızrahum ve eslihatehum, veddellezîne keferû lev tagfulûne an eslihatikum ve emtiatikum fe yemîlûne aleykum meyleten vâhıdeh(vâhıdeten). Ve lâ cunâha aleykum in kâne bikum ezen min matarin ev kuntum mardâ en tedaû eslihatekum, ve huzû hızrakum. İnnallâhe eadde lil kâfirîne azâben muhînâ.  Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.  (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 101, 102 ve 103. ayetler)</span><br />
<br />
Nisâ, 4/101-103. ayetler, namazı kısaltmanın yani 2 rekattan 1 rekata düşürmenin sadece korku durumuna has olduğunu açıkça göstermektedir. İlgili ayetler şöyledir:<br />
<br />
Nisâ 4/101’deki “ekâme” (أقام) fiilinin mef’ûlü “es-salat” kelimesidir. Kur’an’da bu ifadenin geçtiği yerlerde namazın tam kılınması gerektiği anlaşılır. Nisa 102. ayette Resûlullâh (sav)’in namazı kısaltma yapmadan tam ve 2 rekât kılarak cemaate de imamlık yaptığı durum “فأقمت لهم الصلاة , onlar için namazı tam kıldığın zaman” şeklinde ifade edilmektedir. Namazı tam ve 2 rekât kılan Nebîmizin aksine onun ardında kısaltarak yani 1 rekâta düşürerek kılanlar için “فلتقم طائفة منهم معك  onların bir kısmı seninle namaza dursunlar” denilmektedir.<br />
<br />
Abdullah İbn Ömer’den nakledilen bir rivayet şöyledir:<br />
<br />
“Resûlüllâh ile birlikte (birçok) yolculukta bulundum. İki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ebû Bekir’le birlikte bulundum, o da -Allah ruhunu kabzedinceye kadar- iki rekâttan fazla kılmadı. Ömer ve Osman’la da beraber bulundum; onlar da aynı şekilde hareket ettiler.” (İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 75; Nesâi, Taksîru’s-Salâtu’s-Salât, 5)<br />
<br />
Nebîmiz yolcuyken 4 rekâtlı namazları daima 2 rekât halinde kıldığına ve “Benim namazı nasıl kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın” (Buhârî, Ezân, 18) dediğine göre bizim de bu şekilde kılmamız gerekmektedir.<br />
<br />
Tekrar etmek gerekirse: Seferlikte akşam hariç bütün namazlar iki 2 rekâttır ve burada herhangi bir kısaltma yoktur. Namazlar ancak düşman korkusu varsa kısaltılabilir. Bu da yukarıda belirtildiği gibi 2 rekâtlı farz namazların 1 rekât kılınması şeklinde olur. [1]<br />
<br />
Ayette geçen namazı kısaltma işi iki şekilde düşünülebilir. Birisi rekatların sayısını kısaltıp dört yerine iki kılmak yani nicelikten kısaltmaktır ki, bir kısım tefsirciler bu mânâyı vermişlerdir. Fakat bu mânâ her namazda olmaz. Akşam ve sabah namazları bunun dışında kalır. Biri de namazda ayakta durma yerine oturma veya hayvan sırtında durma; rüku ve secde yerine de ima ile yetinmek gibi namazın sınırlarını, vasıflarını ve niteliklerini kısaltmak, yani nitelikten kısaltmaktır.<br />
<br />
Öte yandan kasr, durdurma ve alıkoyma anlamına da gelir. Bu durumda bu âyetin mânâsı, namazın bir kısmını kazaya bırakmak demek olur. [2]<br />
<br />
önceleri namazlarin berde bahrda, savaşda barişda, hic terketmeden kilinma emri vardi, daha sonra,  bu ayet ile ve birde veda haccinda dinin hükümlerinin son noktasina varildiginda, Allah bizlere yani müminlere daha bir kolaylik verdi ve, namazlari gerektiginde cem etme veya kazaya birakma hususu da verdi. ve muhammed o yüzden arafatta ögleyi ikindi ile birlikte kildi öne aldi, ve sonra ise akşamı kilmayip ileriyi biraktiki taaa gece vakit müsit oldugunuda yatsi ile birlikte kildi. ve bunun bizim yorumumuz ile örnegi aynen bir vatanin sinirlari korunurken, sinir bekliyen askerler için,  gerekli görülen bir yere karakol yapilir, ve  sinir boyunca bekci kulubeleri yapilir, ve onlar güzetleme kulelerinden siniri devamli uyanik halde beklemek, ve biri yorulunca başka birisi nöbete gecmek sureti ile beklenir, ve devamli sürekli bekleme hali, amma o karakolda birde bir tümen yada birlik vardir, ve o tümen onlar ise  o yorulan askerlerin dinlenecegi yatacagi yer , diger yine herhangi bir saldiri halinde müdahele edebilcek kadar cokluktaki asker bulunur ki, onlar gerektiginde yatar, gerektiginde talim yaparlar, gerektiginde  nöbete gecer, yani  sur sur icinde, ondan daha bir icerde, yine askeri birlikler bulunur, ve oralarda ise, bir bölgeyi koruyalabilcek  kadar cok  asker tank top tüfek ve cephanenin bulundugu yerlerdir, ve sur sur sur icinde, surda bir başka sur icinde, bir ic sur, yani ondan da icde en önemli silahin cephaneligin bulundugu gizli bir askeri üst veya ucak üssü füze rampalarinin bulundgu yer vardir, ve böylece bunlar ile sivil vatandaş hicbir şekilde tehlikeye maruz kalmadan korunmuş olur, işde namazi birakmayin emiride ilk vakitki hali ile, berde bahrda, savaşta barişta emri, o ilk en ön saftatki sinir bekliyen askerler gibi, bir an bile gözünü yummadan her an tetikte hazir beklemek emri gibi, namaz hicbir zaman terkedilemez, sonra ise, artik bir ic sur ve iki namaz cem edilebilir, veya hatta müzdelife deki gibi kazaya birakilip, daha sonra vakit en müsait oldugu kis sürede  kaza edilir, veyahut ta bir başka mana ile tehir edilip, cemi tehir ile kilinir. cemi tehir bir mana  ile namazi kazaya birakmak demekdir yani. veya arafattaki gibi, öne almak ilerde zamanin müsait olmayacagindan emin isen, o zaman namazi öne almanda bir beis yokdur, yani dinimiz zorluk dini degil kolaylik dinidir.<br />
ve yukardaki hadisde gecen<br />
<br />
Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor:  “Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78) </span><br />
<br />
Yani din kolayliktir, zorluk göstermek degil, bilhassa en kolay ve güzel ve iyi olani secmekdir, mesala bir mal satin alcaksin, yada bir araba alacan, bir ev alacan, ne yapiyon, bakiyon araştiriyorsun, hem en ucuz olani ama, bunun yaninda en de kaliteli olanini, bunun yaninda, en güzel olanini  seciyorsun vs. vs. yani öyle olunca secenekerde en iyi olani secme ihtimali olan her hususda, dinimizdede en kolay ve en güzel olana tercih edilir. nitekim bu o hadise göre sünnet olandir, o yüzden Allah da önce berde bahrda namazi koymayin emri verdi, sonra da gerekirse, öne sonra gerekirse kazaya birak emri geldi , yani durumun ve sitrationunun önemine göre hareket edip,  en iyi tercihi yapmak lazimdir. ve ben üc gecedir kameri yani hilali gözetliyorum ve benim ufkum Allah a şükür acik, ve ben üc gün önce gördügüm hilalde dedimki hilalin bir günü kalmiş, ve evet ertesi günde baktim bu gün son gün dedim, ve fakat bu sabah 03.30 gibi bir hilal diye bir parlaklik gözüktü, ama sanki sahte birşeydi, "bir" bütün olandir mesela insan bir bütündür, ve fakat elinin birisi kopmuş olanda insan hükmünde, onunda  ölünce cenaze namazi kilinir, yine iki eli kopmuş onunda kilinir, amma bedeninin ücte biri kayip olmuş bir cesedin namazi kilinmaz, sadece kafasi var, namazi kilinmaz, öyle olunca bir bütündür, kücük bir, hani mesela Amerikada gökdelenin birisi evmidir, evdir, amma binlerce evden oluşan bütün bir ev, amma gel istanbuldaki tek katli bir villada ev, o da tek bir ev, amma, o da bir ev degilmi , ak sarayda ev, oda bir ev konumunda amma, kac odasi vardir?  yani bir bütün olan kücük birlerde var, fakat birden kücük bir olmaz ve 0,99 demek bir demek olmaz birden 0,00000000001 bile kücük olsa o bir degildir degilmi ve bu sabah bana gösterdikleri ay diye gözüme gözüken hilal konumunda degildi, hilalin hilal olabilme hali bellidir, ondan daha kücük artik hilal olmuyorsa, ona hilal denmez,  ondan sonra artik ters hilal olma zamanidr, ve  bana güya hilaldan kücük hilal hali gösterilmye calişildi, kafir deccal tarafindan, ve ben enayi degilin, dün son hilali gördüm, artik bugün ters hilal vaktiydi. ve Neu mond vakti yeni ayin birinci günü velhasilkelam.<br />
<br />
<br />
ve öyle olunca dün zilkadenin son hilalini gördüm, ve bu gece aydinlikti ve hava kapali degildi, ve dedim ya yarim hilal gördüm, ve öyle olunca bu gün aslinda Zilhiccenin 1 i  dir (9 Agustos 2018) ve son on güne girdik,  ve dokuzuncu gün arafat, o da  17 Agustos cuma Arafat ve arefe demek olur, ve 18 Agustos 2018 cumartersi ise zilhicenin 10 u ise bayram (Kurban Bayrami)  demek olur, Ey inanan müminler, arafat iki gün olmaz, yanliş gün arefe yapmayin, kafir deccalin oyununa gelmeyin. ve  bu günlerde fazladan oruc tutmak ,Allahi zikretmek ,salavat getirmek,kuran okumak,fazladan namaz kilmak, dua etmek, kabeyi tavaf etmek , kutsal yeleri ve kimseleri ziyaret etmek, ana babaya kardeşlere akrabalara hürmet etmek, sadaka vermek, efdaldir, amma bu sicaklarda kimsenin ... yemez afedesiniz cok zor .<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Allah Nerde? Allahın Yardımı Niye Ulaşmıyor Diyenlere Karoglanin Sözü</span><br />
<br />
Dünyamiz Sicaklarla kavrulurken, bu sicaklar sebebi ile bir kivilcimdan alev kapan doga ve orman yanginlari ile Dünyanin bircok yerinin başi dertte, başta Amerika Californiya olmak üzre, yanginlar sönmekde bilmiyor, ve ordaki halk, börtü böcük kurt kuş, allah allah demiyormu, "yardım et allahim" diyen yok mu? var, veee eee Allah nerede, niye yardım etmiyor peki deyince!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">VAHDETi VÜCUD HiKMETi NEDiR?</span><br />
<br />
vücüt vücüt icinde kurali, bir vahdeti vücut varki yukarda dedigimiz gibi, mesela bir gökdelen, binlerce ailenin oturacagi yada binler firmanin dükkanin icinde, olacagi bir yapi, ve o bütün olarak bir bina, amma icinde binler ev, binler ev icinde, binler daire var, ve evler icinde, binler pencere, binler kapi var, her evin üc beş insani da var, degil mi? ve öyle olunca, yine bir devlet ,binler il den ve binler ilceden, binler köyden, binler  caddeden, binler mahalleden, binler sokakdan, ve binler milyonlar evden,....  meydan gelmiyormu, öyle olunca vahdeti vücut ta, dünyada bir kimsedir, ve kainatta bütün olan biten, onun vücudu icinde meydana gelir, ve sen ise, mesela o  vahdeti vücuttaki bir memleketi (mesela akcigeri yada eli kolu tirnagi) temsil ediyorsan(Ve Mide bir bütün, ve o mide denen, aynen muhammed gibi, yada abdülkadir geylani gibi, bir ümmetin, yada tarikatin bir grubun temsilcisinin ismi, mide yada, göz, yada parmak, ve  o da onun icindekilerin vahdeti vücutu, ve ona gelen yardım, bütün o temsili misal ile tirnaga yada, göze, kola gelmiş olur, ve onun hakka yalvarmasi, onun üstündeki bedende, onun agrisinin, sizisinin, farkiyatinin, acisinin hissedilmesine sebeb olur, onun durumun vehmiyetini acikca, rabbine bildirmesi, "sen dah iyi biliyon" deme ey insan, Allah bilirde, sen ona ibraz et ve de ki kol isen, suyunmu bitti, suyumuz bitti de, yanginmi var,  yaniyoz de, baharmi gelmedi, baharimiz gelmedi,  karakişda kaldik de, ibraz et maruzatini ve  hakka dua et, yardım dilen, demedi mi allah duaniz olmasa ....) senin icinde binler ev köy var, ve yine sen mesala bir mahalle isen binler yada onlar sokak ve evden meydana geliyorsun demektir, sende bir vahdeti vücut olup, o makama erince, işde sende icindeki askerininin bir nevi Allah i sin, yani senin kolundaki hücrelerin gücünü saglayacak proteini, eti de, yiyecek olan sensin yine, senin onu yöneten beyninin benzini yakiti olan şekerini yiyecekde sensin, yine susayinca, suya ihtiyaci olunca suyunuda sen icecen, sen icersen, onlara su gidip, onlar susayinca su icecebilecekler onlar. ve işde yangin meselesi  ise, o californiyadaki yaniginda, böyle, orasi kimin vahdeti vücüdunda ise, o kimse yangini söndürcek yagmur olmasi niyeti ile, agzinin genişligi, dibinin derinliginden büyük olan bi tasdan, serin soguk su icince, o su vücudu icinde,  o yangini söndürcek yagmur olacakdir. yani esas büyük vahdeti vücut, icersede elbet bu sonuc meydana gelir, yani öyle olunca, ey mehdi askeri! vahdeti vücut makamnina daha cikamadiniz mi? egeer cikan varsa, o yanginlar sönsün niyeti ile böyle su icsin. <br />
<br />
Amma su icme yöntemi, muhammedin su icme yöntemi olmali, lakir lakir su degil, anne memesini emer gibi dudaklarin arasindan süzerek, yani siyim siyim yagmur gibi, yoksa bardaktan testiten dökercesine degil yani, edeb ile su için, ve herkes yaparsa, bu seferde, dünyayi seller alir, aman dikkatli olun. biz bir defa yaptik bu californiya için, yagmur karadenize kaymiş, yoldan cevirmiş deccal askerleri, yine biz yapinca Colorado ya kadar varmiş, ancak deccal oynayinca, hak yerini bulmuyor, herkes yaparsa, kime müdahele edecegjni şaşar kalir, ben tek asker olunca, beninimkini alip cevirmesi kolay tabiki bir kişiyin ben. Haydi askerim, zaman vahdeti vücuda cikma zamani, işte Allahin yardiminin ulaşmasi, kolun agridi, askeri sinyal yolluyor, kolunun agrisni bulup, sebebini bulup, ona derman olursan, o icindeki askere, Allah in yardmi ulaşmiş olacak, onlar Allah nerede demeyecekler, işde sen Halifesin yeryüzündeki halife unutma anla artik.<br />
<br />
    “Bedir günü gelince Allah Resulü, kendi arkadaşlarının 305, müşriklerin ise 1.000 kişi kadar olduğunu görerek hemen kıbleye döndü, ellerini kaldırdı ve Rabbine yalvarmaya başladı:<br />
<br />
    ‘Allah'ım, bana olan sözünü yerine getir, vaad ettiğini ver! Allah'ım eğer şu bir avuç Müslümanı helak edersen, yeryüzünde şirk koşmadan sana ibadet eden kimse kalmayacak!’<br />
<br />
    O, kıbleye dönük vaziyette ellerini her an biraz daha semaya doğru uzatarak durmadan Rabbine yalvarıyordu; öyle ki sonunda abası omzundan sıyrılıp yere düştü, Ebu Bekir gelip abasını yerden alarak omzuna örttü, sonra onu kucakladı ve şöyle dedi:<br />
<br />
    ‘Ey Allah’ın Elçisi! Artık yeter, O sana vaad ettiğini kesin olarak verecektir!’<br />
<br />
    Bu hadise üzerine Enfal Suresinin 9. ayeti nazil oldu.” (Müslim, Cihad, 58)<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُرْدِفِينَ  وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ  <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn.  Ve mâ cealehullâhu illâ buşrâ ve li tatmainne bihî kulûbukum ve mân nasru illâ min indillâh(indillâhi), innallâhe azîzun hakîm<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti. Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 9. ve 10. ayet)</span><br />
<br />
Bedir Savaşı’nda müminlerin meleklerle desteklenmesi konusuna Enfal suresinin 9 ve 12. ayetlerinde de açık biçimde değinilmiş ve bazı sahabiler meleklerin bizzat kafirlerle savaştıklarını ve onları öldürdüklerini ifade etmişlerdir <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Müslim, Cihad, 58; İbn Atıyye, I, 503)</span><br />
<br />
<br />
Ve bunun vahdeti vücuttaki tezahürüne gelince, sen mesala hasta oldun, grip olacaksin hissettin, bogazin yaniyor, yada aksirip tiksirmeye başladin, yada bademciklerin hasta oldu, ve mikroplar girdi saldiriyor, ve doktora gittin, ve doktor sana penicilin ignesi yazdi, ve  gittin saglik memuresi sana bir peniclin ignesi yapti, ve ignenin icinde 5 000 000 Unite penicilin baktersi var, iyi bakteri, mikroplarla savaşan bakteri, bak işte o vücüdün kirginligini meydana getiren kafir mikroplari öldürmek için igne oldun, ve sen vücudundaki askerin allahi oldun, ve onlari 5 000 000 savaşci  melek ile destekledin, ve Allahin yardmi yetişti işte, amma sen hasta oldun, yataklara düşdün, eyüp gibi Allah bilir dedin sabrettin care aramadin, ve seni iyi edecek ilaci bulamadin, işde öldün gittin, poh yoluna giden niyazi oldun......<br />
<br />
Bedirdeki Muhammedin, Meleklerle desteklenmeside böyle, muhammetde bir başka bedenin icindeki beden degilmi?  cünkü mesela, sen sen olmadan, annenin icindeydin, ve annene zeker ile, sirat köprüsünden gecmeden önce ise, babanin bedenindeydin, ve yine babandan önce, baba annendemiydinn yoksa anne annendeymidin,veya bir parcan babanendeydi, bir parcanda aneannendeydi, ve ondan önce  babanin babasi ve annenin babasindaydin degilmi? peki muhammed peygamber olarak bir başka peygamberin icindeydi (Tirnak elin icndeki elin parcasi, tirnak elden önce parmak var, ve tirnak yine parmagin parcasi, yine ondan büyük kolun parcasi degilmi) yine insan olarak babasi abdullahin, annesi aminenin icindeydi, ve amine hasta oluduysa ve limon yediyse, işde onun griple savaşacak meleklerini gönderdi, ve muhammed kirginim dedi, ve vücüt hapşirdi tiksirdi, ve amine annemizde bildiyse tedavisini ve  yediyse temsili misal ile bir küflü peynir, veya limon, veya portakal, işde vücudun daki parcasi olan oglu muhammed inde zamanda yolculuk olarak, hem gecmişde, hemde gelecekde meleklerle, kafirlere karşi o nu destekledi demek olmaz mi zaten??????<br />
<br />
Gecen hafta din ile alakasi fazla olmadigi sanilan bir meseleye vaazimizda yer verdik, ve bir cok insan yolumuzdan tökezledi düştüler, cünkü onlarin ögrendigi şeriata aykiri haller bunlar, nedir onlardan birisi : oral sex, yani agiz yolu ile sex meselesi , nitekim kuranda gecen musa hizir kissasinda da böyledir, musada HIZIRIN ardinda gidemedi tökezledi, cünkü onun yaptiklarida, o günün şeriati olan, musa dinine ve şeritatina ters işlerdi onlar, bakdi ve yordu bu yanliş dedi, durakladi, sonra ikinci olay, bu da yanliş dedi, peki bugün bize takilanlar nasil gitsin, bizim anlattiklarimizda, bugünün şeriatina ters şeyler, kalb bunu nasil kabullensin, tabiki düşecekler ardimizdan, ama adem cennetten düştü amma, tövbe edip cennete yeniden gitmenin yollarini kazandi, hatasinda diretmemek, burda tövbe gibidir, Osmanli olup bizler, dün matbaadan dolayi adam kesenlerin, ve tren gavur icadi diyenlerin, ardindan haala gitseydik, bugünün Türkiyesi olmazdi, ve hala eşege biniyor, ve haala el yazmasi ile kitap yazcaz diye ugraşirdik, halbuki o günün yanlişinda diretmeyipte, ben bilmem sen bilirsin rabbim deyiverecesin ki bütün işler hallolcak, cünkü Allah bir bilgiyi birine fisildar, oda yapmaya başlar, amma başlangicda o sanki yanliş gibi gelir bircoguna, ama  hikmetini bilmedigimiz işlerde, ben bilmem hikmetini sen bilirsin rabbim deyince, o hikmete sende erersin birgün.yine mesela önünde kalagi olan şapkayi bile, fötür şapkayi bile kabul edemedi bu bagnaz dinciler, ve dedilerki : bu müslümanlar secde edemesin diye icad oldu dediler, halbuki yüz logo, ve güneş yanigi ne kadar kötü, ve yüzün logon yanmasin diye icad olan, güneşden yüzünü korumak için yapilan, kafasi calişan bir amca, yada teyzenin yaptigi bu icad  bile irdelendi binlerce sene, haala bile böyle diyen ahmaklar var, ahmaklar sürüsü var, halbuki ekmegin yüzüde onun logosu nasil ekmek hafif fazla pişince, yüzü esmer olunca bile, firindan alirken bazisi, bu yanik diye almiyor ise, senin yüzün logon  yaninca senin ekmek halinde  yanmiş olur belki ,ve firinde satilmayan ekmek  ve insan olursun, ve insan kursagi yerine ve şansin varsa belki  köpeklere yem olursun degil mi ? o yüzden ardimizdan düşenlere hadi acimiyonda geri dönemeyenlere aciyon ben ey azizim.<br />
<br />
Gecen hnafta helikobakterin tedavisini ögrettik amma dikkaaat!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Herşeyin Fazlasi Zararlidir Kuralimiz</span><br />
<br />
Ve helikobakteri tedavisini de cok SIK SIK uygulamayiniz, cünkü fazlasi böbreklere zarar verir, ve öyle olunca, yani bir defa tuz tedavisi uyguladiniz, ve vücudunuz artik o helikobakteriye karşi bir antikor üretir, ve sizin bir süre yeni ilac yapmaniza gerek kalmaz, ne zaman bunu farkeden helikobakteri kendini türetipde, yeni bir helikobakteri geliştirdi, ve midenize inince sizi isirmaya başladi, ve bu gastrid olma yoluna dogru gidiyor, bir defa daha yapin,amma en az iki hafta bir daha yapmayin. <br />
<br />
<br />
Yine gecen hafta karaciger detoxu tedevimizi, şeker hasstaligi tedavimizi makaleler bölümünde yaiynladik, bu haftada vaaaz ekliyelim yani, <br />
<br />
Daha çok şeker hastalari veya şeker hastalığına yakalanma riski olan kimselerde ve  birde uzun süre veya çoookca şeker hapı kullanan kimselerde ve çok tatlı yiyen kimselerde görülen  birşey içtikden veya yedikten sonra agızda gitmeyen şeker tadı hissi meydana gelince, işte diyorki ciğer yani karaciğer ben ağzıma kadar şeker ile doldum diyor yani kirlendim beni yıka diyor. format atıp onu fabrika ayarlarına döndürmek için işte Karaciğer detoksuna ihtiyaç vardır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Peygamberimizin Karaciğer Detoksu yöntemi, islami açıdan Karaciğer Detoksu, Bir Günlük Hızlı Detoks</span><br />
<br />
Bir bardak Zemzem suyu, veya saf temiz, asitsiz mineral su, veya saf menbea suyu alınır<br />
Ayakda Bir defada (tek yudumda) içilmek kaydı ile içilir, ve ayakda içdiğimiz için, aynen ayakda duş almak gibi olan, bu yöntem ile, vücdumuzun iç organlarina duş aldırmış oluruz. ve yaklaşık bir 15 dakika ile 30 dakika sonrasında cişimiz gelecekdir, ve bekletmeden hemen gidip, cişimizi yapmakda, o zehirli ve fazla atık maddelerin, vücuttan, sanki içimiz duş alıp temizlenircesine cişimiz ile atacakdır. çok sık olarak yapmayın, sonra kanınızın durulmasına sebeb olursunuz, ve vücut ISISI düşer , ve ISI kaybından ölümlere yol açabilcek rahatsızlıklara yol açar.<br />
Bu formül Karoglan Hoca Başağaçlı Raşit Tunca ya aittir. para ile satılamaz.<br />
PS: Dikkat edin eger Zemzem kullanirsaniz, o çiş yolu ile degil, ter yolu ile atilcakdir, bunuda unutmayin.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Cennet ve cehennem Tasvirlerimize Devam</span><br />
<br />
Muhammedin dönemnindeki yollari düşün ve  yine musanin ümmetini düşün, taa israile geldikleri yollari düşün, birde bugünkü otobanlari düşünün, yani cennetin yollari o kadar güzelki, binlerce kilometre otaban, ve arabaya biniyorsun öyle hic sarsmadan, seni bir yerden biryere gidiyorsun. ve eski kagnilarla yada traktörle bile gitsen, hoplaya hoplaya canin cikar, ata binsen hoplaya hoplaya kicini agrilar tutar yorulursun,  yine eşek ile ayni, yani bugün ise, sarsmayan asfalt yol keşfiolmuş amaortisörlü arabalar, ve yol kenerlarina direkler dikilimiş gece bile yolun görünür halde, lambalar icad olmuş yolun apaydinlik, kuş gibi ucurup götüren arabalar, trenler gemiler, ucaklar icad olmuş, daha hangi cennet ararsin be adam,  be kadin, senin bu rahat seyahitini acaba bir defa musa yaşadimi, hz ibrahim ulul azim peygamber deniyor, o yaşadimi haaa, amma bak mehdi vaktindeki seyahatlere,  ne rahat degilmi? cennetteki birbirini  ziyaret ederler hadislerini bir okuyun, bu tasvirimize uyuyormu uymuyorumu?<br />
<br />
Biri diyor ki senin zikrinde "el mümit" var, sen bunu cekince iyilerde ölüyor bunu biliyonmu diyor, halbuki el mümit heryerde var, sen sanki hayvan öldürmeyincemi, insan öldürmeyincemi, sadece mümit ismi yaşanmayacak, halbuki bitki bile canli, bak bu üzüm tiyegine<br />
<br />
<br />
bak bu ucundaki iki biyika tiyek derler yada biyik derler, bu biyik yada tiyekleri ile bir yerlere tutunuyor üzüm asmasi, yani bir bitki, bitki görürmü görmese bu alttaki resimdeki o vidayi nasil bilde de oraya biyik atip kendini bagladi  yerlere düşmemek için degil mi?<br />
<br />
<br />
Bitkilerde duyar, görür, konuşur, hata eli ayagi vardir, böyle bir de hayata tutunur, peki sen bir hiyari koparinca o ölmedimi, sen hiyar katili olmadin mi? peki ne oldu, o hiyar öldü işte, sende hiyar katilisin, amma koparmasan dalinda cürüyecek, yani birinde öldü, insan yedi insanda yine can oldu degilmi? o zaman haşr  ne işte bak, üzüm asmadayken canli, görüyor biliyor tutunuyor, sonra kopardin, öldü, amma az sonra yedin, sende can oldu artik, sen ahmetsen ahmet oldu, mehmetsen mehmet oldu o üzüm, ve sende birde namaz kildin ise, namaz oldu belki ve rabbinin katina gitti, yada sende öldün, peki sen yeni can kimde beden ve can olcan bilyonmu  sen kim yiyecek bilmiyon, ve artik ölümü ve cenneti ahireti sen bununla kiyas et ve yor,  ne demek, ve mümit heryede ve herzaman tezahür etmekde, vejeteryan olmak, ölüme karşi olmak degildir, bitkide canli canim.<br />
<br />
Rabbim insan gibi azizi bir cana kiymayi uygun gören ahmaklarin şerrinden, askerimi ve ehli beyitmi, ve sevenlerimi ve sevdiklerimi korusun inşallah, yoksa bu zalimlerin elinden cekcegimiz var, akillanmaz bu ahmaklar, ne zaman ölüm öldü o zaman kurtulduk bu zalimlerin elinden demek olur, ey bilim adamlari önce gencligiin sirini cözün artik, sonrada ölümü öldürün artik.<br />
<br />
------------<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1]  fetva net/yazili-fetvalar/seferilikte-namazlari-kisaltmadan-dort-rekat-kilmanin-hukmu-nedir<br />
<br />
[2] sorularlaislamiyet com/nisa-suresinin-101-ayetinde-gecen-namazin-kisaltilmasi-ne-demektir<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 9 Ağustos  2018 Perşembe <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Onlu Günler - Son On Gün ve Geri Sayım</span><br />
<br />
(Kar©glanin 09 Ağustos  2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَالْفَجْرِ  وَلَيَالٍ عَشْرٍ  وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ  وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ  هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vel fecri. Ve leyâlin aşrın. Veş şef’ı vel vetri. Vel leyli izâ yesr(yesri). Hel fî zâlike kasemun li zî hicr(hicrin).  E lem tera keyfe feale rabbuke bi âd(âdin).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Fecre Sabahi aydinlatan Yildiza andolsun, ve son on güne andolsun (Onlu günler bunlar muharremin onu oldugu gibi, zilhiccenin onu, ve ramazanin son on günü, ve onlular, yani on SIRRINA andolsun), çiftlere ve teklere andolsun,(Allah birdir, ana birdir, baba birdir, ata tek ve birdir Hz  Ademdir birdir, bayrak birdir, herkesin milleti birdir.  "<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Tek millet, tek bayrak, tek Gül</span>" cooook önce semalara haykirdigimiz bir söz, semada binler yildiz, binler güneş var amma, bizimki tek ve bir,..... teklere andolsun ve ciftlere andolsun : ana ile baba cift, yaz ile kış cift, acı ile tatlı cift, eller cift, ayaklar cift, gözler bir cift, dudaklar cift,...... ciftlere de andolsun) kolay geceye ve zor geceye andolsun (yesr hem kolay manasindadir, hem zor manasindadir, nitekim inşirah suresinde "usri yusran" derken "usr" derken zorluk ve zor manasina, "yusran" derken ise kolaylik manasindadir ) kolay gece bir baktin sabah oluvermiş, gerdek gecesi,... yada ölüm gecen, baktinki ardina,  bir ömür bitmiş bir gece bile degil hayat, eger imanli öldünse ardinda birakdigin bir ömür var, bir cok eserin var, amma zor gece mesela hasta oldun, dakikalar gecmiyor, yada zor bir imtihan, zor gecen bir kac saat, yada seni hani karakolda nezarete atarlar ya, yani bir kac saat ömür gibidir, yani kolaya ve zora, yada kolay geceye ve zor geceye  andolsun. Zor gece ve  öldün ve o gece ölüm melekleri geldi zor bir imtihan ilk sorulari bildin amma, soru namaza geldi, sende bende hepimiz bunda kaybederiz, namazini hic koymayan (yezidin halini de unutmayin) olabilirmi muhammed bile arafatta erkene alip  ve müzdelifede kazaya koymuşken, sen ben kiminki) hicret günü edilen yemine andolsun (kim etmiş olabilir o yemini, yani ikilinin ücüncüsü allah ise korkma ya eaba bekr, bir örümcek canini ona feda eden bir örümcek, bir  cift güvercin ona canini feda eden (bir cift cifte ve teke yani bir cift güvercin yumurtasi) ve orda bekci bir yilan, yillardir bekliyen bir yilan, ve muhammede düşmanin geldigini  kim haber vercek vodafon yok WhatsApp  yok sms yok kim haber vercek haaaaa, allahin WhatsApp i varya yillardir orda bakeyen sadik bir bekci  bir yilan, görevli bir YILAN, yani onlara düşmanin yakin oldgunu, hatta ebu bekrin ayagini isiriarak heber verdi, yani muhammed magaranin önünde  olduklarini,  onlara ne kadar yakin geldiklerini nerden bilecekdi, ve yilan onlara yaklaşti ve Ebubekrin ayagini isirdiki, işte diyorki Allah, Ya Muhammed düşman bir adim ötede, sessiz olun artik, kalbiniz bile oynamasin, hani rüyada yilan görmek düşman ile tabir olur ya, niye işde yilan görmek, yilan görüntüleri görmek işde bir alamettir, taaa muhammedin hicretinden bu yana ondan önce isadan ondan önce musanin asasi olan ejderha halinde asa ve yilan ve allah onu o zaman bekci etti, taa musa vakti, müminlere düşmanin yakin geldigini haber eden bir meleke  ve alamettir, bekcimizdir, müminlerin bekcisi ve askeri, ve arşin dört direginden biri olan, dört halifeden biri olan ebu bekrin cibilliyatidir, o  ve  o yüzden abu bekr "dad" harfinin mahrecini en iyi cikarandir, en iyi dad harfi okuma yilanlara mahsusdur siis degilde dziiiizskci kicici sissss ve iki yilan türü bir ZZZZZZZ birisi SSSSSSS  ve yilan catal dil , cift dilli münafik degil sadece catal dil, dad bir sag azi diş ile bir de  sol azi dişi dil birleşir ve ses olrak ne ze nede se arasi bir ses dziya yani alfa gülüm alfa , bir gün sende ebu bekir makamina erersen işde  düşman nerden gelir, yakinmidir uzakmidir bilip, müminlere ve allah askerine bildirmek ile görevli imanli bir yilan olursun,  amma bazi yilanlar ise zehirli ve  düşman ve cinlerden olan kötü yilanalar da vardir) ve son ayet görmüyormusun, Rabbin bir iş amel yaparken, onun AAAAadeti(ahlaki), yada adeti sayi kullaniş şekli yani ,kactir? tek ve vahiddir, veya üctür, yine tektiri ve yine beştir tekdir, yine yedidir tekdir, tek ve cifte dedik ya, rabbinin cifti ve teki nasil kullandigini, onun adetullahinda nasildir görmüyormusun ahmak, körmüsün ahmak, tek demek öyle bir, sadece bir dene demek degil, yedi tek, yediyüz yetmiş birde tek, 999 da tek, 66666 ise cift, kuran cift, Allah tek, kuran cift, bak kelime cift, kelam bir tek söz degil, enikleyip üreyen, cift cift artan üreyen. tek ise :  bir kalan  bütün kalan, bölünsede tek kalan, erkek ve kadin, rahman ve rahim ,tek ve cift, rahman tek, bölünsede tek kalan,  rahim ise cift, enikleyip üreyen cift cift üreyen .<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym Fecr suresi 1 den 6.ayete kadar</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Buhârî, İlim 12, Cihad 164; Müslim, Eşribe 70-71)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا  إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
 Fe inne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym İNŞİRAH Suresi 5 ve 6. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 “Şüphesiz ki bu Din kolaylıktır. Her kim, (kolay olan ) bu dini zorlaştırırsa altında kalır. Onun için orta bir yol tutun ve Dini en uygun bir biçimde uygulayın.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Buhârî, İman 29)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Dinin en hayırlı olanı, en kolay olanıdır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ahmed bin Hanbel, III/479)</span><br />
<br />
 "Din kolaylıktır."<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Buhârî, İman 30; Nesâî, İman 28)</span><br />
<br />
<br />
 "Amellerinizde îtidâli ve doğruyu bulmaya çalışın." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Müslim, Birr 52; Tirmizî, Tefsîr Nisâ Sûresi, hadis no: 3041)</span><br />
<br />
 “Allah, koyduğu yasaklara uyulmasını sevdiği gibi, koyduğu kolaylıkların uygulanmasını da sever.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Ahmed bin Hanbel, II/108)</span><br />
<br />
 “Dinle yarışa giren her insan, mutlaka yere serilir.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Buhârî, İman 69) </span><br />
<br />
"Heleke'l-mütenattıûn -Taşkınlar/aşırı gidenler helâk oldu.-" Bunu Rasûlullah üç defa söyledi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"> (Müslim, İlim 7)</span><br />
<br />
 “Kul, Rabbinin affını nasıl seviyorsa, Allah da koyduğu kolaylığın uygulanmasını öyle sever.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(et-Terğîb ve’t-Terhîb, II/135)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor: </span><br />
<br />
 “Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> (Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78) </span><br />
<br />
"Amelin az da olsa devamlı olanı, Allah yanında daha makbuldür."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"> (Buhârî, İman 16; Müslim, Salât 283)</span><br />
<br />
Normalde (hazarda: yolculuk hali dışında) 4 rekât olan farz namazlar yolculukta (seferde) 2 rekâttır. Yani yolculuk boyunca farz namazların 2 rekât halinde kılınması, bir kısaltma/kasr olmayıp namazın o şekilde farz olması sebebiyledir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُواْ مِنَ الصَّلاَةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُواْ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا  وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلاَةَ فَلْتَقُمْ طَآئِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلْيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمْ وَلْتَأْتِ طَآئِفَةٌ أُخْرَى لَمْ يُصَلُّواْ فَلْيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَى أَن تَضَعُواْ أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُواْ حِذْرَكُمْ إِنَّ اللّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا  فَإِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلاَةَ فَاذْكُرُواْ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَى جُنُوبِكُمْ فَإِذَا اطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ إِنَّ الصَّلاَةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَّوْقُوتًا  <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve izâ darabtum fîl ardı fe leyse aleykum cunâhun en taksurû mines salâti, in hıftum en yeftinekumullezîne keferû. İnnel kâfirîne kânû lekum aduvven mubînâ. Ve izâ kunte fîhim fe ekamte lehumus salâte fel tekum tâifetun minhum meake vel ye’huzû eslihatehum fe izâ secedû fel yekûnû min varâikum, vel te’ti tâifetun uhrâ lem yusallû fel yusallû meake vel ye’huzû hızrahum ve eslihatehum, veddellezîne keferû lev tagfulûne an eslihatikum ve emtiatikum fe yemîlûne aleykum meyleten vâhıdeh(vâhıdeten). Ve lâ cunâha aleykum in kâne bikum ezen min matarin ev kuntum mardâ en tedaû eslihatekum, ve huzû hızrakum. İnnallâhe eadde lil kâfirîne azâben muhînâ.  Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.  (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 101, 102 ve 103. ayetler)</span><br />
<br />
Nisâ, 4/101-103. ayetler, namazı kısaltmanın yani 2 rekattan 1 rekata düşürmenin sadece korku durumuna has olduğunu açıkça göstermektedir. İlgili ayetler şöyledir:<br />
<br />
Nisâ 4/101’deki “ekâme” (أقام) fiilinin mef’ûlü “es-salat” kelimesidir. Kur’an’da bu ifadenin geçtiği yerlerde namazın tam kılınması gerektiği anlaşılır. Nisa 102. ayette Resûlullâh (sav)’in namazı kısaltma yapmadan tam ve 2 rekât kılarak cemaate de imamlık yaptığı durum “فأقمت لهم الصلاة , onlar için namazı tam kıldığın zaman” şeklinde ifade edilmektedir. Namazı tam ve 2 rekât kılan Nebîmizin aksine onun ardında kısaltarak yani 1 rekâta düşürerek kılanlar için “فلتقم طائفة منهم معك  onların bir kısmı seninle namaza dursunlar” denilmektedir.<br />
<br />
Abdullah İbn Ömer’den nakledilen bir rivayet şöyledir:<br />
<br />
“Resûlüllâh ile birlikte (birçok) yolculukta bulundum. İki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ebû Bekir’le birlikte bulundum, o da -Allah ruhunu kabzedinceye kadar- iki rekâttan fazla kılmadı. Ömer ve Osman’la da beraber bulundum; onlar da aynı şekilde hareket ettiler.” (İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 75; Nesâi, Taksîru’s-Salâtu’s-Salât, 5)<br />
<br />
Nebîmiz yolcuyken 4 rekâtlı namazları daima 2 rekât halinde kıldığına ve “Benim namazı nasıl kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın” (Buhârî, Ezân, 18) dediğine göre bizim de bu şekilde kılmamız gerekmektedir.<br />
<br />
Tekrar etmek gerekirse: Seferlikte akşam hariç bütün namazlar iki 2 rekâttır ve burada herhangi bir kısaltma yoktur. Namazlar ancak düşman korkusu varsa kısaltılabilir. Bu da yukarıda belirtildiği gibi 2 rekâtlı farz namazların 1 rekât kılınması şeklinde olur. [1]<br />
<br />
Ayette geçen namazı kısaltma işi iki şekilde düşünülebilir. Birisi rekatların sayısını kısaltıp dört yerine iki kılmak yani nicelikten kısaltmaktır ki, bir kısım tefsirciler bu mânâyı vermişlerdir. Fakat bu mânâ her namazda olmaz. Akşam ve sabah namazları bunun dışında kalır. Biri de namazda ayakta durma yerine oturma veya hayvan sırtında durma; rüku ve secde yerine de ima ile yetinmek gibi namazın sınırlarını, vasıflarını ve niteliklerini kısaltmak, yani nitelikten kısaltmaktır.<br />
<br />
Öte yandan kasr, durdurma ve alıkoyma anlamına da gelir. Bu durumda bu âyetin mânâsı, namazın bir kısmını kazaya bırakmak demek olur. [2]<br />
<br />
önceleri namazlarin berde bahrda, savaşda barişda, hic terketmeden kilinma emri vardi, daha sonra,  bu ayet ile ve birde veda haccinda dinin hükümlerinin son noktasina varildiginda, Allah bizlere yani müminlere daha bir kolaylik verdi ve, namazlari gerektiginde cem etme veya kazaya birakma hususu da verdi. ve muhammed o yüzden arafatta ögleyi ikindi ile birlikte kildi öne aldi, ve sonra ise akşamı kilmayip ileriyi biraktiki taaa gece vakit müsit oldugunuda yatsi ile birlikte kildi. ve bunun bizim yorumumuz ile örnegi aynen bir vatanin sinirlari korunurken, sinir bekliyen askerler için,  gerekli görülen bir yere karakol yapilir, ve  sinir boyunca bekci kulubeleri yapilir, ve onlar güzetleme kulelerinden siniri devamli uyanik halde beklemek, ve biri yorulunca başka birisi nöbete gecmek sureti ile beklenir, ve devamli sürekli bekleme hali, amma o karakolda birde bir tümen yada birlik vardir, ve o tümen onlar ise  o yorulan askerlerin dinlenecegi yatacagi yer , diger yine herhangi bir saldiri halinde müdahele edebilcek kadar cokluktaki asker bulunur ki, onlar gerektiginde yatar, gerektiginde talim yaparlar, gerektiginde  nöbete gecer, yani  sur sur icinde, ondan daha bir icerde, yine askeri birlikler bulunur, ve oralarda ise, bir bölgeyi koruyalabilcek  kadar cok  asker tank top tüfek ve cephanenin bulundugu yerlerdir, ve sur sur sur icinde, surda bir başka sur icinde, bir ic sur, yani ondan da icde en önemli silahin cephaneligin bulundugu gizli bir askeri üst veya ucak üssü füze rampalarinin bulundgu yer vardir, ve böylece bunlar ile sivil vatandaş hicbir şekilde tehlikeye maruz kalmadan korunmuş olur, işde namazi birakmayin emiride ilk vakitki hali ile, berde bahrda, savaşta barişta emri, o ilk en ön saftatki sinir bekliyen askerler gibi, bir an bile gözünü yummadan her an tetikte hazir beklemek emri gibi, namaz hicbir zaman terkedilemez, sonra ise, artik bir ic sur ve iki namaz cem edilebilir, veya hatta müzdelife deki gibi kazaya birakilip, daha sonra vakit en müsait oldugu kis sürede  kaza edilir, veyahut ta bir başka mana ile tehir edilip, cemi tehir ile kilinir. cemi tehir bir mana  ile namazi kazaya birakmak demekdir yani. veya arafattaki gibi, öne almak ilerde zamanin müsait olmayacagindan emin isen, o zaman namazi öne almanda bir beis yokdur, yani dinimiz zorluk dini degil kolaylik dinidir.<br />
ve yukardaki hadisde gecen<br />
<br />
Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor:  “Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78) </span><br />
<br />
Yani din kolayliktir, zorluk göstermek degil, bilhassa en kolay ve güzel ve iyi olani secmekdir, mesala bir mal satin alcaksin, yada bir araba alacan, bir ev alacan, ne yapiyon, bakiyon araştiriyorsun, hem en ucuz olani ama, bunun yaninda en de kaliteli olanini, bunun yaninda, en güzel olanini  seciyorsun vs. vs. yani öyle olunca secenekerde en iyi olani secme ihtimali olan her hususda, dinimizdede en kolay ve en güzel olana tercih edilir. nitekim bu o hadise göre sünnet olandir, o yüzden Allah da önce berde bahrda namazi koymayin emri verdi, sonra da gerekirse, öne sonra gerekirse kazaya birak emri geldi , yani durumun ve sitrationunun önemine göre hareket edip,  en iyi tercihi yapmak lazimdir. ve ben üc gecedir kameri yani hilali gözetliyorum ve benim ufkum Allah a şükür acik, ve ben üc gün önce gördügüm hilalde dedimki hilalin bir günü kalmiş, ve evet ertesi günde baktim bu gün son gün dedim, ve fakat bu sabah 03.30 gibi bir hilal diye bir parlaklik gözüktü, ama sanki sahte birşeydi, "bir" bütün olandir mesela insan bir bütündür, ve fakat elinin birisi kopmuş olanda insan hükmünde, onunda  ölünce cenaze namazi kilinir, yine iki eli kopmuş onunda kilinir, amma bedeninin ücte biri kayip olmuş bir cesedin namazi kilinmaz, sadece kafasi var, namazi kilinmaz, öyle olunca bir bütündür, kücük bir, hani mesela Amerikada gökdelenin birisi evmidir, evdir, amma binlerce evden oluşan bütün bir ev, amma gel istanbuldaki tek katli bir villada ev, o da tek bir ev, amma, o da bir ev degilmi , ak sarayda ev, oda bir ev konumunda amma, kac odasi vardir?  yani bir bütün olan kücük birlerde var, fakat birden kücük bir olmaz ve 0,99 demek bir demek olmaz birden 0,00000000001 bile kücük olsa o bir degildir degilmi ve bu sabah bana gösterdikleri ay diye gözüme gözüken hilal konumunda degildi, hilalin hilal olabilme hali bellidir, ondan daha kücük artik hilal olmuyorsa, ona hilal denmez,  ondan sonra artik ters hilal olma zamanidr, ve  bana güya hilaldan kücük hilal hali gösterilmye calişildi, kafir deccal tarafindan, ve ben enayi degilin, dün son hilali gördüm, artik bugün ters hilal vaktiydi. ve Neu mond vakti yeni ayin birinci günü velhasilkelam.<br />
<br />
<br />
ve öyle olunca dün zilkadenin son hilalini gördüm, ve bu gece aydinlikti ve hava kapali degildi, ve dedim ya yarim hilal gördüm, ve öyle olunca bu gün aslinda Zilhiccenin 1 i  dir (9 Agustos 2018) ve son on güne girdik,  ve dokuzuncu gün arafat, o da  17 Agustos cuma Arafat ve arefe demek olur, ve 18 Agustos 2018 cumartersi ise zilhicenin 10 u ise bayram (Kurban Bayrami)  demek olur, Ey inanan müminler, arafat iki gün olmaz, yanliş gün arefe yapmayin, kafir deccalin oyununa gelmeyin. ve  bu günlerde fazladan oruc tutmak ,Allahi zikretmek ,salavat getirmek,kuran okumak,fazladan namaz kilmak, dua etmek, kabeyi tavaf etmek , kutsal yeleri ve kimseleri ziyaret etmek, ana babaya kardeşlere akrabalara hürmet etmek, sadaka vermek, efdaldir, amma bu sicaklarda kimsenin ... yemez afedesiniz cok zor .<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Allah Nerde? Allahın Yardımı Niye Ulaşmıyor Diyenlere Karoglanin Sözü</span><br />
<br />
Dünyamiz Sicaklarla kavrulurken, bu sicaklar sebebi ile bir kivilcimdan alev kapan doga ve orman yanginlari ile Dünyanin bircok yerinin başi dertte, başta Amerika Californiya olmak üzre, yanginlar sönmekde bilmiyor, ve ordaki halk, börtü böcük kurt kuş, allah allah demiyormu, "yardım et allahim" diyen yok mu? var, veee eee Allah nerede, niye yardım etmiyor peki deyince!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">VAHDETi VÜCUD HiKMETi NEDiR?</span><br />
<br />
vücüt vücüt icinde kurali, bir vahdeti vücut varki yukarda dedigimiz gibi, mesela bir gökdelen, binlerce ailenin oturacagi yada binler firmanin dükkanin icinde, olacagi bir yapi, ve o bütün olarak bir bina, amma icinde binler ev, binler ev icinde, binler daire var, ve evler icinde, binler pencere, binler kapi var, her evin üc beş insani da var, degil mi? ve öyle olunca, yine bir devlet ,binler il den ve binler ilceden, binler köyden, binler  caddeden, binler mahalleden, binler sokakdan, ve binler milyonlar evden,....  meydan gelmiyormu, öyle olunca vahdeti vücut ta, dünyada bir kimsedir, ve kainatta bütün olan biten, onun vücudu icinde meydana gelir, ve sen ise, mesela o  vahdeti vücuttaki bir memleketi (mesela akcigeri yada eli kolu tirnagi) temsil ediyorsan(Ve Mide bir bütün, ve o mide denen, aynen muhammed gibi, yada abdülkadir geylani gibi, bir ümmetin, yada tarikatin bir grubun temsilcisinin ismi, mide yada, göz, yada parmak, ve  o da onun icindekilerin vahdeti vücutu, ve ona gelen yardım, bütün o temsili misal ile tirnaga yada, göze, kola gelmiş olur, ve onun hakka yalvarmasi, onun üstündeki bedende, onun agrisinin, sizisinin, farkiyatinin, acisinin hissedilmesine sebeb olur, onun durumun vehmiyetini acikca, rabbine bildirmesi, "sen dah iyi biliyon" deme ey insan, Allah bilirde, sen ona ibraz et ve de ki kol isen, suyunmu bitti, suyumuz bitti de, yanginmi var,  yaniyoz de, baharmi gelmedi, baharimiz gelmedi,  karakişda kaldik de, ibraz et maruzatini ve  hakka dua et, yardım dilen, demedi mi allah duaniz olmasa ....) senin icinde binler ev köy var, ve yine sen mesala bir mahalle isen binler yada onlar sokak ve evden meydana geliyorsun demektir, sende bir vahdeti vücut olup, o makama erince, işde sende icindeki askerininin bir nevi Allah i sin, yani senin kolundaki hücrelerin gücünü saglayacak proteini, eti de, yiyecek olan sensin yine, senin onu yöneten beyninin benzini yakiti olan şekerini yiyecekde sensin, yine susayinca, suya ihtiyaci olunca suyunuda sen icecen, sen icersen, onlara su gidip, onlar susayinca su icecebilecekler onlar. ve işde yangin meselesi  ise, o californiyadaki yaniginda, böyle, orasi kimin vahdeti vücüdunda ise, o kimse yangini söndürcek yagmur olmasi niyeti ile, agzinin genişligi, dibinin derinliginden büyük olan bi tasdan, serin soguk su icince, o su vücudu icinde,  o yangini söndürcek yagmur olacakdir. yani esas büyük vahdeti vücut, icersede elbet bu sonuc meydana gelir, yani öyle olunca, ey mehdi askeri! vahdeti vücut makamnina daha cikamadiniz mi? egeer cikan varsa, o yanginlar sönsün niyeti ile böyle su icsin. <br />
<br />
Amma su icme yöntemi, muhammedin su icme yöntemi olmali, lakir lakir su degil, anne memesini emer gibi dudaklarin arasindan süzerek, yani siyim siyim yagmur gibi, yoksa bardaktan testiten dökercesine degil yani, edeb ile su için, ve herkes yaparsa, bu seferde, dünyayi seller alir, aman dikkatli olun. biz bir defa yaptik bu californiya için, yagmur karadenize kaymiş, yoldan cevirmiş deccal askerleri, yine biz yapinca Colorado ya kadar varmiş, ancak deccal oynayinca, hak yerini bulmuyor, herkes yaparsa, kime müdahele edecegjni şaşar kalir, ben tek asker olunca, beninimkini alip cevirmesi kolay tabiki bir kişiyin ben. Haydi askerim, zaman vahdeti vücuda cikma zamani, işte Allahin yardiminin ulaşmasi, kolun agridi, askeri sinyal yolluyor, kolunun agrisni bulup, sebebini bulup, ona derman olursan, o icindeki askere, Allah in yardmi ulaşmiş olacak, onlar Allah nerede demeyecekler, işde sen Halifesin yeryüzündeki halife unutma anla artik.<br />
<br />
    “Bedir günü gelince Allah Resulü, kendi arkadaşlarının 305, müşriklerin ise 1.000 kişi kadar olduğunu görerek hemen kıbleye döndü, ellerini kaldırdı ve Rabbine yalvarmaya başladı:<br />
<br />
    ‘Allah'ım, bana olan sözünü yerine getir, vaad ettiğini ver! Allah'ım eğer şu bir avuç Müslümanı helak edersen, yeryüzünde şirk koşmadan sana ibadet eden kimse kalmayacak!’<br />
<br />
    O, kıbleye dönük vaziyette ellerini her an biraz daha semaya doğru uzatarak durmadan Rabbine yalvarıyordu; öyle ki sonunda abası omzundan sıyrılıp yere düştü, Ebu Bekir gelip abasını yerden alarak omzuna örttü, sonra onu kucakladı ve şöyle dedi:<br />
<br />
    ‘Ey Allah’ın Elçisi! Artık yeter, O sana vaad ettiğini kesin olarak verecektir!’<br />
<br />
    Bu hadise üzerine Enfal Suresinin 9. ayeti nazil oldu.” (Müslim, Cihad, 58)<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُرْدِفِينَ  وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ  <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn.  Ve mâ cealehullâhu illâ buşrâ ve li tatmainne bihî kulûbukum ve mân nasru illâ min indillâh(indillâhi), innallâhe azîzun hakîm<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti. Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 9. ve 10. ayet)</span><br />
<br />
Bedir Savaşı’nda müminlerin meleklerle desteklenmesi konusuna Enfal suresinin 9 ve 12. ayetlerinde de açık biçimde değinilmiş ve bazı sahabiler meleklerin bizzat kafirlerle savaştıklarını ve onları öldürdüklerini ifade etmişlerdir <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Müslim, Cihad, 58; İbn Atıyye, I, 503)</span><br />
<br />
<br />
Ve bunun vahdeti vücuttaki tezahürüne gelince, sen mesala hasta oldun, grip olacaksin hissettin, bogazin yaniyor, yada aksirip tiksirmeye başladin, yada bademciklerin hasta oldu, ve mikroplar girdi saldiriyor, ve doktora gittin, ve doktor sana penicilin ignesi yazdi, ve  gittin saglik memuresi sana bir peniclin ignesi yapti, ve ignenin icinde 5 000 000 Unite penicilin baktersi var, iyi bakteri, mikroplarla savaşan bakteri, bak işte o vücüdün kirginligini meydana getiren kafir mikroplari öldürmek için igne oldun, ve sen vücudundaki askerin allahi oldun, ve onlari 5 000 000 savaşci  melek ile destekledin, ve Allahin yardmi yetişti işte, amma sen hasta oldun, yataklara düşdün, eyüp gibi Allah bilir dedin sabrettin care aramadin, ve seni iyi edecek ilaci bulamadin, işde öldün gittin, poh yoluna giden niyazi oldun......<br />
<br />
Bedirdeki Muhammedin, Meleklerle desteklenmeside böyle, muhammetde bir başka bedenin icindeki beden degilmi?  cünkü mesela, sen sen olmadan, annenin icindeydin, ve annene zeker ile, sirat köprüsünden gecmeden önce ise, babanin bedenindeydin, ve yine babandan önce, baba annendemiydinn yoksa anne annendeymidin,veya bir parcan babanendeydi, bir parcanda aneannendeydi, ve ondan önce  babanin babasi ve annenin babasindaydin degilmi? peki muhammed peygamber olarak bir başka peygamberin icindeydi (Tirnak elin icndeki elin parcasi, tirnak elden önce parmak var, ve tirnak yine parmagin parcasi, yine ondan büyük kolun parcasi degilmi) yine insan olarak babasi abdullahin, annesi aminenin icindeydi, ve amine hasta oluduysa ve limon yediyse, işde onun griple savaşacak meleklerini gönderdi, ve muhammed kirginim dedi, ve vücüt hapşirdi tiksirdi, ve amine annemizde bildiyse tedavisini ve  yediyse temsili misal ile bir küflü peynir, veya limon, veya portakal, işde vücudun daki parcasi olan oglu muhammed inde zamanda yolculuk olarak, hem gecmişde, hemde gelecekde meleklerle, kafirlere karşi o nu destekledi demek olmaz mi zaten??????<br />
<br />
Gecen hafta din ile alakasi fazla olmadigi sanilan bir meseleye vaazimizda yer verdik, ve bir cok insan yolumuzdan tökezledi düştüler, cünkü onlarin ögrendigi şeriata aykiri haller bunlar, nedir onlardan birisi : oral sex, yani agiz yolu ile sex meselesi , nitekim kuranda gecen musa hizir kissasinda da böyledir, musada HIZIRIN ardinda gidemedi tökezledi, cünkü onun yaptiklarida, o günün şeriati olan, musa dinine ve şeritatina ters işlerdi onlar, bakdi ve yordu bu yanliş dedi, durakladi, sonra ikinci olay, bu da yanliş dedi, peki bugün bize takilanlar nasil gitsin, bizim anlattiklarimizda, bugünün şeriatina ters şeyler, kalb bunu nasil kabullensin, tabiki düşecekler ardimizdan, ama adem cennetten düştü amma, tövbe edip cennete yeniden gitmenin yollarini kazandi, hatasinda diretmemek, burda tövbe gibidir, Osmanli olup bizler, dün matbaadan dolayi adam kesenlerin, ve tren gavur icadi diyenlerin, ardindan haala gitseydik, bugünün Türkiyesi olmazdi, ve hala eşege biniyor, ve haala el yazmasi ile kitap yazcaz diye ugraşirdik, halbuki o günün yanlişinda diretmeyipte, ben bilmem sen bilirsin rabbim deyiverecesin ki bütün işler hallolcak, cünkü Allah bir bilgiyi birine fisildar, oda yapmaya başlar, amma başlangicda o sanki yanliş gibi gelir bircoguna, ama  hikmetini bilmedigimiz işlerde, ben bilmem hikmetini sen bilirsin rabbim deyince, o hikmete sende erersin birgün.yine mesela önünde kalagi olan şapkayi bile, fötür şapkayi bile kabul edemedi bu bagnaz dinciler, ve dedilerki : bu müslümanlar secde edemesin diye icad oldu dediler, halbuki yüz logo, ve güneş yanigi ne kadar kötü, ve yüzün logon yanmasin diye icad olan, güneşden yüzünü korumak için yapilan, kafasi calişan bir amca, yada teyzenin yaptigi bu icad  bile irdelendi binlerce sene, haala bile böyle diyen ahmaklar var, ahmaklar sürüsü var, halbuki ekmegin yüzüde onun logosu nasil ekmek hafif fazla pişince, yüzü esmer olunca bile, firindan alirken bazisi, bu yanik diye almiyor ise, senin yüzün logon  yaninca senin ekmek halinde  yanmiş olur belki ,ve firinde satilmayan ekmek  ve insan olursun, ve insan kursagi yerine ve şansin varsa belki  köpeklere yem olursun degil mi ? o yüzden ardimizdan düşenlere hadi acimiyonda geri dönemeyenlere aciyon ben ey azizim.<br />
<br />
Gecen hnafta helikobakterin tedavisini ögrettik amma dikkaaat!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Herşeyin Fazlasi Zararlidir Kuralimiz</span><br />
<br />
Ve helikobakteri tedavisini de cok SIK SIK uygulamayiniz, cünkü fazlasi böbreklere zarar verir, ve öyle olunca, yani bir defa tuz tedavisi uyguladiniz, ve vücudunuz artik o helikobakteriye karşi bir antikor üretir, ve sizin bir süre yeni ilac yapmaniza gerek kalmaz, ne zaman bunu farkeden helikobakteri kendini türetipde, yeni bir helikobakteri geliştirdi, ve midenize inince sizi isirmaya başladi, ve bu gastrid olma yoluna dogru gidiyor, bir defa daha yapin,amma en az iki hafta bir daha yapmayin. <br />
<br />
<br />
Yine gecen hafta karaciger detoxu tedevimizi, şeker hasstaligi tedavimizi makaleler bölümünde yaiynladik, bu haftada vaaaz ekliyelim yani, <br />
<br />
Daha çok şeker hastalari veya şeker hastalığına yakalanma riski olan kimselerde ve  birde uzun süre veya çoookca şeker hapı kullanan kimselerde ve çok tatlı yiyen kimselerde görülen  birşey içtikden veya yedikten sonra agızda gitmeyen şeker tadı hissi meydana gelince, işte diyorki ciğer yani karaciğer ben ağzıma kadar şeker ile doldum diyor yani kirlendim beni yıka diyor. format atıp onu fabrika ayarlarına döndürmek için işte Karaciğer detoksuna ihtiyaç vardır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Peygamberimizin Karaciğer Detoksu yöntemi, islami açıdan Karaciğer Detoksu, Bir Günlük Hızlı Detoks</span><br />
<br />
Bir bardak Zemzem suyu, veya saf temiz, asitsiz mineral su, veya saf menbea suyu alınır<br />
Ayakda Bir defada (tek yudumda) içilmek kaydı ile içilir, ve ayakda içdiğimiz için, aynen ayakda duş almak gibi olan, bu yöntem ile, vücdumuzun iç organlarina duş aldırmış oluruz. ve yaklaşık bir 15 dakika ile 30 dakika sonrasında cişimiz gelecekdir, ve bekletmeden hemen gidip, cişimizi yapmakda, o zehirli ve fazla atık maddelerin, vücuttan, sanki içimiz duş alıp temizlenircesine cişimiz ile atacakdır. çok sık olarak yapmayın, sonra kanınızın durulmasına sebeb olursunuz, ve vücut ISISI düşer , ve ISI kaybından ölümlere yol açabilcek rahatsızlıklara yol açar.<br />
Bu formül Karoglan Hoca Başağaçlı Raşit Tunca ya aittir. para ile satılamaz.<br />
PS: Dikkat edin eger Zemzem kullanirsaniz, o çiş yolu ile degil, ter yolu ile atilcakdir, bunuda unutmayin.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Cennet ve cehennem Tasvirlerimize Devam</span><br />
<br />
Muhammedin dönemnindeki yollari düşün ve  yine musanin ümmetini düşün, taa israile geldikleri yollari düşün, birde bugünkü otobanlari düşünün, yani cennetin yollari o kadar güzelki, binlerce kilometre otaban, ve arabaya biniyorsun öyle hic sarsmadan, seni bir yerden biryere gidiyorsun. ve eski kagnilarla yada traktörle bile gitsen, hoplaya hoplaya canin cikar, ata binsen hoplaya hoplaya kicini agrilar tutar yorulursun,  yine eşek ile ayni, yani bugün ise, sarsmayan asfalt yol keşfiolmuş amaortisörlü arabalar, ve yol kenerlarina direkler dikilimiş gece bile yolun görünür halde, lambalar icad olmuş yolun apaydinlik, kuş gibi ucurup götüren arabalar, trenler gemiler, ucaklar icad olmuş, daha hangi cennet ararsin be adam,  be kadin, senin bu rahat seyahitini acaba bir defa musa yaşadimi, hz ibrahim ulul azim peygamber deniyor, o yaşadimi haaa, amma bak mehdi vaktindeki seyahatlere,  ne rahat degilmi? cennetteki birbirini  ziyaret ederler hadislerini bir okuyun, bu tasvirimize uyuyormu uymuyorumu?<br />
<br />
Biri diyor ki senin zikrinde "el mümit" var, sen bunu cekince iyilerde ölüyor bunu biliyonmu diyor, halbuki el mümit heryerde var, sen sanki hayvan öldürmeyincemi, insan öldürmeyincemi, sadece mümit ismi yaşanmayacak, halbuki bitki bile canli, bak bu üzüm tiyegine<br />
<br />
<br />
bak bu ucundaki iki biyika tiyek derler yada biyik derler, bu biyik yada tiyekleri ile bir yerlere tutunuyor üzüm asmasi, yani bir bitki, bitki görürmü görmese bu alttaki resimdeki o vidayi nasil bilde de oraya biyik atip kendini bagladi  yerlere düşmemek için degil mi?<br />
<br />
<br />
Bitkilerde duyar, görür, konuşur, hata eli ayagi vardir, böyle bir de hayata tutunur, peki sen bir hiyari koparinca o ölmedimi, sen hiyar katili olmadin mi? peki ne oldu, o hiyar öldü işte, sende hiyar katilisin, amma koparmasan dalinda cürüyecek, yani birinde öldü, insan yedi insanda yine can oldu degilmi? o zaman haşr  ne işte bak, üzüm asmadayken canli, görüyor biliyor tutunuyor, sonra kopardin, öldü, amma az sonra yedin, sende can oldu artik, sen ahmetsen ahmet oldu, mehmetsen mehmet oldu o üzüm, ve sende birde namaz kildin ise, namaz oldu belki ve rabbinin katina gitti, yada sende öldün, peki sen yeni can kimde beden ve can olcan bilyonmu  sen kim yiyecek bilmiyon, ve artik ölümü ve cenneti ahireti sen bununla kiyas et ve yor,  ne demek, ve mümit heryede ve herzaman tezahür etmekde, vejeteryan olmak, ölüme karşi olmak degildir, bitkide canli canim.<br />
<br />
Rabbim insan gibi azizi bir cana kiymayi uygun gören ahmaklarin şerrinden, askerimi ve ehli beyitmi, ve sevenlerimi ve sevdiklerimi korusun inşallah, yoksa bu zalimlerin elinden cekcegimiz var, akillanmaz bu ahmaklar, ne zaman ölüm öldü o zaman kurtulduk bu zalimlerin elinden demek olur, ey bilim adamlari önce gencligiin sirini cözün artik, sonrada ölümü öldürün artik.<br />
<br />
------------<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1]  fetva net/yazili-fetvalar/seferilikte-namazlari-kisaltmadan-dort-rekat-kilmanin-hukmu-nedir<br />
<br />
[2] sorularlaislamiyet com/nisa-suresinin-101-ayetinde-gecen-namazin-kisaltilmasi-ne-demektir<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 9 Ağustos  2018 Perşembe <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34760</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:16:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34760</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört</span><br />
<br />
(Kar©glanin 2 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnned dîne indâllâhil islâm, ve mâhtelefellezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serîul hısâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 19. ayett</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim, İman 78 (49); Ebu Davud, Salatu'l-İydeyn 248 (1140), Melahim 17, (4340); Tirmizi, Fiten 11)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Melahim 17, (4345))</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kuntum hayra ummetin uhricet lin nâsi te’murûne bil ma’rûfi ve tenhevne anil munkeri ve tu’minûne billâh, ve lev âmene ehlul kitâbi le kâne hayran lehum, minhumul mu’minûne ve ekseruhumul fâsikûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 110. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لَيْسُواْ سَوَاء مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللّهِ آنَاء اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ  ؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُوْلَئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ  وَمَا يَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوْهُ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Leysû sevâen, min ehlil kitâbi ummetun kâimetun yetlûne âyâtillâhi ânâel leyli ve hum yescudûn. Yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yusâriûne fîl hayrât, ve ulâike mines sâlihîn. Ve mâ yef’alû min hayrin fe len yukferûh(yukferûhu), vallâhu alîmun bil muttekîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır. Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresinin 113,114 ve 115. ayetleri)</span><br />
<br />
ve gecen hafta dedik ki :<br />
ve muhammed birgün yahudinin birini oruc tutarken buldu, ve sordu sen niye oruc.....<br />
sonunda o na dedi deniyor : "biz sizden daha layikiz bu oruca." deyip de musayi ve ümmetini cignedi gecti. hic muhammed musa kardeşini cigniyebilirmi? o da peygamber, o da peygamber, o da ümmet, bunlarda ümmeti için yapilcak amel, niye cignesin, ya hadis yanliş, ya muhammed yanliş yapmiş, edebsizlik etmiş olmazmi?<br />
<br />
<br />
iki peygamber sürtüşürmü hic, oluyor ama dünyamizda, iki horuz bir ciftlikde dostluk degil, ancak kavga ederler. reislik kavgasi. iki aslan ormanda da, ben reisin, sen reissin diye kavga eder, eee muhammed de aslanlardan bir aslansa, reis benin diye kavga etmiş olabilir, tiyniyet işte, oysaki bir başka cibilliyat olan, sifati olan hayvan vardir ki, yani karincalar başka karinca ile genlikle ile hic itişip kalkişmaz, buyur taffattar der sen gec öne der...<br />
<br />
yani onlarinkide peygamber onlarda ümmet ve onlar da kitap ehli ve yukardaki ayete kitap ehlinden öyle kimsler varki ayni bizler gibi iman ve amel sahibi kimslermiş ve onlarin yaptiklarida kabul edilmiş iman ve amellermiş ve onlarin yaptiklarda zayi olmaycakmiş öyleyse kim gavur kim kafir, varmi haaala bu devirde evet iyilerde var kötülerde var haala.<br />
Bu gün icinde hakkal yakin farkettigim bir gercegi size anlatayim :<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">HIZ ve Sürtünmeden dolayi yanan Tekerlekler ve Cehennem  ve SIRAT Köprüsü Tasvrimiz</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Cehennem ateşi, Sırattan geçen müminlere, “Ey mümin, tez geç, senin nurun nârımı söndürüyor” der.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Taberani)</span><br />
<br />
Dedik ki : Bizim SIRAT köprüsü Tasvirimizde, zeker veya afedesiniz sidik yolu kildan incedir, ve ordan anneye vaaz olcak cocuk olan, meni ve tohum, bazilarinda şimşek gibidir, bazilarinin yavaş, ve birde ordan idrar gecer,  ve öyle olunca ordan cennetlikler, yani yeniden dogacak cocuk  olcak tohum gectigi gibi, cehennemlikler de, ve yani geri döndürülenlerde gecer, ve onlar ateşler icindedirler, ve öyleki idrar sicakdir ve yakicidir, ve deniyor ki : <br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ALINTI :</span><br />
Muzaffer Efendi Hazretleri sık sık "Cehennemde ateş yokdur, herkes ateşini buradan götürür" buyururlardı...Yukarıdaki âyet-i kerîmeyi okur, "vakûduha'n-nâsu ve'l hicâratu" kısmına dikkat çeker ve aşağıdaki kıssayı anlatırlardı...<br />
<br />
Halîfe Hârûn Reşîd, birgün Behlûl Dânâ ile karşılaşmış...Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş...<br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Nereden geliyorsun?..." <br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Cehennemden..." <br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Niçin gittin?..."<br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Ateş almaya..." <br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Ne oldu peki, alabildin mi?..."<br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Alamadım çünkü cehennemde ateş yokmuş..."<br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Allah Allah! Nasıl olur?...Cehennem ateşle dolu değil mi?..."<br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Ben de öyle biliyordum...Gittim, Cehennem'in Mâlik'ine sordum...Bana 'Cehennemde ateş yokdur, herkes dünyâdan ateşiyle buraya gelir' dedi..."<br />
<br />
Efendi Hazretleri buyururlardı ki : <br />
<br />
Eğer herkes aynı ateşe girecek olsa, Allah'ın adâleti nerede kalır?!...Meselâ bir yumurta çalan bir hırsız ile yüz milyon çalan kişi aynı ateşe girerse Allah'ın adâletine muhâlif olur...Bir yumurta çalan, o kadarlık ateş götürecek, yüz milyon çalan da o ölçüde ateş götürecek...İster hayır ister şer, dünyâda ne yaparsan Allah indinde onun karşılığını bulacaksın...[1]<br />
<br />
Yani bazi müminlerin nuru ve ameli, cehennemin  narini yakip yok ettigi gibi, yani cehennem ateşini söndürdügü gibi, bazi cehennemliklerin ateşide, sirat köprüsünü bile tutuşturcak kadar cok ve alevli. yani işde bu gün kücük hacetimi yaparken cabucak heladan cikmak için, acele ettim, ve biraz ikinarak idrarin cabuk cikmasini saglamak istedim, ve öyleki idrarin cabuk akişi, idrar yolunu yakdi, (Yukardaki tekerlekleri yanan araba resimine bak, anla sebebini) yani aslinda  idrar alevli ve sicak amma, biz hissetmiyormuşuz, yani sürtünme ve hiz alevini dahada artirdi ve sirat köprüsünüde yakdi gecti. ve bugün bu hastalik sahibi olanlar var, birde  normla gecişte bile, idrari sicak ve yakici olanlar, yine büyük haceti defiyesi sicak ve yakici olanlarin hali bu, bunlar işde bu günün cehennemlik kimseleriki, öyleki onlar cehenneme giderken, birde yolu ateşe verip tutuşturuyorlar işde. yani cehenneme ateşleri ile birlikte gidiyorlar, yani asit işte, ateşini icinde taşir, onda birşey can bulmazki, canliyi bile öldürür asit dedigin şey, ve idrar işde bir ceşit asit, yani ateşi icinde, ve giderken biraz hizini artirsa, acele etse, sirat köprüsüde yanar, oysaki müminler, ordan şimşek gibi gecmesine  ragmen,  sürtünmeden yanmazlar. yani meni öyle hizli fişkirirki, süratle, tazyikle, ama o tazyik onu da sirati da yakmaz halbuki. yani öyle olunca, mekkede tavafda ve şeytan taşlamada, nasil insanlar acele edip süratlenince izdiham ve katliam olursa, cennet ve cehennem ehlide,  seviyelerine göre bir yürüyüş ve sürata sahiptirler, onlar bir milim ne hizli nede yavaş sevkedilemezler yani.<br />
<br />
oysa dünya da, ve gezegenler de, güneşde, rayinda hareket edip, akip gitmekde iken, dedik ki, bu sene dünya bir daha hizlandi ve iki aydan fazla önce, sonbahar yerine menziline vardi dünya, ve erken hasat edilen meyva, sebze, tahillar meydana geldi dedik ve kuşlar bile erkenden göc etmek durumunda kaldilar, yoksa diger yerdeki kutuptaki mevsime ulaşamayacaklar yani, gittikce hizlanan dünya ve insanlar, ve hizli bebeler, hizli arabalar ,hizli internet,..... hizli cocuklar, buraklar, şimşek gibi giden arabalar vaktine ermek zor amma, işde dedik birazcik acele edip IKINDIM yandi idrar yolu, yani öyle olunca bizler menzile varmak için zamanimizi yakalmak için acele etmek durumundayiz, yoksa biz varmadan daha mevsim gecerse, ne yapariz, aradigimizi yerinde bulamayiz. öyle olunca, buraklar, ucan arabalar vaktine, ölümü öldürcek bilgiyi bulacak insanlara erişmek için, daha hizli, daha hizli süratle giden dünyamiz, ve amma kaosa dönen mevsimler, ve kisalan mevsimler, kisalan günler, aylar, geceleer .........<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Karoglan Hoca nin NOBEL ÖDÜLÜ</span><br />
<br />
5 sene on sene degil, hatta bin sene, hatta ellibin sene daha düşünseniz, akliniza gelmeyecek olan bu bilgiyi, size vereyim karoglan hocaya(Raşit Tunca ya) bu senenin nobel ödülünü vermeyen ve vermeyecek olan nobelci ... nedir o bilgi, burak keşfetme yarişina giren  araba firmalari, hizlaninca, o tekerlekleri yakan sürtünmenin önüne gecmek için gereken buluş, nedir o? ve meni cikarken neden hizi ile yanmiyor, ne icindeki canli, nede idrar yolu yanmamasina ragmen, idrar hizlaninca yaniyorsa, bunun biyolojisini keşfeden bilim adami, o buraki keşfederken sürtünmenin önüne gececek icadida bulacakdir zaten. o bilgi burada ve bizde sakli, amma bir bildiren Allah, bir de bildiren Aziz olmayinca,  bilinemiyor tabi. ve biz zamanin en büyük AZiZi olma şerefine ermedik mi haaala haa? hiristiyan alemi! acaba bize bir Azizilik verilmeyecekmi haaala...... Allah bana ödülümü vermişken, benim nobele falan azizilige falan ihtiyacim yok elbet, amma dünyada hak yerini bulsun istedim sadece, farkimiz belli olsun istedim yani, ayar meselesi, altinin ayarini mihenke vurupda ögrenirsin, insanin ayari nobele vurulunca biliniyorsa, bizi bir nobel mihengine vur baken bişey cikcakmi azizim demek istedik.......<br />
<br />
---oOo---<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Magandalik mi yoksa sünnet mi?</span><br />
<br />
Ben Bizzat Muhammedil Emin den gördüm ki, sol elinin serce parmaginin tirnagini uzun birakiyordu ki, bende aldim bu sünneti yapiyorum, ve gerektiginde poşet yirtmak için, gerektiginde kartal gibi parcalalmak, gerektiginde düşmanin gözünü oymak için, gerektiginde dişimin arasinda kalan eti kurtu cikarmak için, dişlerimin arasindan gözüküp cirkin olmaktansa, maganda olup, diş civisi aramadan, heryerde istedigim zaman, elimi agzima gerip, bu tirnagim ile cikaririm o eti ve kurtu işte, ve görüntüm düzgün olur bari, ve yine gerektiginde sercelik, gerektiginde kartal olmak için. peki sen Muhammedi nerde gördün derseniz : Benim bir  Mehmet Emin arkadaşim vardi, o Muhammedil Emin den gördüm. Muhammed ler Muhammed den kuralimiz geregi, ben bizatihi Hz Muhammed den görmüş oldum, o devirde zaten, heryerde yaninda taşiyacagin bicak nerde, makas nerde, diş civisi nerde işteee.....<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu Haftaki Cennet Tasvirlerimiz</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kumaşlar, Makaslar, iğneler, iplikler, kumaşlar, halılar, kilimler cenneti, ALTIN CAĞ, MEHDi ÇAĞI</span><br />
<br />
Hz idris aleyhisselam terzi deniyor, daha ilk caglar, o caglar, demir keşfolmamiş, makas keşfolmamiş, bicak yok, cünkü demir yok ki , yine igne yok ki, demir yok evvela yine, yani o adam (idris) ne ile kesdi, hangi kumaşi kesdi bicti, kumaş dokumasi keşfolmamiş, ip yokkine, kumaş olsun, neyi kesdi de ne ile dikdi bu adam demek yok mu? yine saclar uzadi mi, kesecek makas yok azizim, saci sakali nasil kestiler demek yok mu? hele tirnaklari kesecek tirnak makasinin keşfi yine seneler seneler sonra olan bir olay bir buluş, tirnaklar olsa olsa dişler ile isiralarak kisaltilabilir o devirde ancak, ve bugün tirnak yeme ahlaki olanlar, işte o devirden kalma insanlar da ondan azizim, ve nice peygamber denen adamlar var ki, ve ümmetleri var ki, onlarin ne saclarini kisaltcak, ne de tirnaklarini kisaltcak makasi yok, bicagi yok, dişini kariştircak diş civisi  kürdani yok, dişlerini fircalayacak diş fircasi, macunu yok. Diş fircasini bile, peygmabere hediye olsun diye bir agacin  kökünün icine saklayan Allah, o gün insanlik henüz gelişmemiş, ve  ona firca diye misavak agacini vermiş, misvak agac kökünü vermiş. Bu gün ise : sert, az sert, yumuşak, ve bebe yumuşagi diş fircalari var degil mi? yine macunlar var dişlerin cürümesin diye degil mi? eskiler ne yapti demek yok mu? ve yine Allah Hz. Nuh a gemiyi yapmak için, ona gösterecegi bir model resimi olan bir kitap yok, bir resim yokken, dedi ki tavugu kes pişir, icindeki kaburga kemiklerine bak, ve gemi yap dedi. Allah geminin ilk planinin tavugun icine yazan rabbim, yine tavugun icine igne kemigi diye bir kemik koymuş, bütün tavuk kesip kaynatip siyiranlar bilir, bir kemik vardir ki ignenin ilk modeli olan  kemik, işte ignenin ilk musteri o kemikde sakli, ve idrisde onu buldu ögrendi, ve onunla dikdi, yani kemik ile dikdi yani, ne ile kesdi,olsa olsa keskin kayrakla kesebilir o devirde, hz. Davud a kadar demir yok ki, demir işlemek bilinmiyor ki, cilali taş devri deniyor o devire ya işte.  ve bu günümüz ,mehdi cagi, bak cennet cennet, cennetler diyari, ne ceneti? bu sefer bak makaslar cenneti, bicaklar cenneti, diş kürdanlari cenneti, igneler ceneti, kumaşlar, ipekler, dokuma halilar cenneti, daha ne istiyorsun, muhammedin haliflex bir halisimi vardi, bir kilimi mi vardi, altina alipda yattigi hurma lifi idi, hasir hasir idi, sen yumuşacik tumba ikiz yatakalarda yatarken, iki cihanin habibi hasirda yatti. şükret mehdi askeri, sen cennet gibi bir altin cagda dünyaya geldin, bak bu mehdinin hakkini ödeyemzsin sen.... <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
 O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RAHMÂN Suresinden ayet)</span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<br />
Gezen Yürüyen Kuran Hz. Muhammed Aleyhisselam oldgunu duymuşsunuzdur herhalde<br />
<br />
---------------------<br />
Ben, Muhammedü'l-Emîn'nin Hümeyrâ'sı…<br />
<br />
Ben, İslam Halifesi Ebû Bekir’in kızı… <br />
<br />
Ben, Allah’ın sevgilisinin sevgilisi…<br />
<br />
Ben, Amr bin As’ın Allah Rasûlü’ne “Halkın en sevimlisi kimdir?” diye sorduğunda,  ismi söylenen...<br />
<br />
Ben, dünya kadınlarının en bahtiyarı; Âişe…<br />
<br />
Rasûlullah’ın ömrüne eşlik ettiğim süre içerisinde; güldüğüne, hiddetlendiğine, sevindiğine, üzüldüğüne, emrettiğine, nehyettiğine, hepsine şahit oldum. O’nun ümmetinden biri olarak tebliğinin muhatabıydım. Bunun yanında O’nun eşiydim, “göz nurum” diye hitap ettiği…Âişe…<br />
<br />
O’nu benden soruyorlar, diyorum ki; “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlâkı Kur’an’dı.”<br />
<br />
ve insanlgin zirve noktasi, en insan olan insan, Hz Muhammed, ve Hz Muhammed de gezen yürüyen kuran ise, her ne kadar cirkin insanlarda varsa, yine kisa boylu, uzun boylu, mavi gözlü, kara gözlü, sari sacli, siyah sacli, beyaz tenli, siyah tenli, kizil tenli, benli, bensiz,... topal sakat, kör, şaşi ,...... kadin, erkek, cocuk, büyük, baba, anne, dede, nine, torun, torba,..... yani insan ceşidi cookca var, bunlarin en ortasi, ne uzun, ne kisa muhammed öyle dedi mehdinin boyu için, uzundan kisa, kisadan biraz uzun, ne zengin, ne fakir, ne aşiri dindar, ne dinsiz, ne sari, ne esmer, bugday tenli,...... kim bu? hz muhammed mi? yoksa onun torununun torununu Hz Mehdi mi? en itidalli ve orta vusta olani insanligin zirvesi muhammed ise, en ortasi, ne ileri, ne gerisi olan, Hz Mehdidir, ne bilirsen, onun en güzeli degil, ne en güzeli, ne de en cirkini, ....... yani Musa dediki onun için, benim soyumdan olan Taçsız Kral Meşiya gelecek, arza hakim olcak, barişi getirecek  dedi, ve onlar musaviler onu bekliyor, yine isa dedi, benim soyumdan faraklit gelecek ve yeryüzünde hakim olup barişi getircek dedi diye, onlarda Isaviler onu beklerler, Hz Muhammedin ümmeti de, Hz. Muhamed benim soyumdan, evlatlarimdan biri olan Mehdi gelecek ve dünyaya huzuru getircek dedi diye onlarda müslümnlarda  onu beklerler ki, amma aralarinda gezmesine ragmen, onu tanimazlar bilmezler, o zaman isa zamani gezen yürüyen incil, o gün isa idi, bugün ise hz mehdi, gezen yürüyen incil dir, faraklittir, kilitleri acan odur, bütün kapali kapilari acan, kilitleri acan, hazineleri cikaran odur, ve faraklit ikinci ömer farkinda olan, herşeyin farkinda olan, yine gezen yürüyen tevrat, o gün musa idi, bugün ise Hz mehdi ve yani Taçsız Kral Meşiya dir. ve her ne kadar yahudiler onun soyu asil soy olacak diye, diger soylari bozmaya kalksalarda, yani bazi insanlar hasta olsada, kolu olmasada, bacagi olmasada, gözü kaysada, insan haala insan, ve aziz varlik insan, yani Hz insan Hz Adem ademoglu, yani yeryüzüne haaala hakim, haaala hakim. onu halifelikten indirerek yerine gecmek isteyen şeytanda, haala şeytan, ve onun ahlakindakilerde, haala şeytan hizbi ve ordusu, ve şeytan dediki ondan insanoglundan üstün oldugunu ademden üstün oldugunu söyledi, o dedi yakan zarar veren, güclü kuvetli oldugunu iddia etti ve ediyor haala. amma toprak ise verimli olan, gerekirse zarar veren, kaya olup habil kafasi yaran, zarar veren, gerekirse mevlana olup dergah dergah dönen, gerekirse icinden cimenler cayirlar meyvalar cikaran, gekirse yel gibi savrulan, gerikirse seller gibi akip caglayan, gerekirse daglar gibi dik duran, gerkirse anne olup doguran merhmet ile büyüten besleyen gerkirse baba gibi koruyan gözeten, ve insan işte insan, halifeyi ruyu zemin, ve insanligin orta yollusu, en ideal yapisi, zivesi demiyorum, bak aradiginin en ideali onda olan, aradigin yaninda olupda, göremedigin adam : Hz Mehdi, ve biri diyorki prenses olmak için prense ihtiyacim yok ki, ben kralin kiziyim diyor, halbuki kral kim bilmiyor, ve o Hangi Kralin kizi oldugunuda bilmiyor, senin prenses, o elindekinin de prens olmak için Taçsız Kral Mehdi Kral Meşia ya ihtiyacin var elbette.....<br />
<br />
<br />
Her ne kadar sakat olan, veya kör olan, topal olan hiristiyanlar olsada, amma iclerinde saglikli bir tane hiristiyan oldukca, incilin orjinali bozulmamişi hala dünyada vardir, ve canlidir demek olur, ve hatta isa mehdiden, mehdi isadan kurali geregi, hz. mehdi ayakda olup, gezdikce, dünyada oldukca, incilde canli ve bozulmamiş vaziyette ve ayakta ve görevde ve aktiftir.<br />
<br />
Yine her ne kadar sakat, topal,... musaviler oldugu gibi, bir tane saglikli musavi oldukca, tevratin bozulmamişi haala yeryüzünde vardir, ve ayakda ve canlidir, yine kral meşia veya moşia, yani mosesli isa, yada mehdi ayakda oldukca, tevratin yine bozulmamiş canli ve ayakda ve aktif olani yeryüzünde vardir ve görevdedir.<br />
<br />
Yine zebur öyle.......<br />
<br />
Yine müslümanlardan da her ne kadar hastasi, sökeli, sakati, körü, sagiri, yada kötürümü,.... olsada, bir tane saglikli müslüman ayakda oldukca, kuran yeryüzünde ve bozulmamamiş vaziyette vardir, ve canlidir ve ayaktadir, ve aktifdir görevdedir. Yine hz. mehdi muhammed in torunu ve evladi olmak hasbiyle, mehdi ayakda olup canli oldukca, gezip dolaştikca, kuran canlidir, bozulmamiştir, ve ayakda ve aktifdir görevine devam ediyordur yani......<br />
<br />
Rabbim Teala ve Tekaddes Hazretleri, Davuda  ve Zebura bereket versin, ve musaya ve Tevrata bereket versin, isa ya ve incile bereket versin, ve muhamed ve Kuran a bereket versin, ve Bekabillah yani yollarin  ve kollarin birleştigi yer olan mehdi ye de bereket versin ki, o ayakda oldukca, bütün kitaplar ve peygamberler haydir sagdir ve kitaplarida görevde ve aktidirler, Hepside sag ve ayakda ve görevde demek olur, bir tek o kalsada ayni, milyonlarca bereketinde olsada ayni yani.......<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1]defter-i-ussak blogspot com/2016/09/cehennemde-ates-yokdur-herkes-buradan<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 2 Eylül 2018 Pazar<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört</span><br />
<br />
(Kar©glanin 2 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnned dîne indâllâhil islâm, ve mâhtelefellezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serîul hısâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 19. ayett</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim, İman 78 (49); Ebu Davud, Salatu'l-İydeyn 248 (1140), Melahim 17, (4340); Tirmizi, Fiten 11)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Melahim 17, (4345))</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kuntum hayra ummetin uhricet lin nâsi te’murûne bil ma’rûfi ve tenhevne anil munkeri ve tu’minûne billâh, ve lev âmene ehlul kitâbi le kâne hayran lehum, minhumul mu’minûne ve ekseruhumul fâsikûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 110. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لَيْسُواْ سَوَاء مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللّهِ آنَاء اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ  ؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُوْلَئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ  وَمَا يَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوْهُ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Leysû sevâen, min ehlil kitâbi ummetun kâimetun yetlûne âyâtillâhi ânâel leyli ve hum yescudûn. Yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yusâriûne fîl hayrât, ve ulâike mines sâlihîn. Ve mâ yef’alû min hayrin fe len yukferûh(yukferûhu), vallâhu alîmun bil muttekîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır. Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresinin 113,114 ve 115. ayetleri)</span><br />
<br />
ve gecen hafta dedik ki :<br />
ve muhammed birgün yahudinin birini oruc tutarken buldu, ve sordu sen niye oruc.....<br />
sonunda o na dedi deniyor : "biz sizden daha layikiz bu oruca." deyip de musayi ve ümmetini cignedi gecti. hic muhammed musa kardeşini cigniyebilirmi? o da peygamber, o da peygamber, o da ümmet, bunlarda ümmeti için yapilcak amel, niye cignesin, ya hadis yanliş, ya muhammed yanliş yapmiş, edebsizlik etmiş olmazmi?<br />
<br />
<br />
iki peygamber sürtüşürmü hic, oluyor ama dünyamizda, iki horuz bir ciftlikde dostluk degil, ancak kavga ederler. reislik kavgasi. iki aslan ormanda da, ben reisin, sen reissin diye kavga eder, eee muhammed de aslanlardan bir aslansa, reis benin diye kavga etmiş olabilir, tiyniyet işte, oysaki bir başka cibilliyat olan, sifati olan hayvan vardir ki, yani karincalar başka karinca ile genlikle ile hic itişip kalkişmaz, buyur taffattar der sen gec öne der...<br />
<br />
yani onlarinkide peygamber onlarda ümmet ve onlar da kitap ehli ve yukardaki ayete kitap ehlinden öyle kimsler varki ayni bizler gibi iman ve amel sahibi kimslermiş ve onlarin yaptiklarida kabul edilmiş iman ve amellermiş ve onlarin yaptiklarda zayi olmaycakmiş öyleyse kim gavur kim kafir, varmi haaala bu devirde evet iyilerde var kötülerde var haala.<br />
Bu gün icinde hakkal yakin farkettigim bir gercegi size anlatayim :<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">HIZ ve Sürtünmeden dolayi yanan Tekerlekler ve Cehennem  ve SIRAT Köprüsü Tasvrimiz</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Cehennem ateşi, Sırattan geçen müminlere, “Ey mümin, tez geç, senin nurun nârımı söndürüyor” der.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Taberani)</span><br />
<br />
Dedik ki : Bizim SIRAT köprüsü Tasvirimizde, zeker veya afedesiniz sidik yolu kildan incedir, ve ordan anneye vaaz olcak cocuk olan, meni ve tohum, bazilarinda şimşek gibidir, bazilarinin yavaş, ve birde ordan idrar gecer,  ve öyle olunca ordan cennetlikler, yani yeniden dogacak cocuk  olcak tohum gectigi gibi, cehennemlikler de, ve yani geri döndürülenlerde gecer, ve onlar ateşler icindedirler, ve öyleki idrar sicakdir ve yakicidir, ve deniyor ki : <br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ALINTI :</span><br />
Muzaffer Efendi Hazretleri sık sık "Cehennemde ateş yokdur, herkes ateşini buradan götürür" buyururlardı...Yukarıdaki âyet-i kerîmeyi okur, "vakûduha'n-nâsu ve'l hicâratu" kısmına dikkat çeker ve aşağıdaki kıssayı anlatırlardı...<br />
<br />
Halîfe Hârûn Reşîd, birgün Behlûl Dânâ ile karşılaşmış...Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş...<br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Nereden geliyorsun?..." <br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Cehennemden..." <br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Niçin gittin?..."<br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Ateş almaya..." <br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Ne oldu peki, alabildin mi?..."<br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Alamadım çünkü cehennemde ateş yokmuş..."<br />
<br />
Hârûn Reşîd : "Allah Allah! Nasıl olur?...Cehennem ateşle dolu değil mi?..."<br />
<br />
Behlûl Dânâ : "Ben de öyle biliyordum...Gittim, Cehennem'in Mâlik'ine sordum...Bana 'Cehennemde ateş yokdur, herkes dünyâdan ateşiyle buraya gelir' dedi..."<br />
<br />
Efendi Hazretleri buyururlardı ki : <br />
<br />
Eğer herkes aynı ateşe girecek olsa, Allah'ın adâleti nerede kalır?!...Meselâ bir yumurta çalan bir hırsız ile yüz milyon çalan kişi aynı ateşe girerse Allah'ın adâletine muhâlif olur...Bir yumurta çalan, o kadarlık ateş götürecek, yüz milyon çalan da o ölçüde ateş götürecek...İster hayır ister şer, dünyâda ne yaparsan Allah indinde onun karşılığını bulacaksın...[1]<br />
<br />
Yani bazi müminlerin nuru ve ameli, cehennemin  narini yakip yok ettigi gibi, yani cehennem ateşini söndürdügü gibi, bazi cehennemliklerin ateşide, sirat köprüsünü bile tutuşturcak kadar cok ve alevli. yani işde bu gün kücük hacetimi yaparken cabucak heladan cikmak için, acele ettim, ve biraz ikinarak idrarin cabuk cikmasini saglamak istedim, ve öyleki idrarin cabuk akişi, idrar yolunu yakdi, (Yukardaki tekerlekleri yanan araba resimine bak, anla sebebini) yani aslinda  idrar alevli ve sicak amma, biz hissetmiyormuşuz, yani sürtünme ve hiz alevini dahada artirdi ve sirat köprüsünüde yakdi gecti. ve bugün bu hastalik sahibi olanlar var, birde  normla gecişte bile, idrari sicak ve yakici olanlar, yine büyük haceti defiyesi sicak ve yakici olanlarin hali bu, bunlar işde bu günün cehennemlik kimseleriki, öyleki onlar cehenneme giderken, birde yolu ateşe verip tutuşturuyorlar işde. yani cehenneme ateşleri ile birlikte gidiyorlar, yani asit işte, ateşini icinde taşir, onda birşey can bulmazki, canliyi bile öldürür asit dedigin şey, ve idrar işde bir ceşit asit, yani ateşi icinde, ve giderken biraz hizini artirsa, acele etse, sirat köprüsüde yanar, oysaki müminler, ordan şimşek gibi gecmesine  ragmen,  sürtünmeden yanmazlar. yani meni öyle hizli fişkirirki, süratle, tazyikle, ama o tazyik onu da sirati da yakmaz halbuki. yani öyle olunca, mekkede tavafda ve şeytan taşlamada, nasil insanlar acele edip süratlenince izdiham ve katliam olursa, cennet ve cehennem ehlide,  seviyelerine göre bir yürüyüş ve sürata sahiptirler, onlar bir milim ne hizli nede yavaş sevkedilemezler yani.<br />
<br />
oysa dünya da, ve gezegenler de, güneşde, rayinda hareket edip, akip gitmekde iken, dedik ki, bu sene dünya bir daha hizlandi ve iki aydan fazla önce, sonbahar yerine menziline vardi dünya, ve erken hasat edilen meyva, sebze, tahillar meydana geldi dedik ve kuşlar bile erkenden göc etmek durumunda kaldilar, yoksa diger yerdeki kutuptaki mevsime ulaşamayacaklar yani, gittikce hizlanan dünya ve insanlar, ve hizli bebeler, hizli arabalar ,hizli internet,..... hizli cocuklar, buraklar, şimşek gibi giden arabalar vaktine ermek zor amma, işde dedik birazcik acele edip IKINDIM yandi idrar yolu, yani öyle olunca bizler menzile varmak için zamanimizi yakalmak için acele etmek durumundayiz, yoksa biz varmadan daha mevsim gecerse, ne yapariz, aradigimizi yerinde bulamayiz. öyle olunca, buraklar, ucan arabalar vaktine, ölümü öldürcek bilgiyi bulacak insanlara erişmek için, daha hizli, daha hizli süratle giden dünyamiz, ve amma kaosa dönen mevsimler, ve kisalan mevsimler, kisalan günler, aylar, geceleer .........<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Karoglan Hoca nin NOBEL ÖDÜLÜ</span><br />
<br />
5 sene on sene degil, hatta bin sene, hatta ellibin sene daha düşünseniz, akliniza gelmeyecek olan bu bilgiyi, size vereyim karoglan hocaya(Raşit Tunca ya) bu senenin nobel ödülünü vermeyen ve vermeyecek olan nobelci ... nedir o bilgi, burak keşfetme yarişina giren  araba firmalari, hizlaninca, o tekerlekleri yakan sürtünmenin önüne gecmek için gereken buluş, nedir o? ve meni cikarken neden hizi ile yanmiyor, ne icindeki canli, nede idrar yolu yanmamasina ragmen, idrar hizlaninca yaniyorsa, bunun biyolojisini keşfeden bilim adami, o buraki keşfederken sürtünmenin önüne gececek icadida bulacakdir zaten. o bilgi burada ve bizde sakli, amma bir bildiren Allah, bir de bildiren Aziz olmayinca,  bilinemiyor tabi. ve biz zamanin en büyük AZiZi olma şerefine ermedik mi haaala haa? hiristiyan alemi! acaba bize bir Azizilik verilmeyecekmi haaala...... Allah bana ödülümü vermişken, benim nobele falan azizilige falan ihtiyacim yok elbet, amma dünyada hak yerini bulsun istedim sadece, farkimiz belli olsun istedim yani, ayar meselesi, altinin ayarini mihenke vurupda ögrenirsin, insanin ayari nobele vurulunca biliniyorsa, bizi bir nobel mihengine vur baken bişey cikcakmi azizim demek istedik.......<br />
<br />
---oOo---<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Magandalik mi yoksa sünnet mi?</span><br />
<br />
Ben Bizzat Muhammedil Emin den gördüm ki, sol elinin serce parmaginin tirnagini uzun birakiyordu ki, bende aldim bu sünneti yapiyorum, ve gerektiginde poşet yirtmak için, gerektiginde kartal gibi parcalalmak, gerektiginde düşmanin gözünü oymak için, gerektiginde dişimin arasinda kalan eti kurtu cikarmak için, dişlerimin arasindan gözüküp cirkin olmaktansa, maganda olup, diş civisi aramadan, heryerde istedigim zaman, elimi agzima gerip, bu tirnagim ile cikaririm o eti ve kurtu işte, ve görüntüm düzgün olur bari, ve yine gerektiginde sercelik, gerektiginde kartal olmak için. peki sen Muhammedi nerde gördün derseniz : Benim bir  Mehmet Emin arkadaşim vardi, o Muhammedil Emin den gördüm. Muhammed ler Muhammed den kuralimiz geregi, ben bizatihi Hz Muhammed den görmüş oldum, o devirde zaten, heryerde yaninda taşiyacagin bicak nerde, makas nerde, diş civisi nerde işteee.....<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu Haftaki Cennet Tasvirlerimiz</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kumaşlar, Makaslar, iğneler, iplikler, kumaşlar, halılar, kilimler cenneti, ALTIN CAĞ, MEHDi ÇAĞI</span><br />
<br />
Hz idris aleyhisselam terzi deniyor, daha ilk caglar, o caglar, demir keşfolmamiş, makas keşfolmamiş, bicak yok, cünkü demir yok ki , yine igne yok ki, demir yok evvela yine, yani o adam (idris) ne ile kesdi, hangi kumaşi kesdi bicti, kumaş dokumasi keşfolmamiş, ip yokkine, kumaş olsun, neyi kesdi de ne ile dikdi bu adam demek yok mu? yine saclar uzadi mi, kesecek makas yok azizim, saci sakali nasil kestiler demek yok mu? hele tirnaklari kesecek tirnak makasinin keşfi yine seneler seneler sonra olan bir olay bir buluş, tirnaklar olsa olsa dişler ile isiralarak kisaltilabilir o devirde ancak, ve bugün tirnak yeme ahlaki olanlar, işte o devirden kalma insanlar da ondan azizim, ve nice peygamber denen adamlar var ki, ve ümmetleri var ki, onlarin ne saclarini kisaltcak, ne de tirnaklarini kisaltcak makasi yok, bicagi yok, dişini kariştircak diş civisi  kürdani yok, dişlerini fircalayacak diş fircasi, macunu yok. Diş fircasini bile, peygmabere hediye olsun diye bir agacin  kökünün icine saklayan Allah, o gün insanlik henüz gelişmemiş, ve  ona firca diye misavak agacini vermiş, misvak agac kökünü vermiş. Bu gün ise : sert, az sert, yumuşak, ve bebe yumuşagi diş fircalari var degil mi? yine macunlar var dişlerin cürümesin diye degil mi? eskiler ne yapti demek yok mu? ve yine Allah Hz. Nuh a gemiyi yapmak için, ona gösterecegi bir model resimi olan bir kitap yok, bir resim yokken, dedi ki tavugu kes pişir, icindeki kaburga kemiklerine bak, ve gemi yap dedi. Allah geminin ilk planinin tavugun icine yazan rabbim, yine tavugun icine igne kemigi diye bir kemik koymuş, bütün tavuk kesip kaynatip siyiranlar bilir, bir kemik vardir ki ignenin ilk modeli olan  kemik, işte ignenin ilk musteri o kemikde sakli, ve idrisde onu buldu ögrendi, ve onunla dikdi, yani kemik ile dikdi yani, ne ile kesdi,olsa olsa keskin kayrakla kesebilir o devirde, hz. Davud a kadar demir yok ki, demir işlemek bilinmiyor ki, cilali taş devri deniyor o devire ya işte.  ve bu günümüz ,mehdi cagi, bak cennet cennet, cennetler diyari, ne ceneti? bu sefer bak makaslar cenneti, bicaklar cenneti, diş kürdanlari cenneti, igneler ceneti, kumaşlar, ipekler, dokuma halilar cenneti, daha ne istiyorsun, muhammedin haliflex bir halisimi vardi, bir kilimi mi vardi, altina alipda yattigi hurma lifi idi, hasir hasir idi, sen yumuşacik tumba ikiz yatakalarda yatarken, iki cihanin habibi hasirda yatti. şükret mehdi askeri, sen cennet gibi bir altin cagda dünyaya geldin, bak bu mehdinin hakkini ödeyemzsin sen.... <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
 O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RAHMÂN Suresinden ayet)</span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<br />
Gezen Yürüyen Kuran Hz. Muhammed Aleyhisselam oldgunu duymuşsunuzdur herhalde<br />
<br />
---------------------<br />
Ben, Muhammedü'l-Emîn'nin Hümeyrâ'sı…<br />
<br />
Ben, İslam Halifesi Ebû Bekir’in kızı… <br />
<br />
Ben, Allah’ın sevgilisinin sevgilisi…<br />
<br />
Ben, Amr bin As’ın Allah Rasûlü’ne “Halkın en sevimlisi kimdir?” diye sorduğunda,  ismi söylenen...<br />
<br />
Ben, dünya kadınlarının en bahtiyarı; Âişe…<br />
<br />
Rasûlullah’ın ömrüne eşlik ettiğim süre içerisinde; güldüğüne, hiddetlendiğine, sevindiğine, üzüldüğüne, emrettiğine, nehyettiğine, hepsine şahit oldum. O’nun ümmetinden biri olarak tebliğinin muhatabıydım. Bunun yanında O’nun eşiydim, “göz nurum” diye hitap ettiği…Âişe…<br />
<br />
O’nu benden soruyorlar, diyorum ki; “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlâkı Kur’an’dı.”<br />
<br />
ve insanlgin zirve noktasi, en insan olan insan, Hz Muhammed, ve Hz Muhammed de gezen yürüyen kuran ise, her ne kadar cirkin insanlarda varsa, yine kisa boylu, uzun boylu, mavi gözlü, kara gözlü, sari sacli, siyah sacli, beyaz tenli, siyah tenli, kizil tenli, benli, bensiz,... topal sakat, kör, şaşi ,...... kadin, erkek, cocuk, büyük, baba, anne, dede, nine, torun, torba,..... yani insan ceşidi cookca var, bunlarin en ortasi, ne uzun, ne kisa muhammed öyle dedi mehdinin boyu için, uzundan kisa, kisadan biraz uzun, ne zengin, ne fakir, ne aşiri dindar, ne dinsiz, ne sari, ne esmer, bugday tenli,...... kim bu? hz muhammed mi? yoksa onun torununun torununu Hz Mehdi mi? en itidalli ve orta vusta olani insanligin zirvesi muhammed ise, en ortasi, ne ileri, ne gerisi olan, Hz Mehdidir, ne bilirsen, onun en güzeli degil, ne en güzeli, ne de en cirkini, ....... yani Musa dediki onun için, benim soyumdan olan Taçsız Kral Meşiya gelecek, arza hakim olcak, barişi getirecek  dedi, ve onlar musaviler onu bekliyor, yine isa dedi, benim soyumdan faraklit gelecek ve yeryüzünde hakim olup barişi getircek dedi diye, onlarda Isaviler onu beklerler, Hz Muhammedin ümmeti de, Hz. Muhamed benim soyumdan, evlatlarimdan biri olan Mehdi gelecek ve dünyaya huzuru getircek dedi diye onlarda müslümnlarda  onu beklerler ki, amma aralarinda gezmesine ragmen, onu tanimazlar bilmezler, o zaman isa zamani gezen yürüyen incil, o gün isa idi, bugün ise hz mehdi, gezen yürüyen incil dir, faraklittir, kilitleri acan odur, bütün kapali kapilari acan, kilitleri acan, hazineleri cikaran odur, ve faraklit ikinci ömer farkinda olan, herşeyin farkinda olan, yine gezen yürüyen tevrat, o gün musa idi, bugün ise Hz mehdi ve yani Taçsız Kral Meşiya dir. ve her ne kadar yahudiler onun soyu asil soy olacak diye, diger soylari bozmaya kalksalarda, yani bazi insanlar hasta olsada, kolu olmasada, bacagi olmasada, gözü kaysada, insan haala insan, ve aziz varlik insan, yani Hz insan Hz Adem ademoglu, yani yeryüzüne haaala hakim, haaala hakim. onu halifelikten indirerek yerine gecmek isteyen şeytanda, haala şeytan, ve onun ahlakindakilerde, haala şeytan hizbi ve ordusu, ve şeytan dediki ondan insanoglundan üstün oldugunu ademden üstün oldugunu söyledi, o dedi yakan zarar veren, güclü kuvetli oldugunu iddia etti ve ediyor haala. amma toprak ise verimli olan, gerekirse zarar veren, kaya olup habil kafasi yaran, zarar veren, gerekirse mevlana olup dergah dergah dönen, gerekirse icinden cimenler cayirlar meyvalar cikaran, gekirse yel gibi savrulan, gerikirse seller gibi akip caglayan, gerekirse daglar gibi dik duran, gerkirse anne olup doguran merhmet ile büyüten besleyen gerkirse baba gibi koruyan gözeten, ve insan işte insan, halifeyi ruyu zemin, ve insanligin orta yollusu, en ideal yapisi, zivesi demiyorum, bak aradiginin en ideali onda olan, aradigin yaninda olupda, göremedigin adam : Hz Mehdi, ve biri diyorki prenses olmak için prense ihtiyacim yok ki, ben kralin kiziyim diyor, halbuki kral kim bilmiyor, ve o Hangi Kralin kizi oldugunuda bilmiyor, senin prenses, o elindekinin de prens olmak için Taçsız Kral Mehdi Kral Meşia ya ihtiyacin var elbette.....<br />
<br />
<br />
Her ne kadar sakat olan, veya kör olan, topal olan hiristiyanlar olsada, amma iclerinde saglikli bir tane hiristiyan oldukca, incilin orjinali bozulmamişi hala dünyada vardir, ve canlidir demek olur, ve hatta isa mehdiden, mehdi isadan kurali geregi, hz. mehdi ayakda olup, gezdikce, dünyada oldukca, incilde canli ve bozulmamiş vaziyette ve ayakta ve görevde ve aktiftir.<br />
<br />
Yine her ne kadar sakat, topal,... musaviler oldugu gibi, bir tane saglikli musavi oldukca, tevratin bozulmamişi haala yeryüzünde vardir, ve ayakda ve canlidir, yine kral meşia veya moşia, yani mosesli isa, yada mehdi ayakda oldukca, tevratin yine bozulmamiş canli ve ayakda ve aktif olani yeryüzünde vardir ve görevdedir.<br />
<br />
Yine zebur öyle.......<br />
<br />
Yine müslümanlardan da her ne kadar hastasi, sökeli, sakati, körü, sagiri, yada kötürümü,.... olsada, bir tane saglikli müslüman ayakda oldukca, kuran yeryüzünde ve bozulmamamiş vaziyette vardir, ve canlidir ve ayaktadir, ve aktifdir görevdedir. Yine hz. mehdi muhammed in torunu ve evladi olmak hasbiyle, mehdi ayakda olup canli oldukca, gezip dolaştikca, kuran canlidir, bozulmamiştir, ve ayakda ve aktifdir görevine devam ediyordur yani......<br />
<br />
Rabbim Teala ve Tekaddes Hazretleri, Davuda  ve Zebura bereket versin, ve musaya ve Tevrata bereket versin, isa ya ve incile bereket versin, ve muhamed ve Kuran a bereket versin, ve Bekabillah yani yollarin  ve kollarin birleştigi yer olan mehdi ye de bereket versin ki, o ayakda oldukca, bütün kitaplar ve peygamberler haydir sagdir ve kitaplarida görevde ve aktidirler, Hepside sag ve ayakda ve görevde demek olur, bir tek o kalsada ayni, milyonlarca bereketinde olsada ayni yani.......<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1]defter-i-ussak blogspot com/2016/09/cehennemde-ates-yokdur-herkes-buradan<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 2 Eylül 2018 Pazar<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allahın Rahmeti ve ilmi Her Şeyi Kuşatmıştır]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34759</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:15:01 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34759</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Allahın Rahmeti ve ilmi Her Şeyi Kuşatmıştır</span><br />
<br />
(Kar©glanin 9 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
الَّذِينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu’minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne âmenû, rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke ve kıhim azâbel cahîm<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 7. ayet</span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Allahu Teala, kara gecede, kara taş üzerindeki kara karıncayı görür ve kara karıncanın ayak sesinide işitir. O nun ilmi her şeyi kuşatmıştır."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Hadisde kayip raviside kayip)</span><br />
<br />
Yakin minvaldeki hadis<br />
<br />
Hadis-i Şerif: "Sizin içinizde şirk, karanlık bir gecede, siyah bir taşın üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden (hareketinden) daha gizlidir." <br />
<br />
Kaynak: Başta Ebû Bekir (r.a.) ve Ma'kıl b. Yesâr olmak üzere sahabilerden rivayet edilen bu hadis, İmam Buhârî’nin el-Edebü’l-Müfred (Hadis no: 716)<br />
<br />
yeni update vaaza <br />
<br />
Bakara Suresi 22. ayette geçen <br />
"Bile bile Allah'a ortaklar koşmayın" ifadesini tefsir ederken Peygamberimizin amcasının oğlu Abdullah b. Abbas (r.a.) tam olarak sizin belirttiğiniz kelimeleri kullanmıştır:<br />
<br />
Sözü: "Ayet meali içinde geçen 'ortaklar (endâd)' ifadesi şirktir. Şirk ise, kapkara gecenin karanlığında, düz siyah bir taşın üzerinde karıncanın yürümesinden daha gizlidir." Kaynak: İbn Ebî Hâtim tefsirinde ve İbn Kesîr tefsirinde bu rivayet açıkça zikredilir.<br />
<br />
Kelam ve Tasavvuf Literatüründeki Yaygın Şekli (Ulema Sözü) : Sizin paylaştığınız "Allah Teala, kara gecede, kara taş üzerindeki kara karıncayı görür ve ayak sesini işitir. O'nun ilmi her şeyi kuşatmıştır" şeklindeki ibare, hadislerin bu tasvirinden mülhem (ilham alınarak) İslam alimleri ve mutasavvıflar tarafından Allah'ın sıfatlarını açıklamak için formüle edilmiş bir kelam cümlesidir. diyor yapay zeka<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm, lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevm, lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fil ard, menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard, ve lâ yeûduhu hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">O, önündekileri ve arkasındakileri bilir. O’nun ilminin kuşatmadığı bir şey yoktur</span> hatta O’nun (dünyaya vaaz ettigi) kürsüsü bile, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O nun iki kudret eli arasındadır. O, yücedir, büyüktür.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 255. ayet)</span><br />
<br />
Cok zaman önce yazdigimiz  bir vaazimizda bahsettigimiz, bu : Allahu Teala nin, kara karincayi görmesi hikmetini, enine boyuna düşünüp, kurandaki delillerinide bulunca, iyice tefekkür edip araştiran yabancilar, sonunda Allahin bu iliminede vakif olmuşlar, ve uydu ve benzeri cihazlari ile, karanlik bir gecede, kara taşin üzerindeki bir kipirtiyi, tespit edebiliyorlar, ve ona silah atip, onu isterse öldürüp, isterse durdurabilcek silahida icad etmişler. eee yilardir bu hadisi  ve hikmeti duyupda, bir gayret göstermeyen müslümanlar nerede peki!!!!<br />
Halbuki bu hikmeti bizim bilip, bunu, bu buluşu da bizim keşfetmemiz lazim degilmiydi? <br />
Biz gibi alimler, her ne kadar böyle bilgiler vaaz etsek, uyanin dersek de, derler ki :<br />
<br />
"İmam ne derse desin, cemaat bildiğini okur."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Atasözü) </span><br />
<br />
ve Allahin Takdiri yani kader yazisi icinde öyle denir ki : sen ne yaparsan yap, ancak olcak olan olur, yani :<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Kader hususunda klişe söz, ve genel kural)</span><br />
<br />
"Allah ın takdir ettiği (olmasını murad ettiği) bir şeyi, kimse tehir edemez, yani geciktiremez bile, Allah ın Tehir ettiği (olmasını istemediği) bir şeyi de, kimse oldurup meydana getiremez."<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ اللَّهِ شَيْئًا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًا بَلْ كَانَ اللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
kul fe men yemliku lekum minallâhi şey’en in erâde bikum darran ev erâde bikum nef’â, bel kânallâhu bi mâ ta’melûne habîrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
"De ki: “Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O’na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardı."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym FETİH Suresi 11. ayetten pasaj)</span><br />
<br />
Eger  herşey takdir işte deyip, bizler yan gelip yatarsak, elbet Allah bizlere nasip etmez bu bilgileri, Allah calişana emeginin karşiligini verecegini vaad ediyor kuranda ve buyurdu ki :<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Bilsin ki! insan için ancak, kendi çalışmasının karşılığı vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NECM Suresi 39. ayet)</span><br />
<br />
Onlar buldular bildiler ve erdiler o ilme, onlarin sayesinde bizlerde o buluşlardan cüz i mikdarda fayda görmekteyiz, yahut kullanmaktayiz işte... eee o zaman biz yattik ve nerden erdik bu ilme ve aletlere, calişmadan ermiş olmuyoz mu? oluyor, eee o zaman bizler eskiden yaptigimiz amellerimizin karşiligi olarak, bu cennet vaktinde, altin cagda, bu ilimlere ermiş olduk, onlar bizim cennetimizi imar etmiş oldular, hem kendi cennetlerini, hemde,  önceki hayatlarinda, iyi ve güzel amel yapmiş olan, bütün isavisi, musavisi, mecusisi, budisti,... ve digerlerinin cennetini imar etmiş oldular işte. Yoksa yatana lokma yok deniyor kuranda,  hem yatip, hemde böyle bu kazanmak nerden cikdi derseniz!! işte bizim tezimizin dogrulugu ortaya cikar ancak işte.. ve bu dünyada cennetlerde kurulmuş, sahiplerini hem bekler hem girenlere hizmet eder, yine cehennemlerde kurulmuş, sahiplerini ögütüyor işte, girecek olanlarida bekler durur.....<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ALINTI BAŞI</span><br />
<br />
Ne acayip bir zamanda yaşıyoruz! Kimi, kendini yaratan Allah'ı inkâr ediyor; kimi de Müslüman olduğunu iddia edip inandığı Allah'ın ilmini inkâr ediyor.<br />
<br />
Bir kâfirin, Allah'ın her şeyi kuşatan ilmini inkâr etmesini, hadi bir derece anladık diyelim. Peki, Müslüman'ım diyen ve sözüm ona ilim sahibi olduğunu iddia eden kişinin, Allah'ın ilmini inkâr etmesini neyle izah edeceğiz. Cahillikle mi, art niyetle mi, yoksa bu dini bozma gayretiyle mi?..<br />
<br />
Aziz Müminler, Değerli Cemaat!<br />
<br />
Okuduğumuz Ayet-el Kürsi ve müfessirlerin Sultanı İbn Abbas’ın (r.a.) o eşsiz tefsiri bizlere çok sarsıcı bir hakikati haykırmaktadır: Bizler asla başıboş değiliz. Asla yalnız ve gizli değiliz.<br />
Gecenin en karanlık anında, simsiyah bir taşın üzerinde yürüyen o küçücük kara karıncanın ayak sesini işiten ve onun adımlarını gören bir Rabbimiz var. O’nun ilmi ve basireti her şeyi kuşatmıştır.<br />
Peki, bu hakikat bizim hayatımıza nasıl yön vermelidir?<br />
<br />
    Gizli Şirkten Kaçınmak: Şirk sadece taşa, puta tapmak değildir. İbn Abbas'ın buyurduğu gibi, ibadetlerimize, niyetlerimize sızan ve karıncanın ayak sesinden daha gizli olan o riya (gösteriş), "Allah'tan başkasından medet umma" hastalığı da gizli şirktir. Rabbimiz içimizdeki o en ince fısıltıyı bile bilir.<br />
    Murakabe Bilinci (İhsan Makamı): "Sen O'nu görmesen de O seni görüyor" bilinciyle yaşamaktır. Hiç kimsenin olmadığı, kapıların kapandığı, günahın cazip geldiği o "karanlık gecelerde", kara karıncayı gören Zat'ın bizi de gördüğünü unutmamaktır.<br />
    Yalnız Olmadığını Bilmek: Dünyanın dertleri altında ezildiğinde, kimse seni duymadığında, feryadın içine hapsolduğunda hatırla: Karıncanın ayak sesini duyan Allah, senin kalbinin kırık sesini de duyuyor.<br />
<br />
Muhterem Müslümanlar!<br />
<br />
Gelin, niyetlerimizi o kapkara gecenin gizli şirklerinden temizleyelim. Amellerimizi sadece ve sadece bizi her an gören, her an işiten Allah rızası için yapalım.<br />
<br />
Her ne ise, biz onların niyetlerini bir kenara bırakalım ve onların görüşleriyle ilgilenelim, daha doğrusu görüşlerini çürütelim.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ  مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ  سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ  وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ  فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ agnâ anhu mâluhu ve mâ keseb. Se yaslâ nâran zâte leheb. Vemraetuhu, hammâletel hatab. Fî cîdihâ hablun min mesed.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
"Ebu Leheb’in elleri kurusun; kurudu da. Malı ve kazandığı ona fayda vermedi. Yakında alevli bir ateşe (cehenneme) girecek. Boynunda bükülmüş bir ip olduğu hâlde, O nun ateşinin Odun taşıyıcı olarak karısı da cehenneme girecek." <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Tebbet Suresi, 1 ila 5. ayet)</span><br />
<br />
Bu sure-i celile, Ebu Leheb ölmeden yıllar önce nazil olmuştur. Surenin iniş sebebi şu hadisedir:<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) Kureyşlileri etrafında toplayarak: "Eğer ben size, düşmanın sabahleyin veya akşam üstü geleceğini söylersem, beni doğrular mısınız?" dedi. Onlar: "Evet." dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav): "Ben sizi şiddetli bir azaba karşı uyarıyorum." buyurdu. Ebu Leheb: "Bizi bunun için mi topladın? Yazıklar olsun sana, iki elin kurusun." dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ Tebbet suresini sonuna kadar inzal buyurdu. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(İbni Kesir, Fahreddini Razi)</span><br />
<br />
Görüldüğü gibi bu sure-i celile, Ebu Leheb ölmeden önce nazil olmuş ve Ebu Leheb'in iman etmeyeceğini beyan buyurmuştur. Bu sebeple müfessirler bu surenin gaybi bir mucize olduğunda ittifak etmiş ve şöyle demişlerdir:<br />
<br />
“Bu sure Peygamberimiz (sav)'in nübüvvetine apaçık bir delil ve ayan beyan bir mucizedir. Çünkü bu ayette: ‘Alevli ateşe girecektir. Odun taşıyıcısı olan karısı da…’ buyrularak onların şakiliği ve her ikisinin de iman etmeyeceği haber verilmiştir. Ve vakıa, tam ayetin haber verdiği gibi vuku bulmuş ve her ikisi de imana muvafık olamamışlardır.” [1]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَسَوَاء عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman edip inanmazlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym YÂSÎN Suresi 10. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, iman edip inanmazlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 6. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّكَ لَا تَهْدِي مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَكِنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَن يَشَاء وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve huve a’lemu bil muhtedîn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym KASAS Suresi 56. ayet)</span><br />
<br />
Bu ayetler o zaman "İmam ne derse desin, cemaat bildiğini okur." sözünü dogruluyor, ve öyle olunca onlarin kaderi inkar bahsi olan, bizlere eger uyarmak fayda etmeyen birşey olsaydi, bunca peygamber, ve bunca din, ve bunca kitap gönderilip, halka teblig edilirmiydi ki, ayette buyruldugu üzre :<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَقَالَ الَّذِينَ أَشْرَكُواْ لَوْ شَاء اللّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِ مِن شَيْءٍ نَّحْنُ وَلا آبَاؤُنَا وَلاَ حَرَّمْنَا مِن دُونِهِ مِن شَيْءٍ كَذَلِكَ فَعَلَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ إِلاَّ الْبَلاغُ الْمُبِينُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kâlellezîne eşrakû lev şâallâhu mâ abednâ min dûnihî min şey’in nahnu ve lâ âbâunâ ve lâ harramnâ min dûnihi min şey’in, kezâlike fe alâllezîne min kablihim, fe hel alâr rusuli illâl belâgul mubîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NAHL Suresi 35. ayet)</span><br />
<br />
Peygamberlere, Alimlere ve bize düşen, sadece apaçık bir tebliğdir. Biz kimsenin boynuna kilic dayayipda, iman gel diyemeyiz, dememeliyizde zaten, cünkü hür iradeye pranga vurmak olur o hal.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَإِذَ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلاَ تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاء ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْاْ بِهِ ثَمَناً قَلِيلاً فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve iz ehazallâhu mîsâkallezîne ûtûl kitâbe le tubeyyinunnehu lin nâsi ve lâ tektumûneh, fe nebezûhu verâe zuhûrihim veşterav bihî semenen kalîlâ, fe bi’se mâ yeşterûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 187. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tebbet Suresi Yorumumuz</span><br />
<br />
Ebu cehilin ve karisinin halini yorumumuz ise, bir firinci teyze düşünün ki, bu devirde, önüne ekmek pişirmek isteyen ve, hamurunu yapip, teknesini FIRINA getiren bir kadin, ve diger kadinda firinci teyze (cehennemin bekcisi Malike yada Melike hatun), ve o kadin önce teknesini getirir di  FIRINA, bizim köyde eskiden, sonrada gider birde firinin altinda yancak odununuda getirir ki, ekmegini firinci teyze pişirsin.  ve işte o ekmek olcak bugdaylar  un oldu, sonra hamur oldu, sonra ekmek bezesi oldu, sonrada firina  yani cehenneme sürülcek pişcek amma, pişmesi icinde, o sirtinda hurma lifleri getiren bir kadin,  ve firinci teyze onlari aldi ve firinin altina sürüp, yakip da ekmekleri, nar gibi kizartip pişirince, işde ebu cehilde tatti cehennemi, o kadinda, sirtinda, onu (Ebu Cehili) pişircek olan, yada yakcak olan odun liflerini, sirtinda getirmiş oldu bile, diye yorum getiriyoz bu sureye....<br />
<br />
Ebu cehil ve karisi söz ve nasihat kar etmeyenlerden sadece birisi işte, ve öyle olunca buna yorumumuz ise  :<br />
<br />
Yukardaki Resime bakip yaziyi okuyan anlayacakdir ki, dünyada bir cok alet erdavat var, ve tesisat var, elektrik tesisatlari, su tesisatlari, gaz tesisati, yine bir ucak pilot Kokpitinde,  bircok gösterge ve ayarlar var, ve bunlarin, ilk bakişda, ne  oldugunu, ne işe yaradigini, nasil kullanildigini, nasil baglanacagini, ne kadar gücleri oldugunu, neye yaradigni, kimler, yada kac kişi bilebilir degilmi? amma o ilmi tahsil etmiş bir elektrik tesisatcisi, yahut su tesisatcisi, yada bir ucak pilotu anlayabilir degil mi?<br />
öyle olunca Allah ki, yeri gögü yaratan, herşeyin hakimi, ve mülkün sahibi olan Allah, bir tesisatci kadar da mi bilgisi yok ki yarattigi kullari, doga, hayvan, güneş, ay,.. insan, bitki, ne yapar? gücü nedir?  neler yapamaz? bilmesin. Halbuki Allah in ilmi ve rahmeti her şeyi kuşatmıştır.<br />
<br />
öyle ilmi ile kuşatması tamamda, rahmeti nasil kuşatmıştır derseniz, rahmet su demek, dünyanin 3/4 ü su, yine insan bedeninin 3/4 ü su, yine hücredeki yapinin 3/4 ü su<br />
<br />
ve yine semada da, yedi tane su okyanusu, yada deryasi vardir ki, kurandan gecen yedi "Ha ve mim" harfi gösterir ki, yukarda 7 tane kat vardir ki, gök katmani, onlar ayri ayri deniz halindedir, rahmet halindedir, yani su halindedir. Nasil olur derseniz, mesela bulut tonlarca su ile doludur, amma semada ucabiliyor, tonlarca yagmur var, Allah a, bu tonlarca yagmuru semada tutmak zor gelmiyor, ve onlari semada ucuruyor, inecegi yere kadar melekleri taşiyor, ve bu gök semasi olan yedi "ha mim" in mahiyetinin aslinida, Allahu Teala ve Tekaddes hazretleri daha iyi bilir.<br />
ve Raşidi zikrindeki o ha mim ler, o yedi gök katmanini zikretmek için, unutmamak için işte, yani yagmur yagdirmak için, elbet buluta ihtiyac var degil mi? <br />
Yine Rabbimiz, Bir Tane Domates Tarlasinda, tonlarca domatesi yaratirken, birde  O nun (Allah in) melekleri, oturup, her birine adres yaziyor, mesela mektupa adres yazar gibi,  Temsili misal ile : Bu Domates Ankara Cebeci de, 13 numarali evde ki, fatma baciya gidecek, ve o falan tarihde, sabah kahvaltisinda, bunu, biber peynir,.. ve cay ile, saat filanda, falan filan ile birlikte, mutfakda ayakda (veya falanci numarali sandelyede otururuken) yiyecek,.....<br />
yani düşünün, böyle ciftci bir amcanin sekreter yada, işciler tutup, her bir domatese, mektupa yazar gibi, adres yazdirmak zorunda oldugunu, ve ne kadar zaman alir, o kadar domatese bibere,... adres yazmak, ve onu götüren kamyoncunun işi nasil zor, satan pazarcinin  işi ne kadar zor olurdu, amma Allah bunlari bizler hic hissetmeden ve zorluk da cekmeden, her sene, her gün, her ay, her lokmaya, her rizka yazip durur, bunlar : Allah in, bizlere rahmetinin genişligi, ve rahmetinin gadabini koyup gecip taşmasi degilde ne o zaman<br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayetle,<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Allah-u Azze ve Celle mahlukatı yaratmayı takdir buyurduklarında, kendi katında, arşın üstünde bulunan Levh-i Mahfuz’una Ana hafiza kartina (kudret kalemine emrederek): “Rahmetim gazabımı (öfkemi) koyup geçti.” diye yazdı.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müttefekun aleyh. Hadisin lafzı (3194) Buhârî'ye aittir)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَةَ رَبِّكَ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
E hum yaksimûne rahmete rabbike, nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâ ve rafa’nâ ba’dahum fevka ba’dın deracâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ, ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ZUHRÛF Suresi 32. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَمْ لَهُمْ نَصِيبٌ مِّنَ الْمُلْكِ فَإِذًا لاَّ يُؤْتُونَ النَّاسَ نَقِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Em lehum nasîbun minel mulki fe izen lâ yu’tûnen nâse nakîrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 53. ayet)</span><br />
<br />
öyleyse  "Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir."<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym KASAS Suresi 56. ayet)<br />
<br />
Yani bizler kainatin prototipini taşiyorsak bedenlerimizde, ve iyiler sag tarafi, ve kötülerde, sol tarafi temsil ediyorsa, birbirine zit degil, sadece simetrik dememiz lazim, cünkü kimse sag tarafini, sol tarafina cevirmesi için Allah a dua etmeyecegi gibi, ve sag el, sola takilinca bütün görevleri iptal olup, o el işe yaramayacagi, ve görevini ifa edemeyecegi gibi, kötülere iyi ol demek de böyledir, ve sag taraf, sagda güzel, sol tarafda, solda güzeldir.  Allah herşeyi yerli yerince yaratmiştir. ve kötüler her ne kadar, kumar oynamayani, kumara aliştirsada, yine zina etmeyeni zinaya, icki icmeyeni ickiye aliştrimaya calişsada, sag sagda güzel, sol solda daha güzel, sag in, yani, mümin birini calarken görmek, ne kadar kötü, <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"sana hic yakiştiramadik" </span>der herkes degil mi? öyle olunca, sag, sag ele yakişir,  ve iyi amel etmek ile sorumlu, iyilerde iyi işler yapmakla sorumlu, ve sol elde taharet ederken yanliş yapmiyordur zaten,......<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُوْلَئِكَ مُبَرَّؤُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
El habîsâtu lil habîsîne vel habîsûne lil habîsât, vet (:::)âtu lit (:::)îne vet (:::)ûne lit (:::)âti, ulâike muberraûne mimmâ yekûlûn, lehum magfiratun ve rızkun kerîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kötüler, kötülere; kötüler zaten kötülük icindir; temizlerde temizlere, temizler de temiz işlere lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NÛR Suresi 26. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kuranin Topluca ve birde parca parca inmesi meselesi</span><br />
<br />
Hz Muhammed i Gezen yürüyen kuran diye bildigimiz hal üzre, peygamberimiz dogunca, dünyaya gelince, kuran topluca inmiş oldu, ancak tam manasi ile inmesinin bitmesi ise, o 40 yaşina basipda, bütün vücudu, asil  halini alip, tam oturunca, yani olmasi gereken büyüklüge her uzuv erişince, toplu inmesi son buldu, ancak yine, tertil üzre, parca parca, peyder pey inmesi ise, peygamberimize peygamberlik verildikden sonra, gün ve gün, hayatin serancami icerisinde, ona lazim olan ayetler indi, aklina inzal oldu.<br />
Bunun yine misali ise, bedenimiz yine kainatin prototipi olunca, senin vücudunda mesela suya ihtiyac var, ve binlerce hücre, su su diye bagirirken, senin testiden su doldurup bir bardaga, bir bardak suyu, üc yudumda icmen demek, topluca suyu alman demek, ama o suyun yerleri olan her bir hücreye kadar ulaşmasi ise, epey bir zaman almakda. sen suyu icer icmez her hücre suya doymadi degilmi, o mide böbrek  ve kan ve akyuvar alyuvarlar derken, bir sürü işcinin elinden gece gece, ancak damarlar yolu ile hücrelere vasil olmakda, ve bu belli bir zaman almakda işde, bunu kuran in da  böyle, bütün olarak ve parca parca inzaline kiyas edin....<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kuran in Namazlarda ve dualarda ve zikirlerde Arapca okunmasi gerektiginin önemi hakkinda</span><br />
<br />
internete girip, bu benim vaazlari okuyup, dinlediginiz bilgisayari kullanmak için, klavyedeki <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Enter"</span> Tuşu her dilde ayni ENTER yani  geri tuşu geri tuşu  <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Back Space"</span> ise  back space, yani yine <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"ESC"</span>  ESC, <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"ALT" </span>Alt .  bu türkce olunca farkli, ingilizce farkli, yada arapca farkli degil, yani bu tuşlar nasil bilgisayari kulanmak için befehl (yani emir komutu) veren tuşlar ise, işde yazi yazarken tükcede yazabiliyoruz, bazi harfler haric, yine ve arapcada yaziyoruz,..... amma befehl tuşlari ise ayni, herkesde ayni, öyle olunca kuranin arapcasi işde bu kainatin yönetimindeki, befehl yani, emir komutlari gibidir. onlar ancak ve ancak, ana dili olan arapca söylendiginde o frekans araligi oluşur, ve yani entere basinca, bilgisayar bir kablosu ile bir frekansi biligsayar chipine (beynine) yolladigi gibi, sen o ismi yada, zikiri, duayi, sureyi, ancak ve ancak, arapca okudugun zaman o frekans araliginda bir sinyal, kainata, dilin ve damaganin sayesinde  beynin ve enerjin ve auran ile gider. işde ebced degerleri, yani kuranin matematiksel, yada metrix verileride bu yüzden önemlidir. ve o yüzden mesela <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"bin"</span> demek  1000 sayisal degerini, ben dil ile söyleyince, b i n diyorum, arapcda ise <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"elfe"</span> demek, yani, farkli kelime ve harfler var, ve her harfin frekansi farkli, nasil  notalrdaki do ile re, mi ile sol, ayni degilse, her harfinde frekansi ve ebced degeri farkli, ve öyle olunca, işde kuran da ancak arapca okundugunda, ve zikredildiginde, ve namaz arapca kuran ile kilindiginda, ezan arapca okundugunda, o frekans araligi oluşur, ve kainata gidecek, emir ve befehlde, ancak öyle gider, zikrimizin neden arapca olduguda bu yüzdendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Zikirimizdeki Ayetel Kürsi ve Muavazeteynlerin sayisi hakkinda</span><br />
<br />
Ayetel Kürsiyi durak yerlerinin sayısınca 17, kelimeleri sayısınca 50, harfleri sayısınca 170, resuller ve ashabı kiramin sayi adedince 313. defa okuyan kişinin her arzusu yerine gelir  demiş alimler. cünkü kuranin, bunlar metrixel deglerleridir. mesela bir evde 4 kişi varsa sen yapacagin dolma için, alacagin kiyma, bir porsiyon için degil,  4 porsiyon için yetecek kiyma olmali, ve lahana olmali bulgur olmali, yada pirinc olmali, su olmali degil mi? sen bunu yaparken bir porsiyonluk malzeme kullanirsan, nasil evdeki diger üc kişi ac kalirsa, işte zikirlerinde, surelerinde, ve kuran in belli metrixel degerleri vardir, onlar kac adet okunmasi gerektigini gösterir, nasil biz hidrojene "H 1", bilmem demire, "Fe 26" diyorsak, işte zikirlerinde sayisal degerini oluşturan etkenler vardir.<br />
<br />
Ayetel Kürsiyi 170 defa okumaya devam eden; hapisteyse hapisten kurtulur. Borçlu ise borcunu ödeme imkanı bulur. Rızık isterse geniş bir nimete erişir. Bu sayıda her farz namazının ardından okumaya devam ederse isteğine arzusuna çabuk kavuşur. Gece kıbleye yönelip okuduğunda da aynı şekilde istekleri kabul görür diye, rivayetlerden yola cikip, karar kilmişlar alimler.<br />
<br />
Ve geldik hicri yilbaşina, ve hicret günlerine, ve muharrem ayina, ve birde Hüseyin efendimizin, talihsiz şehid oldugu günlere (ayva hasati mevsimine) ve aşure orucu günlerine, ve aşure aşi mevsimine, nuh dede aşi mevsimine, ve gecen hafta ben gözetledim hilali, ve Eylülün 5-6-7 sinde  son hilali gördüm, ve 7 si son günü gibiydi, ve 8 inde ise hava bulutlu idi göremedim, ve  29 a tamam ettim, ve Eylülün 9 u Pazar günü hicri yilbaşi idi, ve öylede olunca,  18 Eylül 2018 Sali günüde Muharremin 10 u ve aşura günü, aşura orucu tutulmasi gereken gün, ve Muhammedin sünneti ile bir öncesi veya bir sonrasi ile 17-18-19 eylül yani<br />
<br />
Rabbim yeni senenizi, ve aşure ve hasat mevsiminizi  mübarek etsin (amellerinizin de, hasati bu mevsimde işte), ve isavilerin ve musavilerin de Erntedankfest yada Hanuka Bayramı ve Şükran Günlerini  (Thanksgiving Day) tebrik ederim.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1] sorularlaislamiyet com/allah-insanin-yapacagi-fiilleri-bilmez-iftirasi<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 9 Eylül 2018 Pazar<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Allahın Rahmeti ve ilmi Her Şeyi Kuşatmıştır</span><br />
<br />
(Kar©glanin 9 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
الَّذِينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu’minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne âmenû, rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke ve kıhim azâbel cahîm<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 7. ayet</span><br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Allahu Teala, kara gecede, kara taş üzerindeki kara karıncayı görür ve kara karıncanın ayak sesinide işitir. O nun ilmi her şeyi kuşatmıştır."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Hadisde kayip raviside kayip)</span><br />
<br />
Yakin minvaldeki hadis<br />
<br />
Hadis-i Şerif: "Sizin içinizde şirk, karanlık bir gecede, siyah bir taşın üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden (hareketinden) daha gizlidir." <br />
<br />
Kaynak: Başta Ebû Bekir (r.a.) ve Ma'kıl b. Yesâr olmak üzere sahabilerden rivayet edilen bu hadis, İmam Buhârî’nin el-Edebü’l-Müfred (Hadis no: 716)<br />
<br />
yeni update vaaza <br />
<br />
Bakara Suresi 22. ayette geçen <br />
"Bile bile Allah'a ortaklar koşmayın" ifadesini tefsir ederken Peygamberimizin amcasının oğlu Abdullah b. Abbas (r.a.) tam olarak sizin belirttiğiniz kelimeleri kullanmıştır:<br />
<br />
Sözü: "Ayet meali içinde geçen 'ortaklar (endâd)' ifadesi şirktir. Şirk ise, kapkara gecenin karanlığında, düz siyah bir taşın üzerinde karıncanın yürümesinden daha gizlidir." Kaynak: İbn Ebî Hâtim tefsirinde ve İbn Kesîr tefsirinde bu rivayet açıkça zikredilir.<br />
<br />
Kelam ve Tasavvuf Literatüründeki Yaygın Şekli (Ulema Sözü) : Sizin paylaştığınız "Allah Teala, kara gecede, kara taş üzerindeki kara karıncayı görür ve ayak sesini işitir. O'nun ilmi her şeyi kuşatmıştır" şeklindeki ibare, hadislerin bu tasvirinden mülhem (ilham alınarak) İslam alimleri ve mutasavvıflar tarafından Allah'ın sıfatlarını açıklamak için formüle edilmiş bir kelam cümlesidir. diyor yapay zeka<br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm, lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevm, lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fil ard, menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard, ve lâ yeûduhu hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">O, önündekileri ve arkasındakileri bilir. O’nun ilminin kuşatmadığı bir şey yoktur</span> hatta O’nun (dünyaya vaaz ettigi) kürsüsü bile, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O nun iki kudret eli arasındadır. O, yücedir, büyüktür.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 255. ayet)</span><br />
<br />
Cok zaman önce yazdigimiz  bir vaazimizda bahsettigimiz, bu : Allahu Teala nin, kara karincayi görmesi hikmetini, enine boyuna düşünüp, kurandaki delillerinide bulunca, iyice tefekkür edip araştiran yabancilar, sonunda Allahin bu iliminede vakif olmuşlar, ve uydu ve benzeri cihazlari ile, karanlik bir gecede, kara taşin üzerindeki bir kipirtiyi, tespit edebiliyorlar, ve ona silah atip, onu isterse öldürüp, isterse durdurabilcek silahida icad etmişler. eee yilardir bu hadisi  ve hikmeti duyupda, bir gayret göstermeyen müslümanlar nerede peki!!!!<br />
Halbuki bu hikmeti bizim bilip, bunu, bu buluşu da bizim keşfetmemiz lazim degilmiydi? <br />
Biz gibi alimler, her ne kadar böyle bilgiler vaaz etsek, uyanin dersek de, derler ki :<br />
<br />
"İmam ne derse desin, cemaat bildiğini okur."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Atasözü) </span><br />
<br />
ve Allahin Takdiri yani kader yazisi icinde öyle denir ki : sen ne yaparsan yap, ancak olcak olan olur, yani :<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Kader hususunda klişe söz, ve genel kural)</span><br />
<br />
"Allah ın takdir ettiği (olmasını murad ettiği) bir şeyi, kimse tehir edemez, yani geciktiremez bile, Allah ın Tehir ettiği (olmasını istemediği) bir şeyi de, kimse oldurup meydana getiremez."<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ اللَّهِ شَيْئًا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًا بَلْ كَانَ اللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
kul fe men yemliku lekum minallâhi şey’en in erâde bikum darran ev erâde bikum nef’â, bel kânallâhu bi mâ ta’melûne habîrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
"De ki: “Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O’na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardı."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym FETİH Suresi 11. ayetten pasaj)</span><br />
<br />
Eger  herşey takdir işte deyip, bizler yan gelip yatarsak, elbet Allah bizlere nasip etmez bu bilgileri, Allah calişana emeginin karşiligini verecegini vaad ediyor kuranda ve buyurdu ki :<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Bilsin ki! insan için ancak, kendi çalışmasının karşılığı vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NECM Suresi 39. ayet)</span><br />
<br />
Onlar buldular bildiler ve erdiler o ilme, onlarin sayesinde bizlerde o buluşlardan cüz i mikdarda fayda görmekteyiz, yahut kullanmaktayiz işte... eee o zaman biz yattik ve nerden erdik bu ilme ve aletlere, calişmadan ermiş olmuyoz mu? oluyor, eee o zaman bizler eskiden yaptigimiz amellerimizin karşiligi olarak, bu cennet vaktinde, altin cagda, bu ilimlere ermiş olduk, onlar bizim cennetimizi imar etmiş oldular, hem kendi cennetlerini, hemde,  önceki hayatlarinda, iyi ve güzel amel yapmiş olan, bütün isavisi, musavisi, mecusisi, budisti,... ve digerlerinin cennetini imar etmiş oldular işte. Yoksa yatana lokma yok deniyor kuranda,  hem yatip, hemde böyle bu kazanmak nerden cikdi derseniz!! işte bizim tezimizin dogrulugu ortaya cikar ancak işte.. ve bu dünyada cennetlerde kurulmuş, sahiplerini hem bekler hem girenlere hizmet eder, yine cehennemlerde kurulmuş, sahiplerini ögütüyor işte, girecek olanlarida bekler durur.....<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ALINTI BAŞI</span><br />
<br />
Ne acayip bir zamanda yaşıyoruz! Kimi, kendini yaratan Allah'ı inkâr ediyor; kimi de Müslüman olduğunu iddia edip inandığı Allah'ın ilmini inkâr ediyor.<br />
<br />
Bir kâfirin, Allah'ın her şeyi kuşatan ilmini inkâr etmesini, hadi bir derece anladık diyelim. Peki, Müslüman'ım diyen ve sözüm ona ilim sahibi olduğunu iddia eden kişinin, Allah'ın ilmini inkâr etmesini neyle izah edeceğiz. Cahillikle mi, art niyetle mi, yoksa bu dini bozma gayretiyle mi?..<br />
<br />
Aziz Müminler, Değerli Cemaat!<br />
<br />
Okuduğumuz Ayet-el Kürsi ve müfessirlerin Sultanı İbn Abbas’ın (r.a.) o eşsiz tefsiri bizlere çok sarsıcı bir hakikati haykırmaktadır: Bizler asla başıboş değiliz. Asla yalnız ve gizli değiliz.<br />
Gecenin en karanlık anında, simsiyah bir taşın üzerinde yürüyen o küçücük kara karıncanın ayak sesini işiten ve onun adımlarını gören bir Rabbimiz var. O’nun ilmi ve basireti her şeyi kuşatmıştır.<br />
Peki, bu hakikat bizim hayatımıza nasıl yön vermelidir?<br />
<br />
    Gizli Şirkten Kaçınmak: Şirk sadece taşa, puta tapmak değildir. İbn Abbas'ın buyurduğu gibi, ibadetlerimize, niyetlerimize sızan ve karıncanın ayak sesinden daha gizli olan o riya (gösteriş), "Allah'tan başkasından medet umma" hastalığı da gizli şirktir. Rabbimiz içimizdeki o en ince fısıltıyı bile bilir.<br />
    Murakabe Bilinci (İhsan Makamı): "Sen O'nu görmesen de O seni görüyor" bilinciyle yaşamaktır. Hiç kimsenin olmadığı, kapıların kapandığı, günahın cazip geldiği o "karanlık gecelerde", kara karıncayı gören Zat'ın bizi de gördüğünü unutmamaktır.<br />
    Yalnız Olmadığını Bilmek: Dünyanın dertleri altında ezildiğinde, kimse seni duymadığında, feryadın içine hapsolduğunda hatırla: Karıncanın ayak sesini duyan Allah, senin kalbinin kırık sesini de duyuyor.<br />
<br />
Muhterem Müslümanlar!<br />
<br />
Gelin, niyetlerimizi o kapkara gecenin gizli şirklerinden temizleyelim. Amellerimizi sadece ve sadece bizi her an gören, her an işiten Allah rızası için yapalım.<br />
<br />
Her ne ise, biz onların niyetlerini bir kenara bırakalım ve onların görüşleriyle ilgilenelim, daha doğrusu görüşlerini çürütelim.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ  مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ  سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ  وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ  فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ agnâ anhu mâluhu ve mâ keseb. Se yaslâ nâran zâte leheb. Vemraetuhu, hammâletel hatab. Fî cîdihâ hablun min mesed.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
"Ebu Leheb’in elleri kurusun; kurudu da. Malı ve kazandığı ona fayda vermedi. Yakında alevli bir ateşe (cehenneme) girecek. Boynunda bükülmüş bir ip olduğu hâlde, O nun ateşinin Odun taşıyıcı olarak karısı da cehenneme girecek." <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Tebbet Suresi, 1 ila 5. ayet)</span><br />
<br />
Bu sure-i celile, Ebu Leheb ölmeden yıllar önce nazil olmuştur. Surenin iniş sebebi şu hadisedir:<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) Kureyşlileri etrafında toplayarak: "Eğer ben size, düşmanın sabahleyin veya akşam üstü geleceğini söylersem, beni doğrular mısınız?" dedi. Onlar: "Evet." dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav): "Ben sizi şiddetli bir azaba karşı uyarıyorum." buyurdu. Ebu Leheb: "Bizi bunun için mi topladın? Yazıklar olsun sana, iki elin kurusun." dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ Tebbet suresini sonuna kadar inzal buyurdu. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(İbni Kesir, Fahreddini Razi)</span><br />
<br />
Görüldüğü gibi bu sure-i celile, Ebu Leheb ölmeden önce nazil olmuş ve Ebu Leheb'in iman etmeyeceğini beyan buyurmuştur. Bu sebeple müfessirler bu surenin gaybi bir mucize olduğunda ittifak etmiş ve şöyle demişlerdir:<br />
<br />
“Bu sure Peygamberimiz (sav)'in nübüvvetine apaçık bir delil ve ayan beyan bir mucizedir. Çünkü bu ayette: ‘Alevli ateşe girecektir. Odun taşıyıcısı olan karısı da…’ buyrularak onların şakiliği ve her ikisinin de iman etmeyeceği haber verilmiştir. Ve vakıa, tam ayetin haber verdiği gibi vuku bulmuş ve her ikisi de imana muvafık olamamışlardır.” [1]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَسَوَاء عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman edip inanmazlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym YÂSÎN Suresi 10. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, iman edip inanmazlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 6. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّكَ لَا تَهْدِي مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَكِنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَن يَشَاء وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve huve a’lemu bil muhtedîn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym KASAS Suresi 56. ayet)</span><br />
<br />
Bu ayetler o zaman "İmam ne derse desin, cemaat bildiğini okur." sözünü dogruluyor, ve öyle olunca onlarin kaderi inkar bahsi olan, bizlere eger uyarmak fayda etmeyen birşey olsaydi, bunca peygamber, ve bunca din, ve bunca kitap gönderilip, halka teblig edilirmiydi ki, ayette buyruldugu üzre :<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَقَالَ الَّذِينَ أَشْرَكُواْ لَوْ شَاء اللّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِ مِن شَيْءٍ نَّحْنُ وَلا آبَاؤُنَا وَلاَ حَرَّمْنَا مِن دُونِهِ مِن شَيْءٍ كَذَلِكَ فَعَلَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ إِلاَّ الْبَلاغُ الْمُبِينُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kâlellezîne eşrakû lev şâallâhu mâ abednâ min dûnihî min şey’in nahnu ve lâ âbâunâ ve lâ harramnâ min dûnihi min şey’in, kezâlike fe alâllezîne min kablihim, fe hel alâr rusuli illâl belâgul mubîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NAHL Suresi 35. ayet)</span><br />
<br />
Peygamberlere, Alimlere ve bize düşen, sadece apaçık bir tebliğdir. Biz kimsenin boynuna kilic dayayipda, iman gel diyemeyiz, dememeliyizde zaten, cünkü hür iradeye pranga vurmak olur o hal.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَإِذَ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلاَ تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاء ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْاْ بِهِ ثَمَناً قَلِيلاً فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve iz ehazallâhu mîsâkallezîne ûtûl kitâbe le tubeyyinunnehu lin nâsi ve lâ tektumûneh, fe nebezûhu verâe zuhûrihim veşterav bihî semenen kalîlâ, fe bi’se mâ yeşterûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 187. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tebbet Suresi Yorumumuz</span><br />
<br />
Ebu cehilin ve karisinin halini yorumumuz ise, bir firinci teyze düşünün ki, bu devirde, önüne ekmek pişirmek isteyen ve, hamurunu yapip, teknesini FIRINA getiren bir kadin, ve diger kadinda firinci teyze (cehennemin bekcisi Malike yada Melike hatun), ve o kadin önce teknesini getirir di  FIRINA, bizim köyde eskiden, sonrada gider birde firinin altinda yancak odununuda getirir ki, ekmegini firinci teyze pişirsin.  ve işte o ekmek olcak bugdaylar  un oldu, sonra hamur oldu, sonra ekmek bezesi oldu, sonrada firina  yani cehenneme sürülcek pişcek amma, pişmesi icinde, o sirtinda hurma lifleri getiren bir kadin,  ve firinci teyze onlari aldi ve firinin altina sürüp, yakip da ekmekleri, nar gibi kizartip pişirince, işde ebu cehilde tatti cehennemi, o kadinda, sirtinda, onu (Ebu Cehili) pişircek olan, yada yakcak olan odun liflerini, sirtinda getirmiş oldu bile, diye yorum getiriyoz bu sureye....<br />
<br />
Ebu cehil ve karisi söz ve nasihat kar etmeyenlerden sadece birisi işte, ve öyle olunca buna yorumumuz ise  :<br />
<br />
Yukardaki Resime bakip yaziyi okuyan anlayacakdir ki, dünyada bir cok alet erdavat var, ve tesisat var, elektrik tesisatlari, su tesisatlari, gaz tesisati, yine bir ucak pilot Kokpitinde,  bircok gösterge ve ayarlar var, ve bunlarin, ilk bakişda, ne  oldugunu, ne işe yaradigini, nasil kullanildigini, nasil baglanacagini, ne kadar gücleri oldugunu, neye yaradigni, kimler, yada kac kişi bilebilir degilmi? amma o ilmi tahsil etmiş bir elektrik tesisatcisi, yahut su tesisatcisi, yada bir ucak pilotu anlayabilir degil mi?<br />
öyle olunca Allah ki, yeri gögü yaratan, herşeyin hakimi, ve mülkün sahibi olan Allah, bir tesisatci kadar da mi bilgisi yok ki yarattigi kullari, doga, hayvan, güneş, ay,.. insan, bitki, ne yapar? gücü nedir?  neler yapamaz? bilmesin. Halbuki Allah in ilmi ve rahmeti her şeyi kuşatmıştır.<br />
<br />
öyle ilmi ile kuşatması tamamda, rahmeti nasil kuşatmıştır derseniz, rahmet su demek, dünyanin 3/4 ü su, yine insan bedeninin 3/4 ü su, yine hücredeki yapinin 3/4 ü su<br />
<br />
ve yine semada da, yedi tane su okyanusu, yada deryasi vardir ki, kurandan gecen yedi "Ha ve mim" harfi gösterir ki, yukarda 7 tane kat vardir ki, gök katmani, onlar ayri ayri deniz halindedir, rahmet halindedir, yani su halindedir. Nasil olur derseniz, mesela bulut tonlarca su ile doludur, amma semada ucabiliyor, tonlarca yagmur var, Allah a, bu tonlarca yagmuru semada tutmak zor gelmiyor, ve onlari semada ucuruyor, inecegi yere kadar melekleri taşiyor, ve bu gök semasi olan yedi "ha mim" in mahiyetinin aslinida, Allahu Teala ve Tekaddes hazretleri daha iyi bilir.<br />
ve Raşidi zikrindeki o ha mim ler, o yedi gök katmanini zikretmek için, unutmamak için işte, yani yagmur yagdirmak için, elbet buluta ihtiyac var degil mi? <br />
Yine Rabbimiz, Bir Tane Domates Tarlasinda, tonlarca domatesi yaratirken, birde  O nun (Allah in) melekleri, oturup, her birine adres yaziyor, mesela mektupa adres yazar gibi,  Temsili misal ile : Bu Domates Ankara Cebeci de, 13 numarali evde ki, fatma baciya gidecek, ve o falan tarihde, sabah kahvaltisinda, bunu, biber peynir,.. ve cay ile, saat filanda, falan filan ile birlikte, mutfakda ayakda (veya falanci numarali sandelyede otururuken) yiyecek,.....<br />
yani düşünün, böyle ciftci bir amcanin sekreter yada, işciler tutup, her bir domatese, mektupa yazar gibi, adres yazdirmak zorunda oldugunu, ve ne kadar zaman alir, o kadar domatese bibere,... adres yazmak, ve onu götüren kamyoncunun işi nasil zor, satan pazarcinin  işi ne kadar zor olurdu, amma Allah bunlari bizler hic hissetmeden ve zorluk da cekmeden, her sene, her gün, her ay, her lokmaya, her rizka yazip durur, bunlar : Allah in, bizlere rahmetinin genişligi, ve rahmetinin gadabini koyup gecip taşmasi degilde ne o zaman<br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayetle,<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Allah-u Azze ve Celle mahlukatı yaratmayı takdir buyurduklarında, kendi katında, arşın üstünde bulunan Levh-i Mahfuz’una Ana hafiza kartina (kudret kalemine emrederek): “Rahmetim gazabımı (öfkemi) koyup geçti.” diye yazdı.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müttefekun aleyh. Hadisin lafzı (3194) Buhârî'ye aittir)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَةَ رَبِّكَ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
E hum yaksimûne rahmete rabbike, nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâ ve rafa’nâ ba’dahum fevka ba’dın deracâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ, ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ZUHRÛF Suresi 32. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَمْ لَهُمْ نَصِيبٌ مِّنَ الْمُلْكِ فَإِذًا لاَّ يُؤْتُونَ النَّاسَ نَقِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Em lehum nasîbun minel mulki fe izen lâ yu’tûnen nâse nakîrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 53. ayet)</span><br />
<br />
öyleyse  "Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir."<br />
<br />
(Sadakallahul Aziym KASAS Suresi 56. ayet)<br />
<br />
Yani bizler kainatin prototipini taşiyorsak bedenlerimizde, ve iyiler sag tarafi, ve kötülerde, sol tarafi temsil ediyorsa, birbirine zit degil, sadece simetrik dememiz lazim, cünkü kimse sag tarafini, sol tarafina cevirmesi için Allah a dua etmeyecegi gibi, ve sag el, sola takilinca bütün görevleri iptal olup, o el işe yaramayacagi, ve görevini ifa edemeyecegi gibi, kötülere iyi ol demek de böyledir, ve sag taraf, sagda güzel, sol tarafda, solda güzeldir.  Allah herşeyi yerli yerince yaratmiştir. ve kötüler her ne kadar, kumar oynamayani, kumara aliştirsada, yine zina etmeyeni zinaya, icki icmeyeni ickiye aliştrimaya calişsada, sag sagda güzel, sol solda daha güzel, sag in, yani, mümin birini calarken görmek, ne kadar kötü, <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"sana hic yakiştiramadik" </span>der herkes degil mi? öyle olunca, sag, sag ele yakişir,  ve iyi amel etmek ile sorumlu, iyilerde iyi işler yapmakla sorumlu, ve sol elde taharet ederken yanliş yapmiyordur zaten,......<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُوْلَئِكَ مُبَرَّؤُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
El habîsâtu lil habîsîne vel habîsûne lil habîsât, vet (:::)âtu lit (:::)îne vet (:::)ûne lit (:::)âti, ulâike muberraûne mimmâ yekûlûn, lehum magfiratun ve rızkun kerîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kötüler, kötülere; kötüler zaten kötülük icindir; temizlerde temizlere, temizler de temiz işlere lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NÛR Suresi 26. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kuranin Topluca ve birde parca parca inmesi meselesi</span><br />
<br />
Hz Muhammed i Gezen yürüyen kuran diye bildigimiz hal üzre, peygamberimiz dogunca, dünyaya gelince, kuran topluca inmiş oldu, ancak tam manasi ile inmesinin bitmesi ise, o 40 yaşina basipda, bütün vücudu, asil  halini alip, tam oturunca, yani olmasi gereken büyüklüge her uzuv erişince, toplu inmesi son buldu, ancak yine, tertil üzre, parca parca, peyder pey inmesi ise, peygamberimize peygamberlik verildikden sonra, gün ve gün, hayatin serancami icerisinde, ona lazim olan ayetler indi, aklina inzal oldu.<br />
Bunun yine misali ise, bedenimiz yine kainatin prototipi olunca, senin vücudunda mesela suya ihtiyac var, ve binlerce hücre, su su diye bagirirken, senin testiden su doldurup bir bardaga, bir bardak suyu, üc yudumda icmen demek, topluca suyu alman demek, ama o suyun yerleri olan her bir hücreye kadar ulaşmasi ise, epey bir zaman almakda. sen suyu icer icmez her hücre suya doymadi degilmi, o mide böbrek  ve kan ve akyuvar alyuvarlar derken, bir sürü işcinin elinden gece gece, ancak damarlar yolu ile hücrelere vasil olmakda, ve bu belli bir zaman almakda işde, bunu kuran in da  böyle, bütün olarak ve parca parca inzaline kiyas edin....<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kuran in Namazlarda ve dualarda ve zikirlerde Arapca okunmasi gerektiginin önemi hakkinda</span><br />
<br />
internete girip, bu benim vaazlari okuyup, dinlediginiz bilgisayari kullanmak için, klavyedeki <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Enter"</span> Tuşu her dilde ayni ENTER yani  geri tuşu geri tuşu  <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Back Space"</span> ise  back space, yani yine <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"ESC"</span>  ESC, <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"ALT" </span>Alt .  bu türkce olunca farkli, ingilizce farkli, yada arapca farkli degil, yani bu tuşlar nasil bilgisayari kulanmak için befehl (yani emir komutu) veren tuşlar ise, işde yazi yazarken tükcede yazabiliyoruz, bazi harfler haric, yine ve arapcada yaziyoruz,..... amma befehl tuşlari ise ayni, herkesde ayni, öyle olunca kuranin arapcasi işde bu kainatin yönetimindeki, befehl yani, emir komutlari gibidir. onlar ancak ve ancak, ana dili olan arapca söylendiginde o frekans araligi oluşur, ve yani entere basinca, bilgisayar bir kablosu ile bir frekansi biligsayar chipine (beynine) yolladigi gibi, sen o ismi yada, zikiri, duayi, sureyi, ancak ve ancak, arapca okudugun zaman o frekans araliginda bir sinyal, kainata, dilin ve damaganin sayesinde  beynin ve enerjin ve auran ile gider. işde ebced degerleri, yani kuranin matematiksel, yada metrix verileride bu yüzden önemlidir. ve o yüzden mesela <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"bin"</span> demek  1000 sayisal degerini, ben dil ile söyleyince, b i n diyorum, arapcda ise <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"elfe"</span> demek, yani, farkli kelime ve harfler var, ve her harfin frekansi farkli, nasil  notalrdaki do ile re, mi ile sol, ayni degilse, her harfinde frekansi ve ebced degeri farkli, ve öyle olunca, işde kuran da ancak arapca okundugunda, ve zikredildiginde, ve namaz arapca kuran ile kilindiginda, ezan arapca okundugunda, o frekans araligi oluşur, ve kainata gidecek, emir ve befehlde, ancak öyle gider, zikrimizin neden arapca olduguda bu yüzdendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Zikirimizdeki Ayetel Kürsi ve Muavazeteynlerin sayisi hakkinda</span><br />
<br />
Ayetel Kürsiyi durak yerlerinin sayısınca 17, kelimeleri sayısınca 50, harfleri sayısınca 170, resuller ve ashabı kiramin sayi adedince 313. defa okuyan kişinin her arzusu yerine gelir  demiş alimler. cünkü kuranin, bunlar metrixel deglerleridir. mesela bir evde 4 kişi varsa sen yapacagin dolma için, alacagin kiyma, bir porsiyon için degil,  4 porsiyon için yetecek kiyma olmali, ve lahana olmali bulgur olmali, yada pirinc olmali, su olmali degil mi? sen bunu yaparken bir porsiyonluk malzeme kullanirsan, nasil evdeki diger üc kişi ac kalirsa, işte zikirlerinde, surelerinde, ve kuran in belli metrixel degerleri vardir, onlar kac adet okunmasi gerektigini gösterir, nasil biz hidrojene "H 1", bilmem demire, "Fe 26" diyorsak, işte zikirlerinde sayisal degerini oluşturan etkenler vardir.<br />
<br />
Ayetel Kürsiyi 170 defa okumaya devam eden; hapisteyse hapisten kurtulur. Borçlu ise borcunu ödeme imkanı bulur. Rızık isterse geniş bir nimete erişir. Bu sayıda her farz namazının ardından okumaya devam ederse isteğine arzusuna çabuk kavuşur. Gece kıbleye yönelip okuduğunda da aynı şekilde istekleri kabul görür diye, rivayetlerden yola cikip, karar kilmişlar alimler.<br />
<br />
Ve geldik hicri yilbaşina, ve hicret günlerine, ve muharrem ayina, ve birde Hüseyin efendimizin, talihsiz şehid oldugu günlere (ayva hasati mevsimine) ve aşure orucu günlerine, ve aşure aşi mevsimine, nuh dede aşi mevsimine, ve gecen hafta ben gözetledim hilali, ve Eylülün 5-6-7 sinde  son hilali gördüm, ve 7 si son günü gibiydi, ve 8 inde ise hava bulutlu idi göremedim, ve  29 a tamam ettim, ve Eylülün 9 u Pazar günü hicri yilbaşi idi, ve öylede olunca,  18 Eylül 2018 Sali günüde Muharremin 10 u ve aşura günü, aşura orucu tutulmasi gereken gün, ve Muhammedin sünneti ile bir öncesi veya bir sonrasi ile 17-18-19 eylül yani<br />
<br />
Rabbim yeni senenizi, ve aşure ve hasat mevsiminizi  mübarek etsin (amellerinizin de, hasati bu mevsimde işte), ve isavilerin ve musavilerin de Erntedankfest yada Hanuka Bayramı ve Şükran Günlerini  (Thanksgiving Day) tebrik ederim.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1] sorularlaislamiyet com/allah-insanin-yapacagi-fiilleri-bilmez-iftirasi<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 9 Eylül 2018 Pazar<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allah insanı bazen günaha muhtaç kılar]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34758</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:12:13 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34758</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Allah insanı bazen günaha muhtaç kılar</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 16 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym YASİN Suresi 82. ayet)</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Kardeşine tebessüm etmen sadakadır. Emri bil maruf nehyi anil münker yani İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldaki taşı kaldırman yani Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır(bazi güzel işlere engel olmaya calişanlarla yapacagin mücadele de buna girer) .<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
مَا نَنسَخْ مِنْ آيَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِّنْهَا أَوْ مِثْلِهَا أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللّهَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Mâ nensah min âyetin ev nunsihâ ne’ti bi hayrin minhâ ev mislihâ e lem ta’lem ennallâhe alâ kulli şey’in kadîr.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini </span>bilmez misin?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 106. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّن بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّ فَاعْفُواْ وَاصْفَحُواْ حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vedde kesîrun min ehlil kitâbi lev yeruddûnekum min ba’di îmânikum kuffârân, haseden min indi enfusihim min ba’di mâ tebeyyene lehumul hakku, fa’fû vasfehû hattâ ye’tiyallâhu bi emrihi, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar  hoşgörü ile onlarla mücadele edin. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 109. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hayat hep mi haketmediklerimizi sunup önümüze döker</span><br />
<br />
Kime sorsam hangi kapıyı çalsam<br />
içinde kalmış bir ses<br />
"ben bunları haketmemişdim" diyor sanki<br />
ey hayat<br />
sen bize<br />
önce haketmediklerimizi sunuyorsan<br />
ne zaman hakettiklerimize sıra gelecek<br />
bekliyorum olmuyor<br />
istiyorum olmuyor<br />
deniyorum olmuyor<br />
yok yok yok<br />
hiçmi iyi şeyleri haketmedik bee diye, biz gibi feleğe dem vurup, yaradana yakaranlara, ayette buyruldu ki :<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (yani başina gelen iyilikde kötülükde kendi yaptigi amelinden (kazancindan) dolayidir)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 286. ayetten pasaj)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَوَلَمَّا أَصَابَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّى هَذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
أَوَلَمَّا أَصَابَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّى هَذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Baaşkalarinin başlarına iki misli olarak gelen felâketten bir misline siz de uğrayınca, bu da nereden dediniz ("ben bunları haketmemişdim"dediniz ). De ki: Bu, sizin katınızdan geldi (yani başina gelen iyilikde kötülükde kendi yaptigin amelinden (kazancindan) dolayidir yaptigin amelinle, Allah katinda kar mi ettin, yoksa zararmi ettin, işte bunun ile karşina cikdi, velhasil hesabin görüldü işte) ve Allah'ın, şüphe yok ki her şeye gücü yeter.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 165. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى إِنَّمَا تُنذِرُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالغَيْبِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَمَن تَزَكَّى فَإِنَّمَا يَتَزَكَّى لِنَفْسِهِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve lâ tezirû vâziratun vizra uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salâte, ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, bir başkasına kendi günahını yüklemeye çalışırsa, ondan hiçbir şey öbürüne yüklenilmez, hatta velevki  bu akrabası  yakını kimseler olsa da. Senin uyarıların ancak, gelecegi henüz görmedikleri hâlde, Rablerinden, gelecekte onlara olacak olanlar için  korkanlara, ve namazlarina devam edenlere kılanlara geçerli olur(yani ahirete iman eden müsülmanlara) . Kimse öyle sütten çıkma ak kaşık gibi kendisini  öyle "ben bunları haketmemişdim"  diye falan temize çıkarmasın. Dönüş ancak Allah’adır (çünkü hesabınızı Allah görmüştür, o hesap yanlış olamaz).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym FÂTIR Suresi 18. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Beyazıdı Sabah Namazina Kaldıran Şeytan</span><br />
<br />
iyiler iyilik ile beslenir kötülerde kötülükten beslenir, yani müslüman temizlikden sihhat bulur, mikroplarda hasta edenler ise, pislikten beslenir.<br />
<br />
Bayezid-i Bistami Allah aşkında o kadar ileri ve ibadette o derece yüksekti ki,namaz kılarken Allah korkusundan göğüs kemikleri gıcırdar, yanında bulunanlar bunu duyardı.<br />
<br />
Bayezid-i Bistami,bir gece çok uykusuz ve yorgundu. Bu yüzden uykusu çok ağırlaşmış, sabah namazına uyanamamıştı. Namazını kaza edip ağlayıp inledi, sel gibi göz yaşı döktü. O kadar çok tövbe istiğfar etti ki, üzüntü ve acıdan yanan kalbini sevince boğacak şöyle bir ses işitti:<br />
<br />
-Ey Bayezid,bu günahını affettim. Pişmanlık ve ağlamanada, yetmiş bin namaz sevabı ihsan ettim.<br />
<br />
Aradan birkaç ay geçtikden sonra yine uykusu bastırdı.Şeytan gelip,Bayezid-i Bistami'nin mübarek ayağından tutarak uyandırdı:<br />
<br />
Kalk namazın geçmek üzere,dedi. Bayezid-i Bistami karşısında şeytanı görünce şaşırdı:<br />
<br />
-Ey mel'un! Sen hiç böyle yapmazdın. Herkesin namazının geçikmesini, kazaya kalmasını isterdin. Şimdi nasıl olduda beni uyandırdın?<br />
<br />
Şeytan şu cevabı verdi:<br />
<br />
-Birkaç ay önce sabah namazını kaçırdığında, pişmanlığın ve üzüntün sebebiyle çok ağlayıp inlediğin için affedilmiş, ayrıca yetmiş bin namaz sevabı almıştın. Bugün okadar sevaba kavuşmayasın diye seni uyandırdım!<br />
<br />
yani şeytan sana bir iyilik yapiyorsa bil ki, senin cikarina degildir o, onun ondan bir cikari vardir da, ondan yapiyordur yani.<br />
<br />
<br />
iyilikten beslenen mikrop olur mu? iyilik eden şeytan olur mu? <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Sizlerden her bir kimsenin yanına, cinlerden bir karin(köy grup) ve meleklerden bir karin(köy grup) tevkil edilmiştir. Sahabeler : “Sana da mı ey Allah’ın Resulü?” dediler. Resulullah : “Bana da. Ancak Allah onun hakkında bana yardım etti ve Müslüman oldu. Bana hayırdan başka bir şey emretmiyor.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif ,  Müslim, Ahmed)</span><br />
<br />
“Benim şeytanım bana teslim oldu.” <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Tirmizi, Rada 17; Müsned, III/309)</span><br />
<br />
yani her mikrop, mikroptur zararlidir, amma penicilin mikrobu yararli mikroptur yine. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kuduz aşısının bulunuş hikayesi:</span><br />
<br />
6 Temmuz 1885 tarihinde Joseph Meister adlı bir çocuk kuduz bir köpek tarafından on dört yerinden ısırıldığında, anne ve babası çocuğu Pasteur’e getirdi. Pastör, cocukdan  hergün bir miktar kuduz mikrabunu alip inceliyordu, ve bir gün incelemesi bitince, ilk aldığı eski kuduz mikrobu kutusundaki mikroplari,  yeni aldığı kutunun icine boşaltti, ve ertesi gün baksa ki, o eski mikroplar, yeni mikroplari yemeye yok etmeye başlamiş, ve böylece eski kuduz mikrobunun, kuduzu tedavi ettigini gördü, ve böylece ilk defa Kuduz aşısı keşfedilmiş oldu. yani eski mikropda, yani akillanmiş tecrübeli şeytanda, insana iyiligi dokunan şeytan oluverir, nitekim muhammedin ki gibi.  <br />
ve Pastör ne kadar zenginmiş ki, o devirde, mikroplari görecek kadar, bir iyi mikroskopa sahipmiş, halbuki, o devirin en iyi mikroskopu, bugünün en cilizina eş degerdedir ancak. ve ben  gecen seneydi galiba, bir mikroskop satin aldim, bütcemin elverdigi bir mikroskop, amma ancak ilkokul cocugu mikroskupu, yani bakinca suyun icini bile göstermiyor, ve iyi bir mikroskop 5000 euro falan filen diyorlar, yani dün o devirde pastör ne ile gördü de, ben bu gün böyle bir mikroskopa sahip olamiyon? neden? halbuki pahali falan degil, maliyetide o kadar pahali degil, amma sebeb, insanlar uyanip, mikroplari görüpte, orda burda tedavi bulanlar olmasin, ve gizli örgüt insanlari hasta etmeye devam etsin diye, sattirmiyorlar öyle ucuza mikroskoplari. Halbuki şişe dibi cam koyacaklar sadece. Dün Fatihin hocasi Akşemseddin, ilk mikrobu ne ile gördü, paşabahce cay bardaginin dibi ile bakdi gördü, sişe dibi cam len, maliyeti ne olaki yani, o ince belli bardagin dibi biraz kalin dibi olan ile gördüde, bana cay bardak fiyatinda olan merceki takipda, iyi bir mikrokopu satamadi bu uyaniklar. satmaaz neden? dedik ya, bizleri hasta edip ilac satmaya devam edeceklerde ondan.<br />
Yine yukarda yazdigim Kuduz aşısının bulunuş hikayesini, internette aradim, vermiyor. sadece kalipsal bilgi veriyor, ve o hayvanlara uygulanan aşiyi o cocuga uyguladi, ve cocuk iyi oldu diye okul kitaplarinda yaziyor galiba, internettekilerde onlardan alinti. Halbuki eski kuduz mikrobu, yenileri öldürüyor diye ögretse, o cocugun kafasi calişcak, belki araştrimaci biyologlar dogacak akilli cocuklar olacak. Kendi başina gelse caresini kendi bile bulabilcek belkide, amma işte ögretmiyor. yani cahil halk, okumuş ögrenci amma, ona ragmen bilgi cahili ögrenci yetiştriliyor işte velhasil kelam.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu haftaki cennet tasvirimiz</span><br />
<br />
Bakin mikrokoplar cenneti, ve iyi mikroplar yada, mikroplarin bile iyilikden başka caresi ve cikari kalmadigi zamandayiz. hastalkilarin tedeavisi cogunun bulunmuş, iyi mikroplar keşfedilmiş, ve yine her an, mikroplarinda şeytanlarinda, ne naneler gevdikleri gözetlenir olmuş, bu mikroskoplar sayesinde işte. yani dün muhammed vakti mesela adam kuduz olsa, ölüp gitcek adam. yine bir cok hastaligin aşisi, bu kuduz mikrobu misalinden yola cikip, keşfolmuş durumda. yani mikroplarin bile cennette oldugu vakitteyiz. yani mehdi cagi, altin cag işte. kötüler bile, eski kuduz mikrobu gibi tecrübe kazandi, ve  artik kötülügünde iyiliginde farkina vardilar, tatdilar ikisinide. yani sigarayi tadan, nasil birakamazsa, yeri geldimi yakarsa bir ciagara, işde iyiligi tadanda, yeri geldimi, yapacakdir oda bir iyilik, her ne kadar şeytan askleri bile olsa, yani hatta illumnat ci bile olsa, yani cünkü kainatin ve ve dünyamizin, ve insan bedenlerinin, dualite ile caliştiginin farkina vardi onlarda. öyle olunca baharda eke eke gittigimiz yolu, sonbaharda bice bice geri gelecegimizi ögrendiler, hansel grateldeki gibi, döke döke, saca saca gittigimiz yolu, toplaya toplaya dönmek gerektigini, ve sevap sevap yaklaştigimiz güneşe, yaklaştigimiz yolu, sevapdan azaltmalar eksiltmeler ile, maldan, candan, sevapdan, böylece geri gitmemiz gerektigini, onlarada, anlayanlarada ögrettik elhamdülillah.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât, ve beşşiris sâbirîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 155. ayet)</span><br />
<br />
Bakin Allah in gücü mikroptanda iyileri cikarmaya yeter elbet<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kulillâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâu, bi yedikel hayr, inneke alâ kulli şey’in kadîr. Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayyi, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.”  “Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 26 ve 27. ayet)</span><br />
<br />
Musa da olsan isa da olsan, Abdülkadir geylani de olsan, hatta mehdi bile olsan, Allahin vazgecilmezi yok, nice peygamberleri gömdügü, yerine yenilerini getirdigi gibi, onlarin iyi ümmetlerinide gömdügü, ve yerine yenilerini getirdigi gibi, bizlerde bu dünyada kaliciyiz diyemeyiz, ancak belki ölümün caresi bulunursa, belki belki <br />
<br />
amma kuranda buyurdu ki O Azizi zül celal<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللّهَ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحقِّ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
E lem tera ennallâhe halakas semâvâti vel arda bil hakk(hakkı), in yeşe’ yuzhibkum ve ye’ti bi halkın cedîd<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah’ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym İBRAHİM Suresi 19. ayet)</span><br />
<br />
Bu ayette kastedilen işde, bir kuşak gider diger kuşak gelir, ve bu ayetin tezahürü için Allah in sünneti bu ise, kainatin bir yasasidir, ancak degişmez kurali diyemeyiz, cünkü Allah diyor ki kendisi kuranda <br />
<br />
Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 106. ayet) </span><br />
<br />
Allahin ayetlerine bile degişmez kural dememiz gerektigini bu ayet acikliyor, dün bizim yanliş ictihadimiz olan vaazlarida biz haala yayinda tutuyoruz, amma dünkü yanlişimizi ne inkar edebiliriz, ne de bugünde  haala o gecerlidir diyebiliriz. bu gün biraz daha ileri gidip, başka bir acidan daha o olayi inceledigimizde, cogunda yanliş ictihad etmişiz diyebiliyoruz, amma sanki o gün o gecerliydi demek lazim, cünkü Allah, bir ayeti getirmiş, o ayet nesholasiya gecerliligini korur, amma onun yerine yenisi geldiyse, artik o gecerli degildir.<br />
Aynen cocugu emzirme kurali iki yaşina kadar cocuga anasini emmek serbest, ondan sonra, artik koca dana ve katir olunca, artik emmez, oda cinsel dürtü ile emmeye başlar, o yüzden artik memeden kesilir, ve ona emmek artik  yasak olmuş yada nesholmuştur, amma ikinci bir cocuk dogsa, yine o kural gecerli,  onun icinde iki sene yine emmek serbest, öyle olunca tom jery nin yada spongebob kare takkenin, bütün bölümlerini izleyen  bir cocuk, biraz büyüdü, ama annesi babasi gecten bir cocuk daha yaptiysa, o da cizgi filim seyretme yaşina gelince, o  o ikinci cocukda ayni filimleri baştan izleyecek, belki birinci cocuga SIKCI geleckdir ikinci defa seyretmek amma, ikinci cocuk için onlar daha tap tezedir. yani yeni elektrige ilk başlayan ohm ische gesetzden başlar, televizyon yapacak kadar ilerleyince yada bir binanin elektirigini döşeyecek kadar olmadan önce en baştan başlar, mezun olmuş bir elekrtirikci için, artik o ilk bilgiler geride kaldi. dünkü windows 98 de geride kaldi, Xp de, degil mi, amma Xp yi inkar edemeyiz, yapi taşidir onlar, ve ilk yazilima başlayacak o biligilere bilmeyince yazamaz ki yeni yazilim yapmazkine, yani öyle olunca Allahin ayetleri için bile kesindir, daima gecerli ve kalicidir dememek lazim. dün abdestsiz ellenmeyen kuran, ceplerle tuvalete bile girdi, dedik cep telefonlari ile, mp3 playerler ile dedik. öyle oluca dün dünde kaldi, reforma herzman ihtiyac var, amma icmai ümmet lazim di dün, ve bugün karşilaştirmali mealli bir kuran meali ile, yine müslüm buhari tirmizi ahmet bin hanbel secenekleri ile hadisleri bile inceleyebilen ve bir kişinin yekil olarak, bu konuda karar alma hakki ve karar yetenegi olackadir, eger akli biraz calişip irdrak ediyorsa, icmai ümmete ne gerek, yani zeten bütün rivayetler ortada, bütün mealler ortada, binler meal yorum tefsir, internet ile bir tik ile elinin altinda, sen koca bir icmai ümmet oldun bile, bunlar elinde iken, dogruyu bulamuyorsan, ya sen ahmaksin, yada daha senin internetin yok azizim.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَا فَاسْتَبِقُواْ الْخَيْرَاتِ أَيْنَ مَا تَكُونُواْ يَأْتِ بِكُمُ اللّهُ جَمِيعًا إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve li kullin vichetun huve muvellîhâ festebikûl hayrât(hayrâti), eyne mâ tekûnû ye’ti bikumullâhu cemîâ(cemîan), innallâhe alâ kulli şey’in kadîr.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 148. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَاتَّقُواْ يَوْماً لاَّ تَجْزِي نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْئاً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vettekû yevmen lâ teczî nefsun an nefsin şey’en ve lâ yukbelu minhâ şefâatun ve lâ yu’hazu minhâ adlun ve lâ hum yunsarûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz(fayda görülemez), fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 48. ayet)</span><br />
<br />
Allah bile, koydugu kuraldan cayip degiştiriyorsa, kesin kararli siyah beyaz dişinda renk tanimayan, ve at gözükleri ile hayata bakan, ve cok cetin olma, cünkü ben günah işlemem deme, hatta ben hic günah işlemem diye ve işlememek için gayret bile etme, cünkü eger burda sinirlari zorlarsan, varacagin yeni anne babandan dogunca, seni bir tilki yaparda Allah, bir lokma ekmegi calipda yemek durumunda kalirsin.<br />
Hz meryem gibi namus ve tesettür delisi de olma, bak Allah meryeme, bakire bakire (Kutsal bakire meryeme) babasi belli olmayan cocuk dogurttu, nerden girdigi bile belli degil yani, öyle kimsenin namus bekcisi falanda olma,  Allah seni öyle bir anneden dogurturki tecavüzcü coşkun olmak zorunda kalirsin, elindeki kadinin ve  rahmin kiymetini bilmediysen, bir rahme muhtac kalirsin da, onu zorla almak, elde etmek olan zina eder de öyle yersin alirsin. Bazilari karadeniz ve benzeri yerlerde, hatta heryerde  ayni durumda olanlarda var, kendi hanimina bile tecevüz edip, yani  kacirip zina edipde öyle ulaşiyor, yani lokmasini,  nasrettin gibi pisleyipde  sonra silip yemek durumunda kalir, hani nasrettinin karpuz kabugu hikayesi vardir ya<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">şuna değmiş, şuna değmemiş</span><br />
<br />
Nasrettin hoca tarlaya gider, yada köyden şehire giderken, eşeginin heybesinde bir karpuz vardir, susayinca,  keser karpuzu yer, der ki birde : "şöyle kabuklarini etli keseyimde görenler beni zengin desinler ve attigim yerden, görenler toplasinlarda yesin der. ama bir de hinlik gelir ve afedesiniz o kestigi etli karpuz kabuklarini, zekerine sürer sürer öyle atar, bilmem nereme degenleri yesinler der (hani fare dermiş sındı dişlerimin degdigi yeri yemiyorlarda, mangal taşşaklarimin degidigi ekmegi yiyorlar) dermiş ya, nasrettin öyle farelerden birisi işde ve zekerine sürüp sürüp atmiş. şehre gitmiş, dönerken, sicakdan kurumuş bitmiş, suyuda bitmiş, ve gelen gecen, onun attigi kabuklari yememişler almamişlar, ve artik care yok, onlari kendi geri toplamiş <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"şurasina degdiydi, burasina degmediydi" </span>diye diye kendi yemek durumunda kalmiş, Allah, pisledigini yemek, tükürdügünü yalamak durumunda birakmasin insani dersekde, işte eger sen hata ettiysen hem nasrettin gibi  önce pisler, sonra da siler yersin, yada tükürdügünüde yalarsin. yani cook cetin olma, cok aşiri dindar falan olma, bak Allah seni tövbe ettirir, o halde bir bela ile o fikrinden vazgecmesini ögretir hakkal yakin. yani öyle olunca, Allah insani bir günaha muhtac birkakir ki, amma bu haram bir lokmda olur, yada haram olan bir zevc yada zevce olur, yahut yalan söylemek durumunda kalirsin.<br />
 ve hani ashabdan birisi  kafirlerin eline gecince<br />
<br />
 "ben dinden döndüm" der başini kurtarir, <br />
<br />
geri gelir muhammede  anlatir, <br />
<br />
"yalancikda dediydim ben onu, benim imanim gitti mi ya rasulallah"  deyince<br />
<br />
 muhammed  de "kalbine bak, kalbinde öyle birşey yok ise, imanin kabuldür." der ve onu yeniden ashabi olarak kabul eder, <br />
<br />
yalan söylemeyipte dogruyu söylese kelle gitcek len,<br />
<br />
ashabdan biri yalan söylemek durumunda kalmiş mi?<br />
<br />
 sen ben niye "yalandan korktugum kadar, yilan dan korkmam." diyelim ki.<br />
<br />
 yani yeri gelince yalana bile muhtac kalirsin ya, Allah bir günaha muhtac ediverir insani işte....<br />
<br />
<br />
Rabbim, askerime, dualiteyi anlamak nasip etsinde, şuna değmişmiş, şuna değmemişmiş, dedirtcek durumlara düşürmesin inşallah...<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 16 Eylül 2018 Pazar<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Allah insanı bazen günaha muhtaç kılar</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 16 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym YASİN Suresi 82. ayet)</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Kardeşine tebessüm etmen sadakadır. Emri bil maruf nehyi anil münker yani İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldaki taşı kaldırman yani Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır(bazi güzel işlere engel olmaya calişanlarla yapacagin mücadele de buna girer) .<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
مَا نَنسَخْ مِنْ آيَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِّنْهَا أَوْ مِثْلِهَا أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللّهَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Mâ nensah min âyetin ev nunsihâ ne’ti bi hayrin minhâ ev mislihâ e lem ta’lem ennallâhe alâ kulli şey’in kadîr.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini </span>bilmez misin?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 106. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّن بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّن بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّ فَاعْفُواْ وَاصْفَحُواْ حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vedde kesîrun min ehlil kitâbi lev yeruddûnekum min ba’di îmânikum kuffârân, haseden min indi enfusihim min ba’di mâ tebeyyene lehumul hakku, fa’fû vasfehû hattâ ye’tiyallâhu bi emrihi, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar  hoşgörü ile onlarla mücadele edin. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 109. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hayat hep mi haketmediklerimizi sunup önümüze döker</span><br />
<br />
Kime sorsam hangi kapıyı çalsam<br />
içinde kalmış bir ses<br />
"ben bunları haketmemişdim" diyor sanki<br />
ey hayat<br />
sen bize<br />
önce haketmediklerimizi sunuyorsan<br />
ne zaman hakettiklerimize sıra gelecek<br />
bekliyorum olmuyor<br />
istiyorum olmuyor<br />
deniyorum olmuyor<br />
yok yok yok<br />
hiçmi iyi şeyleri haketmedik bee diye, biz gibi feleğe dem vurup, yaradana yakaranlara, ayette buyruldu ki :<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (yani başina gelen iyilikde kötülükde kendi yaptigi amelinden (kazancindan) dolayidir)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 286. ayetten pasaj)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَوَلَمَّا أَصَابَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّى هَذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
أَوَلَمَّا أَصَابَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّى هَذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Baaşkalarinin başlarına iki misli olarak gelen felâketten bir misline siz de uğrayınca, bu da nereden dediniz ("ben bunları haketmemişdim"dediniz ). De ki: Bu, sizin katınızdan geldi (yani başina gelen iyilikde kötülükde kendi yaptigin amelinden (kazancindan) dolayidir yaptigin amelinle, Allah katinda kar mi ettin, yoksa zararmi ettin, işte bunun ile karşina cikdi, velhasil hesabin görüldü işte) ve Allah'ın, şüphe yok ki her şeye gücü yeter.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 165. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى إِنَّمَا تُنذِرُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالغَيْبِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَمَن تَزَكَّى فَإِنَّمَا يَتَزَكَّى لِنَفْسِهِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve lâ tezirû vâziratun vizra uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salâte, ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, bir başkasına kendi günahını yüklemeye çalışırsa, ondan hiçbir şey öbürüne yüklenilmez, hatta velevki  bu akrabası  yakını kimseler olsa da. Senin uyarıların ancak, gelecegi henüz görmedikleri hâlde, Rablerinden, gelecekte onlara olacak olanlar için  korkanlara, ve namazlarina devam edenlere kılanlara geçerli olur(yani ahirete iman eden müsülmanlara) . Kimse öyle sütten çıkma ak kaşık gibi kendisini  öyle "ben bunları haketmemişdim"  diye falan temize çıkarmasın. Dönüş ancak Allah’adır (çünkü hesabınızı Allah görmüştür, o hesap yanlış olamaz).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym FÂTIR Suresi 18. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Beyazıdı Sabah Namazina Kaldıran Şeytan</span><br />
<br />
iyiler iyilik ile beslenir kötülerde kötülükten beslenir, yani müslüman temizlikden sihhat bulur, mikroplarda hasta edenler ise, pislikten beslenir.<br />
<br />
Bayezid-i Bistami Allah aşkında o kadar ileri ve ibadette o derece yüksekti ki,namaz kılarken Allah korkusundan göğüs kemikleri gıcırdar, yanında bulunanlar bunu duyardı.<br />
<br />
Bayezid-i Bistami,bir gece çok uykusuz ve yorgundu. Bu yüzden uykusu çok ağırlaşmış, sabah namazına uyanamamıştı. Namazını kaza edip ağlayıp inledi, sel gibi göz yaşı döktü. O kadar çok tövbe istiğfar etti ki, üzüntü ve acıdan yanan kalbini sevince boğacak şöyle bir ses işitti:<br />
<br />
-Ey Bayezid,bu günahını affettim. Pişmanlık ve ağlamanada, yetmiş bin namaz sevabı ihsan ettim.<br />
<br />
Aradan birkaç ay geçtikden sonra yine uykusu bastırdı.Şeytan gelip,Bayezid-i Bistami'nin mübarek ayağından tutarak uyandırdı:<br />
<br />
Kalk namazın geçmek üzere,dedi. Bayezid-i Bistami karşısında şeytanı görünce şaşırdı:<br />
<br />
-Ey mel'un! Sen hiç böyle yapmazdın. Herkesin namazının geçikmesini, kazaya kalmasını isterdin. Şimdi nasıl olduda beni uyandırdın?<br />
<br />
Şeytan şu cevabı verdi:<br />
<br />
-Birkaç ay önce sabah namazını kaçırdığında, pişmanlığın ve üzüntün sebebiyle çok ağlayıp inlediğin için affedilmiş, ayrıca yetmiş bin namaz sevabı almıştın. Bugün okadar sevaba kavuşmayasın diye seni uyandırdım!<br />
<br />
yani şeytan sana bir iyilik yapiyorsa bil ki, senin cikarina degildir o, onun ondan bir cikari vardir da, ondan yapiyordur yani.<br />
<br />
<br />
iyilikten beslenen mikrop olur mu? iyilik eden şeytan olur mu? <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Sizlerden her bir kimsenin yanına, cinlerden bir karin(köy grup) ve meleklerden bir karin(köy grup) tevkil edilmiştir. Sahabeler : “Sana da mı ey Allah’ın Resulü?” dediler. Resulullah : “Bana da. Ancak Allah onun hakkında bana yardım etti ve Müslüman oldu. Bana hayırdan başka bir şey emretmiyor.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif ,  Müslim, Ahmed)</span><br />
<br />
“Benim şeytanım bana teslim oldu.” <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Tirmizi, Rada 17; Müsned, III/309)</span><br />
<br />
yani her mikrop, mikroptur zararlidir, amma penicilin mikrobu yararli mikroptur yine. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kuduz aşısının bulunuş hikayesi:</span><br />
<br />
6 Temmuz 1885 tarihinde Joseph Meister adlı bir çocuk kuduz bir köpek tarafından on dört yerinden ısırıldığında, anne ve babası çocuğu Pasteur’e getirdi. Pastör, cocukdan  hergün bir miktar kuduz mikrabunu alip inceliyordu, ve bir gün incelemesi bitince, ilk aldığı eski kuduz mikrobu kutusundaki mikroplari,  yeni aldığı kutunun icine boşaltti, ve ertesi gün baksa ki, o eski mikroplar, yeni mikroplari yemeye yok etmeye başlamiş, ve böylece eski kuduz mikrobunun, kuduzu tedavi ettigini gördü, ve böylece ilk defa Kuduz aşısı keşfedilmiş oldu. yani eski mikropda, yani akillanmiş tecrübeli şeytanda, insana iyiligi dokunan şeytan oluverir, nitekim muhammedin ki gibi.  <br />
ve Pastör ne kadar zenginmiş ki, o devirde, mikroplari görecek kadar, bir iyi mikroskopa sahipmiş, halbuki, o devirin en iyi mikroskopu, bugünün en cilizina eş degerdedir ancak. ve ben  gecen seneydi galiba, bir mikroskop satin aldim, bütcemin elverdigi bir mikroskop, amma ancak ilkokul cocugu mikroskupu, yani bakinca suyun icini bile göstermiyor, ve iyi bir mikroskop 5000 euro falan filen diyorlar, yani dün o devirde pastör ne ile gördü de, ben bu gün böyle bir mikroskopa sahip olamiyon? neden? halbuki pahali falan degil, maliyetide o kadar pahali degil, amma sebeb, insanlar uyanip, mikroplari görüpte, orda burda tedavi bulanlar olmasin, ve gizli örgüt insanlari hasta etmeye devam etsin diye, sattirmiyorlar öyle ucuza mikroskoplari. Halbuki şişe dibi cam koyacaklar sadece. Dün Fatihin hocasi Akşemseddin, ilk mikrobu ne ile gördü, paşabahce cay bardaginin dibi ile bakdi gördü, sişe dibi cam len, maliyeti ne olaki yani, o ince belli bardagin dibi biraz kalin dibi olan ile gördüde, bana cay bardak fiyatinda olan merceki takipda, iyi bir mikrokopu satamadi bu uyaniklar. satmaaz neden? dedik ya, bizleri hasta edip ilac satmaya devam edeceklerde ondan.<br />
Yine yukarda yazdigim Kuduz aşısının bulunuş hikayesini, internette aradim, vermiyor. sadece kalipsal bilgi veriyor, ve o hayvanlara uygulanan aşiyi o cocuga uyguladi, ve cocuk iyi oldu diye okul kitaplarinda yaziyor galiba, internettekilerde onlardan alinti. Halbuki eski kuduz mikrobu, yenileri öldürüyor diye ögretse, o cocugun kafasi calişcak, belki araştrimaci biyologlar dogacak akilli cocuklar olacak. Kendi başina gelse caresini kendi bile bulabilcek belkide, amma işte ögretmiyor. yani cahil halk, okumuş ögrenci amma, ona ragmen bilgi cahili ögrenci yetiştriliyor işte velhasil kelam.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu haftaki cennet tasvirimiz</span><br />
<br />
Bakin mikrokoplar cenneti, ve iyi mikroplar yada, mikroplarin bile iyilikden başka caresi ve cikari kalmadigi zamandayiz. hastalkilarin tedeavisi cogunun bulunmuş, iyi mikroplar keşfedilmiş, ve yine her an, mikroplarinda şeytanlarinda, ne naneler gevdikleri gözetlenir olmuş, bu mikroskoplar sayesinde işte. yani dün muhammed vakti mesela adam kuduz olsa, ölüp gitcek adam. yine bir cok hastaligin aşisi, bu kuduz mikrobu misalinden yola cikip, keşfolmuş durumda. yani mikroplarin bile cennette oldugu vakitteyiz. yani mehdi cagi, altin cag işte. kötüler bile, eski kuduz mikrobu gibi tecrübe kazandi, ve  artik kötülügünde iyiliginde farkina vardilar, tatdilar ikisinide. yani sigarayi tadan, nasil birakamazsa, yeri geldimi yakarsa bir ciagara, işde iyiligi tadanda, yeri geldimi, yapacakdir oda bir iyilik, her ne kadar şeytan askleri bile olsa, yani hatta illumnat ci bile olsa, yani cünkü kainatin ve ve dünyamizin, ve insan bedenlerinin, dualite ile caliştiginin farkina vardi onlarda. öyle olunca baharda eke eke gittigimiz yolu, sonbaharda bice bice geri gelecegimizi ögrendiler, hansel grateldeki gibi, döke döke, saca saca gittigimiz yolu, toplaya toplaya dönmek gerektigini, ve sevap sevap yaklaştigimiz güneşe, yaklaştigimiz yolu, sevapdan azaltmalar eksiltmeler ile, maldan, candan, sevapdan, böylece geri gitmemiz gerektigini, onlarada, anlayanlarada ögrettik elhamdülillah.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât, ve beşşiris sâbirîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 155. ayet)</span><br />
<br />
Bakin Allah in gücü mikroptanda iyileri cikarmaya yeter elbet<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kulillâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâu, bi yedikel hayr, inneke alâ kulli şey’in kadîr. Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayyi, ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.”  “Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 26 ve 27. ayet)</span><br />
<br />
Musa da olsan isa da olsan, Abdülkadir geylani de olsan, hatta mehdi bile olsan, Allahin vazgecilmezi yok, nice peygamberleri gömdügü, yerine yenilerini getirdigi gibi, onlarin iyi ümmetlerinide gömdügü, ve yerine yenilerini getirdigi gibi, bizlerde bu dünyada kaliciyiz diyemeyiz, ancak belki ölümün caresi bulunursa, belki belki <br />
<br />
amma kuranda buyurdu ki O Azizi zül celal<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللّهَ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحقِّ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
E lem tera ennallâhe halakas semâvâti vel arda bil hakk(hakkı), in yeşe’ yuzhibkum ve ye’ti bi halkın cedîd<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah’ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym İBRAHİM Suresi 19. ayet)</span><br />
<br />
Bu ayette kastedilen işde, bir kuşak gider diger kuşak gelir, ve bu ayetin tezahürü için Allah in sünneti bu ise, kainatin bir yasasidir, ancak degişmez kurali diyemeyiz, cünkü Allah diyor ki kendisi kuranda <br />
<br />
Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 106. ayet) </span><br />
<br />
Allahin ayetlerine bile degişmez kural dememiz gerektigini bu ayet acikliyor, dün bizim yanliş ictihadimiz olan vaazlarida biz haala yayinda tutuyoruz, amma dünkü yanlişimizi ne inkar edebiliriz, ne de bugünde  haala o gecerlidir diyebiliriz. bu gün biraz daha ileri gidip, başka bir acidan daha o olayi inceledigimizde, cogunda yanliş ictihad etmişiz diyebiliyoruz, amma sanki o gün o gecerliydi demek lazim, cünkü Allah, bir ayeti getirmiş, o ayet nesholasiya gecerliligini korur, amma onun yerine yenisi geldiyse, artik o gecerli degildir.<br />
Aynen cocugu emzirme kurali iki yaşina kadar cocuga anasini emmek serbest, ondan sonra, artik koca dana ve katir olunca, artik emmez, oda cinsel dürtü ile emmeye başlar, o yüzden artik memeden kesilir, ve ona emmek artik  yasak olmuş yada nesholmuştur, amma ikinci bir cocuk dogsa, yine o kural gecerli,  onun icinde iki sene yine emmek serbest, öyle olunca tom jery nin yada spongebob kare takkenin, bütün bölümlerini izleyen  bir cocuk, biraz büyüdü, ama annesi babasi gecten bir cocuk daha yaptiysa, o da cizgi filim seyretme yaşina gelince, o  o ikinci cocukda ayni filimleri baştan izleyecek, belki birinci cocuga SIKCI geleckdir ikinci defa seyretmek amma, ikinci cocuk için onlar daha tap tezedir. yani yeni elektrige ilk başlayan ohm ische gesetzden başlar, televizyon yapacak kadar ilerleyince yada bir binanin elektirigini döşeyecek kadar olmadan önce en baştan başlar, mezun olmuş bir elekrtirikci için, artik o ilk bilgiler geride kaldi. dünkü windows 98 de geride kaldi, Xp de, degil mi, amma Xp yi inkar edemeyiz, yapi taşidir onlar, ve ilk yazilima başlayacak o biligilere bilmeyince yazamaz ki yeni yazilim yapmazkine, yani öyle olunca Allahin ayetleri için bile kesindir, daima gecerli ve kalicidir dememek lazim. dün abdestsiz ellenmeyen kuran, ceplerle tuvalete bile girdi, dedik cep telefonlari ile, mp3 playerler ile dedik. öyle oluca dün dünde kaldi, reforma herzman ihtiyac var, amma icmai ümmet lazim di dün, ve bugün karşilaştirmali mealli bir kuran meali ile, yine müslüm buhari tirmizi ahmet bin hanbel secenekleri ile hadisleri bile inceleyebilen ve bir kişinin yekil olarak, bu konuda karar alma hakki ve karar yetenegi olackadir, eger akli biraz calişip irdrak ediyorsa, icmai ümmete ne gerek, yani zeten bütün rivayetler ortada, bütün mealler ortada, binler meal yorum tefsir, internet ile bir tik ile elinin altinda, sen koca bir icmai ümmet oldun bile, bunlar elinde iken, dogruyu bulamuyorsan, ya sen ahmaksin, yada daha senin internetin yok azizim.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَا فَاسْتَبِقُواْ الْخَيْرَاتِ أَيْنَ مَا تَكُونُواْ يَأْتِ بِكُمُ اللّهُ جَمِيعًا إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve li kullin vichetun huve muvellîhâ festebikûl hayrât(hayrâti), eyne mâ tekûnû ye’ti bikumullâhu cemîâ(cemîan), innallâhe alâ kulli şey’in kadîr.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 148. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَاتَّقُواْ يَوْماً لاَّ تَجْزِي نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْئاً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vettekû yevmen lâ teczî nefsun an nefsin şey’en ve lâ yukbelu minhâ şefâatun ve lâ yu’hazu minhâ adlun ve lâ hum yunsarûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz(fayda görülemez), fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 48. ayet)</span><br />
<br />
Allah bile, koydugu kuraldan cayip degiştiriyorsa, kesin kararli siyah beyaz dişinda renk tanimayan, ve at gözükleri ile hayata bakan, ve cok cetin olma, cünkü ben günah işlemem deme, hatta ben hic günah işlemem diye ve işlememek için gayret bile etme, cünkü eger burda sinirlari zorlarsan, varacagin yeni anne babandan dogunca, seni bir tilki yaparda Allah, bir lokma ekmegi calipda yemek durumunda kalirsin.<br />
Hz meryem gibi namus ve tesettür delisi de olma, bak Allah meryeme, bakire bakire (Kutsal bakire meryeme) babasi belli olmayan cocuk dogurttu, nerden girdigi bile belli degil yani, öyle kimsenin namus bekcisi falanda olma,  Allah seni öyle bir anneden dogurturki tecavüzcü coşkun olmak zorunda kalirsin, elindeki kadinin ve  rahmin kiymetini bilmediysen, bir rahme muhtac kalirsin da, onu zorla almak, elde etmek olan zina eder de öyle yersin alirsin. Bazilari karadeniz ve benzeri yerlerde, hatta heryerde  ayni durumda olanlarda var, kendi hanimina bile tecevüz edip, yani  kacirip zina edipde öyle ulaşiyor, yani lokmasini,  nasrettin gibi pisleyipde  sonra silip yemek durumunda kalir, hani nasrettinin karpuz kabugu hikayesi vardir ya<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">şuna değmiş, şuna değmemiş</span><br />
<br />
Nasrettin hoca tarlaya gider, yada köyden şehire giderken, eşeginin heybesinde bir karpuz vardir, susayinca,  keser karpuzu yer, der ki birde : "şöyle kabuklarini etli keseyimde görenler beni zengin desinler ve attigim yerden, görenler toplasinlarda yesin der. ama bir de hinlik gelir ve afedesiniz o kestigi etli karpuz kabuklarini, zekerine sürer sürer öyle atar, bilmem nereme degenleri yesinler der (hani fare dermiş sındı dişlerimin degdigi yeri yemiyorlarda, mangal taşşaklarimin degidigi ekmegi yiyorlar) dermiş ya, nasrettin öyle farelerden birisi işde ve zekerine sürüp sürüp atmiş. şehre gitmiş, dönerken, sicakdan kurumuş bitmiş, suyuda bitmiş, ve gelen gecen, onun attigi kabuklari yememişler almamişlar, ve artik care yok, onlari kendi geri toplamiş <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"şurasina degdiydi, burasina degmediydi" </span>diye diye kendi yemek durumunda kalmiş, Allah, pisledigini yemek, tükürdügünü yalamak durumunda birakmasin insani dersekde, işte eger sen hata ettiysen hem nasrettin gibi  önce pisler, sonra da siler yersin, yada tükürdügünüde yalarsin. yani cook cetin olma, cok aşiri dindar falan olma, bak Allah seni tövbe ettirir, o halde bir bela ile o fikrinden vazgecmesini ögretir hakkal yakin. yani öyle olunca, Allah insani bir günaha muhtac birkakir ki, amma bu haram bir lokmda olur, yada haram olan bir zevc yada zevce olur, yahut yalan söylemek durumunda kalirsin.<br />
 ve hani ashabdan birisi  kafirlerin eline gecince<br />
<br />
 "ben dinden döndüm" der başini kurtarir, <br />
<br />
geri gelir muhammede  anlatir, <br />
<br />
"yalancikda dediydim ben onu, benim imanim gitti mi ya rasulallah"  deyince<br />
<br />
 muhammed  de "kalbine bak, kalbinde öyle birşey yok ise, imanin kabuldür." der ve onu yeniden ashabi olarak kabul eder, <br />
<br />
yalan söylemeyipte dogruyu söylese kelle gitcek len,<br />
<br />
ashabdan biri yalan söylemek durumunda kalmiş mi?<br />
<br />
 sen ben niye "yalandan korktugum kadar, yilan dan korkmam." diyelim ki.<br />
<br />
 yani yeri gelince yalana bile muhtac kalirsin ya, Allah bir günaha muhtac ediverir insani işte....<br />
<br />
<br />
Rabbim, askerime, dualiteyi anlamak nasip etsinde, şuna değmişmiş, şuna değmemişmiş, dedirtcek durumlara düşürmesin inşallah...<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 16 Eylül 2018 Pazar<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Soğuk ve Sıcak Cehennem ve Soğuk içecekler Cenneti]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34757</link>
			<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:10:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34757</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Soğuk Cehennem  ve Sıcak Cehennem ve Soğuk içecekler Cenneti</span><br />
<br />
(Kar©glanin  26 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Lâ yezûkûne <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(la yerzugune)</span> fîhâ berden ve lâ şerâbâ(şerâben).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
orada (cehennem ehlinin oldugu yerde) onlara serinletici soguk bir şerab veya içecek yokdur. (yada orada onlar onun ile (soguk içecekler ile) riziklandirilmazlar).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym NEBE-AMME Suresi 24. ayet</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
<br />
يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِن مَّعِينٍ  بَيْضَاء لَذَّةٍ لِّلشَّارِبِينَ  <br />
<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yutâfu aleyhim bi ke’sin min maîn. Beydâe lezzetin liş şâribîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
onlara (cennteliklere) kadehler icinde buzluga sürülmüş buz gibi şerbetler sunulur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym SÂFFÂT Suresi 45. ve 46. ayet</span><br />
bu yukardaki ayeete gecen beydzai kelimesini, beyaz süt gibi, beyaz diye yorum getirmişler, halbuku o kelime beydzae degil, buz kelimesidir, buz arapcadir aslen, ve hadisin orjinli olan aşagidaki hadisde, peygamberimizin Hz. Ali ile Fatima ya geldiginde (vardiklarinda) ayaklari buz kesmişti cümlesinde, buz kelimesi geciyor, ve buz arapcadir aslen, ve ayaklari buz kesmek cümlesinde gecen buz kelimesi, üşümek, cekilmek, büzülmek, manalarini taşir, buz kelimesi arapcada  byz şeklinde yazilir, byuz diye okunur, yani buz işte, buz,  soguk yani,  ve yukardaki ayette ise ytafu yani sürülmek, yani buzluga sürmek cümlesinde ayni teleffuz kullanilir, yani buzluga sürülmüş soguk şeribler, yani yine maiyn ise, mae kelimesinden türeme ve o cümledeki anlami, yani su, "buz gibi su" demekdir "maiyin" buz gibi su asil arapcada ki manasi. <br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem den</span> Hz. Fâtıma’nın Hizmetçi İstemesi:<br />
<br />
  O’nun terbiye sisteminden bir diğer kesiti de İmam Buharî ve Müslim veriyor. Hâdiseyi bize Hz. Ali (r.a.) anlatıyor ve diyor ki: “Evimizde hizmetçimiz yoktu. Bütün işlerini bizzat Fâtıma kendisi yapıyordu. Zâten, bütünü bir tek odadan ibâret olan bir hücrecikte kalıyorduk. O odacıkta, Fâtıma ocağı yakar ve yemek pişirmeye çalışırdı. Çok kere, ateşi alevlendirmek için eğilip üflerken, ateşten çıkan kılvılcımlar benek benek elbisesini yakardı. Onun için elbisesi delik-deşik olmuştu. Yaptığı sadece bu değildi. Ekmek yapmak, evin ihtiyacı olan suyu taşımak da onun yüklendiği işlerdendi. Ayrıca değirmen taşını çevire çevire eli; su taşıya taşıya da sırtı nasır bağlamıştı.<br />
Bu arada bir harp dönüşü Medine’ye esirler getirilmişti. Allah Rasûlü bu esirleri, müracaat eden Medine halkına dağıtıyordu. Fâtıma’ya, babasına gidip ev işlerinde kendisine yardımcı olabilecek bir hâdim (hizmetçi) istemesini söyledim. O da gitti ve istedi... Şimdi, hâdisenin gerisini Hz. Fâtıma Vâlidemiz’den dinleyelim: “Babama gittim; fakat evde yoktu. Hz. Âişe: “Geldiğinde ben haber veririm” dedi, ben de geri döndüm. Az sonra Allah Rasûlü birdenbire çıkageldi. Ben ve Ali doğrulmak istedikse de O, buna mâni oldu ve aramıza oturdu. Öyle ki ayağındaki serinliği hissediyordum. Arzumuzu sordu. Ben de durumu aynen naklettim. Allah Rasûlü birden uhrevîleşti ve şöyle dedi: “Yâ Fâtıma, Allah’tan kork ve Allah’a karşı vazifende kusur etme! Allah’ın omuzuna yüklediği farzları hakkıyla yerine getir. Kocana da dâima sâdık ve itaatkâr ol! Onun hakkını da gözet! (Yani, senin iki vazifen var: Allah’a karşı kulluk etmek ve sonra da kocana itaatde bulunmak.) Sana ayrı bir şey daha söyleyeyim: Yatağına girmek istediğin zaman, otuz üç defa 'Sübhânallah', otuz üç defa 'El-hamdü lillâh', otuz üç defa da 'Allahu ekber' de. İşte bu, senin için hizmetçiden daha hayırlıdır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif ,Buhari, Müslim, İbn Hişam, Sîre I/262)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
Sıfır birden büyükmü? kücük mü? yokluk varligi yok ediyorsa(Sıfır ile kaci carparsan carp onu Sıfırlar) Sıfır mi büyük, bir mi büyük,  bir de varlık (var olmak) ise yoklugu delip cikiyorsa, Sıfır mi büyük, bir mi büyük. Rahman mi büyük, rahim mi büyük, kadin mi üstün, erkekmi üstün,  sen Sıfırlamak ile mesulsen bende birlemek ile mesulun.<br />
<br />
sen "la" isen ben "illayim" . Diken batinca acimadi demek, cocuk kandirmakdir, sen cocuk mu kandiryorsun burada, ben 40 yaşini gecmiş biriyin.<br />
<br />
Akintiya karşi kürek cekmek aptallik olsa idi, hic bir cocuk rahmi yirtip dogmazdi,  hic bir bitki topragi delmesi gerektigini bilmezdi ve yeşermezdi.<br />
<br />
ismi cemal olan biri için, cemalullah yani Allah in cemali, yüzü simasi cok güzelmiş, onu bir kere görmek dünyalara bedelmiş, amma Allah her ismini dünyada tezahür etiriyorsa, o zaman onun cemalini görmek isteyen, Allahin nice güzel yüzlü yusuflarina (ismi yusuf olmasi şart degil yüzü yusuf olanlar) züleyhalarina, ayşelerine, hatcelerine....  bakinca göreceksin. Yoksa burasi cennet ise, hani cemalullah nerede o zaman? işde yüzü güzel kadinlar, yüzü ve bedeni güzel erkek ve kadinlarda işte cemalullah tecelli ediyor demek olur. yoksa Allahi görmek nerdeeeeee? bak herkes her an Allah i  bakinca aslinda karşisinda görüyor amma sanki görmüyor, gördügünün farkinda degil. bir cicekde de Allah görülür, güzel bir cicek de bile Allahin güzelligini görebilirsin, ve sen (birine atfen) cok güzel olmamana ragmen, birde dünyada cemallige soyunursan, ismini cemal koyarlarsa, cirkin bir cemal de de(cemal yüz sima demekdir) Allah görülürmü? en güzel Allah ise, en cirkinde de Allah varmidir? cirkinde bile güzellik yaratan Allah. <br />
şayet için o kadar güzel olsa, testide ne varsa, ne olur biliyorsun degil mi? dişina vurur, icinde güzel şeyler olsa, yüzünde güzel olurdu, tasavvuf riyazet allah mallah güzelde, (Burda mallah demek hakaret ve terbiyesizlik degildir, yani hamd in önüne me gelince muhamd veya muhammed oluyorda, el hadi isminin önüne me gelince, mhd yada mehdi oluyorda, allahin önüne me gelince mallah oluncami olmadi, hakaret ve edebsizilik  degildir bu mallah ismi mef ul ve arapca allahlik eden demekdir )  gercekde icinde ne var, herkese akil satmak güzelde, icinde olmayani, yüzünde olmayani, ele satmak, ne garip. bedeninde cok güzel degilse  90  6 0 kadinlar , sixback gögüslü göbekli erkekler varken, yani bizim millet öyledir, cirkine güzel derler (güzel ismi koyalar (Cemil veya Cemile ) veya  fakire sultan koyarlar, Yani arapca bilmeyen türkler, osmanli arapcasi bilen böyle ahmaklar, böyle isim koyar işte, birde güzel isim koydum olur, Hz. muhammed cocuklarinizin adini isimini  güzel isim koyun deyince, böylemi dedi, yani armuta karpuz deyin, güneşe kumaş deyin mi dedi, ayi ya dayi deyin mi dedi, güzel isim koymak bu mu, adi güzel manasi bokdan bişey, anlami yanliş yani. kisaya uzun, kücüge iri derler, hirsiza futbolcuya muhammed ismi koyarlar (futbolcuya muhammed ismi neden olmaz, futbol ve top hakkindaki eski vaazi  mizi okuman lazimki anlayasin) işte, cirkini güzel güzel diye cagirinca, cokmu dogru ve güzel isim oldu Allah aşkina, ahmak bu mu güzel isim koymak, manasi nerde, cirkin len cirkin, ona sen güzel diye isim koyup cirkine bir ömür güzel demek, ne garip, ve ne kadar ahmaklik degilmi, arapca bilmemek bu işte, peki cocugun güzel olup olmaycagini nerden bilcez ne bilelimde ona güzel yada cirkin diyelim diyen olcakdir (o zamanda kaportanin güzelligi motorun aksami vazini bir oku dinle)  osmanli arapcasi insani buraya kadar götürebilir ancak  işte, şeytanin oyunlari bunlar. Halbuki Allah varken, en güzelde o, en cirkinde de o varsa, en cirkin dedigin de o, en zenginde o, en fakir de o, en pis de de o tecelli ediyor, en temiz de de o demek olmaz mi? en pis mikroplar ve şeytan ise, şeytani yaratip ona canindan can koyan Allah (Tek varlik var olan O ise, bütün canlar ve var olanlar O) degil mi? ondan gayrisi yoksa, şeytan da kim, en cirkin mi, o zaman en cirkinde de o var demek olmaz mi? en cirkin pejmurde bir can taşiyan insanda da  onun ruhundan varsa, o da Allahin gezen yürüyen bir halifesi ama, cirkin bir halifesi ise, o  zaman en cirkinde Allah, en güzelde Allah. Ama bana erkek olarak, bir kadini eş olarak sec deseler, elbet en güzel olani tercih ederim. niye cirkini tercih edeyim ben kabilden dahami geri zekaliyin, kabil kadar aklim calişmiyor mu güzeli bilcek kadar, ama tercih hakkim varsa, o gibi zorla alip başinida belaya sok ma derim yinede. amma cirkin ruhlu biride kendine uygun, cirkin birini sececekdir zaten. yani pireye deveyi eş olarak vermiyorlar, ata otu eş olarak vermiyorlar ata arpa lazim degil mi,  davul bile dengi dengine degil mi? yani notalar müzik bile birbirine uygun ritim ile caliyor dengi dengince caliyor, zart zurt, cart curt diye calinca müzik olmuyor, kulak tirmaliyor, o yüzden bir güzeli bir cirkine verseler diyen Türk milleti, güzel aglar cirkin güler demiş, oysa muhammed cirkin kara ve fakir bir ashabindan birini, en güzel ve zengin bir kadina eş yapmişdir.<br />
<br />
<br />
<br />
Hîfâ Hatun (r.a.): Menkıbesi anlatılan fakat hayatı hakkında malumat verilmeyen kadın sahabelerden biridir. Medineli ve ensardan olduğu anlaşılmaktadır. Kabilesi ve doğum tarihi bilinmemektedir. Medine-i Münevvere’de güzelliği ile ün salmış bir kadındı. Bir gün Rasûlullah (s.a.v) efendimizin huzuruna gelip şöyle söyledi:<br />
<br />
“Ya RasûlALLAH! Bana beni cennete götürecek bir iş öğret!”<br />
<br />
Rasûlullah (s.a.v) “Önce biriyle evlen. Bununla dinin yarısını emniyete alırsın.” buyurdu. Ya RasûlALLAH! Benim dengim kim olur? “Beni Habeş Necâşîsi (kral) istedi, ben onu istemedim. Ubeydullah yüz deve ve başka şeyler de verdi, onu da kabul etmedim. Lakin siz ahirette kurtuluşumun evlilikten geçtiğini buyurdunuz. Siz kimi münasip görürseniz onunla evlenmeye razıyım.” dedi.<br />
<br />
Hîfâ Hatun’un siz kimi münasip görürseniz razıyım sözünün altında, gönlünden Peygamberimizin kendisini müminlerin annelerinden kılacağı ümidi vardı. Lakin Rasûlullah’ın (s.a.v) böyle bir niyeti yoktu. Onu gücendirmek de istemiyordu. “Yarın sabah mescide en evvel kim gelirse onunla evlendireceğim.” buyurdu. Onunla evlenmek isteyen sahabeleri de ümitsizliğe düşürmek istemediğinden böyle bir yol takip etmeyi uygun görmüştü.<br />
<br />
Ertesi gün hiç biri erken uyanamadı. ALLAH .(c.c) onlara uykudayken uyanma imkanı bahşetmedi. Rasûlullah (s.a.v) kimin geleceğini bekleyiverirken aniden Süheyb isimli, fakir, siyah renkli, görünüşü güzel olmayan, uzun boylu, zayıf ve ince yapılı olan sahabe geldi.<br />
<br />
Hîfâ Hatun ise, zengin, güzel ve rağbet edilen biriydi. Namazdan sonra Hîfâ Hatunu çağırdı, durumu bildirdi. O da buna razı oldu. Hiç itiraz etmedi. Rasûlullah (s.a.v) hutbe okudu, nikahlarını akdetti. “Süheyb, kalk ve bu hanımın için bir şeyler al!” buyurdu. Lakin Süheyb, dünyalığı olmadığını söyleyince Hîfâ Hatun, kendi servetinden on bin dirhem gümüşlük bir kese getirtti. Onları Süheyb’e verdiler. O da gerekli şeyleri alıverdi. Sonra Rasûlullah (s.a.v) “Ey Süheyb! Hanımının elini tut, onu evine götür!” buyurdu.<br />
<br />
Bu sefer Süheyb (r.a) dedi ki, Ya RasûlALLAH (s.a.v)! benim evim mesciddir. Hangi eve götüreyim?” Süheyb’in bu cevabını işiten Hîfâ Hatun, “filan yerdeki hazır konağı sana bağışladım. Kalk beni oraya götür.” dedi. Onun bu âlicenap tavrı ve hareketi Rasûlullah’ın (s.a.v) çok hoşuna gitti de ona dua etti. Sahabe de onun bu hareketini çok takdir ettiler ve onu övdüler.<br />
<br />
Karı ve koca kalktılar ve birlikte konağa gittiler. Akşam olunca yemeklerini yediler. Rablerine hamd ettiler. Nihayet yatma vakti gelince, Hîfâ Hatun “Ey Süheyb! Bil ki, ben sana nimetim, sen bana mihnetsin. Sen bu nimete şükür, ben bu mihnete sabır için, gel bu geceyi ibadet ve taatle geçirelim. Sen şükrediciler, ben sabrediciler sevabına kovuşayım. Çünkü Rasûlullah (s.a.v) ‘Cennette yüksek çardak vardır. Bunda yalnız şükredenler ve sabredenler bulunur’ buyurdu.” dedi.<br />
<br />
O gece ikisi de taat ve ibadet ile meşgul oldular. Sabah namazını eda için Süheyb mescide geldi.<br />
<br />
Daha sonra cihada çağrı yapıldı.savaş meydanında Cüleybib de hazır oldu.Kendi eliyle 7 kafir öldürdü.Sonra Allah yolunda şehit oldu.Rabbinden,Onun Peygamberinden ve uğrundan can verdiği ilkelerden razı olarak toprağı kendisine yastık edindi. Rasulullah s.a.v savaşta ölenleri araştırıyordu. Ölüleerin ismi tek tek okundu fakat onun ismi unutuldu. Çünkü parlak ve meşhur birisi değildi. Fakat Allahın Rasulu Cüleybibi unutmamıştı. Cüleybibi göremiyorum dedi. Onun cansız bedeni toz toprak içindeydi. Yüzündeki toprağı sildikten sonra şöyle dedi. ”Yedi kişiyi öldürdükten sonra mı öldürüldün?? Sen bendensin ,ben sendenim. Sen bendensin, ben sendenim, sen bendensin ben sendenim “Peygamberin bu madalyası Cüleybibe mükafat olarak yeterdi.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Çirkin şansı diye bir şey var mı? </span><br />
<br />
H.K. isimli  Victoria's Secret models ile eski zenci eşine bakinca görülcektir ki,<br />
Bazilari cirkin seviyor azizim,  ve Ben kara ve en cirkin biri bile olsam  bile, muhammedin hatirina deseler bile, yani bu cagda en cirkini,  bu kadin gibi alip yemem  (afrikaya gidip otu pohu yiyecek  diye yiyenler var, halbuki temizler temizler icindir)  yani öyle olunca ben da hi  cirkin  birisi bile olsam, bende  en güzeli almak isterim, ve güzeli tercih ederim, ve cirkin güler güzel aglar gibi falan degil, yani ikiside gülüyor  ve memnunlar neden? amma Çirkin şansı diye bir şey var adamda da işde.<br />
<br />
isa ya şeytan gelir :  Hadi Allah için kendini dagdan aşagi birak, o seni seviyorsa, kurtaracaktir der.<br />
isa da der ki: Allah insani sinar imtihan eder de insan Allahi sinayip imtihan etme hakkina sahip degil diye cevap verir. yani her kime haydi filan hatrina yardan aşagi kendini birak deseler, akilli adam birakir mi? kimin hatirina olursa olsun, ve bana muhammed hatrina cirkin ye diyen ahmak, sen ye önce, ben bakan, begenirsem, ben öyle yerim, sen kendini yardan birak, Allah tutuyor mu bir gören ben, ben de o zaman belki birakirin, inanirsam bile birakmam len, garantisi var mi bunun. <br />
<br />
Yani bak onlar Hifa Hatun ile süheyb veya cüleyb  isimli iki ashabin örnegi ile, Hz. muhammed kainati nakiş nakiş dokuyor, ve bak hifa hatuna sana cenneti kazandircak amel, evlenmen deyince, yanliş mi dedi, ve onu kara adamla evlendirince yanliş mi yapti? ve ikisi bu hikmete sarilip  katlaninca, hakikatten cenneti kazananlar mi oldular, yoksa muhammed uydurdu öyle birşey yokmu diyeceksin, bak da gör. ve onlar kainatin yapi taşlari, ana duvarlari, muster örnekler, ve muhammed kainata öyle bir desen vurdu ki, haala gecerli o desen, ve işte süheyl ile hifa hatun mehdi vaktinde ALTIN cagda cennette, yeniden dünyaya gelmiş, vaktimiz olan cennetteki H. K. ile sevgilisi, kocasi oldular işte, bakma öyle sen onlarin hiristiyan falan olduklarina, onlar onlarin yeni yüzü  işte.<br />
amma bak cennette yine onlar var (peygamberler ashablari ümmetleri ve iyi kimseler) bak bu ikisi işte hifa hatun ile süheyb ve muhammed ikisini evlendirmiş ve haala evlendirmeye devam ediyor, cirkin şansi len, en güzel kadini kapan cirkin adam olmak, ve sebebine gelince, sen en cirkin bile olsan, eger güzeli ve güzel insanlardan yana olmayi, yani muhammedden yana mehdiden yana olmayi tercih edersen, Allah sana cennetlerde böyle H.K. gibi Victoria Secret mankeni kadini hatun yapar, aynisi kadin icinde gecerli, en yakişikli C... gibi birini  koca da yapabilir  yani, sen yeterki iyi ve iyilerden yana olmayi tercih et. ve cennetteler işte, bak hangi cirkin ile güzel kadin evli ise, işte ikisi onlarin yeni yüzü,  sadece muhammede verilmedi cennetler, diger peygamberler ve ümmetleri de buradalar, ve yine bir fakir köle ile sultan evlendiyse  onlarda yusuf ile züleyha gibiler,<br />
<br />
Ya sen ve ben kimiz biz?<br />
<br />
Yani insan bir cirkin bile olsa, en güzel kizi almak ister, bir cirkin kadin bile olsa, en güzel adamla ile evlenmeyi hayal eder, ister. öyleyse riyazetle, miyazetle Allaha ulaşacan diye kendini cirkinleştiren insanlar, bu cennet vaktinde bizden degildir. en cirkin kadinda güzeldir deniyor bu devirde, sadece bakimini yapmiyordur deniyor, ama birisi  lokum gibi biri olmak varken, riyazet edip zayiflayip, kara kuru cirpi gibi, kendini cirkin hale soktuysa, ne gariptir. Allah ulaşacakken, Allah dan uzak kalmak, Allah in seni sevmesi ve, senin onu sevmen demek, aslen öyle riyazetle falan degildir, nasildir peki : <br />
<br />
Allah kucaklanirmi, evet. Ben Allah i kucaklamak istiyorum, ben Rahman tabiatli (erkek olarak) bir Allah halifesi olarak evlenince, rahim tabiatli bir kadini (bayani) kucaklamam, sarilmam sevmem sevişmem,  işte, Allahi kucaklamam degilde ne? O nunde beni kucaklamasi ayni yani, Allahi sevmek, ben rahman tabiati ile bir kizi sevdimi, işte Allahi sevdim, ve Allah a aşik oldum, o kizda beni sevdimi Allah da beni sevdi, yoksa bunlar olmadan, Allah  bu dünyada, bunlar ile tecelli etmiyor mu? yani, herşey burdaaaaaaa, daha anlamadinmiz mi, öyleyse, riyezeti falan birakin.<br />
<br />
Allahi icimizdemi arayacagiz, dışımızdamı?  benim dışım ise : Anmein içinden çıkmadım mı ben, o halde ben içdemiyim dışdamıyın? Allah iç de mi dışda mı nerede? Allah heryerdeyse, heryer neresi peki? içmi dışmı, ben cennetteysem, annemin içi benim cennetim,<br />
şu an cennet burasıysa, benim cenentim annemin anamin içi demek degil mi? şu an zamanin sahibi ben isem bu dünya ben demek, ve cenentete benim dünyam ise (şu andaki cennet), sen benim cennetimdeki bir adamsin, benim tanidigim bir adam, amma benle alakan olmasi benim cennetimde olmana sebeb oluyor. benim cenetimin icindeki birisi, sadece  bana bilgi veren veya benimle alakali, ya ben onu aradim buldum, ya da o beni aradi ve buldu demek olur.  amma benim cenetim anamin ici degilmiydi, o zaman o cennet acildi benim şu görünen bu dünya oldu, Allah burada mi, icde mi? yoksa dişdami? anem ise annesinin icindeydi degilmi? annem dış ise, ninem kim o zaman...<br />
Allah nerdeeeeeeeeee semayami bakacaz, sema annemin karninin yada rahminin iciyse, oysa ben dişdayin zahir dünya burda, ben ice bakiyorsam, bu dünya olur, dünya yalanmi, yani benim icim yalan mi? anemin ici dogruda benim icim yalan mi bu en eskiye kadar gidince Hz Ademe ve Havvaya variriz. <br />
Evvel Allah (Allahşu an Hz Ademde mi) yooksa  ahir Allah,  Allah ben de mi tecelli ediyor şu an. en son ahirde  mi yoksa, yani  benim de en son cocugumda mi,  yoksa benim dedemin dedesinin dedesi........ ademde mi? evvelmi Allah yoksa ahir mi Allah, nerde peki?<br />
<br />
diyorlarki Salat(namaz) kelimesi için<br />
essalat pers ceden(iran dilinden) gecse kuranda ne arayacak be adam, Allah perscedenmi caldi yani,  iftira etme, herif sallu ne demek perscemi arapcami kuranda p var yani perscede arapcanin icinden bir parca zaten.<br />
 <br />
"esselah, tuveselah" ey namaz, ey namaz. mana oldumu, hayir tuvesellah ne peki, salah telah olmasi gerekli degilmiy di "tuve" deki ve nerden cikdi peki?<br />
"too you" ne demek, "senin için"  ve tuvesselah demek senin için kilinan namaz (yada senin namazin demek) ayni "too you" daki senin gibi demek, peki senin için namaz, ne zaman kilinir? ölünce cenaze namazi, hani namaz Allah için kiliniyordu, bak ölünce, senin için kiliniyormuş, ne oldu, bak kural degişdi degil mi!<br />
ve şeytanin ademe secde etmedigi namaz, hangi namazmiş, önce kilinan namaz degil, adem ölünce, onun ceneze namaziymiş, ne oldu? cenaze namazi önce kilinirmi hic? ölmeden cenaze namazi kilinirmi, ama gece önce geldigi gibi, ölüden diri cikaran Allah, Hz Ademi önce ölü yaratti toprakdan ölü gibi testi gibi idi, namazini kildirdi ki, sonra can verdi. yani sonda baş var,  başta da son var, evel allah ve ahir allah ve kilit.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Para Satan Dükkanlar Yahut da Bankalar</span><br />
<br />
Sana desem ki, ben sana bir ev verecen, sen bana bunun için ne verirsin dersem, senin de evin olmasa, o ev için neler vermezsin,  peki bunun için bir miktar fazla para vermen demekde, faiz oluyor, peki faiz niye burada haram olsun.<br />
Dükkana gittin ekmek alacan ayni durum var degil mi, ekmekciye gittin ve bir ekmek istedin, temsili misal ile, sana dedi ki, sana ekmek verecen amma, sen bana bunun için ne verecen,  sende on lira verecen dedin, tamam dedi verdi, peki. <br />
Bankaya gittin Adam sana para vercek, paraya karşilik daha degerli ne varki,  sen onlara verebilesin, yani  ona paraya karşilik para verince, bunun ismi, neden faiz olsun, ve bu bugün mülgadir kalkmişdir, yani adam sana para satiyor kardeşim.<br />
Faizden kasit sadece haksiz kazancdir, haksiz kazancin hepsi haramdir, yasakdir, insanligada, kişiyede, toplumada zarar verir. <br />
Nasil cumartesi balik tutmayin emrini ihlal edenler, bugün cumartesi pazar tatilini bildi buldu koydu. israili boykot etcek adama sözüm: önce onlarin kurali olan, cumartesi pazar tatili yapmayacak, eşek gibi hergün calişcak  ona iyi geliyorsa bunlar, bana öyle gelcek tavsiye etcek israili boykot edelim diye. (eşeklige raziysa, israilinin yerine haşari eşeklik yapcaksa bize, bütün yükü alcaksa üstüne, dünyanin yükünü len, denizlerin yükünü üstüne alan adamlar bunlar. Denizlerin dibindeki firavunun....) <br />
<br />
Her kötüde de bir iylik vardir. Burak ve refrefe binipde cennettin oldugu yere gittiyse muhammed ve bu hizli bir binek ile olduysa asil mesele binek önce( ammmmm. var sage kadin gibi, bende var sage adam olarak  kafani bir kariştirayim baken, ne olcak, onun(refref ve buragin) varacağı yer zaten burasiysa, burak ve refref ile nereye gideceksin bunu düşündünmü ahmak???) ice dogrumu dişa dogrumu hangi tarafa doguyami batiyami hangi tarafa???  ? allah nerde kible neresi allah kim...<br />
<br />
Amerikada Bilim adamalari Allahi ariyor, ve bizim türkiyede ise daha ancak beyin gücünden söz ediyorlar beyinden degilde beyin göcünden, ve buna engel olmak lazim diyorlar, mühendisin cöpcülük yaptigi, kacak corap sattigi Türkiyede, bu beyinleri burada vatanda tutmak ,ancak köreltmek olur, dünyanin ileri gitmesine engel olur, bize Türkiye ye falan faydasi olmaz, Türkiyede kalsa cöpcülük etcek bilim adami, aclikdan sirtina palto alamayan mehmet akifin Türkiye sinde ne olacak, edebiyatci olsan ne yazar, en akilli adam olsan ne yazar, ne faydasi olur allah aşkina. ... gibi cahillerin başta oturup konuşani kaynaşani milleti ezdigi bir Türkiyede, ne olursan ol, bir işe yaramaz işte.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kara delikler nasil oluşur  </span><br />
 <br />
insan dogmadan önce ölürse, yada dogup hemen ölürse, o zaman kara delik oluşur, yani sönük yildiz demek.<br />
ruhun dünya ya gelince, akilli bir ruhun dogunca, geldigi adresin yanliş zaman ve yer oldugunu görünce, hemen geri dönmesi,  ve yildizinda cökme olmasi, kara bir delik geri dönüş manevrasi ve ice dogru hizle giden bir ruhun başka ana arayişi için, ve ice dogu geri dönüşü yani, oysa oradan sadece, o ruhun dogacak cocuk  oldugu yerdeki kainata giden izi takip edilebilir, yani başka bir zaman dilimine gidebilir, eger o ruh yolunu adresini bulabilirse, eger kaybolursa sende kaybolursun. yine hizirinde bu delikler ile bir zaman diliminden diger dilime gittigi yollarda olabilir. amma zamanda yolculukda keşfolmasi gereken ilk bilgi ise, o zamanda, o zamanin sahibi kim (vahdeti vücut kim) ona gitmeden, sen o sisteme  ve zamana gidemezsin, yani onun bedenine yolculuk edersen, onun cenneti olan dünyaya varirsin, yani yukardaki meselenin acilimi da budur yani.<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip, geçer. Bu hadise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen) eritme (es-Sahru) hadisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ravi: Ebu Hureyre</span><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2586)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: "Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir. "Ya Rabbi!" der, "beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim." Allah Teala hazretleri: "Ey ademoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam: "Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teala: "Ey ademoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Sen, ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam: "Evet, Rabbim! Senden, başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam: "Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? Sen ki Alemlerin Rabbisin!"der." İbnu Mes'ud bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi. "Niye güldün söyle!" dediler. "Resulullah (asa) da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da: "Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki Alemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi. Allah Teala hazretleri: "Ben seninle istihza etmiyorum. Lakin ben, Azimüşşan dilediğimi yapmaya kadirim!" buyurdular."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ravi: İbnu Mes'ud</span><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kaynak: Müslim, İman 310, (187)</span><br />
<br />
"Cennette yüz derece vardır. Her iki derece arasında yüz yıl(lık yürüme mesafesi) vardır."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 4, (2531).</span><br />
<br />
5067 - Ubâde İbnu's-Sâmit radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:<br />
<br />
"Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar geniştir. Firdevs bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah'tan cennet istediğiniz vakit Firdevs'i isteyin."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 4, (2533).</span><br />
<br />
5068 - Ebu Said radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:<br />
<br />
"Cennette yüz derece vardır. Bütün alemler bunlardan birinin içinde toplansalar, hepsini de kuşatır, istiab eder."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 4, (2534).</span><br />
<br />
Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: "Cennette at var mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da:<br />
<br />
"Allah Teâla Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yâkuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır" buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de:<br />
<br />
"Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular:<br />
<br />
"Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 11, (2546).</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ بَعْدَ إِصْلاَحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحْمَتَ اللّهِ قَرِيبٌ مِّنَ الْمُحْسِنِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve lâ tufsidû fîl ardı ba'de ıslâhıhâ ved'ûhu havfen ve tamaâ(tamaan) inne rahmetallâhi karîbun minel muhsinîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym A'RÂF Suresi 56. ayet)</span><br />
<br />
Ne armegdonu falan filen, yahu ahmak olmayin, diyoruz ki cennetler kurulmuş, ve haala isa bekleyen var, len isada burada muhammed de burda ahmak burasi cenet diyoruz, daha haala niye bozgunculuk cikariyorsunuz, demedi mi yukarda ayette düzen kuruldukdan sonra, düzeni bozup bozgunculuk cikarmayin, artik yeni düzen işde, cennet ve cehennemler düzeni kuruldu, hepimiz icindeyiz, ya cenette, yada cehennemde, ve cehennemdeki cehennemde ebedi kalici degil, cennettekide  güvende degil hava ile adem gibi bile sifir kilometre cennetten kovulduysa, sen ben kimiz ki, <br />
<br />
bu hal ile yani artik düzeni bozmamasnii ne zaman ögrendiniz, asil cennet o zaman olacak, ve bütün mesele burayi cennete cevirebilmekdi zaten, dinin gayesi de o idi işte. ve düzen kurulmuş, cark işliyor, anla artik. armegedona falan ihtiyac yok, sen daha mehdi kim, isa kim, muhammed kim, tanimadin mi ahmak, bütün peygamberler ve ashabi ve cennetlik ümmetleri onun bedeninde ve dünyasinda haşroldu işte, zamanin sahibi olan vahdeti vücut o, isa arasan o işte, musa ararsan, o işte, amma dişarda gezen binler isa, cristian, ve kristinalar var, yine cristophlar var, yine muhammed ler var, mustafalar var, ahmetler var, musalar var.... eski zaman peygamberleri ve ümmetleri onun vaktini gördü, ve onlar dediler Allah a : aman biz onlardan yap, amma Allah musa ya dedi, hayir sen musasin, sende musanin ümmeti, ibrahim dedi di beni onlardan yap,  Allah dedi : hayir sen ibrahimsin, sende ibrahim ümmeti, yani öyle olunca, muhammed bile miracda geldi gördü özendi mehdinin vaktine, ashab bile  o ndan o nu  ve vaktini dinlemekden yorulmadi, ona anlat anlat diye geceler sabahlara akşamlara  döndü ve,  o nun vaktini dinlediler, bak bunlarin oldugu bir devir, ne yok ki, hangi peygamber bu vakte özenmez len, hangi peygamber ve ümmeti özenmez ki, bu mehdi vaktine ve bereketine, ahmak olmayin, sizin armegdonunuzua falan ti... bana, geri z.. ahmaklar. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ALINTI</span><br />
<br />
Muhammed(sav) Ümmetinin Üstün Vasıfları:<br />
Musa Aleyhisselam'ın konumuzla ilgili çok ilginç bir kıssası var:<br />
“Musa Aleyhisselam, Tevrat'ı eline aldığı vakit onun baş tarafında Kalemin Levh'a ilk yazdığı yazıyı gördü ve dedi ki: “Ya Rab, ümmetlerin hayırlısını bildim. Onlarda vaz-u nasihat ile emr-i maruf ve nehy-i münker (iyiliği emreder ve kötülükten nehyeder) vaizleri vardır. Bütün kitaplara inanır ve Deccal'ı onlar öldürürler. O halde bunları benim ümmetim eyle” dedi.<br />
Allah Teala: “Onlar ahir zaman peygamberi Muhammed'in ümmetidir” buyurdu.<br />
Yine Musa (Aleyhisselam): “Ya Rab, öyle bir kavim görüyorum ki, yaptıkları iyiliklere bire on, yedi yüz ve kat kat daha çok mükâfatlar verirken, yaptıkları kötülüklere yalnız karşılığı ile ceza veriyorsun. Onlar kitaplarını ezberlerler. Namazda melekler gibi saf bağlarlar. Mescitlerde arı gibi vızıldaşır, okur ve seni tesbih ederler. Onlar cehenneme girmezler. Onları benim ümmetim eyle” dedi.<br />
Allah Teala: “Onlar da ahir zaman peygamberinin ümmetidirler.” buyurdu.<br />
Musa (Aleyhisselam), Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Selem) ve onun ümmetine verilen bu üstünlüklere hayranlığından: “ Hiç olmazsa beni de ona ümmet eyle” dedi.<br />
Allah Teala: “ Ya Musa, seni aziz kıldım, seni peygamber yaptım, seninle konuştum, sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol. Tevrat'ı kendi kudret elimle yazdım. Bütün öğütleri açıklayarak sana verdim. Kavmine söyle, Salihlerden olsunlar. Benim yardımımla onlar hidayet bulmuşlardır” buyurdu.<br />
Musa (Aleyhisselam), bunları dinleyince rahatladı, gönlü hoş oldu ve sonra da: “ Ya Rab, bu peygamberi görmek isterim” dedi.<br />
Allah Teala: “Sen onun zamanına kadar yaşayamazsın” buyurdu. “İstersen ümmetinin seslerini sana duyurayım” buyurdu ve Hz. Musa'nın isteği üzerine Allah Teala: “ Ey Muhammed ümmeti!” diye seslenince onlar: “LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYKE LE ŞERİKE LEKE LEBBEYK İNNELHAMDE VENNİ'METE LEKE VELMÜLKE LE ŞERİKE LEKE” dediler.<br />
Allah Teala: “Ey Muhammed ümmeti, Benim rahmetim gazabımı geçmiştir. Siz benden istemeden, ben size verir ve günahlarınızı bağışlarım” buyurdu.<br />
Sehl b. Abdullah et- Tüsteri'nin anlattığına göre; Musa (Aleyhisselam), Allah Teala'dan, Muhammed (Aleyhisselam)'in ümmetinin derecelerini kendisine göstermelerini istedi.<br />
Allah Teala: “ Sen onların hepsini görmeye dayanamazsın, fakat birisinin menzilini sana göstereyim” buyurdu. Göklerin sır ve gizliliklerinden perdeyi kaldırdı. Musa (Aleyhissalam) bir menzil gördü ve oradaki nurun parlaklığından hayretler içinde kaldı ve :” Ya Rab, bunlar bu dereceleri hangi amel sayesinde elde ettiler” diye sordu.<br />
Allah Teala: “Onlar dünyayı terk etmekle bu menzile eriştiler” buyurdu.” (Envarül Aşıkin'den)<br />
Kıssada anlatıldığı gibi; Muhammed ümmetini üstün ve özel kılan vasıfları, “dünyayı terk etmeleri” idi. Bilhassa Sahabe-i Kiram, dünyanın nefsanî, fani yüzüne bakmayarak, esma-i ilahiyenin tecellileri olma ve ahiretin tarlası olma cihetleri ile ilgilenerek; ebedi ahiret saadetini kazanabilmek için çalışmışlar, dünya zevklerine ve geçici dünya saadetine itibar etmemişler.<br />
<br />
<br />
Ümmetine karşı son derece şefkatli olan ve bizi bizden daha çok seven Peygamber Efendimiz(sav), Ümmetinin ahir zaman fertleri yani günümüz Müslümanları hakkındaki endişelerini bakınız nasıl ifade ediyor:<br />
1-Ebu Hüreyre (r.a.) Resulullahın (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:<br />
“Ahir zamanda öyle adamlar çıkacak ki dinlerini dünya menfaatleri karşılığında satacaklardır. Bunlar yumuşak görünmek için koyun postuna bürünecekler, dilleri şekerden tatlı, fakat kalpleri kurt kalbi gibi katı olacaktır. Allahü Teala bunlar hakkında şöyle buyurur:<br />
“Bunlar benim rahmet ve şefkatime bakıp aldanıyorlar mı, yoksa bana karşı çıkma cüretinde mi bulunuyorlar? Kendi adıma yemin ederim ki, onlara kendi içlerinden öyle bir bela ve fitne musallat edeceğim ki, en yumuşak huylu olanı bile şaşkınlığa düşürecektir.” (Tirmizi, Zühd :60.)<br />
2-Ali (r.a.) rivayet ediyor:<br />
Resulullah (a.s.m.), “ Ümmetim on beş şeyi yaptığı zaman bir takım belalara müstahak olur “ buyurdu.<br />
Resulullah'a (a.s.m.), “ Bunlar nedir, ya Resulullah?” diye soruldu.<br />
Resulullah (a.s.m.) şöyle cevap verdi:<br />
(1) Devlet malının yalnız belirli kimselere verilip, diğerlerinin mahrum bırakılması,<br />
(2) Emanetin ganimet sayılması,<br />
(3) Zekâtın yerine getirilmesi kaçınılmaz bir zarar olarak düşünülmesi,<br />
(4) Kocanın her hususta karısının emri altına girmesi,<br />
(5) Kişinin annesine isyan etmesi,<br />
(6) Arkadaşına (iyi kötü her hususta) itaat etmesi,<br />
(7) Babasına sıkıntı vermesi,<br />
(8) Mescitlerde yüksek sesle konuşulmaması,<br />
(9) Aşağılık kimselerin milletin başına geçmesi,<br />
(10) Bir kimseye kötülüğünden korkulduğu için ikramda bulunulması,<br />
(12) İçkinin çok çok içilmesi,<br />
(13) İpek elbiselerin giyilmesi,<br />
(14) Çalgı aletlerinin yaygınlaşması,<br />
(15) Bu ümmetin sonunda gelenlerin önce gelenlere lanet etmesi.<br />
“İşte o zaman bir kızıl rüzgârı, yere batmayı ve suret değişmesi belalarını beklesinler.” (Tirmizi, Fitlen: 91.)<br />
3-Ebu Said'den (r.a.) rivayet edilmiştir:<br />
Resulullah (a.s.m.), “Sizin için en çok korktuğum şey, Allah'ın sizin için topraktan çıkarmış olduğu bereketlerdir.” buyurdu.<br />
Resulullah'a (a.s.m.), “ Toprağın bereketleri nelerdir? ” diye soruldu<br />
Resulullah (a.s.m.), “ Dünyanın güzellikleridir” diye cevap verdi.<br />
Bunun üzerine orada bulunan birisi, “ Hiç hayır bir şey şer getirir mi? ” diye sordu.<br />
Peygamberimiz (a.s.m.) cevap vermeyip sustu. Hatta kendisine vahiy nazil olacak sandık. Bir müddet sonra alnını sildi ve “ O soruyu soran nerede? ” dedi. O zat, “Benim, işte burada” dedi. Resul-ü Ekrem (a.s.m.) :<br />
“Hayır, ancak hayır getirir. Şu dünya malı taze ve tatlıdır. Yağmurun yeşertip bitirdiği her şey insana şişkinlik vererek ya öldürür veya ölüme yaklaştırır. Ancak bitki ile beslenen hayvanlar böyle değildir. Çünkü onlar yerler, yerler; karınları şişince güneşe çıkarlar ve karınlarındakini çıkarıp ikinci defa yerler.<br />
“ Dünya malı gerçekten tatlıdır. Kim onu helal bir şekilde elde eder ve onun zekâtını vererek hayırda harcarsa, sahibinin Allah rızasına nail olması için, ne güzel bir vesile olur! Ve her kim onu haramdan kazanırsa, yiyip de doymayan birisine benzer.” (Buhari, Rikak:7; Müslim, Zekât:122.)<br />
4-“Ümmetim hakkında üç şeyden korkuyorum:<br />
1-Âlimin hatası,<br />
2-Münafığın Kur'anı alet ederek mücadeleye kalkması,<br />
3-Kaderin inkâr edilmesi.” (Taberani'nin Kebir'inden)<br />
5-“Benden sonra ümmetim hakkında üç şeyden korkuyorum:<br />
1-Heva ve heveslerin kendilerini şaşırtması,<br />
2-Mide düşkünlüğü ve şehvani isteklerine uymaları,<br />
3-Hakikati bilip öğrendikten sonra gaflete düşmeleri.”(Hakim, Ebu Nuaym ve İbni Mende'den)<br />
6-“Benden sonra ümmetim hakkında şu üç şeyden korkuyorum:<br />
1-İdarecilerin zulme sapmaları,<br />
2-Yıldızların tesirine inanmaları,<br />
3-Kaderi inkâr etmeleri.” (İbni Asakir'den)<br />
7-“Ümmetim hakkında en çok şu hususlardan korkuyorum:<br />
1-Şişmanlık,<br />
2-Uykuya düşkünlük<br />
3-Tembellik ve iman zayıflığı” (Darekutni'nin Sünen'inden)<br />
8-“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey ağzı iyi laf yapan münafıktır.” (İbni Adiyy'in el-Kamil'inden)<br />
9-“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey nefsin isteklerine uymak ve ölümsüzlük hayalidir.” (İbni Adiyy'in el-Kamil'inden)<br />
10-Ebu Hüreyre (r.a.) Resulullahın (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:<br />
“Benim halim şu misaldeki zatın durumuna benzer. Ateşi yakmış ve ateş etrafı aydınlattığı zaman, irili ufaklı hayvanlar ateşin içine düşmeye başlamışlardır. O zat, bu hayvanların ateşe düşmesine mani olmaya çalışıyorsa da, hayvanlar baskın gelip sür'atle ateşe düşerler. İşte benimle sizin durumunuz da böyledir. Ben sizi ateşten korumak için eteğinizden tutuyorum, 'Ateşten uzak durun! Ateşten uzat durun!' diyorum. Sizler ise bana baskın gelip, düşünmeden ateşe atılıyorsunuz.” (İbnü's Sünni'den) [1]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ALINTI SONU</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ فِيهَا أَنْهَارٌ مِّن مَّاء غَيْرِ آسِنٍ وَأَنْهَارٌ مِن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُ وَأَنْهَارٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّارِبِينَ وَأَنْهَارٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَاء حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَاءهُمْ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Meselul cennetilletî vuidel muttakûn(muttakûne), fîhâ enhârun min mâin gayri âsin(âsinin), ve enhârun min lebenin lem yetegayyer ta’muhu, ve enhârun min hamrin lezzetin liş şâribîn(şâribîne), ve enhârun min aselin musaffâ(musaffen), ve lehum fîhâ min kullis semerâti ve magfiratun min rabbihim, ke men huve hâlidun fîn nâri ve sukû mâen hamîmen fe kattaa em’âehum.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Muttakilere vaat olunan cennetin durumu şöyledir; İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rab’lerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedi kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MUHAMMED Suresi 15. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Karoglanin Cennet Tasvirlerine devam</span><br />
<br />
Ve muhammedin vaktinde, isa nin vaktinde, musa nin vaktinde... buzdolabi ve buz muhafazasi diye birşey varmiydi, soguk su nerde lazim olur, yazin ve sicak olan yerlerde, yahutta sicak cehennemlerde, yani öyle olunca Arabistanda israil de brezilyada, afrikada, yazin şöyle karpuzunu koyup, serinletcek, yine suyunu şişelere koyup, serinletcek bir bozdolaplarimi vardi onlarin, ve bak mehdi vaktinde, altincagda suyunu buz gibi sogutabiliyorsun, ve likir likir buz gibi suyu, sicakda icince, canin tak diye düşmezmi, nasil bir keyif degilmi aman allahim. şöyle kavunu karpuzu sogutup, buz gibi dilimleri yutmak, nasil bir tat ve keyif ve, vakit cennet vakti, ve bak bunlara biz sahibiz, ve yine ayran sogutup icebiloyoruz, binlerce gazoz ve soguk şeribler, şarablar, icecekler vakti, yani buz ve buzdollaplari, soguk hava depolari cennetindeyiz. yani ekmegi benim calişdigim ekmek fabrikasinda eksi 22 derece donduruyorduk, ve markete satiliyor, merkette buharli firin var, ve orada tezece pişiriyorlar, sabahlari kahvalti için sicak sicak satiyorlar.<br />
<br />
<br />
Yani dondurma yöntemi ile, yine bircok mal uzun süreli dayanikli yine, meyva sebzeler için, buzhaneler yani, soguk hava depolari var, ve uzun süre meyva saklanabiliyor, hatta öyle ki, bir sene önceki meyvayi bile, bir sene sonra satabiliyorlar bu sayede.<br />
yani ne cennetiymiş <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">" Buz ve buzdolabi ve sogutucular, ve soguk icecekler cenneti"</span>  ndeyiz işte.<br />
<br />
<br />
Yine muhammedin vaktinde  tas tabak ne kadardi hemde kutsal emanetlerde su ictigi tas var agacdan oyma, onun dişindaki gümüşü osmanli hürmeten ve korumak için kaplamiş. bugün bizlerde, binler güzel celik veya cam, veya tatli tatli renkli porselen, naylon, mika emaye, tava tencere ve tabaklar, bardaklarimiz var yine, ve onlar için dün muhammed vaktinde diyordu ki, onlar  cennetlerdekiler altin tabak ve kaselerden yer icerler, ve dünya da altin tabak tas kullanmak haram deniyordu. halbuki muhammed mehdi vaktine gelmiş ve yaldizli porselenleri görmüş, ve onlar altin ve gümüş taslardan yiyip iciyorlar demiş, cünkü celik tecncereleri o devirdekiler görseler, bunlar gümüş kaplardan  yiiyip iciyorlar derler. yine altin yaldizli yada bakir kaplari görseler, yine altin kaplardan yiyip iciyorlar demezlermiy di, aynende öyle zaten yani. Halbuki altin kap kullanan cok az kimse var, saglikli degil, amma altin kaplama yaldizli kab kullanan cok, celik tencere, caydanlik, tas tabak kullanan cok degil mi bu devirde.<br />
<br />
Rabbim dinleyenleri duyanlari haberi olanlari O nun (Mehdi nin)  ve o nun vaktinin kiymetini bilenlerden eylesin<br />
<br />
<br />
Dipnotlar :<br />
[1]mumsema org/Peygamber Efendimizin Ümmeti Hakkındaki Endişeleri (Erturul Kocadağ)<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 26 Eylül 2018 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Soğuk Cehennem  ve Sıcak Cehennem ve Soğuk içecekler Cenneti</span><br />
<br />
(Kar©glanin  26 Eylül 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Lâ yezûkûne <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(la yerzugune)</span> fîhâ berden ve lâ şerâbâ(şerâben).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
orada (cehennem ehlinin oldugu yerde) onlara serinletici soguk bir şerab veya içecek yokdur. (yada orada onlar onun ile (soguk içecekler ile) riziklandirilmazlar).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym NEBE-AMME Suresi 24. ayet</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
<br />
يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِن مَّعِينٍ  بَيْضَاء لَذَّةٍ لِّلشَّارِبِينَ  <br />
<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yutâfu aleyhim bi ke’sin min maîn. Beydâe lezzetin liş şâribîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
onlara (cennteliklere) kadehler icinde buzluga sürülmüş buz gibi şerbetler sunulur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym SÂFFÂT Suresi 45. ve 46. ayet</span><br />
bu yukardaki ayeete gecen beydzai kelimesini, beyaz süt gibi, beyaz diye yorum getirmişler, halbuku o kelime beydzae degil, buz kelimesidir, buz arapcadir aslen, ve hadisin orjinli olan aşagidaki hadisde, peygamberimizin Hz. Ali ile Fatima ya geldiginde (vardiklarinda) ayaklari buz kesmişti cümlesinde, buz kelimesi geciyor, ve buz arapcadir aslen, ve ayaklari buz kesmek cümlesinde gecen buz kelimesi, üşümek, cekilmek, büzülmek, manalarini taşir, buz kelimesi arapcada  byz şeklinde yazilir, byuz diye okunur, yani buz işte, buz,  soguk yani,  ve yukardaki ayette ise ytafu yani sürülmek, yani buzluga sürmek cümlesinde ayni teleffuz kullanilir, yani buzluga sürülmüş soguk şeribler, yani yine maiyn ise, mae kelimesinden türeme ve o cümledeki anlami, yani su, "buz gibi su" demekdir "maiyin" buz gibi su asil arapcada ki manasi. <br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem den</span> Hz. Fâtıma’nın Hizmetçi İstemesi:<br />
<br />
  O’nun terbiye sisteminden bir diğer kesiti de İmam Buharî ve Müslim veriyor. Hâdiseyi bize Hz. Ali (r.a.) anlatıyor ve diyor ki: “Evimizde hizmetçimiz yoktu. Bütün işlerini bizzat Fâtıma kendisi yapıyordu. Zâten, bütünü bir tek odadan ibâret olan bir hücrecikte kalıyorduk. O odacıkta, Fâtıma ocağı yakar ve yemek pişirmeye çalışırdı. Çok kere, ateşi alevlendirmek için eğilip üflerken, ateşten çıkan kılvılcımlar benek benek elbisesini yakardı. Onun için elbisesi delik-deşik olmuştu. Yaptığı sadece bu değildi. Ekmek yapmak, evin ihtiyacı olan suyu taşımak da onun yüklendiği işlerdendi. Ayrıca değirmen taşını çevire çevire eli; su taşıya taşıya da sırtı nasır bağlamıştı.<br />
Bu arada bir harp dönüşü Medine’ye esirler getirilmişti. Allah Rasûlü bu esirleri, müracaat eden Medine halkına dağıtıyordu. Fâtıma’ya, babasına gidip ev işlerinde kendisine yardımcı olabilecek bir hâdim (hizmetçi) istemesini söyledim. O da gitti ve istedi... Şimdi, hâdisenin gerisini Hz. Fâtıma Vâlidemiz’den dinleyelim: “Babama gittim; fakat evde yoktu. Hz. Âişe: “Geldiğinde ben haber veririm” dedi, ben de geri döndüm. Az sonra Allah Rasûlü birdenbire çıkageldi. Ben ve Ali doğrulmak istedikse de O, buna mâni oldu ve aramıza oturdu. Öyle ki ayağındaki serinliği hissediyordum. Arzumuzu sordu. Ben de durumu aynen naklettim. Allah Rasûlü birden uhrevîleşti ve şöyle dedi: “Yâ Fâtıma, Allah’tan kork ve Allah’a karşı vazifende kusur etme! Allah’ın omuzuna yüklediği farzları hakkıyla yerine getir. Kocana da dâima sâdık ve itaatkâr ol! Onun hakkını da gözet! (Yani, senin iki vazifen var: Allah’a karşı kulluk etmek ve sonra da kocana itaatde bulunmak.) Sana ayrı bir şey daha söyleyeyim: Yatağına girmek istediğin zaman, otuz üç defa 'Sübhânallah', otuz üç defa 'El-hamdü lillâh', otuz üç defa da 'Allahu ekber' de. İşte bu, senin için hizmetçiden daha hayırlıdır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif ,Buhari, Müslim, İbn Hişam, Sîre I/262)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
Sıfır birden büyükmü? kücük mü? yokluk varligi yok ediyorsa(Sıfır ile kaci carparsan carp onu Sıfırlar) Sıfır mi büyük, bir mi büyük,  bir de varlık (var olmak) ise yoklugu delip cikiyorsa, Sıfır mi büyük, bir mi büyük. Rahman mi büyük, rahim mi büyük, kadin mi üstün, erkekmi üstün,  sen Sıfırlamak ile mesulsen bende birlemek ile mesulun.<br />
<br />
sen "la" isen ben "illayim" . Diken batinca acimadi demek, cocuk kandirmakdir, sen cocuk mu kandiryorsun burada, ben 40 yaşini gecmiş biriyin.<br />
<br />
Akintiya karşi kürek cekmek aptallik olsa idi, hic bir cocuk rahmi yirtip dogmazdi,  hic bir bitki topragi delmesi gerektigini bilmezdi ve yeşermezdi.<br />
<br />
ismi cemal olan biri için, cemalullah yani Allah in cemali, yüzü simasi cok güzelmiş, onu bir kere görmek dünyalara bedelmiş, amma Allah her ismini dünyada tezahür etiriyorsa, o zaman onun cemalini görmek isteyen, Allahin nice güzel yüzlü yusuflarina (ismi yusuf olmasi şart degil yüzü yusuf olanlar) züleyhalarina, ayşelerine, hatcelerine....  bakinca göreceksin. Yoksa burasi cennet ise, hani cemalullah nerede o zaman? işde yüzü güzel kadinlar, yüzü ve bedeni güzel erkek ve kadinlarda işte cemalullah tecelli ediyor demek olur. yoksa Allahi görmek nerdeeeeee? bak herkes her an Allah i  bakinca aslinda karşisinda görüyor amma sanki görmüyor, gördügünün farkinda degil. bir cicekde de Allah görülür, güzel bir cicek de bile Allahin güzelligini görebilirsin, ve sen (birine atfen) cok güzel olmamana ragmen, birde dünyada cemallige soyunursan, ismini cemal koyarlarsa, cirkin bir cemal de de(cemal yüz sima demekdir) Allah görülürmü? en güzel Allah ise, en cirkinde de Allah varmidir? cirkinde bile güzellik yaratan Allah. <br />
şayet için o kadar güzel olsa, testide ne varsa, ne olur biliyorsun degil mi? dişina vurur, icinde güzel şeyler olsa, yüzünde güzel olurdu, tasavvuf riyazet allah mallah güzelde, (Burda mallah demek hakaret ve terbiyesizlik degildir, yani hamd in önüne me gelince muhamd veya muhammed oluyorda, el hadi isminin önüne me gelince, mhd yada mehdi oluyorda, allahin önüne me gelince mallah oluncami olmadi, hakaret ve edebsizilik  degildir bu mallah ismi mef ul ve arapca allahlik eden demekdir )  gercekde icinde ne var, herkese akil satmak güzelde, icinde olmayani, yüzünde olmayani, ele satmak, ne garip. bedeninde cok güzel degilse  90  6 0 kadinlar , sixback gögüslü göbekli erkekler varken, yani bizim millet öyledir, cirkine güzel derler (güzel ismi koyalar (Cemil veya Cemile ) veya  fakire sultan koyarlar, Yani arapca bilmeyen türkler, osmanli arapcasi bilen böyle ahmaklar, böyle isim koyar işte, birde güzel isim koydum olur, Hz. muhammed cocuklarinizin adini isimini  güzel isim koyun deyince, böylemi dedi, yani armuta karpuz deyin, güneşe kumaş deyin mi dedi, ayi ya dayi deyin mi dedi, güzel isim koymak bu mu, adi güzel manasi bokdan bişey, anlami yanliş yani. kisaya uzun, kücüge iri derler, hirsiza futbolcuya muhammed ismi koyarlar (futbolcuya muhammed ismi neden olmaz, futbol ve top hakkindaki eski vaazi  mizi okuman lazimki anlayasin) işte, cirkini güzel güzel diye cagirinca, cokmu dogru ve güzel isim oldu Allah aşkina, ahmak bu mu güzel isim koymak, manasi nerde, cirkin len cirkin, ona sen güzel diye isim koyup cirkine bir ömür güzel demek, ne garip, ve ne kadar ahmaklik degilmi, arapca bilmemek bu işte, peki cocugun güzel olup olmaycagini nerden bilcez ne bilelimde ona güzel yada cirkin diyelim diyen olcakdir (o zamanda kaportanin güzelligi motorun aksami vazini bir oku dinle)  osmanli arapcasi insani buraya kadar götürebilir ancak  işte, şeytanin oyunlari bunlar. Halbuki Allah varken, en güzelde o, en cirkinde de o varsa, en cirkin dedigin de o, en zenginde o, en fakir de o, en pis de de o tecelli ediyor, en temiz de de o demek olmaz mi? en pis mikroplar ve şeytan ise, şeytani yaratip ona canindan can koyan Allah (Tek varlik var olan O ise, bütün canlar ve var olanlar O) degil mi? ondan gayrisi yoksa, şeytan da kim, en cirkin mi, o zaman en cirkinde de o var demek olmaz mi? en cirkin pejmurde bir can taşiyan insanda da  onun ruhundan varsa, o da Allahin gezen yürüyen bir halifesi ama, cirkin bir halifesi ise, o  zaman en cirkinde Allah, en güzelde Allah. Ama bana erkek olarak, bir kadini eş olarak sec deseler, elbet en güzel olani tercih ederim. niye cirkini tercih edeyim ben kabilden dahami geri zekaliyin, kabil kadar aklim calişmiyor mu güzeli bilcek kadar, ama tercih hakkim varsa, o gibi zorla alip başinida belaya sok ma derim yinede. amma cirkin ruhlu biride kendine uygun, cirkin birini sececekdir zaten. yani pireye deveyi eş olarak vermiyorlar, ata otu eş olarak vermiyorlar ata arpa lazim degil mi,  davul bile dengi dengine degil mi? yani notalar müzik bile birbirine uygun ritim ile caliyor dengi dengince caliyor, zart zurt, cart curt diye calinca müzik olmuyor, kulak tirmaliyor, o yüzden bir güzeli bir cirkine verseler diyen Türk milleti, güzel aglar cirkin güler demiş, oysa muhammed cirkin kara ve fakir bir ashabindan birini, en güzel ve zengin bir kadina eş yapmişdir.<br />
<br />
<br />
<br />
Hîfâ Hatun (r.a.): Menkıbesi anlatılan fakat hayatı hakkında malumat verilmeyen kadın sahabelerden biridir. Medineli ve ensardan olduğu anlaşılmaktadır. Kabilesi ve doğum tarihi bilinmemektedir. Medine-i Münevvere’de güzelliği ile ün salmış bir kadındı. Bir gün Rasûlullah (s.a.v) efendimizin huzuruna gelip şöyle söyledi:<br />
<br />
“Ya RasûlALLAH! Bana beni cennete götürecek bir iş öğret!”<br />
<br />
Rasûlullah (s.a.v) “Önce biriyle evlen. Bununla dinin yarısını emniyete alırsın.” buyurdu. Ya RasûlALLAH! Benim dengim kim olur? “Beni Habeş Necâşîsi (kral) istedi, ben onu istemedim. Ubeydullah yüz deve ve başka şeyler de verdi, onu da kabul etmedim. Lakin siz ahirette kurtuluşumun evlilikten geçtiğini buyurdunuz. Siz kimi münasip görürseniz onunla evlenmeye razıyım.” dedi.<br />
<br />
Hîfâ Hatun’un siz kimi münasip görürseniz razıyım sözünün altında, gönlünden Peygamberimizin kendisini müminlerin annelerinden kılacağı ümidi vardı. Lakin Rasûlullah’ın (s.a.v) böyle bir niyeti yoktu. Onu gücendirmek de istemiyordu. “Yarın sabah mescide en evvel kim gelirse onunla evlendireceğim.” buyurdu. Onunla evlenmek isteyen sahabeleri de ümitsizliğe düşürmek istemediğinden böyle bir yol takip etmeyi uygun görmüştü.<br />
<br />
Ertesi gün hiç biri erken uyanamadı. ALLAH .(c.c) onlara uykudayken uyanma imkanı bahşetmedi. Rasûlullah (s.a.v) kimin geleceğini bekleyiverirken aniden Süheyb isimli, fakir, siyah renkli, görünüşü güzel olmayan, uzun boylu, zayıf ve ince yapılı olan sahabe geldi.<br />
<br />
Hîfâ Hatun ise, zengin, güzel ve rağbet edilen biriydi. Namazdan sonra Hîfâ Hatunu çağırdı, durumu bildirdi. O da buna razı oldu. Hiç itiraz etmedi. Rasûlullah (s.a.v) hutbe okudu, nikahlarını akdetti. “Süheyb, kalk ve bu hanımın için bir şeyler al!” buyurdu. Lakin Süheyb, dünyalığı olmadığını söyleyince Hîfâ Hatun, kendi servetinden on bin dirhem gümüşlük bir kese getirtti. Onları Süheyb’e verdiler. O da gerekli şeyleri alıverdi. Sonra Rasûlullah (s.a.v) “Ey Süheyb! Hanımının elini tut, onu evine götür!” buyurdu.<br />
<br />
Bu sefer Süheyb (r.a) dedi ki, Ya RasûlALLAH (s.a.v)! benim evim mesciddir. Hangi eve götüreyim?” Süheyb’in bu cevabını işiten Hîfâ Hatun, “filan yerdeki hazır konağı sana bağışladım. Kalk beni oraya götür.” dedi. Onun bu âlicenap tavrı ve hareketi Rasûlullah’ın (s.a.v) çok hoşuna gitti de ona dua etti. Sahabe de onun bu hareketini çok takdir ettiler ve onu övdüler.<br />
<br />
Karı ve koca kalktılar ve birlikte konağa gittiler. Akşam olunca yemeklerini yediler. Rablerine hamd ettiler. Nihayet yatma vakti gelince, Hîfâ Hatun “Ey Süheyb! Bil ki, ben sana nimetim, sen bana mihnetsin. Sen bu nimete şükür, ben bu mihnete sabır için, gel bu geceyi ibadet ve taatle geçirelim. Sen şükrediciler, ben sabrediciler sevabına kovuşayım. Çünkü Rasûlullah (s.a.v) ‘Cennette yüksek çardak vardır. Bunda yalnız şükredenler ve sabredenler bulunur’ buyurdu.” dedi.<br />
<br />
O gece ikisi de taat ve ibadet ile meşgul oldular. Sabah namazını eda için Süheyb mescide geldi.<br />
<br />
Daha sonra cihada çağrı yapıldı.savaş meydanında Cüleybib de hazır oldu.Kendi eliyle 7 kafir öldürdü.Sonra Allah yolunda şehit oldu.Rabbinden,Onun Peygamberinden ve uğrundan can verdiği ilkelerden razı olarak toprağı kendisine yastık edindi. Rasulullah s.a.v savaşta ölenleri araştırıyordu. Ölüleerin ismi tek tek okundu fakat onun ismi unutuldu. Çünkü parlak ve meşhur birisi değildi. Fakat Allahın Rasulu Cüleybibi unutmamıştı. Cüleybibi göremiyorum dedi. Onun cansız bedeni toz toprak içindeydi. Yüzündeki toprağı sildikten sonra şöyle dedi. ”Yedi kişiyi öldürdükten sonra mı öldürüldün?? Sen bendensin ,ben sendenim. Sen bendensin, ben sendenim, sen bendensin ben sendenim “Peygamberin bu madalyası Cüleybibe mükafat olarak yeterdi.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Çirkin şansı diye bir şey var mı? </span><br />
<br />
H.K. isimli  Victoria's Secret models ile eski zenci eşine bakinca görülcektir ki,<br />
Bazilari cirkin seviyor azizim,  ve Ben kara ve en cirkin biri bile olsam  bile, muhammedin hatirina deseler bile, yani bu cagda en cirkini,  bu kadin gibi alip yemem  (afrikaya gidip otu pohu yiyecek  diye yiyenler var, halbuki temizler temizler icindir)  yani öyle olunca ben da hi  cirkin  birisi bile olsam, bende  en güzeli almak isterim, ve güzeli tercih ederim, ve cirkin güler güzel aglar gibi falan degil, yani ikiside gülüyor  ve memnunlar neden? amma Çirkin şansı diye bir şey var adamda da işde.<br />
<br />
isa ya şeytan gelir :  Hadi Allah için kendini dagdan aşagi birak, o seni seviyorsa, kurtaracaktir der.<br />
isa da der ki: Allah insani sinar imtihan eder de insan Allahi sinayip imtihan etme hakkina sahip degil diye cevap verir. yani her kime haydi filan hatrina yardan aşagi kendini birak deseler, akilli adam birakir mi? kimin hatirina olursa olsun, ve bana muhammed hatrina cirkin ye diyen ahmak, sen ye önce, ben bakan, begenirsem, ben öyle yerim, sen kendini yardan birak, Allah tutuyor mu bir gören ben, ben de o zaman belki birakirin, inanirsam bile birakmam len, garantisi var mi bunun. <br />
<br />
Yani bak onlar Hifa Hatun ile süheyb veya cüleyb  isimli iki ashabin örnegi ile, Hz. muhammed kainati nakiş nakiş dokuyor, ve bak hifa hatuna sana cenneti kazandircak amel, evlenmen deyince, yanliş mi dedi, ve onu kara adamla evlendirince yanliş mi yapti? ve ikisi bu hikmete sarilip  katlaninca, hakikatten cenneti kazananlar mi oldular, yoksa muhammed uydurdu öyle birşey yokmu diyeceksin, bak da gör. ve onlar kainatin yapi taşlari, ana duvarlari, muster örnekler, ve muhammed kainata öyle bir desen vurdu ki, haala gecerli o desen, ve işte süheyl ile hifa hatun mehdi vaktinde ALTIN cagda cennette, yeniden dünyaya gelmiş, vaktimiz olan cennetteki H. K. ile sevgilisi, kocasi oldular işte, bakma öyle sen onlarin hiristiyan falan olduklarina, onlar onlarin yeni yüzü  işte.<br />
amma bak cennette yine onlar var (peygamberler ashablari ümmetleri ve iyi kimseler) bak bu ikisi işte hifa hatun ile süheyb ve muhammed ikisini evlendirmiş ve haala evlendirmeye devam ediyor, cirkin şansi len, en güzel kadini kapan cirkin adam olmak, ve sebebine gelince, sen en cirkin bile olsan, eger güzeli ve güzel insanlardan yana olmayi, yani muhammedden yana mehdiden yana olmayi tercih edersen, Allah sana cennetlerde böyle H.K. gibi Victoria Secret mankeni kadini hatun yapar, aynisi kadin icinde gecerli, en yakişikli C... gibi birini  koca da yapabilir  yani, sen yeterki iyi ve iyilerden yana olmayi tercih et. ve cennetteler işte, bak hangi cirkin ile güzel kadin evli ise, işte ikisi onlarin yeni yüzü,  sadece muhammede verilmedi cennetler, diger peygamberler ve ümmetleri de buradalar, ve yine bir fakir köle ile sultan evlendiyse  onlarda yusuf ile züleyha gibiler,<br />
<br />
Ya sen ve ben kimiz biz?<br />
<br />
Yani insan bir cirkin bile olsa, en güzel kizi almak ister, bir cirkin kadin bile olsa, en güzel adamla ile evlenmeyi hayal eder, ister. öyleyse riyazetle, miyazetle Allaha ulaşacan diye kendini cirkinleştiren insanlar, bu cennet vaktinde bizden degildir. en cirkin kadinda güzeldir deniyor bu devirde, sadece bakimini yapmiyordur deniyor, ama birisi  lokum gibi biri olmak varken, riyazet edip zayiflayip, kara kuru cirpi gibi, kendini cirkin hale soktuysa, ne gariptir. Allah ulaşacakken, Allah dan uzak kalmak, Allah in seni sevmesi ve, senin onu sevmen demek, aslen öyle riyazetle falan degildir, nasildir peki : <br />
<br />
Allah kucaklanirmi, evet. Ben Allah i kucaklamak istiyorum, ben Rahman tabiatli (erkek olarak) bir Allah halifesi olarak evlenince, rahim tabiatli bir kadini (bayani) kucaklamam, sarilmam sevmem sevişmem,  işte, Allahi kucaklamam degilde ne? O nunde beni kucaklamasi ayni yani, Allahi sevmek, ben rahman tabiati ile bir kizi sevdimi, işte Allahi sevdim, ve Allah a aşik oldum, o kizda beni sevdimi Allah da beni sevdi, yoksa bunlar olmadan, Allah  bu dünyada, bunlar ile tecelli etmiyor mu? yani, herşey burdaaaaaaa, daha anlamadinmiz mi, öyleyse, riyezeti falan birakin.<br />
<br />
Allahi icimizdemi arayacagiz, dışımızdamı?  benim dışım ise : Anmein içinden çıkmadım mı ben, o halde ben içdemiyim dışdamıyın? Allah iç de mi dışda mı nerede? Allah heryerdeyse, heryer neresi peki? içmi dışmı, ben cennetteysem, annemin içi benim cennetim,<br />
şu an cennet burasıysa, benim cenentim annemin anamin içi demek degil mi? şu an zamanin sahibi ben isem bu dünya ben demek, ve cenentete benim dünyam ise (şu andaki cennet), sen benim cennetimdeki bir adamsin, benim tanidigim bir adam, amma benle alakan olmasi benim cennetimde olmana sebeb oluyor. benim cenetimin icindeki birisi, sadece  bana bilgi veren veya benimle alakali, ya ben onu aradim buldum, ya da o beni aradi ve buldu demek olur.  amma benim cenetim anamin ici degilmiydi, o zaman o cennet acildi benim şu görünen bu dünya oldu, Allah burada mi, icde mi? yoksa dişdami? anem ise annesinin icindeydi degilmi? annem dış ise, ninem kim o zaman...<br />
Allah nerdeeeeeeeeee semayami bakacaz, sema annemin karninin yada rahminin iciyse, oysa ben dişdayin zahir dünya burda, ben ice bakiyorsam, bu dünya olur, dünya yalanmi, yani benim icim yalan mi? anemin ici dogruda benim icim yalan mi bu en eskiye kadar gidince Hz Ademe ve Havvaya variriz. <br />
Evvel Allah (Allahşu an Hz Ademde mi) yooksa  ahir Allah,  Allah ben de mi tecelli ediyor şu an. en son ahirde  mi yoksa, yani  benim de en son cocugumda mi,  yoksa benim dedemin dedesinin dedesi........ ademde mi? evvelmi Allah yoksa ahir mi Allah, nerde peki?<br />
<br />
diyorlarki Salat(namaz) kelimesi için<br />
essalat pers ceden(iran dilinden) gecse kuranda ne arayacak be adam, Allah perscedenmi caldi yani,  iftira etme, herif sallu ne demek perscemi arapcami kuranda p var yani perscede arapcanin icinden bir parca zaten.<br />
 <br />
"esselah, tuveselah" ey namaz, ey namaz. mana oldumu, hayir tuvesellah ne peki, salah telah olmasi gerekli degilmiy di "tuve" deki ve nerden cikdi peki?<br />
"too you" ne demek, "senin için"  ve tuvesselah demek senin için kilinan namaz (yada senin namazin demek) ayni "too you" daki senin gibi demek, peki senin için namaz, ne zaman kilinir? ölünce cenaze namazi, hani namaz Allah için kiliniyordu, bak ölünce, senin için kiliniyormuş, ne oldu, bak kural degişdi degil mi!<br />
ve şeytanin ademe secde etmedigi namaz, hangi namazmiş, önce kilinan namaz degil, adem ölünce, onun ceneze namaziymiş, ne oldu? cenaze namazi önce kilinirmi hic? ölmeden cenaze namazi kilinirmi, ama gece önce geldigi gibi, ölüden diri cikaran Allah, Hz Ademi önce ölü yaratti toprakdan ölü gibi testi gibi idi, namazini kildirdi ki, sonra can verdi. yani sonda baş var,  başta da son var, evel allah ve ahir allah ve kilit.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Para Satan Dükkanlar Yahut da Bankalar</span><br />
<br />
Sana desem ki, ben sana bir ev verecen, sen bana bunun için ne verirsin dersem, senin de evin olmasa, o ev için neler vermezsin,  peki bunun için bir miktar fazla para vermen demekde, faiz oluyor, peki faiz niye burada haram olsun.<br />
Dükkana gittin ekmek alacan ayni durum var degil mi, ekmekciye gittin ve bir ekmek istedin, temsili misal ile, sana dedi ki, sana ekmek verecen amma, sen bana bunun için ne verecen,  sende on lira verecen dedin, tamam dedi verdi, peki. <br />
Bankaya gittin Adam sana para vercek, paraya karşilik daha degerli ne varki,  sen onlara verebilesin, yani  ona paraya karşilik para verince, bunun ismi, neden faiz olsun, ve bu bugün mülgadir kalkmişdir, yani adam sana para satiyor kardeşim.<br />
Faizden kasit sadece haksiz kazancdir, haksiz kazancin hepsi haramdir, yasakdir, insanligada, kişiyede, toplumada zarar verir. <br />
Nasil cumartesi balik tutmayin emrini ihlal edenler, bugün cumartesi pazar tatilini bildi buldu koydu. israili boykot etcek adama sözüm: önce onlarin kurali olan, cumartesi pazar tatili yapmayacak, eşek gibi hergün calişcak  ona iyi geliyorsa bunlar, bana öyle gelcek tavsiye etcek israili boykot edelim diye. (eşeklige raziysa, israilinin yerine haşari eşeklik yapcaksa bize, bütün yükü alcaksa üstüne, dünyanin yükünü len, denizlerin yükünü üstüne alan adamlar bunlar. Denizlerin dibindeki firavunun....) <br />
<br />
Her kötüde de bir iylik vardir. Burak ve refrefe binipde cennettin oldugu yere gittiyse muhammed ve bu hizli bir binek ile olduysa asil mesele binek önce( ammmmm. var sage kadin gibi, bende var sage adam olarak  kafani bir kariştirayim baken, ne olcak, onun(refref ve buragin) varacağı yer zaten burasiysa, burak ve refref ile nereye gideceksin bunu düşündünmü ahmak???) ice dogrumu dişa dogrumu hangi tarafa doguyami batiyami hangi tarafa???  ? allah nerde kible neresi allah kim...<br />
<br />
Amerikada Bilim adamalari Allahi ariyor, ve bizim türkiyede ise daha ancak beyin gücünden söz ediyorlar beyinden degilde beyin göcünden, ve buna engel olmak lazim diyorlar, mühendisin cöpcülük yaptigi, kacak corap sattigi Türkiyede, bu beyinleri burada vatanda tutmak ,ancak köreltmek olur, dünyanin ileri gitmesine engel olur, bize Türkiye ye falan faydasi olmaz, Türkiyede kalsa cöpcülük etcek bilim adami, aclikdan sirtina palto alamayan mehmet akifin Türkiye sinde ne olacak, edebiyatci olsan ne yazar, en akilli adam olsan ne yazar, ne faydasi olur allah aşkina. ... gibi cahillerin başta oturup konuşani kaynaşani milleti ezdigi bir Türkiyede, ne olursan ol, bir işe yaramaz işte.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kara delikler nasil oluşur  </span><br />
 <br />
insan dogmadan önce ölürse, yada dogup hemen ölürse, o zaman kara delik oluşur, yani sönük yildiz demek.<br />
ruhun dünya ya gelince, akilli bir ruhun dogunca, geldigi adresin yanliş zaman ve yer oldugunu görünce, hemen geri dönmesi,  ve yildizinda cökme olmasi, kara bir delik geri dönüş manevrasi ve ice dogru hizle giden bir ruhun başka ana arayişi için, ve ice dogu geri dönüşü yani, oysa oradan sadece, o ruhun dogacak cocuk  oldugu yerdeki kainata giden izi takip edilebilir, yani başka bir zaman dilimine gidebilir, eger o ruh yolunu adresini bulabilirse, eger kaybolursa sende kaybolursun. yine hizirinde bu delikler ile bir zaman diliminden diger dilime gittigi yollarda olabilir. amma zamanda yolculukda keşfolmasi gereken ilk bilgi ise, o zamanda, o zamanin sahibi kim (vahdeti vücut kim) ona gitmeden, sen o sisteme  ve zamana gidemezsin, yani onun bedenine yolculuk edersen, onun cenneti olan dünyaya varirsin, yani yukardaki meselenin acilimi da budur yani.<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip, geçer. Bu hadise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen) eritme (es-Sahru) hadisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ravi: Ebu Hureyre</span><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2586)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: "Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir. "Ya Rabbi!" der, "beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim." Allah Teala hazretleri: "Ey ademoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam: "Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teala: "Ey ademoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Sen, ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam: "Evet, Rabbim! Senden, başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teala: "Ey ademoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam: "Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? Sen ki Alemlerin Rabbisin!"der." İbnu Mes'ud bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi. "Niye güldün söyle!" dediler. "Resulullah (asa) da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da: "Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki Alemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi. Allah Teala hazretleri: "Ben seninle istihza etmiyorum. Lakin ben, Azimüşşan dilediğimi yapmaya kadirim!" buyurdular."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ravi: İbnu Mes'ud</span><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kaynak: Müslim, İman 310, (187)</span><br />
<br />
"Cennette yüz derece vardır. Her iki derece arasında yüz yıl(lık yürüme mesafesi) vardır."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 4, (2531).</span><br />
<br />
5067 - Ubâde İbnu's-Sâmit radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:<br />
<br />
"Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar geniştir. Firdevs bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah'tan cennet istediğiniz vakit Firdevs'i isteyin."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 4, (2533).</span><br />
<br />
5068 - Ebu Said radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:<br />
<br />
"Cennette yüz derece vardır. Bütün alemler bunlardan birinin içinde toplansalar, hepsini de kuşatır, istiab eder."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 4, (2534).</span><br />
<br />
Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: "Cennette at var mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da:<br />
<br />
"Allah Teâla Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yâkuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır" buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de:<br />
<br />
"Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular:<br />
<br />
"Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır."<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Tirmizi, Cennet 11, (2546).</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ بَعْدَ إِصْلاَحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحْمَتَ اللّهِ قَرِيبٌ مِّنَ الْمُحْسِنِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve lâ tufsidû fîl ardı ba'de ıslâhıhâ ved'ûhu havfen ve tamaâ(tamaan) inne rahmetallâhi karîbun minel muhsinîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym A'RÂF Suresi 56. ayet)</span><br />
<br />
Ne armegdonu falan filen, yahu ahmak olmayin, diyoruz ki cennetler kurulmuş, ve haala isa bekleyen var, len isada burada muhammed de burda ahmak burasi cenet diyoruz, daha haala niye bozgunculuk cikariyorsunuz, demedi mi yukarda ayette düzen kuruldukdan sonra, düzeni bozup bozgunculuk cikarmayin, artik yeni düzen işde, cennet ve cehennemler düzeni kuruldu, hepimiz icindeyiz, ya cenette, yada cehennemde, ve cehennemdeki cehennemde ebedi kalici degil, cennettekide  güvende degil hava ile adem gibi bile sifir kilometre cennetten kovulduysa, sen ben kimiz ki, <br />
<br />
bu hal ile yani artik düzeni bozmamasnii ne zaman ögrendiniz, asil cennet o zaman olacak, ve bütün mesele burayi cennete cevirebilmekdi zaten, dinin gayesi de o idi işte. ve düzen kurulmuş, cark işliyor, anla artik. armegedona falan ihtiyac yok, sen daha mehdi kim, isa kim, muhammed kim, tanimadin mi ahmak, bütün peygamberler ve ashabi ve cennetlik ümmetleri onun bedeninde ve dünyasinda haşroldu işte, zamanin sahibi olan vahdeti vücut o, isa arasan o işte, musa ararsan, o işte, amma dişarda gezen binler isa, cristian, ve kristinalar var, yine cristophlar var, yine muhammed ler var, mustafalar var, ahmetler var, musalar var.... eski zaman peygamberleri ve ümmetleri onun vaktini gördü, ve onlar dediler Allah a : aman biz onlardan yap, amma Allah musa ya dedi, hayir sen musasin, sende musanin ümmeti, ibrahim dedi di beni onlardan yap,  Allah dedi : hayir sen ibrahimsin, sende ibrahim ümmeti, yani öyle olunca, muhammed bile miracda geldi gördü özendi mehdinin vaktine, ashab bile  o ndan o nu  ve vaktini dinlemekden yorulmadi, ona anlat anlat diye geceler sabahlara akşamlara  döndü ve,  o nun vaktini dinlediler, bak bunlarin oldugu bir devir, ne yok ki, hangi peygamber bu vakte özenmez len, hangi peygamber ve ümmeti özenmez ki, bu mehdi vaktine ve bereketine, ahmak olmayin, sizin armegdonunuzua falan ti... bana, geri z.. ahmaklar. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ALINTI</span><br />
<br />
Muhammed(sav) Ümmetinin Üstün Vasıfları:<br />
Musa Aleyhisselam'ın konumuzla ilgili çok ilginç bir kıssası var:<br />
“Musa Aleyhisselam, Tevrat'ı eline aldığı vakit onun baş tarafında Kalemin Levh'a ilk yazdığı yazıyı gördü ve dedi ki: “Ya Rab, ümmetlerin hayırlısını bildim. Onlarda vaz-u nasihat ile emr-i maruf ve nehy-i münker (iyiliği emreder ve kötülükten nehyeder) vaizleri vardır. Bütün kitaplara inanır ve Deccal'ı onlar öldürürler. O halde bunları benim ümmetim eyle” dedi.<br />
Allah Teala: “Onlar ahir zaman peygamberi Muhammed'in ümmetidir” buyurdu.<br />
Yine Musa (Aleyhisselam): “Ya Rab, öyle bir kavim görüyorum ki, yaptıkları iyiliklere bire on, yedi yüz ve kat kat daha çok mükâfatlar verirken, yaptıkları kötülüklere yalnız karşılığı ile ceza veriyorsun. Onlar kitaplarını ezberlerler. Namazda melekler gibi saf bağlarlar. Mescitlerde arı gibi vızıldaşır, okur ve seni tesbih ederler. Onlar cehenneme girmezler. Onları benim ümmetim eyle” dedi.<br />
Allah Teala: “Onlar da ahir zaman peygamberinin ümmetidirler.” buyurdu.<br />
Musa (Aleyhisselam), Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Selem) ve onun ümmetine verilen bu üstünlüklere hayranlığından: “ Hiç olmazsa beni de ona ümmet eyle” dedi.<br />
Allah Teala: “ Ya Musa, seni aziz kıldım, seni peygamber yaptım, seninle konuştum, sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol. Tevrat'ı kendi kudret elimle yazdım. Bütün öğütleri açıklayarak sana verdim. Kavmine söyle, Salihlerden olsunlar. Benim yardımımla onlar hidayet bulmuşlardır” buyurdu.<br />
Musa (Aleyhisselam), bunları dinleyince rahatladı, gönlü hoş oldu ve sonra da: “ Ya Rab, bu peygamberi görmek isterim” dedi.<br />
Allah Teala: “Sen onun zamanına kadar yaşayamazsın” buyurdu. “İstersen ümmetinin seslerini sana duyurayım” buyurdu ve Hz. Musa'nın isteği üzerine Allah Teala: “ Ey Muhammed ümmeti!” diye seslenince onlar: “LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYKE LE ŞERİKE LEKE LEBBEYK İNNELHAMDE VENNİ'METE LEKE VELMÜLKE LE ŞERİKE LEKE” dediler.<br />
Allah Teala: “Ey Muhammed ümmeti, Benim rahmetim gazabımı geçmiştir. Siz benden istemeden, ben size verir ve günahlarınızı bağışlarım” buyurdu.<br />
Sehl b. Abdullah et- Tüsteri'nin anlattığına göre; Musa (Aleyhisselam), Allah Teala'dan, Muhammed (Aleyhisselam)'in ümmetinin derecelerini kendisine göstermelerini istedi.<br />
Allah Teala: “ Sen onların hepsini görmeye dayanamazsın, fakat birisinin menzilini sana göstereyim” buyurdu. Göklerin sır ve gizliliklerinden perdeyi kaldırdı. Musa (Aleyhissalam) bir menzil gördü ve oradaki nurun parlaklığından hayretler içinde kaldı ve :” Ya Rab, bunlar bu dereceleri hangi amel sayesinde elde ettiler” diye sordu.<br />
Allah Teala: “Onlar dünyayı terk etmekle bu menzile eriştiler” buyurdu.” (Envarül Aşıkin'den)<br />
Kıssada anlatıldığı gibi; Muhammed ümmetini üstün ve özel kılan vasıfları, “dünyayı terk etmeleri” idi. Bilhassa Sahabe-i Kiram, dünyanın nefsanî, fani yüzüne bakmayarak, esma-i ilahiyenin tecellileri olma ve ahiretin tarlası olma cihetleri ile ilgilenerek; ebedi ahiret saadetini kazanabilmek için çalışmışlar, dünya zevklerine ve geçici dünya saadetine itibar etmemişler.<br />
<br />
<br />
Ümmetine karşı son derece şefkatli olan ve bizi bizden daha çok seven Peygamber Efendimiz(sav), Ümmetinin ahir zaman fertleri yani günümüz Müslümanları hakkındaki endişelerini bakınız nasıl ifade ediyor:<br />
1-Ebu Hüreyre (r.a.) Resulullahın (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:<br />
“Ahir zamanda öyle adamlar çıkacak ki dinlerini dünya menfaatleri karşılığında satacaklardır. Bunlar yumuşak görünmek için koyun postuna bürünecekler, dilleri şekerden tatlı, fakat kalpleri kurt kalbi gibi katı olacaktır. Allahü Teala bunlar hakkında şöyle buyurur:<br />
“Bunlar benim rahmet ve şefkatime bakıp aldanıyorlar mı, yoksa bana karşı çıkma cüretinde mi bulunuyorlar? Kendi adıma yemin ederim ki, onlara kendi içlerinden öyle bir bela ve fitne musallat edeceğim ki, en yumuşak huylu olanı bile şaşkınlığa düşürecektir.” (Tirmizi, Zühd :60.)<br />
2-Ali (r.a.) rivayet ediyor:<br />
Resulullah (a.s.m.), “ Ümmetim on beş şeyi yaptığı zaman bir takım belalara müstahak olur “ buyurdu.<br />
Resulullah'a (a.s.m.), “ Bunlar nedir, ya Resulullah?” diye soruldu.<br />
Resulullah (a.s.m.) şöyle cevap verdi:<br />
(1) Devlet malının yalnız belirli kimselere verilip, diğerlerinin mahrum bırakılması,<br />
(2) Emanetin ganimet sayılması,<br />
(3) Zekâtın yerine getirilmesi kaçınılmaz bir zarar olarak düşünülmesi,<br />
(4) Kocanın her hususta karısının emri altına girmesi,<br />
(5) Kişinin annesine isyan etmesi,<br />
(6) Arkadaşına (iyi kötü her hususta) itaat etmesi,<br />
(7) Babasına sıkıntı vermesi,<br />
(8) Mescitlerde yüksek sesle konuşulmaması,<br />
(9) Aşağılık kimselerin milletin başına geçmesi,<br />
(10) Bir kimseye kötülüğünden korkulduğu için ikramda bulunulması,<br />
(12) İçkinin çok çok içilmesi,<br />
(13) İpek elbiselerin giyilmesi,<br />
(14) Çalgı aletlerinin yaygınlaşması,<br />
(15) Bu ümmetin sonunda gelenlerin önce gelenlere lanet etmesi.<br />
“İşte o zaman bir kızıl rüzgârı, yere batmayı ve suret değişmesi belalarını beklesinler.” (Tirmizi, Fitlen: 91.)<br />
3-Ebu Said'den (r.a.) rivayet edilmiştir:<br />
Resulullah (a.s.m.), “Sizin için en çok korktuğum şey, Allah'ın sizin için topraktan çıkarmış olduğu bereketlerdir.” buyurdu.<br />
Resulullah'a (a.s.m.), “ Toprağın bereketleri nelerdir? ” diye soruldu<br />
Resulullah (a.s.m.), “ Dünyanın güzellikleridir” diye cevap verdi.<br />
Bunun üzerine orada bulunan birisi, “ Hiç hayır bir şey şer getirir mi? ” diye sordu.<br />
Peygamberimiz (a.s.m.) cevap vermeyip sustu. Hatta kendisine vahiy nazil olacak sandık. Bir müddet sonra alnını sildi ve “ O soruyu soran nerede? ” dedi. O zat, “Benim, işte burada” dedi. Resul-ü Ekrem (a.s.m.) :<br />
“Hayır, ancak hayır getirir. Şu dünya malı taze ve tatlıdır. Yağmurun yeşertip bitirdiği her şey insana şişkinlik vererek ya öldürür veya ölüme yaklaştırır. Ancak bitki ile beslenen hayvanlar böyle değildir. Çünkü onlar yerler, yerler; karınları şişince güneşe çıkarlar ve karınlarındakini çıkarıp ikinci defa yerler.<br />
“ Dünya malı gerçekten tatlıdır. Kim onu helal bir şekilde elde eder ve onun zekâtını vererek hayırda harcarsa, sahibinin Allah rızasına nail olması için, ne güzel bir vesile olur! Ve her kim onu haramdan kazanırsa, yiyip de doymayan birisine benzer.” (Buhari, Rikak:7; Müslim, Zekât:122.)<br />
4-“Ümmetim hakkında üç şeyden korkuyorum:<br />
1-Âlimin hatası,<br />
2-Münafığın Kur'anı alet ederek mücadeleye kalkması,<br />
3-Kaderin inkâr edilmesi.” (Taberani'nin Kebir'inden)<br />
5-“Benden sonra ümmetim hakkında üç şeyden korkuyorum:<br />
1-Heva ve heveslerin kendilerini şaşırtması,<br />
2-Mide düşkünlüğü ve şehvani isteklerine uymaları,<br />
3-Hakikati bilip öğrendikten sonra gaflete düşmeleri.”(Hakim, Ebu Nuaym ve İbni Mende'den)<br />
6-“Benden sonra ümmetim hakkında şu üç şeyden korkuyorum:<br />
1-İdarecilerin zulme sapmaları,<br />
2-Yıldızların tesirine inanmaları,<br />
3-Kaderi inkâr etmeleri.” (İbni Asakir'den)<br />
7-“Ümmetim hakkında en çok şu hususlardan korkuyorum:<br />
1-Şişmanlık,<br />
2-Uykuya düşkünlük<br />
3-Tembellik ve iman zayıflığı” (Darekutni'nin Sünen'inden)<br />
8-“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey ağzı iyi laf yapan münafıktır.” (İbni Adiyy'in el-Kamil'inden)<br />
9-“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey nefsin isteklerine uymak ve ölümsüzlük hayalidir.” (İbni Adiyy'in el-Kamil'inden)<br />
10-Ebu Hüreyre (r.a.) Resulullahın (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:<br />
“Benim halim şu misaldeki zatın durumuna benzer. Ateşi yakmış ve ateş etrafı aydınlattığı zaman, irili ufaklı hayvanlar ateşin içine düşmeye başlamışlardır. O zat, bu hayvanların ateşe düşmesine mani olmaya çalışıyorsa da, hayvanlar baskın gelip sür'atle ateşe düşerler. İşte benimle sizin durumunuz da böyledir. Ben sizi ateşten korumak için eteğinizden tutuyorum, 'Ateşten uzak durun! Ateşten uzat durun!' diyorum. Sizler ise bana baskın gelip, düşünmeden ateşe atılıyorsunuz.” (İbnü's Sünni'den) [1]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ALINTI SONU</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ فِيهَا أَنْهَارٌ مِّن مَّاء غَيْرِ آسِنٍ وَأَنْهَارٌ مِن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُ وَأَنْهَارٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّارِبِينَ وَأَنْهَارٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَاء حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَاءهُمْ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Meselul cennetilletî vuidel muttakûn(muttakûne), fîhâ enhârun min mâin gayri âsin(âsinin), ve enhârun min lebenin lem yetegayyer ta’muhu, ve enhârun min hamrin lezzetin liş şâribîn(şâribîne), ve enhârun min aselin musaffâ(musaffen), ve lehum fîhâ min kullis semerâti ve magfiratun min rabbihim, ke men huve hâlidun fîn nâri ve sukû mâen hamîmen fe kattaa em’âehum.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Muttakilere vaat olunan cennetin durumu şöyledir; İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rab’lerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedi kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MUHAMMED Suresi 15. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Karoglanin Cennet Tasvirlerine devam</span><br />
<br />
Ve muhammedin vaktinde, isa nin vaktinde, musa nin vaktinde... buzdolabi ve buz muhafazasi diye birşey varmiydi, soguk su nerde lazim olur, yazin ve sicak olan yerlerde, yahutta sicak cehennemlerde, yani öyle olunca Arabistanda israil de brezilyada, afrikada, yazin şöyle karpuzunu koyup, serinletcek, yine suyunu şişelere koyup, serinletcek bir bozdolaplarimi vardi onlarin, ve bak mehdi vaktinde, altincagda suyunu buz gibi sogutabiliyorsun, ve likir likir buz gibi suyu, sicakda icince, canin tak diye düşmezmi, nasil bir keyif degilmi aman allahim. şöyle kavunu karpuzu sogutup, buz gibi dilimleri yutmak, nasil bir tat ve keyif ve, vakit cennet vakti, ve bak bunlara biz sahibiz, ve yine ayran sogutup icebiloyoruz, binlerce gazoz ve soguk şeribler, şarablar, icecekler vakti, yani buz ve buzdollaplari, soguk hava depolari cennetindeyiz. yani ekmegi benim calişdigim ekmek fabrikasinda eksi 22 derece donduruyorduk, ve markete satiliyor, merkette buharli firin var, ve orada tezece pişiriyorlar, sabahlari kahvalti için sicak sicak satiyorlar.<br />
<br />
<br />
Yani dondurma yöntemi ile, yine bircok mal uzun süreli dayanikli yine, meyva sebzeler için, buzhaneler yani, soguk hava depolari var, ve uzun süre meyva saklanabiliyor, hatta öyle ki, bir sene önceki meyvayi bile, bir sene sonra satabiliyorlar bu sayede.<br />
yani ne cennetiymiş <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">" Buz ve buzdolabi ve sogutucular, ve soguk icecekler cenneti"</span>  ndeyiz işte.<br />
<br />
<br />
Yine muhammedin vaktinde  tas tabak ne kadardi hemde kutsal emanetlerde su ictigi tas var agacdan oyma, onun dişindaki gümüşü osmanli hürmeten ve korumak için kaplamiş. bugün bizlerde, binler güzel celik veya cam, veya tatli tatli renkli porselen, naylon, mika emaye, tava tencere ve tabaklar, bardaklarimiz var yine, ve onlar için dün muhammed vaktinde diyordu ki, onlar  cennetlerdekiler altin tabak ve kaselerden yer icerler, ve dünya da altin tabak tas kullanmak haram deniyordu. halbuki muhammed mehdi vaktine gelmiş ve yaldizli porselenleri görmüş, ve onlar altin ve gümüş taslardan yiyip iciyorlar demiş, cünkü celik tecncereleri o devirdekiler görseler, bunlar gümüş kaplardan  yiiyip iciyorlar derler. yine altin yaldizli yada bakir kaplari görseler, yine altin kaplardan yiyip iciyorlar demezlermiy di, aynende öyle zaten yani. Halbuki altin kap kullanan cok az kimse var, saglikli degil, amma altin kaplama yaldizli kab kullanan cok, celik tencere, caydanlik, tas tabak kullanan cok degil mi bu devirde.<br />
<br />
Rabbim dinleyenleri duyanlari haberi olanlari O nun (Mehdi nin)  ve o nun vaktinin kiymetini bilenlerden eylesin<br />
<br />
<br />
Dipnotlar :<br />
[1]mumsema org/Peygamber Efendimizin Ümmeti Hakkındaki Endişeleri (Erturul Kocadağ)<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 26 Eylül 2018 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Halifeyi Ru'yi Zemin Hz Adem ve insanoğlu]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34672</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:14:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34672</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Halifeyi Ru'yi Zemin Hz Adem ve insanoğlu</span><br />
<br />
(Kar©glanin 6 Ekim 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fîl mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah’a hamd ederim de ve <span style="color: #ff3366;" class="mycode_color">tekbir getirerek</span> (Allahu Ekber yani O Allah ki Tek ve yegane büyükdür diyerek) O’nun şanını yücelt.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 111. ayet</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Artık Benimde çok dil bilen özel bir sekreterim var.</span>(.....)<br />
<br />
Hazreti Adem halife-i ruy-i zemin yani Vahdeti Vücut ve madeni Toprak, toprak ise tek tür, tek ama hepsini içinde Taşıyan Vahdeti Vücut, yani Demir de onun için de, alüminyumda, şekerde, tavuktan yediğimiz yumurta da, ağaçtan kopardığımız Kirazda, hepsi onun içinde. Tek ve bütün olan Vahdet. Cebrail yerden yani ardzdan  yani İngilizce earth  veya Arapça arz yeryüzünden onu aldi ve allah Ademi bir bütün olarak o nu halketti. ve dünya kainatin "zerrei zübdiyesi" (en küçük parça(öz)) yani "all inklusiv" bir gezegen. "Dünya" da aynı kelimeden türeme, yani hepsini içinde taşıyan, bütün işte, Adem, Hazreti Adem, O yüzden halifeyi ruyi zemin.  kainatta Demir elementi parça halinde Başka bir gezegende mevcut, yine Elmas, Yakut, su, yahut hidrojen güneşte, helyum güneşte, Amma toplamı Dünyada hepsi mevcut, Vahdet, kesrette çoklukta birlik olan Vahdet İşte. o yani halifeyi ruyi zemin, Hazreti Adem veya insanoğlu, işte hepsine hükmetmekte, ona kainatı musahhar kılınması budur zaten <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
E lem terav ennallâhe sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Göklerde ve yerlerdeki herşeyi, Allah’ın size musahhar (emrinize amade) kıldığını, (Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini) görmediniz mi?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym LOKMAN Suresi 20. ayetten pasaj)</span><br />
<br />
Hz. Ademe insanogluna Allah Demire  sözünü geçirmesini öğretmiş (Hz Davuda verilen hikmet ile) kim? Allahu Teala öğretmiş. Su yu da hendekler kazıp akıtır, barajlar kurup durdurur, Suyu elektriği çevirir, Elektrik ilde pompalyip  suyu yükseklerden bile aktırır, derinlerden de yukarilara çıkartır, yukarı kaldırır. Bu ne şimdi Raşidi Tarikatımızda du suyu  yani yağmur yağdırmasını da öğrettik, kar yağdırmasini da sizlere öğrettik, yani  mevsimler  bile bize musahhar kılınmış, yani emrimize amade kılınmış. işte İnsanoğlu belli prösedürlere uygun zikredipde niyetli olarak su içtiği zaman, böyle yagmur yagmaasi için su içmiş olur. ve insanoglu su içerek,  birkaç elementi bağlı halde molekül halini almış olur, bag kurmuş elementleri almış oluruz vücudumuza, tuz yemek  ile bütün mineralleri almış oluruz, süt icmek ile bütün enzimleri almış oluruz, şeker ile bütün karbonhidrat cinsi şeyleri almış oluruz,  et yemek ile bütün proteinleri almış oluruz, yani kainatta dağınık vaziyette bulunan elementleri, bütün elementleri vücudumuza dahil edip, onlar ile Vahdet, yani kainta, yani yildilzlara bile hükmetme sanatını yerine getirmiş oluruz. Yani Hz Adem  yani insanoglu yeryüzündeki, Allahü Teala'nın gölgesi, ya da onun yerine bakan görevli, halifeyi ruyi zemin.  Ev yapar rüzgara  Dur der,  Pervane yapar, Rüzgara es der,  yine hendekler açıp suya ak der,  Barajlar yapıp suya dur der, Çakmaklar  yapıp  ateşe yan der, sonra itfaiyeler kurup, ateşe sön der,  Yani senin anlayacağın, halifeyi ruyi zemin, Allah ona kainatı musahhar kılmış, emrini vermiş, yeryüzünde, Allah celle celalühü hazretleri,  bir nevi yürüyen gezen Allahlık sıfatını, o nda (Hazreti insan) üzerinde tecelli ettirmekte. <br />
Ve ikinci Adem olan Hazreti Nuh, gemi yaptıktan sonra, ona her türden bir tane al denildi, ama kurbağa ona ben binmem dedi, kimdir kurbağa, Nuh un oglu Kenan,  o gün,  Kenan da, "bana bir şey olmaz" dedi ben daglara  kaçarım dedi, çünkü kurbağa suda da yaşar, karada da yaşar, sel basması onu Öldürmez ki, bu bilgi içinde olduğu için,cibilliyati öyle oldugu için,  aynı şeytanın demirlik vasfi içinde olduğu için secdeye isyan Ettiği gibi, eğilmeye İsyan ettiği gibi, o da (Kenan da)  boğulmaya isyan etti, ben boğulmam ki dedi, ben kaçar kurtulurum, Bana Bir Şey Olmaz dedi. geçiş formu  yani Hem su canlısı, hem Kara canlısı, Darvinin söyledigi evriminde yanlış olmadığını, Fakat benim demek istediğim gibi olmadığını anlatan örnek.  Evrim var fakat kurbağa Kenan oldu, yani kurbağa Kenan'a insana dönmedi, Fakat  sadece  Kenan a cibilliyet oldu. Ve çocuklarda ve insanlarda Korkaklık meselesi de cibilliyet sebebi ile dir. Nasıl derseniz : Çünkü kurbağa Korkunca suya atlar, Tavşan kaçar, kaplumbağa kabuğuna sokulur, hepsi Korkaklık alametidir, onların cibiliyetini Taşıyan Her canlı, Her insan  türüde, onların cibiliyetini Taşıyan Her kimse, mesela cibilliyati kaplumbağa ise, düşman görünce evine saklanır, tavşan ise nalları kırıp kaçar,  kurbağa  ise, bir yerden bir yere geçer,  suya atlar veya su dan korktuğunda da, sudan karaya mekan değiştirir, Onun (Kurbaga ciblliyatlilarin) kacma yöntemi de mekan değiştirmektir, Boyut değiştirmektir. yani Korkaklık cibilliyet ile alakalıdır. yine cesaret, cibilliyat ile alakalıdır, Aslan kavgaya gider, kavgaya karşı gider, kavga etmeye gider, kurbağa korkup kacsa bile, aslan kavga etmeye gider. Dana veya boğa yine kavgadan yılmaz, o yüzden danalara <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Yılmaz"</span> ismi koyulur, yani yılmaz demek, kavgadan yılmaz, yumruk da yese kavgadan yılmaz, bıçak da yese kavgadan yılmaz, yani "Yılmaz" işte "Yılmaz Dana" daşşaklı dana.  Allah her cibilliyeti yani her hayvan türünün sıfatlarını da, ona göre(insana verecegi ahlaka) böyle elverişli yaratmış ki, mesela zürafanın boynunu Uzun yapıp, boynu uzun olduğu için uzanıp yaprak koparabilmesi için değildir, bilhassa bacakları uzun olduğu için yere uzanip da su içebilmesi için boynu da uzundur diyeceğiz. Allah öyle bir denge koymuş ki, hem  yaprağa uzansın, yukarı doğru,  hem de bacakları çok uzun olduğu için, yerdeki suya uzanabilmesi için, boynunu da böyle uzatmış ki, bacaklarıyla dengelenmiş. Yoksa boynu kısa olsa, suyu nasıl içecek,  çöküpte mi  içecek deve gibi,  işte zürafanın boynunu  uzun yapmış ki, iki  problemi birden çözmüş Allahu Teala. Bunlara <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Allahuekber"</span>  "Büyüksün Rabbim"    demeyipte,  ne denilir Allah aşkına. Allahu Ekber. hem zahirine Allahu Ekber,  hem de batınına Allahu Ekber. Büyüksün Rabbim.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">BURADAN iTiBAREN ALINTI &gt;&gt;&gt;</span><br />
Her gün beş vakit namazdan önce okunan ezan ve farz namazlara durulurken okunan kamet tekbir lafızlarını içerir.<br />
<br />
Ayrıca namaza başlama ve bir rükünden diğerine geçiş tekbirle olur. İlkine “iftitah tekbiri”, diğerlerine “intikal tekbirleri” denir. Başlangıç tekbiri iftitah (açılış) kelimesiyle nitelendiği gibi, kendisiyle namaz dışında yapılması helâl olan eylemler haram hale geldiği ve dış âlemle bağlantıyı kestiği için “tahrîme (ihrâm) tekbiri” diye de anılır. İkinci adlandırma <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hz. Peygamber’in, </span><br />
<br />
“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır” hadisinden <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3) hareketle yapılmıştır.</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Resûl-i Ekrem;</span><br />
<br />
- iftitah tekbirine yetişmek şartıyla kırk gün cemaate gelen kişiye Allah’ın biri cehennemden, ikincisi münafıklıktan kurtuluş olmak üzere iki berat vereceğini bildirmiş<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> (Tirmizî, Salât, 64)</span><br />
<br />
- ve namazın özünün iftitah tekbiri olduğunu söylemiştir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Heysemî, II, 273)</span><br />
<br />
Allah lafzının ilk harfini uzatmak kelimeye soru anlamı kattığı, “ekber”i “ekbâr” veya “ikbâr” şeklinde okumak anlamı bozduğu için fakihler bu lafzı söylerken çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtirler.<br />
<br />
İntikal tekbirleri rükuya ve secdeye giderken, secdeden ve ikinci rekatta tahiyyattan sonra kıyama kalkarken okunan tekbirlerdir. İki rekatlık bir namazda on, dört rekatlık bir namazda yirmi bir intikal tekbiri bulunur.<br />
<br />
Ayrıca Hanefîler’e göre vitir namazının son rekatında Kunut dualarından önce tekbir alınır.<br />
<br />
Sehiv secdesi yapılırken namaz içindeki diğer secdelerde olduğu gibi tekbir alınır.[1]<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">&gt;&gt;&gt;BURAYA KADAR ALINTI </span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">tukebbirûllâhe</span> alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğruyu ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri bilgisi icinde olan Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günler kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Allah’ı tazim edip </span>(Allahuekber demeniz için ve) şükretmeniz içindir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 185. ayet)</span><br />
<br />
o yüzden Tekbir lafzı üzerimize farz olan bir zikirdir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Len yenâlallâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">tukebbirûllâhe</span> alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır. O’nu büyük tanıyasınız ve Allah’ın hidayetine eresiniz diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym HACC Suresi 37. ayet)</span><br />
<br />
Bu yukarıdaki ayet bize gösteriyor ki, hayvan kesmek,  Allah'a itaati temsil eder, kes deyince kes, yeme deyince de yememek,  haram deyince yani yapma yasak deyince yapmamak gibi, bizim itaatimizi temsil eden bir ibadettir. Yoksa Kurban kes emri ile, bir hayvan türünü yok etmek değildir. o yüzden bugün kurban kesme meselesine de kota  konulması lazım.  Madem vakit Mehdi vakti, hayvanlarinda degeri anlaşilir oldu ve onlarinda bir hak ve hukukunun oldugu ortaya cikdi, ve altın çağı yaşıyorsanız,  o zaman  bu vakitte İnsanların çoğu İslam'a dahil olacak, çünkü <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Mehdi suresi" </span>veya Nasr suresi yani <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"iza cae"</span> suresindeki bu mucize, Yani bu keramet, Mehdi'nin kerameti, bize tebliğ olup, Allah'ın dinine insalarin fevc fevc grup  grup girdiklerini gördüğün zaman ayeti ile bu sabittir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ  وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا  فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İzâ câe nasrullâhi vel fethu. Ve raeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcân. Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirhu, innehu kâne tevvâbâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah’ın yardımı ile fetih  vakti geldiği zaman. Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün zaman. O zaman Rabbini hamd ile tespih et.(zikrin sayilarina muavfik olrak yani sayiya riayet ederek zikret) Ve O’ndan mağfiret dile. Muhakkak ki O, tövbeleri kabul edendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NASR Suresi 1, 2 ve 3. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">GRAMATiK VE DiL DERSi</span><br />
<br />
سَبَّحَ الرَّجُلُ : قال سبحان الله<br />
<br />
adam sübhanellahi dedi,Allahı yüceltti,tespih etti <br />
<br />
سُبْحَةٌ ( ج ) سُبْحٌ<br />
<br />
boncuk gibi şeylerden dizilerek yapılan tespih,<br />
<br />
سَبَّحَ : تَسْبِيحاً لِ<br />
<br />
namaz kılmak,dua etmek,tespih etmek,sübhanallah demek,övmek,tenzh etmek,yüceltmek,ululatmak <br />
<br />
سَبَحٌ<br />
<br />
kara boncuk,<br />
<br />
سَبَّحَ<br />
<br />
tespih çekmek<br />
<br />
 سُبْحاَنَ اللهْ<br />
<br />
"SübhanAllah" Anlamı: (Allahi sayisal olarak(sayisini bilerek) zikrederim. ismini söylerim<br />
islamda tesbih ve boncuk cevirme yokdur diyelere kapak olsun bunlarda, namazda subhanallah demek , ne demekdir bilmeyen ah.. onlar.<br />
<br />
Ve Mehdiye Verilen bu cokca tesbih hikmetinden birisi olan bizim Raşidi Tarikatindaki cookca her renk tesbih edinmemiz ve onlarla, Allahi, sayisi ve yönü belli olarak bilincli tekrar etmemize yarayan bu alete verilen isim tesbih, sübhan Allah derken, iza cae okurkan fesbbih derken anlamadinmi tesbih ne demek. adam diyorki boncuk cevirmek ibadet degil diyor, ya ne? namazda rükuda secdede dedigin, sayisi belli 3 subhan Allah derken ne diyon, haaala anlamamiş birine ben ne diyen artik.<br />
<br />
Nasr suresindeki yani insanların çoğu onun vaktinde,  bu dini mübine  dahil olacaklarmış,  o yüzden insanların, nüfus olarak ekseriyatinin Müslüman olduğunu düşün ve, ve Kurban Bayramı geldiğini, ve herkesin hayvan kesme,  yani kurban etme hikmetini yaşamak istediğini  düşünürsek,  o zaman birkaç Kurban Bayramı geçince, yeryüzünde neredeyse, et yiyebileceğiniz Semiz hayvan türü kalmaz.  o yüzden işte, hac edecek kimselere nasil kota kuyduksa, orada izdiham çıkıp insanların katliamına İzin vermeyen insanlık ve Arabistan devleti, bugün müslüman devletler birleşip bu hikmetin de farkına varıp, ve kurban kesme meselesine de Kota koyulması lazım, senelik belli bir hayvan sayısı kadar hayvan kesilmesi lazım, onun üstüne çıkılmaması lazım, yoksa dünyamızada zarar vermiş oluruz. hatta hiç kesilmese bile olur, yani zaten o yüzden farz degil vacib, ondan kastedilen, dedik ya  sadece Takvamiz olurmuş, yani  Allah'a itaat etmemizmiş.  Allah'a gerçekten itaat eden birisinden bu iş  sagıt olup düşer.  Çünkü  hayvan türünün bitme tehlikesi var.<br />
<br />
Ne garip bir dünyada yaşıyoruz ki,  bir işçinin maaşı 1000 lira ise bir ay zar zor işlerde çalışıp Emek harcayıp yorulup didinip, ve aldı 1000 lira, Yani 10 tane 100 lira, ve 10 tane kağıt için, 1 ay yoruluyor, çalışıyor. Kağıt yenmez ki, Kağıt içilmez ki, ama ödül 10 tane kağıt, işte o kağıtları ekmeğe çevirince  aslen ödül oluyor, Yine sırtına giyeceğin gömleğe cekete çevirince ödül oluyor, Yine bineceğin arabaya çevirince, Ya da arabanın benzinine çevirince ödül oluyor. işte bu dünyada da yaptığımız sevaplar ve günahlar ile, fazlalıklarla, eksiklerle, yanlışlarla, doğrularla, hepsi ya bir ödül, ya da bir azaba döner. Ama bu işte, aynı şu anda bize kağıt para durumunda olan, bu amellerimiz, işte ahiret denen gelecek de, onlar sevaplarımız yaptığımız Ama, dünyada bir zamanda karşılık aldığımız sevaplarımız olacak işte. aynı o gelecekteki para ile ekmek almak gibi, bize gıda olduğunda, ya da bize ev olduğunda, bize araba olduğunda, işte ödülümüzü almış oluruz. ama şu an, dünya Öyle hızlı ki, 1 saat öncesinde kazandıgin, 1 saat Sonrasında sana ödül veya ceza olaraktan karşına çıkmak da, ve hesabın görülünce, ya cehenneme layık bir kul olursun, ya da cennetlere layık bir kul olursun. İşte bu dünyadaki kolaylıklar da sana cenneti tattırmak da, zorluk ve güçlüklerde, Cehennemi Bir nevi yaşatmakta. ve cehennemde Sabit değil, aynı doğunun, bir yer olup sabit olmadıgi gibi, Yine üst yani Kuzey'in, bir yer olup sabit olmadıgi, ya da alt ya da Güney'in, sabit olup bir yere olmadığı gibi (gecen haftaki vaazin seslisini dinlersen, ne demek istedik anlarsin), işte Cehennem ve Cennet de sabit değildir. 5 dakika önce günah işledin ve, 10 dakika sonra mesela parmağıni incittin, ya da Ayağını incittin, ya da kafana taş geldi, işte 10 dakika önce yaptığın  amelinin karşılığını, 10 dakika sonra gördün, Senin hesabın kesildi, ve Ceza biçildi, ve ceza uygulandı.<br />
<br />
Rabbim mehdi ve askerini muhafaza etsin ki, Allah muhafaza, Allahsız yahut rahman ve rahimsiz bir ömrün bedeli, belki rahmet yağmayan bir yerde doğmaktır, yani yağmur yağmayan bir beldede doğmaktır, kuru çöl gibi bir yerde, yahutta rahmanı bilmemek, tanımamak,  yani babayı bilmemek, babanın hikmetini ve onun saygısını Esirgemek, eksik etmek, belki babasız Olmak, ya da erkek iken, kadın olarak, yani rahmansız yani Affedersiniz zekersiz doğmaktır, zekerisiz olmak hikmeti ile sana ceza verilir, yine bu cezadan  bir ömür yersin, hemde muebbet yersin bu cezadan. erkek iken kadın olursun, erkeklik organından mahrum kalırsın, Çünkü babanın  annenin kıymetini bilmedin, yada Merhametsiz bir anneye babaya düşersin,  Annenin babanin kıymetini bilmediğinden dolayı, bu ceza sana biçilmiş olur, ya da annesiz lik, annesiz kalırsın ki, yeni hayatında Annen küçükken vefat eder, ve annesiz kalırsın ki, Daha önce annenin kıymetini, yani yanındakinin kıymetini bilmediğinden dolayı, ya da erkek sen kadın, kadın isen erkek olursun, ve Rahimsiz  yada rahmansiz kalırsın ki, Rahimden yoksun, Hatta evlenemezsin de rahimsiz kalırsın.  Diyoruz ki, cennet da burada kurulmuş cehennemde, ödül de burada,  ceza da burada, 5 dakika öncesi, 5 dakika sonrası, bir gün öncesi, Birgün sonrası, 1 ay öncesi, 1 ay sonrası gibi, gün gün de kalmıyor, dakika dakikada, saniye saniye de. <br />
<br />
Ve işte Bitcoin veya sanal  para meselesi de bununla kıyas edilince, para Aslında emeğin karşılığı, 8 saat çalışılmış, 10 saat çalışılmış, bir mal üretilmiş, sonra o malın karşılığı, önce işçiliğin karşılığı idi, sonra o malın ve üretilen mamulun karşılığı, sonra, oradan sonra marketin geliri, kişinin geliri şeklinde, bir emeğin karşılığı para. ama Bitcoin bilgi ile üretiliyor, Sanal Para bilgi ile üretiliyor, yazılım ile üretiliyor deniyor. Çok para basmak marifet değil, Nasıl Merkez Bankası Bir ülkenin bankası ise, en çok parayı devlet basıyorsa, yine devlet 10 katlı bir apartman kurrup, apartmanın içinde Bitcoin üreten binlerce bilgisayar olabilir, ve en iyi üretenler yine ülkeler olur, öylece devletler zengin olur olsa idi, bitcoin üretmekle falan zengin olunsa. Bitcoin üretmekde para basmak gibi yani,  Bitcoin yine aynı, sadece paranın sanal hale gelmesi. En azından kağıt para ve demir para vaktinde, emeğinizin karşılığı olarak, elimizde bir  bir madde vardı, ama bu noktada elimizden alınıncak, kağıt veya metal olsun bu da elimizden alınınca, artık sermayenin kullanımı tek kişiye bindi demektir.  zengin olmak  Bitcoin üretmekle değil,  çok para basaraktan zengin olunmaz, hiç kimsede para basaraktan zengin olmaz, bu para emeğin karşılığıdır işte, burada Bitcoin Sanal Para dijital para dijital sistemi elinde tutan  Deccal in elinde olunca,  ve elektrik kesildi ya da fişi çekince, istediğinin elindeki parayı iptal edince, bütün sermaye onun elinde oluyor, yani tek kişi elinde oluyor, Deccal sistemi.  senin paranı iptal etti, Artık ne ekmek alabilirsin ne benzin bittin, yani tek zengin Deccal olur. Deccal  hakimiyeti sistemi,  sistemi yavaş yavaş yapılandırıyorlar, sonunda kim olacak  Bütün parayı elinde tutan kimse,  Decal olacak, bir de bütün tekniği elinde tutan kimse, hepsini enerjiye bağımlı yaptimi, enerjiyi de kestimi, hepsi bitti, ve şu anda arabaları da petrolden elektirige dönüştürmek yine bu yüzden, enerjiye bagimli kilma meselesi, petrol ve diger hayvan sistemlerinide gözden cikarma meselesi var, güya neymiş havanlarda atigindan gaz cikiyormuş, dogamazi isitiyormuş kürsel isinma o yüzdenmiş, ve bu yüzden hayvanlarda yok edilmeliymiş, yani yavaş yavaş deccala bagimli olmak zorunda birakiliyorsunuz, uyan insan. hepsini devreden çıkarıp enerjiye bindirmek sistemleri, yine Elektrik enerjisinide kesti miydi, artık bir yerden bir yere gitmen de mümkün değil, yani Deccal sistemi, tek Hakimiyet,  Haşa Allahlık.  Ey Mehdi askeri uyan Emeğin karşılığını dijitala  çevirme,  yoksa  bittigin dünden bellidir. para Tek kişinin yanında olamaz, enerji tek kişinin yanında olamaz. güc tek kişinin yanında olamaz, Allah bunların hepsini dağıtmış, bak dedik ya Hazreti insan ve dünya bütün elementleri içinde topluyor ama, kainatTa ise yildizlar halinde dağınık vaziyette, Yıldızlar halinde, vahdette kesret, kesrette de  Vahdet.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ أَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ sâhibeyis sicni e erbâbun muteferrikûne hayrun emillâhul vâhıdul kahhâr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rab'ler mi daha hayırlı Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulmaz olan bir tek Allah mı? Vahid (tek) olan, Kahhar (kahredici, hâkim ve gâlip) olan Allah mı? <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 39. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ  يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûne lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
iinsanlığı derece derece yükselten, Arş'ın sahibi Allah, karşılaşma gününde (seçilip ayrılma Allaha kavuşma Günü yevmül ahiret te gelcekte bir zamanda, yani o bu günümüz, ve mehdi ve altınçağ da) onları uyarmak için, kendi emrinden olan kutsal ruhu (Yani Hırıstiyan teslis inancında geçen, Kutsal Ruh olan, Hz Mehdi yi) onlara gönderir, ve herşey belli olupta, apaçık ortaya çıktığı  vakit, o der ki : Allah dan gayri kimden korkuyorsunuz, görmüyormusunuz  bugün mülk (hükümranlık) kimindir? (Maliki yevmiddin ayetine atıf var  burada, ve din gününün sahibi kim? deyyan olan kim? ) Tabiki de Tek olan (o zamanda Vahdeti vücud olan kimse), her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır. (Vahidul kahhar olan Allah ın)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15 ve 16. ayet)</span><br />
<br />
Ve  işte hakimiyetin Mehdi de olması, hakimiyetin Deccal da olması gibi değil. Çünkü mehdi, ne dünyanın tüm ekonomisini, ve ne de dünyanın tüm Siyasetini, veya tüm enerjisini  Elinde tutmamakta, sınırlar belli olmuş,  sınırları koruyan bekçilerde tayin olmuş,  Onları yönetenler detaylı ve belli olmuş, o yani mehdi bunlara karışmamak da, sadece ve sadece iyi ile kötünün farkına varmanızı sağlamakta,  yoksa mehdilik bütün Hakimiyet ve gücü elinde tutmak değildir. Elektrik lamba düğmesi gibi, ben buradan lambanın düğmesine basıp, lambayi söndürünce, bütün Işıklar, bütün enerjiler, bütün Hayatlar sönecek gibi bir sistem yani ekonomi enerji güc para tek kimsede ve ,  Demek ki  Allah da Buna müsaade etmez, kulların akıllıları da buna müsade etmemesi lazım, ve bu sistem  Deccaliyet sistemi yıkılmak zorundadır.  Yoksa dünyamızı mahveder. ve işte insan Günah işlemek ile ya ruhu  hasta olur ya da  fiziki bedeni hasta olur. Onun çaresi olan ilaçlar ise kişiye özel olmalıdır yoksa mesela Devenin su içmesi ile zürafa nın su içmesi aynı değildir, yine Devenin yediği ile, atların yediği, yahut  köpeklerin yediği ile Aynı değildir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurakâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
O dedi ki :“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?”  onlar da dediler “Allah’tır”. (Hz Mehdi de onlara Dedi ki: “O'nu (beni yani Hz Mehdi yi) bırakıp da kendilerine gelen bir zarara veya faydaya bile bir hükmü olmayan dostlar mı ediniyorsunuz,  (Dünyamizi ve kainati zulumetten aydinlığa çevirp nimetlerle dolmasıina sebeb olan,  O nun Gücü (Mehdi nin gücü ile onların ki aynımı bir mi)  vallahi değil, ya onunla da (mehdi ile de) herşeyi hakkıyla yaratan ve vâhidul kahhâr olan Allah ın ki aynımı bir mi?(Degil).<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 16. ayet)</span><br />
<br />
Temsili misal çocuğu olmayan birisi dua etti ve dedi ki," Allah'ım bana bir çocuk ver" dedi ve Bunu duyan ve Allahlık taslayan birisi çaputtan bir bebek yapıp geldi verdi, al sana bebek.  bu adam dedi Hayır, benim istediğim bebek bu değil . Başka bir adam naylon bir bebek getirdi bumu  istediğin bebek dedi.  adam yine hayır dedi. Adamın birisi de kedi yavrusu  getirdi, bu muydu istediğin bebek dedi, adam yine hayır dedi.  Adamın biri Biyolojici ve kimyacı, O da bir klon çocuk yapıp getirdi.  Al sana bebek dedi.  adam yine Hayır bu değil dedi, Ve sonunda gerçek bilgiyi bilen bir adam dedi ki, senin çocuk sahibi olman için, bir bayanla evlenmem lazım, Halvet edip şöyle şöyle yapman lazım diye tarif etti. adam gitti evlendi çocuğu oldu, ya da olmadı da diyebiliriz, hala serüven devam ediyor, Ne yaptımsa olmadı dedi,  yani çareler tükenmez, hastalığın çaresi kişiye Özeldir dedik ya, Öyle olunca ya erkek kısır, ya da kadın kısır olabilir, eşlerden birinin kısır olmayan biriyle evlenmesi, Derdine derman olur, ya da ikinci, bir anne yada baba alması Derdine derman olur, işte hastalıklar da böyle kişiye özel olduğu gibi, çareside kişiye Özeldir, günahlarda kişiye özeldir, tek tövbeyle Hepsi asla  affolmaz, çeşidine göre, çareside  gizli günaha gizli, âşikâre günahı aşikar tövbe etmesi lazım geldiği gibi,  işte Ruhi hastalıkların, yani manevi hastalıkların, günahların çaresi de böyle onlara karşilik gelen iyiliklerimiz ve sevaplarımız, sevabin  zıttı da Günah lardır. Ve burada anlatmak istediğimiz, Allah Kainata ve dünyamıza kuvvetler ayrılığı sistemi koymuş, ve bir beden, sen, ben, o, Ahmet, Mehmet, Fatma, Fadime, hepsi Vahdeti Vücut,  her biri ayrı Vahdeti Vücut, ve benim elim, Benim kolum, Benim ayağım, bana hizmet etmek üzere yapılandırılmış.  ve Allah dirseklere sinir koymuş, dirsek ters dönmez, içe doğru döner, bana hizmet etsin diye, ama robotlar da kuvvet Ayrılık sistemine terstir, onların kolu, içe ve dışa hareket edebilir,  yani sanada hizmet eder bana da, yani, bizim sistemimizden farklı. microsoftun Babasi Bill amca da,  yeni yazilim yapacak adamlarda bunuda  planlarda göz önüne almali. Yani Sınır koy, ve Allah dirsekler ile sınır koymuş,  ve boynunada sınır koymuş, ve Allah yeryüzünde ve gökyüzünde tek Allah olmasına rağmen, kuvvetler ayrılığı koymuş, sen seninlesin, ben benimle, Benimki bana, seninki sana, Sen çalıştın, Senin için, ben çalıştım, benim için, sermaye Tek elde toplanmıyor, Benim karnım acıkdımi onu ben doyuruyorum, sen acıkdımi onu sen duruyorsun, ben sırtıma ayrı giyiyorum, Sen ayrı giyiyorsun, ben ayrı yoruluyorum, Sen ayrı yoruluyorsun, Öyle olunca, ben de ki güç, Sendeki ile aynı değil, Sen belki şişmansın, Ya da ben şişmanım, belki sen sağırsın, ben degil, yada benim kaldırma kuvvetim mesela 10 kilo ise, Seninki 5 kilo, yani kuvvetler ayrılığı, Allah bunlara rağmen tek beden gibi parclardan oluşan bütün gibi, o bile her şey bitti gibi hükmetmemesini rağmen, ama vahdette kesret, kesrette Vahdet, Öyle olunca, Güç Allah da olmasına rağmen, Allah gücünün tahakkuklarini kişiler üzerinden tezahür ettirmekte, Ahmet amca ile, Fatma Bacı ile, öyle olunca tek güç, sistemi ise, bütün gücü kendinde toplamak üzere yapılandırılmış sistem.  Türkiyedeki yönetim sistemi ile başkanlık sistemiylede burya dogru gidiliyor yoksa Allah birdir, Allah gücünü ve sifatlarini, misal ile Bakkal amca terzi teyze ile....  tezahür ettirmek de  dedik, böyle olunca kuvvetler ayrılığı. Allah'ın Yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı sistemi.  Güc tek kişinin yanında toplanamaz buna yeltenipde  Dünyada Tek Tanriliga kalkanlari Allah helak etmiştir, ve yine edecekdir de .Akilli bir patron, hic bir zaman iyi giden bir fabrikanin bütün hissellerini elinden cikarmaz, Allah bu uyanik patron kadardami akilli degilki, saltanatinin hepsini birine versin, ahmak olmak lazim böyle düşünmek için. <br />
<br />
Elektrikte "Euro Bus" (Elektroinstallation mit Bussystemen) diye Merkezi bir tesisat sistemi ile, gerektiğinde  bütün bir gökdelen binanin elektrigini suyunu isitma sistemeni tek dügme ile kesersin kapatabilirsin.  Eğer güç Allah dan başka  bir kimsenin yanında olsa işte böyle olur ve Yaşami Öldürür, bize kalk der kaldırır, yat der yatariz, ye der yeriz, Bu derecede yani,  Afedersin köpek oluruz köpek.  Allah ise bunu yasaklar ve herkese özgürlük yazmış,  kendisine isyan eden birine bile hak tanımış. sistem kuvvetler ayrılığı. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Namazda kelime-i şahadet ile Allah'ın Vahdet ini birliğini birlemek</span><br />
<br />
Buna evliya İzam demişler ki, namazda lisanını teke indir.  kalbin ayrı elin ayrı konuşmasin, gözün ayrı olmasın. Aynen bu durum tören geçidinde trampet çalan gruptaki bir adamın, aynı anda trampet çalması, notaya uyması,  grupla birlikte düzgün şekilde yürümesi, ve selam geçidi alanına Gelince, selam vermesi gibi, veya başka bir  temsili misal ile,  Sen araba sürerken ellerin direksiyonda, Gözün yolda,  ayakların  2 ayrı kuvvette, fren ve gaz da,  ve öyle olunca araba sürmekte bile  kuvvetler ayrılığı var, her birisi ayrı bir konumda ya da ayrı bir işte, ayrı bir yönde, ayrı bir harekette olmasına rağmen bile, Vahdet olan vücuttaki bir görevi ifa etmektedir şoförlük görevini, hepsinin görevi ne kadar ayrı, hepsinin görevi birbirinden binlerce farklı, ama aklin yeri olan beyin ile, hepsi toplanıp ayrı ayrı  işleri görmesine rağmen, Aslında tek olan Vahit olan, bir bedene hizmet etmekte ve tek fili meydana getirmekde.  Vahdet ve kuvvetler ayrılığı  bu demektir.  Allah'ın Rezzak olması,  Settar olması, mümin olması, halık olması,...  yani bu kadar ayrı sıfatlarını aynı anda yeryüzünde tecelli  ettirmesi,  binlerce insanın üzerinden olur, ya da hayvan üzerinden, ya da  bitkiler üzerinden, ya da maddeler elementler üzerinden  olmasına rağmen, Allah tektir,  ve bunların hepsi tek bir güce hizmet eder.  Ahmet amcanin Ankara'da olması, Fatma teyzenin İzmir de dolması,  George Bush un Amerika'da olması da, bu gücün böyle yerli yerince olmasına engel değildir. <br />
<br />
Bu benim Vaaazi vaaz ederken, tatlı tatlı konuş ki, insanlar anlasın, diyorlar , küfretme kizma falan filen. ben tatlı veya sinirli konuşunca, ya da bağırıp çağırınca, insanlar anlamaz kaçar deniyor. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır</span><br />
<br />
Halbuki cennette, Adem ile Havva yalnız iken, şeytan önce kapının bekçisi Rıdvan'ı, tatlı bir dil ile kandırdı, ve kapısı bile olmayan cennetin kapısını açtırıp, cennete girdi, ve sonra yine Tatlı tatlı konuşup,  Havva annemizi de kandırdı,  ve ondan öğrenen havva annemizin de (Matrix Mr smith) içine girip havvanın dilinden konuşup, adamı da kandırdı, yani adamı ve Hazreti Adem'i kocasını kandırdı.  Güzel konuşmak mı güzel amel burda,  kötü bir görev ve amel mi, her güzel konuşan, güzel işler tutsaydı, Adem ile Havva cennetten atılmaz di. Bazen bağırmak da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden birisi, Celal ismi. Ben yerinde bağırmayınca Celal ismi tecelli etmez, Allah kahhardır, yerinde kızmayınca  da; Kahhar ismi tecelli etmez,  ve Allah Musa ya dedi ki :<br />
Aasa nı denize vur,  "fadrib  bi asake" yani vurmak  darb etmek, Ve yine gerekirse kadınlarınızı hafifçe dövün,  Yani yine darb etmek fiili burada geçiyor,  böyle olunca, insanın elinden, dilinden, gözünden, ayaklarından, veya diğer azalarından çıkan, Her fiili işleyen o kulda da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden bir isimi tecelli ediyordur ve yani, yani dövmek de Allah'ın sıfatı ve ismidir, Biz Vahdet olunca, bizden çıkan bir dövme Fiili amma kadini olsun, amma düşmanimiz olsun, Allah'ın fiili olmuş olur. yani dövmek de Allah'ın ismi imiş, o zaman dövmek güzel bir fiil değil, diye bilmiyormuyuz? Halbuki dövmekten insandan çıkan bir fiil, Yani Allah'ın sıfatı ve fiillerinden Bir ismi.  Bedendeki sağ el ve sol el gibi  ikisi farklı kutuplarda olmasına rağmen,  farklı yönleri, ve farklı işler görmesine rağmen, aslında tek bir bedenin işini görmek üzere yaratılmışlardır. Yine bedende bütün bu kuvvetler toplanmasını  rağmen,  Ve Ahmet amca da, Mehmet amca da, Ayşe teyze de de aynı Güçler var, Ayrı Bir bedende, ayrı bir Vahdet halinde toplanmış vaziyette, ve her bir vücut bir Kainat olunca, binlerce Kainat olmasına rağmen, yine Vahdet olan, hepsini içinde toplayan Vahid olan, Kahhar  olan Allah'a Hizmet etmekteler, her ne kadar ayrı ayrı görünseler de hepsi, bir dünya içinde, bir kuvve,  Yani bir tek  kuvvet. ve hepimiz Bizler Vahdeti, yani voltranı oluşturmaktayiz. ve Mehdi'nin de Zamanın Ruhu ve Vahdeti Vücut olması, Bütün herkesin onun içinde bir parça halinde olması, buna engel değildir, Çünkü tırnak nasıl binlerce hücreden oluşur, göz hücrelerinden farklı ise, yahut bir üst  beden  Hazreti Nuh, bir üst beden Adem, senin yine bir Vahdet olaraktan, diğer parçaları içinde taşıdığın gibi, Şu zamanda insanları da Hazreti Mehdi Aleyhisselam kendi vücutlarında taşımakta, ve dediğimiz gibi,  Raşidi tarikatina göre,  yağmur yağması, ve kar yağması için, O nu (Allah i) zikirettikten sonra, su veya süt içmesi, işte Bedenindeki dünyaya ve parçalara Kar veya su gitmesine  o yüzden sebep olmakta, o Vahdet ve bütün olduğu için, parçalar ondan beslenmekte, Yukarıdaki ayette denildiği gibi, Onun ile sizin  evliyalarınızın gücü aynı mı, bütün İle parça olan aynı mı, göz ile bütün beden aynı mı, bütün ile parça aynı mı? ve Hazreti Mehdi Zamanın Ruhu ve bedeni olaraktan bütünü temsil eder, ve zamanın Vahdeti Vücudu o odur, Halifeyi Ruyu zemin olan, Hazreti Adem, veya Hazreti insan, veya adam  o dur.<br />
<br />
Rabbim  Mehdiye bütüne uygun davranmayı, askerlerine de parça olduklarını bilip de, parçayı uygun davranmayı nasip ve Müyesser kılsın. Amin Velhamdülillahi rabbil alemin. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1] sorularlaislamiyet com/allahuekber-lafzi-kuranda-gecmekte-midir<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 6 Ekim 2018 Cumartesi<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Halifeyi Ru'yi Zemin Hz Adem ve insanoğlu</span><br />
<br />
(Kar©glanin 6 Ekim 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fîl mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah’a hamd ederim de ve <span style="color: #ff3366;" class="mycode_color">tekbir getirerek</span> (Allahu Ekber yani O Allah ki Tek ve yegane büyükdür diyerek) O’nun şanını yücelt.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 111. ayet</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Artık Benimde çok dil bilen özel bir sekreterim var.</span>(.....)<br />
<br />
Hazreti Adem halife-i ruy-i zemin yani Vahdeti Vücut ve madeni Toprak, toprak ise tek tür, tek ama hepsini içinde Taşıyan Vahdeti Vücut, yani Demir de onun için de, alüminyumda, şekerde, tavuktan yediğimiz yumurta da, ağaçtan kopardığımız Kirazda, hepsi onun içinde. Tek ve bütün olan Vahdet. Cebrail yerden yani ardzdan  yani İngilizce earth  veya Arapça arz yeryüzünden onu aldi ve allah Ademi bir bütün olarak o nu halketti. ve dünya kainatin "zerrei zübdiyesi" (en küçük parça(öz)) yani "all inklusiv" bir gezegen. "Dünya" da aynı kelimeden türeme, yani hepsini içinde taşıyan, bütün işte, Adem, Hazreti Adem, O yüzden halifeyi ruyi zemin.  kainatta Demir elementi parça halinde Başka bir gezegende mevcut, yine Elmas, Yakut, su, yahut hidrojen güneşte, helyum güneşte, Amma toplamı Dünyada hepsi mevcut, Vahdet, kesrette çoklukta birlik olan Vahdet İşte. o yani halifeyi ruyi zemin, Hazreti Adem veya insanoğlu, işte hepsine hükmetmekte, ona kainatı musahhar kılınması budur zaten <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
E lem terav ennallâhe sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Göklerde ve yerlerdeki herşeyi, Allah’ın size musahhar (emrinize amade) kıldığını, (Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini) görmediniz mi?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym LOKMAN Suresi 20. ayetten pasaj)</span><br />
<br />
Hz. Ademe insanogluna Allah Demire  sözünü geçirmesini öğretmiş (Hz Davuda verilen hikmet ile) kim? Allahu Teala öğretmiş. Su yu da hendekler kazıp akıtır, barajlar kurup durdurur, Suyu elektriği çevirir, Elektrik ilde pompalyip  suyu yükseklerden bile aktırır, derinlerden de yukarilara çıkartır, yukarı kaldırır. Bu ne şimdi Raşidi Tarikatımızda du suyu  yani yağmur yağdırmasını da öğrettik, kar yağdırmasini da sizlere öğrettik, yani  mevsimler  bile bize musahhar kılınmış, yani emrimize amade kılınmış. işte İnsanoğlu belli prösedürlere uygun zikredipde niyetli olarak su içtiği zaman, böyle yagmur yagmaasi için su içmiş olur. ve insanoglu su içerek,  birkaç elementi bağlı halde molekül halini almış olur, bag kurmuş elementleri almış oluruz vücudumuza, tuz yemek  ile bütün mineralleri almış oluruz, süt icmek ile bütün enzimleri almış oluruz, şeker ile bütün karbonhidrat cinsi şeyleri almış oluruz,  et yemek ile bütün proteinleri almış oluruz, yani kainatta dağınık vaziyette bulunan elementleri, bütün elementleri vücudumuza dahil edip, onlar ile Vahdet, yani kainta, yani yildilzlara bile hükmetme sanatını yerine getirmiş oluruz. Yani Hz Adem  yani insanoglu yeryüzündeki, Allahü Teala'nın gölgesi, ya da onun yerine bakan görevli, halifeyi ruyi zemin.  Ev yapar rüzgara  Dur der,  Pervane yapar, Rüzgara es der,  yine hendekler açıp suya ak der,  Barajlar yapıp suya dur der, Çakmaklar  yapıp  ateşe yan der, sonra itfaiyeler kurup, ateşe sön der,  Yani senin anlayacağın, halifeyi ruyi zemin, Allah ona kainatı musahhar kılmış, emrini vermiş, yeryüzünde, Allah celle celalühü hazretleri,  bir nevi yürüyen gezen Allahlık sıfatını, o nda (Hazreti insan) üzerinde tecelli ettirmekte. <br />
Ve ikinci Adem olan Hazreti Nuh, gemi yaptıktan sonra, ona her türden bir tane al denildi, ama kurbağa ona ben binmem dedi, kimdir kurbağa, Nuh un oglu Kenan,  o gün,  Kenan da, "bana bir şey olmaz" dedi ben daglara  kaçarım dedi, çünkü kurbağa suda da yaşar, karada da yaşar, sel basması onu Öldürmez ki, bu bilgi içinde olduğu için,cibilliyati öyle oldugu için,  aynı şeytanın demirlik vasfi içinde olduğu için secdeye isyan Ettiği gibi, eğilmeye İsyan ettiği gibi, o da (Kenan da)  boğulmaya isyan etti, ben boğulmam ki dedi, ben kaçar kurtulurum, Bana Bir Şey Olmaz dedi. geçiş formu  yani Hem su canlısı, hem Kara canlısı, Darvinin söyledigi evriminde yanlış olmadığını, Fakat benim demek istediğim gibi olmadığını anlatan örnek.  Evrim var fakat kurbağa Kenan oldu, yani kurbağa Kenan'a insana dönmedi, Fakat  sadece  Kenan a cibilliyet oldu. Ve çocuklarda ve insanlarda Korkaklık meselesi de cibilliyet sebebi ile dir. Nasıl derseniz : Çünkü kurbağa Korkunca suya atlar, Tavşan kaçar, kaplumbağa kabuğuna sokulur, hepsi Korkaklık alametidir, onların cibiliyetini Taşıyan Her canlı, Her insan  türüde, onların cibiliyetini Taşıyan Her kimse, mesela cibilliyati kaplumbağa ise, düşman görünce evine saklanır, tavşan ise nalları kırıp kaçar,  kurbağa  ise, bir yerden bir yere geçer,  suya atlar veya su dan korktuğunda da, sudan karaya mekan değiştirir, Onun (Kurbaga ciblliyatlilarin) kacma yöntemi de mekan değiştirmektir, Boyut değiştirmektir. yani Korkaklık cibilliyet ile alakalıdır. yine cesaret, cibilliyat ile alakalıdır, Aslan kavgaya gider, kavgaya karşı gider, kavga etmeye gider, kurbağa korkup kacsa bile, aslan kavga etmeye gider. Dana veya boğa yine kavgadan yılmaz, o yüzden danalara <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Yılmaz"</span> ismi koyulur, yani yılmaz demek, kavgadan yılmaz, yumruk da yese kavgadan yılmaz, bıçak da yese kavgadan yılmaz, yani "Yılmaz" işte "Yılmaz Dana" daşşaklı dana.  Allah her cibilliyeti yani her hayvan türünün sıfatlarını da, ona göre(insana verecegi ahlaka) böyle elverişli yaratmış ki, mesela zürafanın boynunu Uzun yapıp, boynu uzun olduğu için uzanıp yaprak koparabilmesi için değildir, bilhassa bacakları uzun olduğu için yere uzanip da su içebilmesi için boynu da uzundur diyeceğiz. Allah öyle bir denge koymuş ki, hem  yaprağa uzansın, yukarı doğru,  hem de bacakları çok uzun olduğu için, yerdeki suya uzanabilmesi için, boynunu da böyle uzatmış ki, bacaklarıyla dengelenmiş. Yoksa boynu kısa olsa, suyu nasıl içecek,  çöküpte mi  içecek deve gibi,  işte zürafanın boynunu  uzun yapmış ki, iki  problemi birden çözmüş Allahu Teala. Bunlara <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Allahuekber"</span>  "Büyüksün Rabbim"    demeyipte,  ne denilir Allah aşkına. Allahu Ekber. hem zahirine Allahu Ekber,  hem de batınına Allahu Ekber. Büyüksün Rabbim.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">BURADAN iTiBAREN ALINTI &gt;&gt;&gt;</span><br />
Her gün beş vakit namazdan önce okunan ezan ve farz namazlara durulurken okunan kamet tekbir lafızlarını içerir.<br />
<br />
Ayrıca namaza başlama ve bir rükünden diğerine geçiş tekbirle olur. İlkine “iftitah tekbiri”, diğerlerine “intikal tekbirleri” denir. Başlangıç tekbiri iftitah (açılış) kelimesiyle nitelendiği gibi, kendisiyle namaz dışında yapılması helâl olan eylemler haram hale geldiği ve dış âlemle bağlantıyı kestiği için “tahrîme (ihrâm) tekbiri” diye de anılır. İkinci adlandırma <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hz. Peygamber’in, </span><br />
<br />
“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır” hadisinden <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3) hareketle yapılmıştır.</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Resûl-i Ekrem;</span><br />
<br />
- iftitah tekbirine yetişmek şartıyla kırk gün cemaate gelen kişiye Allah’ın biri cehennemden, ikincisi münafıklıktan kurtuluş olmak üzere iki berat vereceğini bildirmiş<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> (Tirmizî, Salât, 64)</span><br />
<br />
- ve namazın özünün iftitah tekbiri olduğunu söylemiştir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Heysemî, II, 273)</span><br />
<br />
Allah lafzının ilk harfini uzatmak kelimeye soru anlamı kattığı, “ekber”i “ekbâr” veya “ikbâr” şeklinde okumak anlamı bozduğu için fakihler bu lafzı söylerken çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtirler.<br />
<br />
İntikal tekbirleri rükuya ve secdeye giderken, secdeden ve ikinci rekatta tahiyyattan sonra kıyama kalkarken okunan tekbirlerdir. İki rekatlık bir namazda on, dört rekatlık bir namazda yirmi bir intikal tekbiri bulunur.<br />
<br />
Ayrıca Hanefîler’e göre vitir namazının son rekatında Kunut dualarından önce tekbir alınır.<br />
<br />
Sehiv secdesi yapılırken namaz içindeki diğer secdelerde olduğu gibi tekbir alınır.[1]<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">&gt;&gt;&gt;BURAYA KADAR ALINTI </span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">tukebbirûllâhe</span> alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğruyu ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri bilgisi icinde olan Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günler kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Allah’ı tazim edip </span>(Allahuekber demeniz için ve) şükretmeniz içindir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 185. ayet)</span><br />
<br />
o yüzden Tekbir lafzı üzerimize farz olan bir zikirdir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Len yenâlallâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">tukebbirûllâhe</span> alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır. O’nu büyük tanıyasınız ve Allah’ın hidayetine eresiniz diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym HACC Suresi 37. ayet)</span><br />
<br />
Bu yukarıdaki ayet bize gösteriyor ki, hayvan kesmek,  Allah'a itaati temsil eder, kes deyince kes, yeme deyince de yememek,  haram deyince yani yapma yasak deyince yapmamak gibi, bizim itaatimizi temsil eden bir ibadettir. Yoksa Kurban kes emri ile, bir hayvan türünü yok etmek değildir. o yüzden bugün kurban kesme meselesine de kota  konulması lazım.  Madem vakit Mehdi vakti, hayvanlarinda degeri anlaşilir oldu ve onlarinda bir hak ve hukukunun oldugu ortaya cikdi, ve altın çağı yaşıyorsanız,  o zaman  bu vakitte İnsanların çoğu İslam'a dahil olacak, çünkü <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Mehdi suresi" </span>veya Nasr suresi yani <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"iza cae"</span> suresindeki bu mucize, Yani bu keramet, Mehdi'nin kerameti, bize tebliğ olup, Allah'ın dinine insalarin fevc fevc grup  grup girdiklerini gördüğün zaman ayeti ile bu sabittir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ  وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا  فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İzâ câe nasrullâhi vel fethu. Ve raeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcân. Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirhu, innehu kâne tevvâbâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah’ın yardımı ile fetih  vakti geldiği zaman. Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün zaman. O zaman Rabbini hamd ile tespih et.(zikrin sayilarina muavfik olrak yani sayiya riayet ederek zikret) Ve O’ndan mağfiret dile. Muhakkak ki O, tövbeleri kabul edendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NASR Suresi 1, 2 ve 3. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">GRAMATiK VE DiL DERSi</span><br />
<br />
سَبَّحَ الرَّجُلُ : قال سبحان الله<br />
<br />
adam sübhanellahi dedi,Allahı yüceltti,tespih etti <br />
<br />
سُبْحَةٌ ( ج ) سُبْحٌ<br />
<br />
boncuk gibi şeylerden dizilerek yapılan tespih,<br />
<br />
سَبَّحَ : تَسْبِيحاً لِ<br />
<br />
namaz kılmak,dua etmek,tespih etmek,sübhanallah demek,övmek,tenzh etmek,yüceltmek,ululatmak <br />
<br />
سَبَحٌ<br />
<br />
kara boncuk,<br />
<br />
سَبَّحَ<br />
<br />
tespih çekmek<br />
<br />
 سُبْحاَنَ اللهْ<br />
<br />
"SübhanAllah" Anlamı: (Allahi sayisal olarak(sayisini bilerek) zikrederim. ismini söylerim<br />
islamda tesbih ve boncuk cevirme yokdur diyelere kapak olsun bunlarda, namazda subhanallah demek , ne demekdir bilmeyen ah.. onlar.<br />
<br />
Ve Mehdiye Verilen bu cokca tesbih hikmetinden birisi olan bizim Raşidi Tarikatindaki cookca her renk tesbih edinmemiz ve onlarla, Allahi, sayisi ve yönü belli olarak bilincli tekrar etmemize yarayan bu alete verilen isim tesbih, sübhan Allah derken, iza cae okurkan fesbbih derken anlamadinmi tesbih ne demek. adam diyorki boncuk cevirmek ibadet degil diyor, ya ne? namazda rükuda secdede dedigin, sayisi belli 3 subhan Allah derken ne diyon, haaala anlamamiş birine ben ne diyen artik.<br />
<br />
Nasr suresindeki yani insanların çoğu onun vaktinde,  bu dini mübine  dahil olacaklarmış,  o yüzden insanların, nüfus olarak ekseriyatinin Müslüman olduğunu düşün ve, ve Kurban Bayramı geldiğini, ve herkesin hayvan kesme,  yani kurban etme hikmetini yaşamak istediğini  düşünürsek,  o zaman birkaç Kurban Bayramı geçince, yeryüzünde neredeyse, et yiyebileceğiniz Semiz hayvan türü kalmaz.  o yüzden işte, hac edecek kimselere nasil kota kuyduksa, orada izdiham çıkıp insanların katliamına İzin vermeyen insanlık ve Arabistan devleti, bugün müslüman devletler birleşip bu hikmetin de farkına varıp, ve kurban kesme meselesine de Kota koyulması lazım, senelik belli bir hayvan sayısı kadar hayvan kesilmesi lazım, onun üstüne çıkılmaması lazım, yoksa dünyamızada zarar vermiş oluruz. hatta hiç kesilmese bile olur, yani zaten o yüzden farz degil vacib, ondan kastedilen, dedik ya  sadece Takvamiz olurmuş, yani  Allah'a itaat etmemizmiş.  Allah'a gerçekten itaat eden birisinden bu iş  sagıt olup düşer.  Çünkü  hayvan türünün bitme tehlikesi var.<br />
<br />
Ne garip bir dünyada yaşıyoruz ki,  bir işçinin maaşı 1000 lira ise bir ay zar zor işlerde çalışıp Emek harcayıp yorulup didinip, ve aldı 1000 lira, Yani 10 tane 100 lira, ve 10 tane kağıt için, 1 ay yoruluyor, çalışıyor. Kağıt yenmez ki, Kağıt içilmez ki, ama ödül 10 tane kağıt, işte o kağıtları ekmeğe çevirince  aslen ödül oluyor, Yine sırtına giyeceğin gömleğe cekete çevirince ödül oluyor, Yine bineceğin arabaya çevirince, Ya da arabanın benzinine çevirince ödül oluyor. işte bu dünyada da yaptığımız sevaplar ve günahlar ile, fazlalıklarla, eksiklerle, yanlışlarla, doğrularla, hepsi ya bir ödül, ya da bir azaba döner. Ama bu işte, aynı şu anda bize kağıt para durumunda olan, bu amellerimiz, işte ahiret denen gelecek de, onlar sevaplarımız yaptığımız Ama, dünyada bir zamanda karşılık aldığımız sevaplarımız olacak işte. aynı o gelecekteki para ile ekmek almak gibi, bize gıda olduğunda, ya da bize ev olduğunda, bize araba olduğunda, işte ödülümüzü almış oluruz. ama şu an, dünya Öyle hızlı ki, 1 saat öncesinde kazandıgin, 1 saat Sonrasında sana ödül veya ceza olaraktan karşına çıkmak da, ve hesabın görülünce, ya cehenneme layık bir kul olursun, ya da cennetlere layık bir kul olursun. İşte bu dünyadaki kolaylıklar da sana cenneti tattırmak da, zorluk ve güçlüklerde, Cehennemi Bir nevi yaşatmakta. ve cehennemde Sabit değil, aynı doğunun, bir yer olup sabit olmadıgi gibi, Yine üst yani Kuzey'in, bir yer olup sabit olmadıgi, ya da alt ya da Güney'in, sabit olup bir yere olmadığı gibi (gecen haftaki vaazin seslisini dinlersen, ne demek istedik anlarsin), işte Cehennem ve Cennet de sabit değildir. 5 dakika önce günah işledin ve, 10 dakika sonra mesela parmağıni incittin, ya da Ayağını incittin, ya da kafana taş geldi, işte 10 dakika önce yaptığın  amelinin karşılığını, 10 dakika sonra gördün, Senin hesabın kesildi, ve Ceza biçildi, ve ceza uygulandı.<br />
<br />
Rabbim mehdi ve askerini muhafaza etsin ki, Allah muhafaza, Allahsız yahut rahman ve rahimsiz bir ömrün bedeli, belki rahmet yağmayan bir yerde doğmaktır, yani yağmur yağmayan bir beldede doğmaktır, kuru çöl gibi bir yerde, yahutta rahmanı bilmemek, tanımamak,  yani babayı bilmemek, babanın hikmetini ve onun saygısını Esirgemek, eksik etmek, belki babasız Olmak, ya da erkek iken, kadın olarak, yani rahmansız yani Affedersiniz zekersiz doğmaktır, zekerisiz olmak hikmeti ile sana ceza verilir, yine bu cezadan  bir ömür yersin, hemde muebbet yersin bu cezadan. erkek iken kadın olursun, erkeklik organından mahrum kalırsın, Çünkü babanın  annenin kıymetini bilmedin, yada Merhametsiz bir anneye babaya düşersin,  Annenin babanin kıymetini bilmediğinden dolayı, bu ceza sana biçilmiş olur, ya da annesiz lik, annesiz kalırsın ki, yeni hayatında Annen küçükken vefat eder, ve annesiz kalırsın ki, Daha önce annenin kıymetini, yani yanındakinin kıymetini bilmediğinden dolayı, ya da erkek sen kadın, kadın isen erkek olursun, ve Rahimsiz  yada rahmansiz kalırsın ki, Rahimden yoksun, Hatta evlenemezsin de rahimsiz kalırsın.  Diyoruz ki, cennet da burada kurulmuş cehennemde, ödül de burada,  ceza da burada, 5 dakika öncesi, 5 dakika sonrası, bir gün öncesi, Birgün sonrası, 1 ay öncesi, 1 ay sonrası gibi, gün gün de kalmıyor, dakika dakikada, saniye saniye de. <br />
<br />
Ve işte Bitcoin veya sanal  para meselesi de bununla kıyas edilince, para Aslında emeğin karşılığı, 8 saat çalışılmış, 10 saat çalışılmış, bir mal üretilmiş, sonra o malın karşılığı, önce işçiliğin karşılığı idi, sonra o malın ve üretilen mamulun karşılığı, sonra, oradan sonra marketin geliri, kişinin geliri şeklinde, bir emeğin karşılığı para. ama Bitcoin bilgi ile üretiliyor, Sanal Para bilgi ile üretiliyor, yazılım ile üretiliyor deniyor. Çok para basmak marifet değil, Nasıl Merkez Bankası Bir ülkenin bankası ise, en çok parayı devlet basıyorsa, yine devlet 10 katlı bir apartman kurrup, apartmanın içinde Bitcoin üreten binlerce bilgisayar olabilir, ve en iyi üretenler yine ülkeler olur, öylece devletler zengin olur olsa idi, bitcoin üretmekle falan zengin olunsa. Bitcoin üretmekde para basmak gibi yani,  Bitcoin yine aynı, sadece paranın sanal hale gelmesi. En azından kağıt para ve demir para vaktinde, emeğinizin karşılığı olarak, elimizde bir  bir madde vardı, ama bu noktada elimizden alınıncak, kağıt veya metal olsun bu da elimizden alınınca, artık sermayenin kullanımı tek kişiye bindi demektir.  zengin olmak  Bitcoin üretmekle değil,  çok para basaraktan zengin olunmaz, hiç kimsede para basaraktan zengin olmaz, bu para emeğin karşılığıdır işte, burada Bitcoin Sanal Para dijital para dijital sistemi elinde tutan  Deccal in elinde olunca,  ve elektrik kesildi ya da fişi çekince, istediğinin elindeki parayı iptal edince, bütün sermaye onun elinde oluyor, yani tek kişi elinde oluyor, Deccal sistemi.  senin paranı iptal etti, Artık ne ekmek alabilirsin ne benzin bittin, yani tek zengin Deccal olur. Deccal  hakimiyeti sistemi,  sistemi yavaş yavaş yapılandırıyorlar, sonunda kim olacak  Bütün parayı elinde tutan kimse,  Decal olacak, bir de bütün tekniği elinde tutan kimse, hepsini enerjiye bağımlı yaptimi, enerjiyi de kestimi, hepsi bitti, ve şu anda arabaları da petrolden elektirige dönüştürmek yine bu yüzden, enerjiye bagimli kilma meselesi, petrol ve diger hayvan sistemlerinide gözden cikarma meselesi var, güya neymiş havanlarda atigindan gaz cikiyormuş, dogamazi isitiyormuş kürsel isinma o yüzdenmiş, ve bu yüzden hayvanlarda yok edilmeliymiş, yani yavaş yavaş deccala bagimli olmak zorunda birakiliyorsunuz, uyan insan. hepsini devreden çıkarıp enerjiye bindirmek sistemleri, yine Elektrik enerjisinide kesti miydi, artık bir yerden bir yere gitmen de mümkün değil, yani Deccal sistemi, tek Hakimiyet,  Haşa Allahlık.  Ey Mehdi askeri uyan Emeğin karşılığını dijitala  çevirme,  yoksa  bittigin dünden bellidir. para Tek kişinin yanında olamaz, enerji tek kişinin yanında olamaz. güc tek kişinin yanında olamaz, Allah bunların hepsini dağıtmış, bak dedik ya Hazreti insan ve dünya bütün elementleri içinde topluyor ama, kainatTa ise yildizlar halinde dağınık vaziyette, Yıldızlar halinde, vahdette kesret, kesrette de  Vahdet.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ أَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ sâhibeyis sicni e erbâbun muteferrikûne hayrun emillâhul vâhıdul kahhâr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rab'ler mi daha hayırlı Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulmaz olan bir tek Allah mı? Vahid (tek) olan, Kahhar (kahredici, hâkim ve gâlip) olan Allah mı? <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 39. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ  يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûne lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
iinsanlığı derece derece yükselten, Arş'ın sahibi Allah, karşılaşma gününde (seçilip ayrılma Allaha kavuşma Günü yevmül ahiret te gelcekte bir zamanda, yani o bu günümüz, ve mehdi ve altınçağ da) onları uyarmak için, kendi emrinden olan kutsal ruhu (Yani Hırıstiyan teslis inancında geçen, Kutsal Ruh olan, Hz Mehdi yi) onlara gönderir, ve herşey belli olupta, apaçık ortaya çıktığı  vakit, o der ki : Allah dan gayri kimden korkuyorsunuz, görmüyormusunuz  bugün mülk (hükümranlık) kimindir? (Maliki yevmiddin ayetine atıf var  burada, ve din gününün sahibi kim? deyyan olan kim? ) Tabiki de Tek olan (o zamanda Vahdeti vücud olan kimse), her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır. (Vahidul kahhar olan Allah ın)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15 ve 16. ayet)</span><br />
<br />
Ve  işte hakimiyetin Mehdi de olması, hakimiyetin Deccal da olması gibi değil. Çünkü mehdi, ne dünyanın tüm ekonomisini, ve ne de dünyanın tüm Siyasetini, veya tüm enerjisini  Elinde tutmamakta, sınırlar belli olmuş,  sınırları koruyan bekçilerde tayin olmuş,  Onları yönetenler detaylı ve belli olmuş, o yani mehdi bunlara karışmamak da, sadece ve sadece iyi ile kötünün farkına varmanızı sağlamakta,  yoksa mehdilik bütün Hakimiyet ve gücü elinde tutmak değildir. Elektrik lamba düğmesi gibi, ben buradan lambanın düğmesine basıp, lambayi söndürünce, bütün Işıklar, bütün enerjiler, bütün Hayatlar sönecek gibi bir sistem yani ekonomi enerji güc para tek kimsede ve ,  Demek ki  Allah da Buna müsaade etmez, kulların akıllıları da buna müsade etmemesi lazım, ve bu sistem  Deccaliyet sistemi yıkılmak zorundadır.  Yoksa dünyamızı mahveder. ve işte insan Günah işlemek ile ya ruhu  hasta olur ya da  fiziki bedeni hasta olur. Onun çaresi olan ilaçlar ise kişiye özel olmalıdır yoksa mesela Devenin su içmesi ile zürafa nın su içmesi aynı değildir, yine Devenin yediği ile, atların yediği, yahut  köpeklerin yediği ile Aynı değildir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurakâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
O dedi ki :“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?”  onlar da dediler “Allah’tır”. (Hz Mehdi de onlara Dedi ki: “O'nu (beni yani Hz Mehdi yi) bırakıp da kendilerine gelen bir zarara veya faydaya bile bir hükmü olmayan dostlar mı ediniyorsunuz,  (Dünyamizi ve kainati zulumetten aydinlığa çevirp nimetlerle dolmasıina sebeb olan,  O nun Gücü (Mehdi nin gücü ile onların ki aynımı bir mi)  vallahi değil, ya onunla da (mehdi ile de) herşeyi hakkıyla yaratan ve vâhidul kahhâr olan Allah ın ki aynımı bir mi?(Degil).<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 16. ayet)</span><br />
<br />
Temsili misal çocuğu olmayan birisi dua etti ve dedi ki," Allah'ım bana bir çocuk ver" dedi ve Bunu duyan ve Allahlık taslayan birisi çaputtan bir bebek yapıp geldi verdi, al sana bebek.  bu adam dedi Hayır, benim istediğim bebek bu değil . Başka bir adam naylon bir bebek getirdi bumu  istediğin bebek dedi.  adam yine hayır dedi. Adamın birisi de kedi yavrusu  getirdi, bu muydu istediğin bebek dedi, adam yine hayır dedi.  Adamın biri Biyolojici ve kimyacı, O da bir klon çocuk yapıp getirdi.  Al sana bebek dedi.  adam yine Hayır bu değil dedi, Ve sonunda gerçek bilgiyi bilen bir adam dedi ki, senin çocuk sahibi olman için, bir bayanla evlenmem lazım, Halvet edip şöyle şöyle yapman lazım diye tarif etti. adam gitti evlendi çocuğu oldu, ya da olmadı da diyebiliriz, hala serüven devam ediyor, Ne yaptımsa olmadı dedi,  yani çareler tükenmez, hastalığın çaresi kişiye Özeldir dedik ya, Öyle olunca ya erkek kısır, ya da kadın kısır olabilir, eşlerden birinin kısır olmayan biriyle evlenmesi, Derdine derman olur, ya da ikinci, bir anne yada baba alması Derdine derman olur, işte hastalıklar da böyle kişiye özel olduğu gibi, çareside kişiye Özeldir, günahlarda kişiye özeldir, tek tövbeyle Hepsi asla  affolmaz, çeşidine göre, çareside  gizli günaha gizli, âşikâre günahı aşikar tövbe etmesi lazım geldiği gibi,  işte Ruhi hastalıkların, yani manevi hastalıkların, günahların çaresi de böyle onlara karşilik gelen iyiliklerimiz ve sevaplarımız, sevabin  zıttı da Günah lardır. Ve burada anlatmak istediğimiz, Allah Kainata ve dünyamıza kuvvetler ayrılığı sistemi koymuş, ve bir beden, sen, ben, o, Ahmet, Mehmet, Fatma, Fadime, hepsi Vahdeti Vücut,  her biri ayrı Vahdeti Vücut, ve benim elim, Benim kolum, Benim ayağım, bana hizmet etmek üzere yapılandırılmış.  ve Allah dirseklere sinir koymuş, dirsek ters dönmez, içe doğru döner, bana hizmet etsin diye, ama robotlar da kuvvet Ayrılık sistemine terstir, onların kolu, içe ve dışa hareket edebilir,  yani sanada hizmet eder bana da, yani, bizim sistemimizden farklı. microsoftun Babasi Bill amca da,  yeni yazilim yapacak adamlarda bunuda  planlarda göz önüne almali. Yani Sınır koy, ve Allah dirsekler ile sınır koymuş,  ve boynunada sınır koymuş, ve Allah yeryüzünde ve gökyüzünde tek Allah olmasına rağmen, kuvvetler ayrılığı koymuş, sen seninlesin, ben benimle, Benimki bana, seninki sana, Sen çalıştın, Senin için, ben çalıştım, benim için, sermaye Tek elde toplanmıyor, Benim karnım acıkdımi onu ben doyuruyorum, sen acıkdımi onu sen duruyorsun, ben sırtıma ayrı giyiyorum, Sen ayrı giyiyorsun, ben ayrı yoruluyorum, Sen ayrı yoruluyorsun, Öyle olunca, ben de ki güç, Sendeki ile aynı değil, Sen belki şişmansın, Ya da ben şişmanım, belki sen sağırsın, ben degil, yada benim kaldırma kuvvetim mesela 10 kilo ise, Seninki 5 kilo, yani kuvvetler ayrılığı, Allah bunlara rağmen tek beden gibi parclardan oluşan bütün gibi, o bile her şey bitti gibi hükmetmemesini rağmen, ama vahdette kesret, kesrette Vahdet, Öyle olunca, Güç Allah da olmasına rağmen, Allah gücünün tahakkuklarini kişiler üzerinden tezahür ettirmekte, Ahmet amca ile, Fatma Bacı ile, öyle olunca tek güç, sistemi ise, bütün gücü kendinde toplamak üzere yapılandırılmış sistem.  Türkiyedeki yönetim sistemi ile başkanlık sistemiylede burya dogru gidiliyor yoksa Allah birdir, Allah gücünü ve sifatlarini, misal ile Bakkal amca terzi teyze ile....  tezahür ettirmek de  dedik, böyle olunca kuvvetler ayrılığı. Allah'ın Yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı sistemi.  Güc tek kişinin yanında toplanamaz buna yeltenipde  Dünyada Tek Tanriliga kalkanlari Allah helak etmiştir, ve yine edecekdir de .Akilli bir patron, hic bir zaman iyi giden bir fabrikanin bütün hissellerini elinden cikarmaz, Allah bu uyanik patron kadardami akilli degilki, saltanatinin hepsini birine versin, ahmak olmak lazim böyle düşünmek için. <br />
<br />
Elektrikte "Euro Bus" (Elektroinstallation mit Bussystemen) diye Merkezi bir tesisat sistemi ile, gerektiğinde  bütün bir gökdelen binanin elektrigini suyunu isitma sistemeni tek dügme ile kesersin kapatabilirsin.  Eğer güç Allah dan başka  bir kimsenin yanında olsa işte böyle olur ve Yaşami Öldürür, bize kalk der kaldırır, yat der yatariz, ye der yeriz, Bu derecede yani,  Afedersin köpek oluruz köpek.  Allah ise bunu yasaklar ve herkese özgürlük yazmış,  kendisine isyan eden birine bile hak tanımış. sistem kuvvetler ayrılığı. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Namazda kelime-i şahadet ile Allah'ın Vahdet ini birliğini birlemek</span><br />
<br />
Buna evliya İzam demişler ki, namazda lisanını teke indir.  kalbin ayrı elin ayrı konuşmasin, gözün ayrı olmasın. Aynen bu durum tören geçidinde trampet çalan gruptaki bir adamın, aynı anda trampet çalması, notaya uyması,  grupla birlikte düzgün şekilde yürümesi, ve selam geçidi alanına Gelince, selam vermesi gibi, veya başka bir  temsili misal ile,  Sen araba sürerken ellerin direksiyonda, Gözün yolda,  ayakların  2 ayrı kuvvette, fren ve gaz da,  ve öyle olunca araba sürmekte bile  kuvvetler ayrılığı var, her birisi ayrı bir konumda ya da ayrı bir işte, ayrı bir yönde, ayrı bir harekette olmasına rağmen bile, Vahdet olan vücuttaki bir görevi ifa etmektedir şoförlük görevini, hepsinin görevi ne kadar ayrı, hepsinin görevi birbirinden binlerce farklı, ama aklin yeri olan beyin ile, hepsi toplanıp ayrı ayrı  işleri görmesine rağmen, Aslında tek olan Vahit olan, bir bedene hizmet etmekte ve tek fili meydana getirmekde.  Vahdet ve kuvvetler ayrılığı  bu demektir.  Allah'ın Rezzak olması,  Settar olması, mümin olması, halık olması,...  yani bu kadar ayrı sıfatlarını aynı anda yeryüzünde tecelli  ettirmesi,  binlerce insanın üzerinden olur, ya da hayvan üzerinden, ya da  bitkiler üzerinden, ya da maddeler elementler üzerinden  olmasına rağmen, Allah tektir,  ve bunların hepsi tek bir güce hizmet eder.  Ahmet amcanin Ankara'da olması, Fatma teyzenin İzmir de dolması,  George Bush un Amerika'da olması da, bu gücün böyle yerli yerince olmasına engel değildir. <br />
<br />
Bu benim Vaaazi vaaz ederken, tatlı tatlı konuş ki, insanlar anlasın, diyorlar , küfretme kizma falan filen. ben tatlı veya sinirli konuşunca, ya da bağırıp çağırınca, insanlar anlamaz kaçar deniyor. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır</span><br />
<br />
Halbuki cennette, Adem ile Havva yalnız iken, şeytan önce kapının bekçisi Rıdvan'ı, tatlı bir dil ile kandırdı, ve kapısı bile olmayan cennetin kapısını açtırıp, cennete girdi, ve sonra yine Tatlı tatlı konuşup,  Havva annemizi de kandırdı,  ve ondan öğrenen havva annemizin de (Matrix Mr smith) içine girip havvanın dilinden konuşup, adamı da kandırdı, yani adamı ve Hazreti Adem'i kocasını kandırdı.  Güzel konuşmak mı güzel amel burda,  kötü bir görev ve amel mi, her güzel konuşan, güzel işler tutsaydı, Adem ile Havva cennetten atılmaz di. Bazen bağırmak da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden birisi, Celal ismi. Ben yerinde bağırmayınca Celal ismi tecelli etmez, Allah kahhardır, yerinde kızmayınca  da; Kahhar ismi tecelli etmez,  ve Allah Musa ya dedi ki :<br />
Aasa nı denize vur,  "fadrib  bi asake" yani vurmak  darb etmek, Ve yine gerekirse kadınlarınızı hafifçe dövün,  Yani yine darb etmek fiili burada geçiyor,  böyle olunca, insanın elinden, dilinden, gözünden, ayaklarından, veya diğer azalarından çıkan, Her fiili işleyen o kulda da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden bir isimi tecelli ediyordur ve yani, yani dövmek de Allah'ın sıfatı ve ismidir, Biz Vahdet olunca, bizden çıkan bir dövme Fiili amma kadini olsun, amma düşmanimiz olsun, Allah'ın fiili olmuş olur. yani dövmek de Allah'ın ismi imiş, o zaman dövmek güzel bir fiil değil, diye bilmiyormuyuz? Halbuki dövmekten insandan çıkan bir fiil, Yani Allah'ın sıfatı ve fiillerinden Bir ismi.  Bedendeki sağ el ve sol el gibi  ikisi farklı kutuplarda olmasına rağmen,  farklı yönleri, ve farklı işler görmesine rağmen, aslında tek bir bedenin işini görmek üzere yaratılmışlardır. Yine bedende bütün bu kuvvetler toplanmasını  rağmen,  Ve Ahmet amca da, Mehmet amca da, Ayşe teyze de de aynı Güçler var, Ayrı Bir bedende, ayrı bir Vahdet halinde toplanmış vaziyette, ve her bir vücut bir Kainat olunca, binlerce Kainat olmasına rağmen, yine Vahdet olan, hepsini içinde toplayan Vahid olan, Kahhar  olan Allah'a Hizmet etmekteler, her ne kadar ayrı ayrı görünseler de hepsi, bir dünya içinde, bir kuvve,  Yani bir tek  kuvvet. ve hepimiz Bizler Vahdeti, yani voltranı oluşturmaktayiz. ve Mehdi'nin de Zamanın Ruhu ve Vahdeti Vücut olması, Bütün herkesin onun içinde bir parça halinde olması, buna engel değildir, Çünkü tırnak nasıl binlerce hücreden oluşur, göz hücrelerinden farklı ise, yahut bir üst  beden  Hazreti Nuh, bir üst beden Adem, senin yine bir Vahdet olaraktan, diğer parçaları içinde taşıdığın gibi, Şu zamanda insanları da Hazreti Mehdi Aleyhisselam kendi vücutlarında taşımakta, ve dediğimiz gibi,  Raşidi tarikatina göre,  yağmur yağması, ve kar yağması için, O nu (Allah i) zikirettikten sonra, su veya süt içmesi, işte Bedenindeki dünyaya ve parçalara Kar veya su gitmesine  o yüzden sebep olmakta, o Vahdet ve bütün olduğu için, parçalar ondan beslenmekte, Yukarıdaki ayette denildiği gibi, Onun ile sizin  evliyalarınızın gücü aynı mı, bütün İle parça olan aynı mı, göz ile bütün beden aynı mı, bütün ile parça aynı mı? ve Hazreti Mehdi Zamanın Ruhu ve bedeni olaraktan bütünü temsil eder, ve zamanın Vahdeti Vücudu o odur, Halifeyi Ruyu zemin olan, Hazreti Adem, veya Hazreti insan, veya adam  o dur.<br />
<br />
Rabbim  Mehdiye bütüne uygun davranmayı, askerlerine de parça olduklarını bilip de, parçayı uygun davranmayı nasip ve Müyesser kılsın. Amin Velhamdülillahi rabbil alemin. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
<br />
[1] sorularlaislamiyet com/allahuekber-lafzi-kuranda-gecmekte-midir<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 6 Ekim 2018 Cumartesi<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HüdHüdler yani Çift HD Kamera Ve Dronlar Vakti]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34671</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:12:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34671</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HüdHüdler yani Çift HD Kamera Ve Dronlar Vakti</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 11 Kasım 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا أَرَى الْهُدْهُدَ أَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve tefekkadat tayra fe kâle mâliye lâ erâl hudhude em kâne minel gâibîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym NEML Suresi 20. ayet</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Yâ Ebâ Zer! Yedi kat gök ile yedi kat yerin Kürsî yanında büyüklükleri, ancak bir çölün ortasına atılmış bir kapı veya bir yüzük halkası gibidir. Arş-ı alâ’nın da Kürsî’ye göre büyüklüğü, o çölün o halkaya nazaran büyüklüğü derecesindedir.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , İbn Hibbân, Sahîh, thk. Şuayb Arnavut, Müessesetü’r-Risâle, Beyrut, 1993, c. I, s. 76, nr. 79; Taberî, Kurtubî, İbn Kesir, Ayete’l-Kürsî  tefsiri; Beyhaki, Esma ve’s-Sıfat, h. no:861, 862; Kenzu’l-Ummal, h. no:44158)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<br />
Bizim eski risalelerimizden biriside "zenginlik, Başkalarını da zengin edebilene  denilir."  vardı.<br />
şimdi gündeme bu gelmiş, ve bize sen yapıyor musun gibi atıf var.  Halbuki okula giden birisi bilir ki ilkokuldan başlayıp üniversiteye kadar matematik var Edebiyat var coğrafya var coğrafyanın içinde tarih var Türkçe var azıcık çıktı mı, fizik var, kimya var biyoloji var, ingilizce var, şimdi her dersin bir de 1. sınıf 2. sınıf 3. sınıf üniversiteye kadar sınıfları var, hani Hukuk Fakültesi'nde matematik olmasa da, ama matematik fakültesinde matematik var, yani matematiğinde da üniversite  sınıfları var,  Öyle olunca ben de çokça konu anlattım sizlere, fizik kimya biyoloji tasavvuf  fıkıh ve bunları hepsini benim yaşamam mümkün değil, yani şimdi Fizik öğretmeni fizikte, atomun parçalanması konusunu işleyince, öğretmen Albert Einstein olmak zorunda mı, yine peygamber, Süleyman Peygamberi anlattığında, Süleyman gibi zengin olmak zorunda mı, kendi çapında onu Yaşar, kendi çapında bir Süleyman lık yapar, yine Fizik öğretmeni de o konuyu, kendi çapında bir yaşadığı bir hikmet vardır, geçen ki anlattığımız  Terki  dünya    meselesi ile, malı mülkü bırakıp Allah'a yönelmek, hacca gidiyorsun, parayı kızı Çoluğu çocuğu borcu derdi bırakman lazım, yani Hani işkolik bu adamlarda eşi erkekse veya de kadınsa da, eve iş getirme derler, sen de Hacca giderken arkandakileri bırakacaksın Muhammed en son giderken, Hatta en son kurşunu da veripte gidiyor. Öyle olunca yani ben de anlattıklarimi kendi çapında yaşamışımdır. Herkes Daha doğrusu kendi çapında yaşar, şimdi karınca illaki halterci bir adam gibi 120 kilo kaldırmak zorunda mı, karınca kendi boyunca ağır bir şey bir buğday tanesini kaldırdığı zaman, zaten  O Onun için 120 kiloyu aşar, Belki daha fazladır, yine  pire kendi boyunun  120  ya da 500 katı  zıplayabilir. peki Bit ne yapacak, adım adım  yürürken, Bit adimi olacak. şimdi internetdeki bir yazinin  bir Dosyanın  boyutu 1 bitten başlıyor bit, 1 bit, ondan sonra bayt, oluyor sonra kilobayt, megabayt, yani Öyle olunca, herkes cüssesine göre kaldırır, ya da yaşar hayatında, herkes aynısını yapacak diye bir şey yok, o yüzden Efendimiz Muhammed'in sünnetlerininde  aynısını yapacakmışiz diye kural yok,  yapmazsa bilmem bir kere terkederse Muhammed'in ümmeti Tam değilmiş. yani öyle şey olmaz farz degil sünnet, bu sünnet, bazen farz bile kifayet babinda, biri yapinca, digerinin yapmasi gerekmez,  herkes cüssesine göre, sen de o nasıl tecelli etti, benim evimin penceresi, eski evin penceresi 120'ye 90 dı o pencereden  bakan adam ile, 2 metreye 1 metre bir buçuk metre pencereden bakan aynımi görüp bakar? 360 derece cam döşeme olan yerden bakan bir adam, aynımı bakar  aynımı görür, o yüzden zenginlik te başkalarına da zengin edebilendir, yani Sen eğer mal mülke sahipsin, elinin değdiği yeride Zengin edebilmektir, Yoksa hep Bana deyip Fabrikalar atlar yatlar hepsi sana olursa,  bu zenginlik değildir. Bu cimriliktir cimrilik. Davut as. neden oruc tuttu, yedigine ictigine karışmışar ondan, yoksa cimrilikten degil, yoksa zenginlik  kanaattir dedi Peygamber Efendimiz. Biz de Diyoruz ki. zenginlik başkasını zengin edebilen, tuttuğu yeride zengin edendir. bazı insanlar temizlik hastasi, mesela adam yada kadinin biri film çekiyor, sanatçılardan birisi varmış, film çektiği yerdeki tozları alıyormuş,  ahlak işte, pinarlarin içindeki, içindeki  yada üstündeki temizlikci böcegi vardır. bacakları böyle sivrisinek bacagı gibi bir şeydir, o temizlik böcüsü, Suyun pınarların üstünde olur, suyun üstünü temizler durur, benim burada yolun üstünde işe giderken, bir tane gölet var,  görmüştüm  gölün  üstü  yosun kaplı,  eger bunu temizlemezsen, o gölü kullanamazsın ki,  işte temizlikçi Balıklar akvaryumlari temizler, akvaryuma temizlikçi balık atar, akvaryumun içine temizlesin diye, suyun üstünde de vardır Aynı böcük vardır temizlikçi Böcük suyun üstüne  temizler durur. işte Temiz insanlar da bu böcük ve akvaryum temizlik işçisi gibi, temizlik hastası, gördüğü pisligi temizlemek, içinden gelen bir şey. zenginlikte hakiki zenginler de işte böyle, nerede fakir gördü, üstünü giydirir, nerede aç gördü Karnını doyurur, budur zengin, yoksa bilmem ben Oraya gidip marka elbiseler giyipde, bir de fakirlere hava atmak değil, bilmem bossadan bilmem  gucciden giyinip de, fakirler yanında Caka satmak değil, zenginlik mi  bu, yoksa ahmaklığın daniskası.<br />
<br />
<br />
Daha önceki yazılarımda hurilerden bahsettim, ve hurilerin, yapay zeka yani robotlar olduğunu ileri sürmüştüm.  cennettekilere 400-500 Huri verilmesi meselesinin bu robotlar olduğunu ve, hiç İsyan etmeyen, hep itaat eden, ister sevişmek için, ister hizmet için, erkek veya dişi robotlar olduğunu söylemiştim, ve bunun üzerine insanlık, Yapay Zeka üzerine biraz daha fazla gitmeye başladı. fakat kötüler boş durmuyor ki, biz her ne kadar dünyayı imar edip cennete çevirmeye çalışmak  istesekte, kötülerde dünyayı yakıp yıkmak derdinde. ve Bugün haberlerde duydum ki, savaşçı robotlar yapıyorlarmış. Hani Cennet ve huriler var da, cehennemde Zebaniler de  var.  Ve işte bu yapacakları savaşçı robotlar, Bir nevi  zebanileri  temsil eder.  çünkü ayette <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık onlar o hallerinden dönmezler.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 18. ayet)</span><br />
<br />
onlar sağırdır duymazlar, Kördür  görmezler  ve geri Dönmezler yaptıklarından da, yani acimazlar, merhamet etmezler, Yani aynı işte,  böyle olunca robotlar savaşçı robotlar zebaniler olur o zaman, Bizler cenneti oluşturacaktık, cehennem ehlide Cehennemi oluşturmaya çalışıyor o zaman. <br />
<br />
<br />
Yine buna yakın bir meselede,  rivayete göre söyleniyor ki,  Amerika sattığı silahların, içine bir kodla kilit koyduğu, ve bu yüzden uçak ve füze satıyorsa, onun istemediği bir yere Sen bu silahı kullanamazsin,  Çünkü kod onun elinde,  ve ancak o sana müsaade ederse onunla düşmanına karşı savaşa bilirsin. kurşunun olsa bile,  Kurşun atamayacaksın,  füzelerin olsa bile düşmanına karşı füzelerini kullanamayacaksın.  neden dersiniz,  Çünkü Amerika haklı,  sana bu  silahları sattı da,  sen adamı kafir ve gavur diye tanıyorsun,  ve senin yarın Bunlar kafir diye bu adama Savaş açmayacaginin garantisi var mı,  yarın cihad mihad diyerekten adamı öldürmeye kalkarsın.  adamın kendi  silahlari ile adamı vurmaya kalkarsın.  Amerika bu yüzden kilit Koymak'ta haklı.  ama işin ilginç tarafı Amerikalilar bunu akıl etmişler fakat, Amerika'daki örgüt İlluminati ve diğerleri veya  Mason örgütü,  bunu Allah'ın da bildiğini bilmiyorlar. Allah size her türlü silahı bilgiyi verecek de, o üstüne kilit  koymayı unutacak. Ve insanoğlu küçücük beyni ile silah yapıp, Allah'ın silahı ile Allah'ın vuracak öldürecek, bu imkan dahilinde mi? yoksa ahmaklık mı? ve yine büyücü ve sihirbazlar Allah'ın Kur'an'ı ile ayetleri ile bunu yapip Allah'ın kullarına Yani Allah'a karşı savaş açıyorlar. ahmaklık değil mi, ceza gerektirmez mı bu, Cehennem  gerekmez mi bunlara.  yani  Amerika'da haklı, Allah da haklı, Allah de her şeye kod koymuş, yani frekans koymuş, bir de frekansı 2 boyutlu, yani dualite yapmiş. ve suyu ateş ile durduruyor,  ateşide su ile,  kötüleri İyiler ile,  iyi kimseleride kötüler ile, durduruyor terbiyet ediyor. Peki bu hususta Allah mı daha akıllıdır? yoksa Amerika mı daha akıllı?<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bankacılık Sistemi</span><br />
<br />
Dün 10 Kasım Atatürk'ü anma günüydü, ve bugünlerde İş Bankası'nın  devlete  devir  Taksim edilmesi meselesi gündemde.  ve Ben araştırdım Osmanlı Devleti'nde Türk Bankası yokmuş, 1800 lerde ilk defa banka kurulmuş, fakat Osmanlı Bankası diye bir banka kurulduğu söyleniyor, Bırak bu Osmanlı Bankası bile Türklere ait değilmiş, ecnebiler, dıştan gelen ecnebiler, kendi paralarını tekrar yurtlarına aktarmak için o bankayı kurmuşlar, ve diğer Osmanlı'daki bankaların hepsiden ecnebilere ait bankalar, yoksa Osmanlı banka yapmamiş.<br />
 ve Mustafa Kemal Atatürk ilk defa  bir Türk Bankası kuraraktan, amma o günkü masonlarin eli ve fikri ile amma,  onların eliyle  ama, Atatürk kendisi bunu düşünmüş ve, Türkiye İş Bankası'nı  kurumuş.  Eğer bugün senin maaşın bankaya yatıyorsa, yine faturalarını bankadan ödeyebiliyorsan,  yine  kredi kartı yerine kullanıp, para olmadığı halde, paran daha hesaba gelmediği halde, Sen gelecek parayla, alışveriş yapabiliyorsan, bu bankalar sayesinde, ve bunun kurucusu, Türkiye'yi böyle bu sisteme geçiren yine Atatürk olmuş. Senelerdir bu sistemde işliyor.  ve Atatürk'e Bu sebeple de teşekkür etmemiz lazım.<br />
Atatürk'ün gayesini anlamayan ,  Onu değiştirmeye,  tekelleştirmeye çalışıyor. dedik ki Allah'ın  cumartesiye yasak koymasının sebebi, Yahudilerin cumartesi günü çalışmamasından gaye, Şu an ki hafta sonu tatili idi,  yine öyle dedik zekattan gaye, şu anki vergilendirme sisteminin gelmeseydi dünyaya, yani Allah Dünyayı insanların imar etmesinde yardımcı oluyordu. Atatürk İş Bankası'nın kurarak tan da, Türk milletinin medeni Milletler seviyesine gelmesiydi gayesi. bankaları bir kaldıralım bakalım ne olacak,  yani büyük nimet. Faiz maiz hepsi fasa fiso  bak, bankalar olmasın her şey durur, işler durur,  mesela  Ulaştırma şirketi  mersin'den, İskenderun'dan portakal alıp İstanbul'a getirecek, Ama şirket İstanbul'da, ve  bu Transport için Mersinli şirket ya da Çiftçi Amca, Bir kaporta vermesi lazım ki, adam güvensinde  kamyonlarını yollasın da,  malları İstanbul'a getirsin.  işte bu işlem için en kolay sistem bankaya havale yöntemi,  eğer biz hala Osmanlıcılık Bilmem  faizcilik meselesine girersek,  bankalari da kapatırsak,  bu işler nasıl yürüyecek, tefecilere mı kalacağız.  yani ey Mehdi askeri,  para alıp satan  bankalar sistemi ile, yine banka cennetindesiniz.  Osmanlı'da böyle bir sistem var mıydı, atına binecekde, istanbul'dan Mersin'e gidecek de, parayı tahsil edecek de, Ölme eşeğim ölme……….. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ali Baba ve Kırk Haramiler</span><br />
<br />
 Ortaçağda ya da Osmanlı döneminde olan bir olay, ya da anlatılan bir hikaye ya da kıssa,<br />
 Ali Baba ve Kırk Haramiler ve <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Açıl susam açıl"</span> deyince, Açılan Kapı.<br />
<br />
Peki bu hikaye edildiğine göre, bu hikaye mi, uyduruk mu, masal mı?<br />
Halbuki bu olay öyle Ortaçağda filan olan bir hikaye değil, masal değil, ve eski bir hikaye ve dedik ki işte, Hz Nuh vakti  Neptün deydik, oradan buraya alındık,  yine Geçen anlattım, eski ümmetlerde bizim ciktığımız bilgisayar ve teknoloji devrine ulaşmışlar, Hatta eskişehirli amcanın dediğini söylemiştim,  Arap cahiliye dönemi ataları, yada tanrilari Lat uzza ve menat,  bundan kasıt, Menatin monitör olduğunu,  ve bizlerin de şimdi de monitöre yani bilgisayara tapar hale geldiğimizi söylemiştim, yani ekrana, bilgisayar  ekranı, telefon ekranı,  Menat veya monitör. <br />
<br />
 işte Kırk Haramiler vakti, o insanlar çaldıkları malları saklamak için, mağara şeklinde  evler oymuşlar,  ve kapısını da yine Kaya gibi yapmışlar, ve kapının acma sensorunu da, Ses sensörlü yapmışlar.  Ben bugün, Hatta bundan birkaç sene önce bile, ilk Sony Ericsson T10  larda bu sistem var dı,  Mesela her numara bir ses frekansına kayıtlı, ve sen bir numarayi  Annem diye kaydettinmi, ve bu numarayı yazdığın zaman, belli bir frekans ve nota oluşturmuş oluyoruz,  ve bunu da ses frekansı ile annem diye kaydediyorsun,  ve tekrar araman  gerektiği zaman,  mikrofon ile annem dediğin zaman, bu telefon Annenin numarasını ariyordu  . Şimdi Bu sistemler daha da gelişti, ve televizyonu kumanda edebiliyorsun, arabayı kumanda edebiliyorsun, evinde uzaktan kaloriferleri yakabiliyorsun, kahve  hazırlatabiliyorsun.  işte o Kırk Haramiler hikayesi de ayni yani, masal falan değil, eskilerden bize kadar naklolmuş, ve eskilerin bu teknolojiye ulaştıklarını gösteren bir kıssa, Yani ses frekansı ile, Ses sensörü ile açılan kapılar zamanı, Bu nasıl bir zaman, kim istemez, hatta daha öte bir zamana ulaşmışlar demek ki…. Bunu da Arap  hikayeleri olaraktan anlatılır.<br />
Ve bunları sihir ve Tılsım ile yapılan bir şeyler değil,  Halbuki ilim ve bilim ile yapılan şeyler.<br />
Ve bu taa parapsikolojiye kadar gider. parapsikoloji nedir bilir misiniz, beyin gücüyle kumanda etmek, Ama bu televizyon ama araba, ama bilgisayar, ama bir fotoğraf makinesini beyin gücüyle kumanda etme derecesine kadar gider, yani onlar Eğer böyle bir teknolojiye ulaştıysa, onların en ileri noktası parapsikoloji ile konuşma iletişim ve kumanda sistemine kadar ulaşmış olmalılar. <br />
<br />
<br />
insanlığın daha keşfedecek çok şeyleri var  mesela maddeler ile konuşmayı öğrenemediler, hayvanların dilini öğrenemediler.  telepati ile iletişim daha henüz tam anlaşılmadı. Mevleviler anlatır ki Mevlana, alırken besmele ile, koyarken Besmeleyle koyarmış aldığı her şeyi, onlara sevgi ile muamele edermiş, her şeyin dili ve cani olduğunu ifade edermiş. Evet öyle her şeyin cani var bedeni var, ve aklı var. dedik ki elementler Aynen bir melek gibi,  onlar erkek veya dişi olmazlar, maddelerin erkek dişisi olmaz, demirin erkeği dişisi diye bir şey var mı, ve yine onlar evlenmez cinsi münasebette bulunmaz, yemez içmez, demirin su icdigi görülmüş mü,  acıktığı görülmüş mu. Öyle olunca Melek statüsünde ler melekler akıllı varlıklar olduğu için, onlar hepsi akillı  Düşünen ve hatta aralarında konuşan varlıklar. Öyle olunca, ben bir zamanlar ufkum açıkken, eve mesela 2 kilo mandalina aldım ise, yada karpuz kavun aldim ise, ama Yemedi mi,  tam çürümeden önce, mandalina beni çağırıyor telepati yöntemiyle, mandalina, mandalina, mandalina ye diye çağırıyor, veya karpuzu kes karpuzu kes ye diye, ve sen bunu hissedip ve duyduğun zamann gidiyorsun bakıyorsun ki çürümeye az kalmış, diyor ki mandalin Ben Ölmeden Ben i ye diyor. Ama bu belli bir  nefs katmanina çıktıktan sonra olan bir his ve kuvvet, belli süre sonra sen buna dikkat etmediğin zaman bu sefer melekler küsüyor ve seninle konuşmuyorlar bir daha, Nefsin bu katmanına çıktığın zaman  bu hislere dikkat edersen, o derecede kalıyorsun, Eğer anlamamaya başlarsan, onlar da seninle konuşmamaya başlıyorlar, bu derecede aşağı düşme riski var. ya ileri ya da geri 1 derece kazanırsan. ve ben size bunu direk ögreterek bir sinif daha atlattim sizleri.<br />
<br />
<br />
Neml suresinde  Süleyman Aleyhisselam kuşları yoklama yapıp  yoklamada Hüdhüdün Orada olmadığını fark ediyor, ve diyor  HÜDHÜD nerede,  yoksa kayıplara mı karıştı diyor.<br />
 Halbuki bu Ayeti incelediğimizde HÜDHÜD kelimesinde,  Aslı harfler H ve D ve yine ikinci defa H ve D<br />
<br />
ve bunlara Diyebiliriz ki  <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">çift HD kamera</span> Şu an baktıgimizda tek HD kameralar var ve ilerki zamanda çift HD kameralar bulancak ve Hüdhüd denen kuşlarda  Aslında kuş değil, Dronn, çift HD kameralı drone,  Süleyman Aleyhisselam  Dronn göndererek ten  Belkıs annemizden haber alıyor, Yoksa bu kuş falan değil yani, çift HD kameralı drone. alıcı ve verici sadece kaydedici değil çift HD demek Hem alıcı, hem verici şeklinde, hem de HD Verici Şeklinde. Öyle olunca yine Süleyman Vakti de teknoloji yüksek dereceye, Hem de çift HD li drone üretecek derece yükselmişlermiş.<br />
<br />
<br />
Allah bilgi ve ilmin Eğer taşlara yazıp da saklasaydı, 10 milyar senede, taşlar erirdi, Toprak olurdu, kağıda yazsa, kağıtlar eskir toz olurdu. ama Allah kainatın ilmini ve bilgisini, dünyamızda hayvanlara paket paket yazmış, her bir hayvanda ayrı bir RAR paketi gibi,  bir teknoloji ve ilim gizli, ve bunu böylece doğal Seleksiyon da  üreme ve çiftleşme sistemi ile taaaa günümüze kadar ulaştırmış, Yoksa bu bilgiler çok kolay yok olur giderdi.  ve bizden ve vaaazlarımız dan ibret alan bilim ve ilim adamları ve Amerika ve İsrail, işte hayvanları incelerken, karıncanın gözünü keşfettiler, karınca ne kadar büyüklükte, ve karıncanın Kafası ne kadar büyüklükte, ve karıncanın kafasındaki gözü ne kadar büyüklükte, ve gözünden beyne giden sinyali götüren Sinir ve damar ne kadar büyüklükte…..<br />
 ve işte insanoğlu karınca gözü kamerasını yapmayı da başardı mucit macit amcalar.  karınca gözü kadar kamera icat ettiler, ve onun sarf edeceği enerji ne ola ki, çok cüzi bir miktar, ve onun pili ona normal bir pil senelerce yeter, Böyle olunca artık ben izlenmiyorum, Beni kimse dinleyemez izleyemez, Ben Başbakanım, cumhurbaşkanıyım, Bilmem kimin başkanıyım, falan işlemez, herkesi bir tane karınca gözüyle izeleyebilirler dinliyebilirler, aldığın sigaranın paketine bile  gömerler bu karınca gözü kamerayı,  artık herkesin ayıpları saklı ve gizli şeyleri, ve yeri diye bir şey yok. yani izleniyoruz dinleniyoruz. Ve bu çektiği videoları kaydedici ekran boyutu 1 milimetreye 1 milimetre bile değil, Öyle olunca o videonun boyutu da çok küçük, ve onu kaydedeceği bir Festpalttede,  bu video ne kadar yer kaplıyor olur ki 30 gigabayt lik bir USB  gibi bir  hafıza belleği ne,  ne kadar çok film sığar. Ve böyle olunca bize Yaşanacak bir yer kalmadı gibi, artık herkes kıyameti bile  ister hale gelecek.. kıyametin alametlerinden olan<br />
 bir kafirin Mezarın yanından geçerken, Keşke Toprak olsaydım da bunları görmeseydim demesi, herhalde bu sebepten olacak ki, bu ayet:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
نَّا أَنذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yanzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Muhakkak ki, sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi, elleri ile takdim ettiği şeye bakacak. Bir kafir Mezarın (Mezarlığın) yanından geçerken, Keşke Toprak olsaydım da bunları görmeseydim diyecek. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NEBE Suresi 40. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<br />
Ve yarın Kıyamet kopmazsa işte ileride 4 boyutlu kamera var, Ve bunun ile kokuları da alıp verebileceğiz,  yine 5. boyut ise 5 boyutlu kamera ile hisleri de hissedebileceğiniz, çünkü Eğer  Huri ve gılmanlar robot ise,  o zaman onlar bize hizmet edecekse, hisleriyle hissedecek, gözleri ve duyuları olması lazım, ve o da 5 boyutlu kamera, ve alıcı vericiler keşf olduğu zaman, bu  huriler ve gılmanlarin  hissetmelerini de mucid Amcalar yapabilir. Yarın çok işimiz var çok, çok çalışmamız lazım.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Ye’cüc ve Me’cuc her gün o seddi delmeye çalışırlar, delmeye yaklaştıkları vakit başlarındaki amir onlara şöyle seslenir: 'Dönün yarın delersiniz.' Allah da ertesi güne o seddin oyulan kısmını öncekinden daha sağlam duruma getirir."<br />
<br />
"Sonunda müddetleri dolup Allah onları insanlar üzerine salmayı isteyince; başlarındaki yetkili 'Dönün, onu inşallah yarın delersiniz.' diyerek, 'inşallah' kelimesini söyler. Onlar ertesi gün geldiklerinde seddi dünkü bıraktıkları şekilde bulurlar ve seddi delerek insanlar arasına çıkarlar. Bütün suları içerler. İnsanlar onlardan kaçar, oklarını göğe fırlatırlar, oklar kana bulanmış vaziyette geri döner. Bunun üzerine şımarık bir durumda şöyle derler: Yeryüzünde olanları kırıp geçirdik, gökte olanları da mağlup ettik. Sonra Allah onların boyun köklerinde bir kurt meydana getirir de bu yüzden hepsi kırılıp yok olur giderler."<br />
<br />
Rasûlullah (asm) şöyle devam etti:<br />
<br />
"Muhammed’in canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, O kırılıp yok olan Ye’cüc ve Me’cüc’un leşlerini yeryüzündeki tüm hayvanlar yiyecek ve çok güzel beslenerek etlenip yağlanacaklardır." <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , İbn Mâce, Fiten 27)</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey cin ve insan toplulukları! Yeri ve gokleri aşıp gidebiliyorsaniz haydi aşıpda gidin bakalım, YILLARDIR MEALLERDEKI YAZAN : aşıpda gidemezseniz sizi orlara aşıpda götürcek bir güc vardir. DEMEK DEGILDIR; KI ONUN MANASI SIZ TEK BIR SULTANI YANI MEHDIYI BILE GECEMEZSINIZ DEMEKDIR, MEYDAN OKUMADIR KI, ALLAHA VARIPDA, ZARAR VERMEYI HESAP EDEN KIT AKILLILAR!!!!<br />
FARZI MAHAL Hadi Hz Ademe kadar vardiniz diyelim, ondan ötede ne var kim biliyor, kim gördü, kimin haberi var, muhamed bende bilmiyon dedi, ve vardigi yer, daha benim  oturduğum yer ise, mirac ettigi yer bu zaman ve hatta benim evimin yakini ise, ondanda ötede ne var,  neler var, hz adem ve ademde burda, o fitneci yecüc mecüc. Ademe kadar varsaniz, ondan ötede ne var, ademin ötesini kim biliyor, sonrasi ne? neresi? kim, Kim Allah? Allah Nerde, Allah, god demiyorum haa, cünkü onlar kafirler god isminin koyuyorlar Gott  demiyon almanca, amma Allah kim? Allah diyorum, INRI yada isa da demiyorum, ALLAH Kim? Kim Allah, nerede Allah? rahman demiyorum, rahim demiyorum, rezzak demiyorum, kim Allah diyorum, nerdeeeeeeeee, INRI RA da demiyorum, ALLAH kim ki<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)</span><br />
<br />
ve Allah ise kendini şöyle tarif ediyor <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ  اللَّهُ الصَّمَدُ  لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ  وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekun lehu kufuven ehad.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
De ki: “O Allah, Bir’dir (Tek’tir).” Allah Samed’dir (herşey O’na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir).O, doğurmadı ve doğurulmadı da. Ve O’nun bir dengi olmadı (olamaz).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ihals suresi</span><br />
<br />
<br />
Bu hafta yine Bilim adamlarına Işık tutacağız ve patenti bize ait bir bilgi vereceğiz, henüz patentini almadım, dedim ya. ve ışınlanma meselesini açıklayacağız, ve fotoğraf makinesi ve Gözde saklı, gözdeki mercek de saklı, bir fotoğraf makinesi görüntüyü ilk mercekte ters alıyor, mercekten geçince, görüntü ters, ve o görüntü bir aynaya verilince,  Aynada 2. bir  marcege yansıtaraktan  ters görüntüyü düz hale çeviriyor.  Yine çocuk doğumunda insan tohumu erkekte düz, ve  annenin rahmine girdikten sonra  Gelişip Çocuk olunca, doğma vakti gelince Rahim merceği de onu ters olarak da dünyaya getiriyor, sisteme bak farkettin mi ikisi de mercekmiş,Anne dünyaya çocuğu ters doğuruyor, Bu size bir şey ifade etti mi, birinci mercek Fotoğraf makinesindeki görüntüyü ters çeviren mercek, dünyaya geldikten sonra bir hemşire onun ayaklarının üstüne çeviri işte. işte ışınlanma da böyle bir şey, Yani 1. evrede ters halde,  sen onu bir yansıtıcıya vereceksin ki, Ve o yansıtıcı ikinci mercege verince  1. evrede yaptığıni  tekrar yapacaksın ki, düz hale gelsin, çözemediğiniz problemin, doğru yeri burasıydı.<br />
<br />
<br />
Başka bilim adamlarını yine göreve çagirip, Hani demiştik ya, ölümün çaresi bulunmadan önce, gençliğin Sırrı bulunsun demiştik,  hadislerde rivayet oluyor ki cennettekiler 30 veya 33 yaşında olurlar, Öyle olunca sadece gençliğin Sırrı, Genç kalmanın sırrı değil, ihtiyarları da gençleştirmenin sırrını da arayacaksınız, Çünkü artık ihtiyar diye bir şey olmayacak cennette, ve şu anki cennetlikler den, ihtiyar olanlarda cennetimiz de 33 yaş derecesinde bulunacaklar, O yüzden iki kanatlı olaraktan araştıracaksiniz bu gençlik sırrını, Tek Kanatlı değil,  Hem Genç kalmanın sırrını, hem de yaşlıları gençleştirmenin sırıni  cözeceksiniz.<br />
<br />
Rabbim, Ahirzman ümmeti Mehdi Cematine, bildigi ile amel edipde, daha bilmedigi nicelerine nail olmayi nasip eylesin.<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 11 Kasım 2018 Pazar <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HüdHüdler yani Çift HD Kamera Ve Dronlar Vakti</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 11 Kasım 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا أَرَى الْهُدْهُدَ أَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve tefekkadat tayra fe kâle mâliye lâ erâl hudhude em kâne minel gâibîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym NEML Suresi 20. ayet</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Yâ Ebâ Zer! Yedi kat gök ile yedi kat yerin Kürsî yanında büyüklükleri, ancak bir çölün ortasına atılmış bir kapı veya bir yüzük halkası gibidir. Arş-ı alâ’nın da Kürsî’ye göre büyüklüğü, o çölün o halkaya nazaran büyüklüğü derecesindedir.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , İbn Hibbân, Sahîh, thk. Şuayb Arnavut, Müessesetü’r-Risâle, Beyrut, 1993, c. I, s. 76, nr. 79; Taberî, Kurtubî, İbn Kesir, Ayete’l-Kürsî  tefsiri; Beyhaki, Esma ve’s-Sıfat, h. no:861, 862; Kenzu’l-Ummal, h. no:44158)</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<br />
Bizim eski risalelerimizden biriside "zenginlik, Başkalarını da zengin edebilene  denilir."  vardı.<br />
şimdi gündeme bu gelmiş, ve bize sen yapıyor musun gibi atıf var.  Halbuki okula giden birisi bilir ki ilkokuldan başlayıp üniversiteye kadar matematik var Edebiyat var coğrafya var coğrafyanın içinde tarih var Türkçe var azıcık çıktı mı, fizik var, kimya var biyoloji var, ingilizce var, şimdi her dersin bir de 1. sınıf 2. sınıf 3. sınıf üniversiteye kadar sınıfları var, hani Hukuk Fakültesi'nde matematik olmasa da, ama matematik fakültesinde matematik var, yani matematiğinde da üniversite  sınıfları var,  Öyle olunca ben de çokça konu anlattım sizlere, fizik kimya biyoloji tasavvuf  fıkıh ve bunları hepsini benim yaşamam mümkün değil, yani şimdi Fizik öğretmeni fizikte, atomun parçalanması konusunu işleyince, öğretmen Albert Einstein olmak zorunda mı, yine peygamber, Süleyman Peygamberi anlattığında, Süleyman gibi zengin olmak zorunda mı, kendi çapında onu Yaşar, kendi çapında bir Süleyman lık yapar, yine Fizik öğretmeni de o konuyu, kendi çapında bir yaşadığı bir hikmet vardır, geçen ki anlattığımız  Terki  dünya    meselesi ile, malı mülkü bırakıp Allah'a yönelmek, hacca gidiyorsun, parayı kızı Çoluğu çocuğu borcu derdi bırakman lazım, yani Hani işkolik bu adamlarda eşi erkekse veya de kadınsa da, eve iş getirme derler, sen de Hacca giderken arkandakileri bırakacaksın Muhammed en son giderken, Hatta en son kurşunu da veripte gidiyor. Öyle olunca yani ben de anlattıklarimi kendi çapında yaşamışımdır. Herkes Daha doğrusu kendi çapında yaşar, şimdi karınca illaki halterci bir adam gibi 120 kilo kaldırmak zorunda mı, karınca kendi boyunca ağır bir şey bir buğday tanesini kaldırdığı zaman, zaten  O Onun için 120 kiloyu aşar, Belki daha fazladır, yine  pire kendi boyunun  120  ya da 500 katı  zıplayabilir. peki Bit ne yapacak, adım adım  yürürken, Bit adimi olacak. şimdi internetdeki bir yazinin  bir Dosyanın  boyutu 1 bitten başlıyor bit, 1 bit, ondan sonra bayt, oluyor sonra kilobayt, megabayt, yani Öyle olunca, herkes cüssesine göre kaldırır, ya da yaşar hayatında, herkes aynısını yapacak diye bir şey yok, o yüzden Efendimiz Muhammed'in sünnetlerininde  aynısını yapacakmışiz diye kural yok,  yapmazsa bilmem bir kere terkederse Muhammed'in ümmeti Tam değilmiş. yani öyle şey olmaz farz degil sünnet, bu sünnet, bazen farz bile kifayet babinda, biri yapinca, digerinin yapmasi gerekmez,  herkes cüssesine göre, sen de o nasıl tecelli etti, benim evimin penceresi, eski evin penceresi 120'ye 90 dı o pencereden  bakan adam ile, 2 metreye 1 metre bir buçuk metre pencereden bakan aynımi görüp bakar? 360 derece cam döşeme olan yerden bakan bir adam, aynımı bakar  aynımı görür, o yüzden zenginlik te başkalarına da zengin edebilendir, yani Sen eğer mal mülke sahipsin, elinin değdiği yeride Zengin edebilmektir, Yoksa hep Bana deyip Fabrikalar atlar yatlar hepsi sana olursa,  bu zenginlik değildir. Bu cimriliktir cimrilik. Davut as. neden oruc tuttu, yedigine ictigine karışmışar ondan, yoksa cimrilikten degil, yoksa zenginlik  kanaattir dedi Peygamber Efendimiz. Biz de Diyoruz ki. zenginlik başkasını zengin edebilen, tuttuğu yeride zengin edendir. bazı insanlar temizlik hastasi, mesela adam yada kadinin biri film çekiyor, sanatçılardan birisi varmış, film çektiği yerdeki tozları alıyormuş,  ahlak işte, pinarlarin içindeki, içindeki  yada üstündeki temizlikci böcegi vardır. bacakları böyle sivrisinek bacagı gibi bir şeydir, o temizlik böcüsü, Suyun pınarların üstünde olur, suyun üstünü temizler durur, benim burada yolun üstünde işe giderken, bir tane gölet var,  görmüştüm  gölün  üstü  yosun kaplı,  eger bunu temizlemezsen, o gölü kullanamazsın ki,  işte temizlikçi Balıklar akvaryumlari temizler, akvaryuma temizlikçi balık atar, akvaryumun içine temizlesin diye, suyun üstünde de vardır Aynı böcük vardır temizlikçi Böcük suyun üstüne  temizler durur. işte Temiz insanlar da bu böcük ve akvaryum temizlik işçisi gibi, temizlik hastası, gördüğü pisligi temizlemek, içinden gelen bir şey. zenginlikte hakiki zenginler de işte böyle, nerede fakir gördü, üstünü giydirir, nerede aç gördü Karnını doyurur, budur zengin, yoksa bilmem ben Oraya gidip marka elbiseler giyipde, bir de fakirlere hava atmak değil, bilmem bossadan bilmem  gucciden giyinip de, fakirler yanında Caka satmak değil, zenginlik mi  bu, yoksa ahmaklığın daniskası.<br />
<br />
<br />
Daha önceki yazılarımda hurilerden bahsettim, ve hurilerin, yapay zeka yani robotlar olduğunu ileri sürmüştüm.  cennettekilere 400-500 Huri verilmesi meselesinin bu robotlar olduğunu ve, hiç İsyan etmeyen, hep itaat eden, ister sevişmek için, ister hizmet için, erkek veya dişi robotlar olduğunu söylemiştim, ve bunun üzerine insanlık, Yapay Zeka üzerine biraz daha fazla gitmeye başladı. fakat kötüler boş durmuyor ki, biz her ne kadar dünyayı imar edip cennete çevirmeye çalışmak  istesekte, kötülerde dünyayı yakıp yıkmak derdinde. ve Bugün haberlerde duydum ki, savaşçı robotlar yapıyorlarmış. Hani Cennet ve huriler var da, cehennemde Zebaniler de  var.  Ve işte bu yapacakları savaşçı robotlar, Bir nevi  zebanileri  temsil eder.  çünkü ayette <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık onlar o hallerinden dönmezler.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 18. ayet)</span><br />
<br />
onlar sağırdır duymazlar, Kördür  görmezler  ve geri Dönmezler yaptıklarından da, yani acimazlar, merhamet etmezler, Yani aynı işte,  böyle olunca robotlar savaşçı robotlar zebaniler olur o zaman, Bizler cenneti oluşturacaktık, cehennem ehlide Cehennemi oluşturmaya çalışıyor o zaman. <br />
<br />
<br />
Yine buna yakın bir meselede,  rivayete göre söyleniyor ki,  Amerika sattığı silahların, içine bir kodla kilit koyduğu, ve bu yüzden uçak ve füze satıyorsa, onun istemediği bir yere Sen bu silahı kullanamazsin,  Çünkü kod onun elinde,  ve ancak o sana müsaade ederse onunla düşmanına karşı savaşa bilirsin. kurşunun olsa bile,  Kurşun atamayacaksın,  füzelerin olsa bile düşmanına karşı füzelerini kullanamayacaksın.  neden dersiniz,  Çünkü Amerika haklı,  sana bu  silahları sattı da,  sen adamı kafir ve gavur diye tanıyorsun,  ve senin yarın Bunlar kafir diye bu adama Savaş açmayacaginin garantisi var mı,  yarın cihad mihad diyerekten adamı öldürmeye kalkarsın.  adamın kendi  silahlari ile adamı vurmaya kalkarsın.  Amerika bu yüzden kilit Koymak'ta haklı.  ama işin ilginç tarafı Amerikalilar bunu akıl etmişler fakat, Amerika'daki örgüt İlluminati ve diğerleri veya  Mason örgütü,  bunu Allah'ın da bildiğini bilmiyorlar. Allah size her türlü silahı bilgiyi verecek de, o üstüne kilit  koymayı unutacak. Ve insanoğlu küçücük beyni ile silah yapıp, Allah'ın silahı ile Allah'ın vuracak öldürecek, bu imkan dahilinde mi? yoksa ahmaklık mı? ve yine büyücü ve sihirbazlar Allah'ın Kur'an'ı ile ayetleri ile bunu yapip Allah'ın kullarına Yani Allah'a karşı savaş açıyorlar. ahmaklık değil mi, ceza gerektirmez mı bu, Cehennem  gerekmez mi bunlara.  yani  Amerika'da haklı, Allah da haklı, Allah de her şeye kod koymuş, yani frekans koymuş, bir de frekansı 2 boyutlu, yani dualite yapmiş. ve suyu ateş ile durduruyor,  ateşide su ile,  kötüleri İyiler ile,  iyi kimseleride kötüler ile, durduruyor terbiyet ediyor. Peki bu hususta Allah mı daha akıllıdır? yoksa Amerika mı daha akıllı?<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bankacılık Sistemi</span><br />
<br />
Dün 10 Kasım Atatürk'ü anma günüydü, ve bugünlerde İş Bankası'nın  devlete  devir  Taksim edilmesi meselesi gündemde.  ve Ben araştırdım Osmanlı Devleti'nde Türk Bankası yokmuş, 1800 lerde ilk defa banka kurulmuş, fakat Osmanlı Bankası diye bir banka kurulduğu söyleniyor, Bırak bu Osmanlı Bankası bile Türklere ait değilmiş, ecnebiler, dıştan gelen ecnebiler, kendi paralarını tekrar yurtlarına aktarmak için o bankayı kurmuşlar, ve diğer Osmanlı'daki bankaların hepsiden ecnebilere ait bankalar, yoksa Osmanlı banka yapmamiş.<br />
 ve Mustafa Kemal Atatürk ilk defa  bir Türk Bankası kuraraktan, amma o günkü masonlarin eli ve fikri ile amma,  onların eliyle  ama, Atatürk kendisi bunu düşünmüş ve, Türkiye İş Bankası'nı  kurumuş.  Eğer bugün senin maaşın bankaya yatıyorsa, yine faturalarını bankadan ödeyebiliyorsan,  yine  kredi kartı yerine kullanıp, para olmadığı halde, paran daha hesaba gelmediği halde, Sen gelecek parayla, alışveriş yapabiliyorsan, bu bankalar sayesinde, ve bunun kurucusu, Türkiye'yi böyle bu sisteme geçiren yine Atatürk olmuş. Senelerdir bu sistemde işliyor.  ve Atatürk'e Bu sebeple de teşekkür etmemiz lazım.<br />
Atatürk'ün gayesini anlamayan ,  Onu değiştirmeye,  tekelleştirmeye çalışıyor. dedik ki Allah'ın  cumartesiye yasak koymasının sebebi, Yahudilerin cumartesi günü çalışmamasından gaye, Şu an ki hafta sonu tatili idi,  yine öyle dedik zekattan gaye, şu anki vergilendirme sisteminin gelmeseydi dünyaya, yani Allah Dünyayı insanların imar etmesinde yardımcı oluyordu. Atatürk İş Bankası'nın kurarak tan da, Türk milletinin medeni Milletler seviyesine gelmesiydi gayesi. bankaları bir kaldıralım bakalım ne olacak,  yani büyük nimet. Faiz maiz hepsi fasa fiso  bak, bankalar olmasın her şey durur, işler durur,  mesela  Ulaştırma şirketi  mersin'den, İskenderun'dan portakal alıp İstanbul'a getirecek, Ama şirket İstanbul'da, ve  bu Transport için Mersinli şirket ya da Çiftçi Amca, Bir kaporta vermesi lazım ki, adam güvensinde  kamyonlarını yollasın da,  malları İstanbul'a getirsin.  işte bu işlem için en kolay sistem bankaya havale yöntemi,  eğer biz hala Osmanlıcılık Bilmem  faizcilik meselesine girersek,  bankalari da kapatırsak,  bu işler nasıl yürüyecek, tefecilere mı kalacağız.  yani ey Mehdi askeri,  para alıp satan  bankalar sistemi ile, yine banka cennetindesiniz.  Osmanlı'da böyle bir sistem var mıydı, atına binecekde, istanbul'dan Mersin'e gidecek de, parayı tahsil edecek de, Ölme eşeğim ölme……….. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ali Baba ve Kırk Haramiler</span><br />
<br />
 Ortaçağda ya da Osmanlı döneminde olan bir olay, ya da anlatılan bir hikaye ya da kıssa,<br />
 Ali Baba ve Kırk Haramiler ve <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">"Açıl susam açıl"</span> deyince, Açılan Kapı.<br />
<br />
Peki bu hikaye edildiğine göre, bu hikaye mi, uyduruk mu, masal mı?<br />
Halbuki bu olay öyle Ortaçağda filan olan bir hikaye değil, masal değil, ve eski bir hikaye ve dedik ki işte, Hz Nuh vakti  Neptün deydik, oradan buraya alındık,  yine Geçen anlattım, eski ümmetlerde bizim ciktığımız bilgisayar ve teknoloji devrine ulaşmışlar, Hatta eskişehirli amcanın dediğini söylemiştim,  Arap cahiliye dönemi ataları, yada tanrilari Lat uzza ve menat,  bundan kasıt, Menatin monitör olduğunu,  ve bizlerin de şimdi de monitöre yani bilgisayara tapar hale geldiğimizi söylemiştim, yani ekrana, bilgisayar  ekranı, telefon ekranı,  Menat veya monitör. <br />
<br />
 işte Kırk Haramiler vakti, o insanlar çaldıkları malları saklamak için, mağara şeklinde  evler oymuşlar,  ve kapısını da yine Kaya gibi yapmışlar, ve kapının acma sensorunu da, Ses sensörlü yapmışlar.  Ben bugün, Hatta bundan birkaç sene önce bile, ilk Sony Ericsson T10  larda bu sistem var dı,  Mesela her numara bir ses frekansına kayıtlı, ve sen bir numarayi  Annem diye kaydettinmi, ve bu numarayı yazdığın zaman, belli bir frekans ve nota oluşturmuş oluyoruz,  ve bunu da ses frekansı ile annem diye kaydediyorsun,  ve tekrar araman  gerektiği zaman,  mikrofon ile annem dediğin zaman, bu telefon Annenin numarasını ariyordu  . Şimdi Bu sistemler daha da gelişti, ve televizyonu kumanda edebiliyorsun, arabayı kumanda edebiliyorsun, evinde uzaktan kaloriferleri yakabiliyorsun, kahve  hazırlatabiliyorsun.  işte o Kırk Haramiler hikayesi de ayni yani, masal falan değil, eskilerden bize kadar naklolmuş, ve eskilerin bu teknolojiye ulaştıklarını gösteren bir kıssa, Yani ses frekansı ile, Ses sensörü ile açılan kapılar zamanı, Bu nasıl bir zaman, kim istemez, hatta daha öte bir zamana ulaşmışlar demek ki…. Bunu da Arap  hikayeleri olaraktan anlatılır.<br />
Ve bunları sihir ve Tılsım ile yapılan bir şeyler değil,  Halbuki ilim ve bilim ile yapılan şeyler.<br />
Ve bu taa parapsikolojiye kadar gider. parapsikoloji nedir bilir misiniz, beyin gücüyle kumanda etmek, Ama bu televizyon ama araba, ama bilgisayar, ama bir fotoğraf makinesini beyin gücüyle kumanda etme derecesine kadar gider, yani onlar Eğer böyle bir teknolojiye ulaştıysa, onların en ileri noktası parapsikoloji ile konuşma iletişim ve kumanda sistemine kadar ulaşmış olmalılar. <br />
<br />
<br />
insanlığın daha keşfedecek çok şeyleri var  mesela maddeler ile konuşmayı öğrenemediler, hayvanların dilini öğrenemediler.  telepati ile iletişim daha henüz tam anlaşılmadı. Mevleviler anlatır ki Mevlana, alırken besmele ile, koyarken Besmeleyle koyarmış aldığı her şeyi, onlara sevgi ile muamele edermiş, her şeyin dili ve cani olduğunu ifade edermiş. Evet öyle her şeyin cani var bedeni var, ve aklı var. dedik ki elementler Aynen bir melek gibi,  onlar erkek veya dişi olmazlar, maddelerin erkek dişisi olmaz, demirin erkeği dişisi diye bir şey var mı, ve yine onlar evlenmez cinsi münasebette bulunmaz, yemez içmez, demirin su icdigi görülmüş mü,  acıktığı görülmüş mu. Öyle olunca Melek statüsünde ler melekler akıllı varlıklar olduğu için, onlar hepsi akillı  Düşünen ve hatta aralarında konuşan varlıklar. Öyle olunca, ben bir zamanlar ufkum açıkken, eve mesela 2 kilo mandalina aldım ise, yada karpuz kavun aldim ise, ama Yemedi mi,  tam çürümeden önce, mandalina beni çağırıyor telepati yöntemiyle, mandalina, mandalina, mandalina ye diye çağırıyor, veya karpuzu kes karpuzu kes ye diye, ve sen bunu hissedip ve duyduğun zamann gidiyorsun bakıyorsun ki çürümeye az kalmış, diyor ki mandalin Ben Ölmeden Ben i ye diyor. Ama bu belli bir  nefs katmanina çıktıktan sonra olan bir his ve kuvvet, belli süre sonra sen buna dikkat etmediğin zaman bu sefer melekler küsüyor ve seninle konuşmuyorlar bir daha, Nefsin bu katmanına çıktığın zaman  bu hislere dikkat edersen, o derecede kalıyorsun, Eğer anlamamaya başlarsan, onlar da seninle konuşmamaya başlıyorlar, bu derecede aşağı düşme riski var. ya ileri ya da geri 1 derece kazanırsan. ve ben size bunu direk ögreterek bir sinif daha atlattim sizleri.<br />
<br />
<br />
Neml suresinde  Süleyman Aleyhisselam kuşları yoklama yapıp  yoklamada Hüdhüdün Orada olmadığını fark ediyor, ve diyor  HÜDHÜD nerede,  yoksa kayıplara mı karıştı diyor.<br />
 Halbuki bu Ayeti incelediğimizde HÜDHÜD kelimesinde,  Aslı harfler H ve D ve yine ikinci defa H ve D<br />
<br />
ve bunlara Diyebiliriz ki  <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">çift HD kamera</span> Şu an baktıgimizda tek HD kameralar var ve ilerki zamanda çift HD kameralar bulancak ve Hüdhüd denen kuşlarda  Aslında kuş değil, Dronn, çift HD kameralı drone,  Süleyman Aleyhisselam  Dronn göndererek ten  Belkıs annemizden haber alıyor, Yoksa bu kuş falan değil yani, çift HD kameralı drone. alıcı ve verici sadece kaydedici değil çift HD demek Hem alıcı, hem verici şeklinde, hem de HD Verici Şeklinde. Öyle olunca yine Süleyman Vakti de teknoloji yüksek dereceye, Hem de çift HD li drone üretecek derece yükselmişlermiş.<br />
<br />
<br />
Allah bilgi ve ilmin Eğer taşlara yazıp da saklasaydı, 10 milyar senede, taşlar erirdi, Toprak olurdu, kağıda yazsa, kağıtlar eskir toz olurdu. ama Allah kainatın ilmini ve bilgisini, dünyamızda hayvanlara paket paket yazmış, her bir hayvanda ayrı bir RAR paketi gibi,  bir teknoloji ve ilim gizli, ve bunu böylece doğal Seleksiyon da  üreme ve çiftleşme sistemi ile taaaa günümüze kadar ulaştırmış, Yoksa bu bilgiler çok kolay yok olur giderdi.  ve bizden ve vaaazlarımız dan ibret alan bilim ve ilim adamları ve Amerika ve İsrail, işte hayvanları incelerken, karıncanın gözünü keşfettiler, karınca ne kadar büyüklükte, ve karıncanın Kafası ne kadar büyüklükte, ve karıncanın kafasındaki gözü ne kadar büyüklükte, ve gözünden beyne giden sinyali götüren Sinir ve damar ne kadar büyüklükte…..<br />
 ve işte insanoğlu karınca gözü kamerasını yapmayı da başardı mucit macit amcalar.  karınca gözü kadar kamera icat ettiler, ve onun sarf edeceği enerji ne ola ki, çok cüzi bir miktar, ve onun pili ona normal bir pil senelerce yeter, Böyle olunca artık ben izlenmiyorum, Beni kimse dinleyemez izleyemez, Ben Başbakanım, cumhurbaşkanıyım, Bilmem kimin başkanıyım, falan işlemez, herkesi bir tane karınca gözüyle izeleyebilirler dinliyebilirler, aldığın sigaranın paketine bile  gömerler bu karınca gözü kamerayı,  artık herkesin ayıpları saklı ve gizli şeyleri, ve yeri diye bir şey yok. yani izleniyoruz dinleniyoruz. Ve bu çektiği videoları kaydedici ekran boyutu 1 milimetreye 1 milimetre bile değil, Öyle olunca o videonun boyutu da çok küçük, ve onu kaydedeceği bir Festpalttede,  bu video ne kadar yer kaplıyor olur ki 30 gigabayt lik bir USB  gibi bir  hafıza belleği ne,  ne kadar çok film sığar. Ve böyle olunca bize Yaşanacak bir yer kalmadı gibi, artık herkes kıyameti bile  ister hale gelecek.. kıyametin alametlerinden olan<br />
 bir kafirin Mezarın yanından geçerken, Keşke Toprak olsaydım da bunları görmeseydim demesi, herhalde bu sebepten olacak ki, bu ayet:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
نَّا أَنذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yanzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Muhakkak ki, sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi, elleri ile takdim ettiği şeye bakacak. Bir kafir Mezarın (Mezarlığın) yanından geçerken, Keşke Toprak olsaydım da bunları görmeseydim diyecek. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym NEBE Suresi 40. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<br />
Ve yarın Kıyamet kopmazsa işte ileride 4 boyutlu kamera var, Ve bunun ile kokuları da alıp verebileceğiz,  yine 5. boyut ise 5 boyutlu kamera ile hisleri de hissedebileceğiniz, çünkü Eğer  Huri ve gılmanlar robot ise,  o zaman onlar bize hizmet edecekse, hisleriyle hissedecek, gözleri ve duyuları olması lazım, ve o da 5 boyutlu kamera, ve alıcı vericiler keşf olduğu zaman, bu  huriler ve gılmanlarin  hissetmelerini de mucid Amcalar yapabilir. Yarın çok işimiz var çok, çok çalışmamız lazım.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Ye’cüc ve Me’cuc her gün o seddi delmeye çalışırlar, delmeye yaklaştıkları vakit başlarındaki amir onlara şöyle seslenir: 'Dönün yarın delersiniz.' Allah da ertesi güne o seddin oyulan kısmını öncekinden daha sağlam duruma getirir."<br />
<br />
"Sonunda müddetleri dolup Allah onları insanlar üzerine salmayı isteyince; başlarındaki yetkili 'Dönün, onu inşallah yarın delersiniz.' diyerek, 'inşallah' kelimesini söyler. Onlar ertesi gün geldiklerinde seddi dünkü bıraktıkları şekilde bulurlar ve seddi delerek insanlar arasına çıkarlar. Bütün suları içerler. İnsanlar onlardan kaçar, oklarını göğe fırlatırlar, oklar kana bulanmış vaziyette geri döner. Bunun üzerine şımarık bir durumda şöyle derler: Yeryüzünde olanları kırıp geçirdik, gökte olanları da mağlup ettik. Sonra Allah onların boyun köklerinde bir kurt meydana getirir de bu yüzden hepsi kırılıp yok olur giderler."<br />
<br />
Rasûlullah (asm) şöyle devam etti:<br />
<br />
"Muhammed’in canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, O kırılıp yok olan Ye’cüc ve Me’cüc’un leşlerini yeryüzündeki tüm hayvanlar yiyecek ve çok güzel beslenerek etlenip yağlanacaklardır." <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , İbn Mâce, Fiten 27)</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey cin ve insan toplulukları! Yeri ve gokleri aşıp gidebiliyorsaniz haydi aşıpda gidin bakalım, YILLARDIR MEALLERDEKI YAZAN : aşıpda gidemezseniz sizi orlara aşıpda götürcek bir güc vardir. DEMEK DEGILDIR; KI ONUN MANASI SIZ TEK BIR SULTANI YANI MEHDIYI BILE GECEMEZSINIZ DEMEKDIR, MEYDAN OKUMADIR KI, ALLAHA VARIPDA, ZARAR VERMEYI HESAP EDEN KIT AKILLILAR!!!!<br />
FARZI MAHAL Hadi Hz Ademe kadar vardiniz diyelim, ondan ötede ne var kim biliyor, kim gördü, kimin haberi var, muhamed bende bilmiyon dedi, ve vardigi yer, daha benim  oturduğum yer ise, mirac ettigi yer bu zaman ve hatta benim evimin yakini ise, ondanda ötede ne var,  neler var, hz adem ve ademde burda, o fitneci yecüc mecüc. Ademe kadar varsaniz, ondan ötede ne var, ademin ötesini kim biliyor, sonrasi ne? neresi? kim, Kim Allah? Allah Nerde, Allah, god demiyorum haa, cünkü onlar kafirler god isminin koyuyorlar Gott  demiyon almanca, amma Allah kim? Allah diyorum, INRI yada isa da demiyorum, ALLAH Kim? Kim Allah, nerede Allah? rahman demiyorum, rahim demiyorum, rezzak demiyorum, kim Allah diyorum, nerdeeeeeeeee, INRI RA da demiyorum, ALLAH kim ki<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)</span><br />
<br />
ve Allah ise kendini şöyle tarif ediyor <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ  اللَّهُ الصَّمَدُ  لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ  وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekun lehu kufuven ehad.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
De ki: “O Allah, Bir’dir (Tek’tir).” Allah Samed’dir (herşey O’na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir).O, doğurmadı ve doğurulmadı da. Ve O’nun bir dengi olmadı (olamaz).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ihals suresi</span><br />
<br />
<br />
Bu hafta yine Bilim adamlarına Işık tutacağız ve patenti bize ait bir bilgi vereceğiz, henüz patentini almadım, dedim ya. ve ışınlanma meselesini açıklayacağız, ve fotoğraf makinesi ve Gözde saklı, gözdeki mercek de saklı, bir fotoğraf makinesi görüntüyü ilk mercekte ters alıyor, mercekten geçince, görüntü ters, ve o görüntü bir aynaya verilince,  Aynada 2. bir  marcege yansıtaraktan  ters görüntüyü düz hale çeviriyor.  Yine çocuk doğumunda insan tohumu erkekte düz, ve  annenin rahmine girdikten sonra  Gelişip Çocuk olunca, doğma vakti gelince Rahim merceği de onu ters olarak da dünyaya getiriyor, sisteme bak farkettin mi ikisi de mercekmiş,Anne dünyaya çocuğu ters doğuruyor, Bu size bir şey ifade etti mi, birinci mercek Fotoğraf makinesindeki görüntüyü ters çeviren mercek, dünyaya geldikten sonra bir hemşire onun ayaklarının üstüne çeviri işte. işte ışınlanma da böyle bir şey, Yani 1. evrede ters halde,  sen onu bir yansıtıcıya vereceksin ki, Ve o yansıtıcı ikinci mercege verince  1. evrede yaptığıni  tekrar yapacaksın ki, düz hale gelsin, çözemediğiniz problemin, doğru yeri burasıydı.<br />
<br />
<br />
Başka bilim adamlarını yine göreve çagirip, Hani demiştik ya, ölümün çaresi bulunmadan önce, gençliğin Sırrı bulunsun demiştik,  hadislerde rivayet oluyor ki cennettekiler 30 veya 33 yaşında olurlar, Öyle olunca sadece gençliğin Sırrı, Genç kalmanın sırrı değil, ihtiyarları da gençleştirmenin sırrını da arayacaksınız, Çünkü artık ihtiyar diye bir şey olmayacak cennette, ve şu anki cennetlikler den, ihtiyar olanlarda cennetimiz de 33 yaş derecesinde bulunacaklar, O yüzden iki kanatlı olaraktan araştıracaksiniz bu gençlik sırrını, Tek Kanatlı değil,  Hem Genç kalmanın sırrını, hem de yaşlıları gençleştirmenin sırıni  cözeceksiniz.<br />
<br />
Rabbim, Ahirzman ümmeti Mehdi Cematine, bildigi ile amel edipde, daha bilmedigi nicelerine nail olmayi nasip eylesin.<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 11 Kasım 2018 Pazar <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[islamda Plesebo Etkisi ve Münkirler ve Müfsidler]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34670</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:10:11 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34670</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">islamda Plesebo Etkisi ve Münkirlik ve Münkirler ve ifsad ve Müfsidler</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 20 Kasım 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَهَذَا ذِكْرٌ مُّبَارَكٌ أَنزَلْنَاهُ أَفَأَنتُمْ لَهُ مُنكِرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve hâzâ zikrun mubârakun enzelnâhu, e fe entum lehu munkirûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
İşte bu  Zikir  ve dua bizim indirdiğimiz mübarek bir dua(vird) ve Zikirdir ki  Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym ENBİYÂ Suresi 50. ayet</span><br />
<br />
(Biz bunu bu ayeti Kurandan ve hadislerden derledigimiz, Kur’andan parçalar olan <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Raşidi zikir Evradına</span> itafen kullanıp ta diyoruz ki, Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?)<br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Duâda acele edilmezse, duâ kabûl olur" buyurdu. <br />
<br />
Duâda acelenin nasıl olduğu sorulunca Peygamber Efendimiz<br />
<br />
“Allahü teâlâ, duânızı  illa ki kabûl eder. Taaaki Duâ ettim, hâlâ duâm kabûl olmadı diyene kadar! Allah'tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Duâ eden, üç şeyden hâli değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut âhırette mükâfatını bulur.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Rabbiniz, şüphesiz hayâ ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp kendisinden birşey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten hayâ eder.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Duâda acele edilmezse, duâ kabûl olur.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Münkir Nedir?</span><br />
<br />
Arapca ismi mef ul yani  İnkâr eden, kabul etmeyen, inkar etme fiilini yapan kimse yani bir nevi başlanmış olan bir ibadeti bozan  inkari ile bozan demekdir buna benzer birde müfsit vardir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قَالَ مُوسَى مَا جِئْتُم بِهِ السِّحْرُ إِنَّ اللّهَ سَيُبْطِلُهُ إِنَّ اللّهَ لاَ يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr(sihru), innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Mûsâ dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez, muhakkak ki fesat çıkaranların amelini ıslâh etmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym YUNUS Suresi 81. ayet)</span><br />
<br />
Müfsid, dinimizde, meşru olan bir işi veya başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylerdir. İmanı ve namazı, nikahı ve haccı, zekatı, alış ve satışı bozmak gibi. Mesea, Allaha ve kitaba sövmek küfür olup, imanı bozar. Namazda gülmek, abdesti ve namazı bozar. Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.<br />
<br />
Farzları, vacibleri ve sünnetleri yapana ve haramdan, mekruhdan sakınana ecr, yani sevab verilir. Haramları, mekruhları yapan ve farzları, vacibleri yapmayana günah yazılır. Bir haramdan sakınmanın sevabı, bir farzı yapmanın sevabından kat kat çoktur. Bir farzın sevabı, bir mekruhdan sakınmanın sevabından çoktur.<br />
<br />
Mekruhdan sakınmanın sevabı da, sünnetin sevabından çoktur. Mubahlar içinde, Allahü teâlânın sevdiklerine "Hayrât ve Hasenât" denir. Bunları yapana da sevab verilir ise de, bu sevab, sünnet sevabından azdır.[1]<br />
<br />
<br />
Kuranda münkir kelimesi gecen ayetler<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنكِرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Em lem ya’rifû resûlehum fe hum lehu munkirûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MU'MİNUN Suresi 69. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ الأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُ قُلْ إِنَّمَا أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللّهَ وَلا أُشْرِكَ بِهِ إِلَيْهِ أَدْعُو وَإِلَيْهِ مَآبِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vellezîne âteynâhumul kitâbe yefrahûne bimâ unzile ileyke ve minel ahzâbi men yunkiru ba’dahu, kul innemâ umirtu en a’budallâhe ve lâ uşrike bihî, ileyhi ed’û ve ileyhi meâbi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 36. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ya’rifûne ni’metallâhi summe yunkirûnehâ ve ekseruhumul kâfirûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onlar, Allah’ın ni’metini biliyorlar, sonra onu inkâr ediyorlar.Ve onların çoğu kâfirlerdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym  NAHL Suresi 83. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Plasebo Etkisi Nedir? Plasebo iyi Enerji ve Etkisi Nedir?</span><br />
<br />
Plasebo etkisi; kişinin aldığı ilaç (ilaç yerine verilen etkisiz ilaç) hakkında kendini iyileştireceği yönündeki düşüncesi, bu inancına paralel olarak fiziksel veya psikolojik iyileşmesidir. Bir bakıma, bireyin kendini iyileşeceğine inandırmasıdır. Alınan ilacın hiçbir etkisi olmasa bile, kişi inandığı için meydana gelen hem fiziksel hem psikolojik olarak iyileşmesidir.<br />
<br />
Plasebo (Placebo), Latincede “memnun edeceğim” anlamına gelmektedir.<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki hadis gösteriyor ki : Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri plasebo etkisi nedir biliyordu. Çünkü bilmese der mi ki o hadiste,  Duanız kabul olur, Fakat taaa ki siz, kabul olmadı diyene  kadar. Yani Bu demektir ki kabul olmadı demek ile acele etmek arasındaki ilişki yani "ters etki" hani "kehrwert" veya "ters frekans"  diyoruz ya  ters etkisi  yani frekansı enerjisi onun etkisini iptal ediyormuş. plasebo ise, Beyin gücü veya akıl gücüyle, veya iman gücüyle, bir işi, bir ameli başarmak, veya bir hastalığı yenmek, sıhhat bulmak, fakat ters etki, İşte bu  gücü ve enerjiyi  kırıp yok eden bir mikrop gibi.  ve bu  dinimizde de nazar diye tarif ediliyor,  yani her şey dualite ile olunca,  yani Rabbimizin diliyle zevc halinde olunca,  Sağ,  sol, acı, tatlı gibi, işte  plasebo etkisinin tersi de,  sihir büyü veya nazar olaraktan dinimizde lanse ediliyor, yani kötü enerji, ya da ters etki, yahut ters frekans. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , İbni Adiy)</span><br />
<br />
Yani nazarda o zaman plesebonun tersi, kötü enerji demek olur, yine sihir büyüde ayni, yani muskada, sadece senin onunla iyi olacagina inanmadan ibaret zaten.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
İnsanların yarısı nazardan ölür.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Taberani)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Beyheki, İbni Sünni)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Nazar neredeyse kaderi geçecekti. Nazardan Allahü teâlâya sığının.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Deylemi)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Sabah akşam, [Besmele ile] 3 defa “Bismillâhillezi lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif ,İbni Mace)</span><br />
<br />
 buyuruldu.<br />
<br />
Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki Kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir. <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Medaric)</span><br />
<br />
Peygamber efendimiz, iki Kul euzüyü okuyup buyurdu ki: <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Kendisine Allahü teâlânın rızık verdiği kimse, çok ”Elhamdülillah” desin. Rızkı azalan da çok “İstigfar” etsin. Bir şey de kendisine üzüntü, sıkıntı verirse “la havle vela kuvvete illa billah” desin.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Beyheki, Hatib)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Büyü Nedir?</span><br />
<br />
Maddi ya da manevi bakımdan kendine çıkar sağlamaya, karşı tarafı zarara uğratmaya çalışan kişilerin yaptığı, tüm dinlerin yasakladığı doğa üstü ve kötü bir yöntemdir. İnsanlığın tarihi kadar eskidir ve kim tarafından ilk kez nasıl yapılmış bilinmemektedir. Semavi dinlerin hepsinde büyü yapmak ya da yaptırmak yasaklanmıştır. Müslümanlıkta da büyü haram kılınmış ve yapan/yaptıran kişiye lanet edilmiştir.<br />
<br />
Şimdiye kadarki gözlemlerden anlaşıldığına göre büyü, özellikle ip, saç, tırnak, elbiseler vs.den yararlanılarak yapılır. Büyüde en önemli  faktör, büyü yapanın kalbini bağlaması, yapacağı işin tesir edeceğine inanması ve şeytandan yardım dilemesi ve nefes olayıdır.<br />
<br />
Büyü yapmak haramdır ve günah bakımından bu işi yapanla, sebep olan arasında çok fazla bir fark yoktur. Büyücünün kazancı da, büyücüye verilen para da haramdır!<br />
İslam dinine göre büyü yapmak haramdır. Kur’anı Kerim’deki hükümlerden büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız. <br />
<br />
Allah Resulü a.s.m, yedi büyük günah arasında büyü yapmayı da saymış, büyü yapanın Allah’a şirk koşmuş olacağını bildirmiştir. Bir kişi, büyücülerin her şeyi yapabileceğine inanırsa, Allah'a şirk koştuğundan kâfir olur. <br />
<br />
Büyü geçmişten günümüze dek kendini korumuş bir uygulamadır. Eskiden büyü yapan kişilere büyücü ya da cadı denmekteyken şimdi bakımcı, Medyum gibi adlar kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan işlemler genelde aynıdır. Hep birilerinin menfaati için başkalarına zarar gelmesini istemesinden ibarettir. Bazı durumlarda kadının ya da kocanın kendine bağlama büyüsü yaptırdığı da görülmüştür fakat bu da günahtır ve kesinlikle yasaklanmıştır.<br />
<br />
Kur’anı Kerim’de büyü ile ilgili olarak en geniş bilgi Bakara Suresi’nin 102. ayetinde verilmektedir.<br />
<br />
Bu ayette Cenab-ı Hakk, şöyle buyurmaktadır:<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَاتَّبَعُواْ مَا تَتْلُواْ الشَّيَاطِينُ عَلَى مُلْكِ سُلَيْمَانَ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَانُ وَلَكِنَّ الشَّيْاطِينَ كَفَرُواْ يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ وَمَا أُنزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّى يَقُولاَ إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلاَ تَكْفُرْ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِهِ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ بِإِذْنِ اللّهِ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلاَ يَنفَعُهُمْ وَلَقَدْ عَلِمُواْ لَمَنِ اشْتَرَاهُ مَا لَهُ فِي الآخِرَةِ مِنْ خَلاَقٍ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْاْ بِهِ أَنفُسَهُمْ لَوْ كَانُواْ يَعْلَمُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vettebeû mâ tetlûş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne) ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihra, ve mâ unzile alâl melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârûte), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcihî, ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yadurruhum ve lâ yenfeuhum ve lekad alimû le menişterâhu mâ lehu fîl âhirati min halâkın, ve le bi’se mâ şerav bihî enfusehum lev kânû ya’lemûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular. Hâlbuki Süleyman asla kâfir olmadı. Fakat o şeytanlar kâfir oldular. Çünkü  insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek : ‘Biz ancak bir imtihan için gönderildik, sakın büyü yapmaya cevaz verip de kâfir olma’ demedikçe bir kimseye öğretmezlerdi. İşte bunlardan kişi ile karısını ayıracak şeyler öğreniyorlardı, fakat Allah'ın  izni olmadan bununla hiç kimseye zarar verebilir durumda değillerdi. Onlar, kendilerine zarar verecek, faydası dokunmayacak bir şey  öğreniyorlardı. Andolsun ki, onu her kim satın alırsa, ahirette onun bir nasibi olmadığını gayet iyi biliyorlardı.  Fakat karşılığında  canlarını sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu bilselerdi!"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 102. ayet)</span><br />
<br />
Yukardaki ayetten, büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız. <br />
<br />
ve bunlar gösteriyorki, büyü, sihir, nazar, ve hatta,  şeytan ve cin, ve melek, ve insanin yaptigi bütün mücadele, amma bunlar hastalik olsun, ama bir iyilik olsun, tamami iyi enerji ile kötü enerjinin savaşi, yani plesobo veya büyü ve nazar gibi yani.<br />
<br />
Evet, Allahü teâlâ, Mümin sûresinin altmışıncı âyetinde, <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kâle rabbukumud’ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 60. ayet)</span><br />
<br />
“Duâ ediniz, kabûl ederim”, isteyiniz, veririm buyuruyor. Fakat, duânın kabul olması için, beş şart vardır: Duâ edenin müslüman olması, Ehl-i sünnet îtikatında olması, haram işlemekten, bilhassa haram yemekten, içmekten sakınması, farzları yapması, bilhâssa beş vakit namaz kılması, Ramazan oruclarını tutması, zekât vermesi, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu araması lâzımdır.<br />
Allahü teâlâ, herşeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Birşey istenince, o şeyin sebebini gönderir ve bu sebebe tesîr ihsan eder. İnsan bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Belâ gelmeden önce çok duâ etmelidir.</span><br />
<br />
Duâ, sıkıntılı zamanlarda, belâ geldiğinde değil her zaman edilmelidir. Rahat ve huzur zamanlarında çok duâ edenin, dert ve belâ zamanlarındaki duâları çabuk kabûl olur. Sevgili Peygamberimiz, “Şiddet ânında duâsının kabûl edilmesini isteyen kimse, refah zamanında çok duâ etsin!” buyurmuştur.<br />
Ebû İshak hazretlerinden duâ istediler. Duâ etti. Duâsının kabûl edildiğini gören bir talebesi, “Efendim, bu duâyı bana da öğretin, ihtiyâç hâlinde ben de edeyim” dedi. O da, “Bu duânın kabûl edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar ve devamlı ettiğim duâlar ve harâm lokmadan sakınmamdır.” buyurdu.<br />
Evliyânın büyüklerinden Râbia-i Adviyye, adamın birinin, duâ ederken “Yâ Rabbî! Bana rahmet kapısını aç!” dediğini işitince; Ey câhil! Allahü teâlânın rahmet kapısı, şimdiye kadar kapalı mı idi de, şimdi açılmasını istiyorsun? dedi<br />
Rahmetin çıkış kapısı her zaman açık ise de, giriş kapısı olan kalbler, herkesde açık değildir. Bunun açılması için, sadece sıkıntılı zamanlarda dağil her zaman duâ etmeliyiz!<br />
<br />
Sebeplere yapışmalıdır<br />
<br />
Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesine uymadan, sebeplere yapışmadan, çalışmadan duâ etmek, Allahü teâlâdan mucize istemek demektir. Müslümanlıkta, hem çalışılır, hem de duâ edilir. Önce sebebe yapışmak, sonra duâ etmek lâzımdır.<br />
Kur'an-ı kerimde Allahü teâlâ dâimâ çalışmağı emretmektedir. İnsan bütün gayreti ile çalışacak, bütün zâhirî sebeplere yapışacak, ancak ondan sonra Allahü teâlâdan istiyecektir. Çalışmadan önce değil, çalışırken, başarabilmek, kazanmak için, Rabbine yalvararak, Ondan yardım bekliyecektir<br />
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br />
“Çalışmadan duâ eden, silâhsız harbe giden gibidir.”<br />
Adet-i ilâhiyyeye uymak, sebeplerini aramak, bulmak için çalışmak lâzımdır. Şartlarına uyarak çalışana, elbet verilir. Dilediğine, çalışmadan da, ihsân eder. Fakat sebeplere yapışmamızı emretmektedir.<br />
Sebeplere yapışarak, yalvararak, ağlı(Zeker) ve sığınarak, kırık kalb ile Allahü teâlâdan af ve âfiyet dilemelidir. Duânın kabûl olunduğu anlaşılıncaya ve sıkıntılar kalmayıncaya kadar, böyle duâ etmelidir. Başkalarının ettiği duâ da faydalı ise de, dertlinin kendisinin yalvarması daha yerinde olur. İlâc almak ve perhiz yapmak, hastaya lâzımdır. Başkalarının yapacağı, olsa olsa, ona yardımcı olmaktır.<br />
<br />
Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br />
“Kullarım Sana Ben’i sorduklarında, (bilsinler ki) Ben onlara çok yakınım. Bana duâ edenlerin duâlarını kabûl ederim…” (Bakara, 186)<br />
<br />
Rasûlullah (sav) buyurdular:<br />
“Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. İşte bu sebeple secdede çok duâ etmeye bakın!” (Müslim, Salât, 215)<br />
<br />
Fahr-i Kâinât Efendimiz:<br />
“–Bir kul günah olan veya akrabâsı ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duâsı kabûl olunur.” buyurmuştu.<br />
“–Yâ Rasûlallâh! Acele etmek ne demektir?” diye sordular.<br />
Allâh Rasûlü (sav):<br />
“–Kul; Nice defâlar hep duâ ediyorum da Rabbim duâmı kabûl etmiyor. der. Duâsının hemen kabûl edilmemesi sebebiyle bıkar ve duâyı bırakır. (İşte o zaman acele etmiş olur.)” cevâbını verdi. <br />
<br />
(Müslim, Zikir, 92)<br />
[2]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Rahman suresinde 31 defa tekrar eden ayet)</span><br />
<br />
Allahu Teala Rahman suresinde 1 ayeti neden 31 defa tekrar etmiştir, Sebebine gelince: Allah gücü hakkında, Nakız düşünmememizi istediği için, sanki kulağımıza kulak çivisi sokar gibi, bu ayeti kulağımıza sokmakta, unutmamamızı istiyor. Bu hayatta, Allah gücünü, ve yapabileceklerini, ve bizim de yapabileceklerimizi sayıp döküp, Ondan sonra diyor ki işte: "Bunlardan hangisini yalanlayabilirsiniz." diyerekten bize bir pozitif enerji yaymamızı istiyor, Çünkü siyah enerji ile kötü Enerji ile iyi enerji savaş halinde, yani Rabbimizin gücünü ve yapabildiklerini bildiğimiz zaman, kötünün onun karşısında güçsüz olduğunu anlamamız için, yani yine plasebo etkisi ile, iyi enerjiyi Galip getirmek ki bu zaten. dünyada Allah'ın yaptıkları meydanda zaten, şeytan Neyi halk etmiş ki, kötü enerji ne yaratmış ki, Rabbimizin binlerce mucize halinde yarattıkları, var ettikleri varken, şeytanın yaptıklarının lafı mı olur yani, bunu idrak ettiğimiz zaman, Allah'ın gücünü küçümsememiz gerektiğini öğrenmiş oluruz, o zaman da, kötü ve kara enerjiye karşı silah olur bize, yoksa kötü ve Kara Enerji bizim enerji boyutumuzu hapsederekden, bizi zayıf düşürür, güya sanki Allah'tan daha güçlüymüş gibi bir güç ona affedersek, Kendi kendimize Zarar vermiş oluruz. O yüzden bize Allah yolu gösteriyor Bu ayet ile, Ve yine başka bir ayet ile <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ  وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe men ya’mel miskâle zerratin hayran yerahu. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerahu.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ZİLZAL Suresi 7 ve 8. ayet)</span><br />
<br />
Zilzal suresi 7. ve 8 ayeti ile Allah bize birincisi ile umut var olmamızı, Yani, en küçük iyiliklerimizin bile karşılığının olduğunu söyleyerek den bizi umut var olmaya itiyor, Allah, senin, en küçük bir iyiliğinden tutup, seni kaldırabilir demektir bu, yani haşreder, yeniden Doğdurur dünyaya, Ve devamı olan 8. ayet ile de bize korku verip,  bu hususta Elimizden geleni yapmamız gerektiğini öğretiyor, yani siyah enerji ile savaşmamız gerektiğini öğretiyor ki, kötülük yaparsan ceza göreceksin, o zaman kötülük yaptıran enerjiye karşı durmamız gerektiğini öğreten bir ayet, yani öyle umutlu olup da, yayılmamamız gerektiğini öğretir bu ayet. Velhasıl iyi enerji ile kötü enerjinin durumunu izah eder bize.<br />
<br />
<br />
Geçenlerde Kendi Gençliğimizi anlattık, ve gençlikte zayıf olduğumuzu ve Afedersiniz, hayvan gibi yediğimizi, fakat kilo almadığımızı  söyledik. Sebebine gelince o zaman namaz, niyazın, zikirler, ve besmelenin bizde az olduğunu fark ettik, Daha sonra, Burhami  tarikatına girince oranın virdi ve Zikri olan  besmeleye başlayınca, artık yediğimiz içtiğimiz besmele ile oldukça, vücut onları dışarı ihraç etmez oldu, bir köşelere  yigaraktan depo eder oldu, ve kilo aldık.  Deccal dan  birşey öğrendik ki, ters enerji, ya da tersine çevirmek, Öyle olunca eğer biz  Besmele ile yiyip içince bu kiloları aldıysak,  bunları ters çevirince Yani  Besmelesiz yiyip içince,  o zaman kilo vermemiz lazım, ve bunu sizlere vaaz edip anlattım, kendimde hakkalyakin tekrar yaşamak için, Besmelesiz yiyip içmeye başladım, ve işte burada Yine bize destek olacak olan enerji plesebo enerjisi. ve Sakın buna başladığıniz zaman benimki 1 ay oldu ya da 1 hafta oldu hiç faydası yok demeyin,  plasebo etkisini yok etmeyin,  Çünkü Muhammed öyle dedi, illa dualarınız kabul olur, Siz kabul olmadı diyesiye kadar,  o zaman bu besmelesiz yemek icmek ve zayiflamak hikayesi de illaki Doğrudur, Belki siz fayda etmedi diyesiye kadar,  bizim yine raşidi zikirleri yalan dolan değil, Kur'an'dan bizzat ayetlerdir, o zikirden sonra yapılacak olani tarif ettim, ve dedim ki: şuraya kadar okuyup da,  ağzının genişliği dibinin derinliğinden geniş ve büyük olan  tas ve kaseden, su veya süt içerek den, Yağmur ve kar yağması meselesi de aynı, plasebo etkisi ile etkilenir. taaaaki siz bende fayda etmiyor , yahut kabul olmuyor diyesiye  kadar etki eder, yahut bir münkir öyle şey olur mu diyesiye kadar  fayda eder.<br />
<br />
<br />
dehlizlere düştüm Çıkmazlardayım .<br />
Sanki bütün bildiklerim yanlışmış<br />
 yahut diyorum ki sanki  herkesten çok şey biliyor muşum.<br />
 yahut yüzde bir bile ilmim yokmuş.<br />
<br />
 Hayat Rahman ve Rahim ilmini bilmek de saklı. yani Can ilminde saklı.  Can, Can ise Canlarda gezen bir şey, <br />
<br />
 Yusuf u kaybettim Kenan ilinde<br />
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz<br />
Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz<br />
Bu ne yaredir ki çare bulunmaz<br />
<br />
Aşkın pazarında canlar satılır<br />
Satarım canımı alan bulunmaz<br />
Yunus öldü deyu selan verirler<br />
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez<br />
<br />
Yunus Emre<br />
<br />
<br />
can ilmide  Besmeleyi bilmekte sakli, besmele ise  Rahman ve Rahim bilmekte sakli, Rahman ve rahim ilmi ise  ise a* ve y**** ilmi nedir bilmekte yatar.  yahut kafirlerin yaptığı gibi  füzeyi füzeyi takarakdan uzaya gitmekde degil, <br />
halbuki can ilmi O da değil,  canlar canlar dan  canlılara geçerek ten  küçülüyor  veya büyüyor. <br />
Ve bu konudaki  bilgim  ise Bir koca karınin bildigi  bilgisinden daha öte değil.<br />
<br />
Ve bana bugün yolda giderken, bilginin sahipleri tiyo veriyorlar,  ve diyorlar ki : "Sizinkiler, altını küpe kolye yapipda,  boynuna takmasını bildiler, Halbuki Allah, altını boyunlarda takmak için değil, kulaklarda takmak için değil, onunla iyi ve güzel amelller edilip faydalarindan fayda  edilsin diye yarattı.  ve bunu ilim sahipleri bildi buldu, ve bilgisayarın cip kartinin içine Taktı  ve bilgisayar işlemcisni (Bilgisayar Chip setini) keşfetti. ve telefonun içine altın takıldığını, altından yapılacağınıda bildiler buldular, ve bunu bilen biziz, ve gercek bilginin sahibi biziz diyorlar, emennaaaa deyipde hemen kabul ettim.<br />
<br />
Bir ilim de var ki Kur'an ilmi, zikir, fikir, Namaz, abdest, tasavvuf, tarikat, hakikat ,marifet,peygamber din ahlak ve Allah, ondan da biraz bir şeyler öğrendik Hatta yapmaya çalışıyoruz, ve fakat hangi tarafa gideceğim artık şaşırdım, Bilgiden tarafa mı, bu altin ilmi tiyosu ve  bilgisini verenlerden tarafa mı gideyim, Yoksa bu can ilmi yani Rahman Rahim bilgisi verenlerden  tarafa mı gideyim.  Cahil cahil, cahil bir koca karı bile bu ilmi, benden daha iyi biliyor, ben bilmiyorum, hiçbir şey bilmiyorum.  SIR bu bir SIR kimse SIRRINI ifşa etmiyor. yok  bu konuda bilgisizim, yok şimdi de bir bilgim yok, ama sadece biliyorum ki, Var mı öyle bir bilgi? var, bir ilim var, Yaşıyorum hakkalyakin. Kimden tarafa gideyim,  bilginin sahiplerinden tarafa mı gideyim, yoksa Allah kitap din diyenlerden tarafa mı, tasavvuftan tarafa mı gideyim, zikir fikir mi? Nakşibendi Tarikati Almanya Vekillerinden Afyonlu Yarbay Mehmet ILDIRAR  vardı, Yarbay bize tasavvufu öğreten adam, onun hakkinda diyorlardı ki : bu adam için, bu adam insanları öldürüyor, cennete gönderiyor, ahirete gönderiyor, geri getiriyor, yani Hz isa nin  yeni modeli, 80 ler 90 lar 2000 ler modeli adam idi o, öldüren dirilten adam. ben o tarikattan ayrıldım, az zaman geçti, Yere göğe sığdıramadıkları adam,  Yarbay da öldü,  peki  Neye Yaradı, Onun bu kadar ilmi bilmesi,  öldürmesi veya  diriltmesi? <br />
<br />
Geçen hafta dedik ya : Allah kim? Allah kim? Allah nerede? hangi ilimin peşinden koşayim Allahim seni bulmak için, Rabbim neredesin, kimlesin, Hangi candasın,  Mehmet hoca, Mehmet, Yarbay Mehmet , Öldürüyordu ve tekrar diriltiyordu,  ama baktım ki kendisi ölmüş!!!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَرَسُولاً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِ اللّهِ وَأُبْرِئُ الأكْمَهَ والأَبْرَصَ وَأُحْيِي الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 49. ayet)</span><br />
<br />
Hz isa  için öyle dediler :  Kur'an'da bile geçiyor ölüleri diriltirdi diyor, Hz isa da  ölmüş yok ki artik hz isa<br />
Hangi adamın  peşinden koşan, hangi bilginin peşinden koşan, kime  kimlere inanayım,<br />
O nu (Hz Mehdi yi yada bizi) sevdiğini söyleyen biri vardı, Gemileri Yak dedi, biz de Yaktık gemileri, o  orada yoktu, beni terk etmişti, ben gemileri yakmakla da artik yayan kalmıştım, Hatta Öyle ki evsiz barksız çoluksuz kala yazıyordum. Ey sevgili, habib olan, rahim olan Allah, Ey sevgili, Sen de bana kazık attın. Sana da inanmam artık, kime inanayım, kimin peşinden koşan, Kim, kim, kim Allah, Allah kim? nerede? hangi ilim? dehliz lerdeyim,  Çıkmazlardayım, inancım güvencim kalmadı yarına,  benim can ilmim bilgim okul görmemiş bir kocakarı kadar bile değil miş….. <br />
<br />
Dün Mevlid Kandili,  Peygamberimizin doğum gününün yıldönümü, ve orada televizyonda, amcanın bir tanesi diyor ki : peygambere layık Ümmet olabileceğimmi, yahut Allah'a layık kul olabileceğimmi gibi bir cümleyi kullandı.<br />
Kim kime layık olacakmış. Allah bizi  köle olmamız için mi yarattı,  ha bu kölelik Muhammed'e olmuş, ha bu kölelik Allah'a olmuş, ama Bilmem kime olmuş, aynı şey değil mi Zaten hepsi. Müslümanın Bilmem, Allah'a layık olamadık, peygambere layık olamadık diyerekten, boynunu büküp, ağlayan sızlayan, namaz kılan Abdest alan adamlara  bir bak, devletlerede bir bak,  hepsi fakru zaruret içinde, fakirlik yakadan paçadan akıyor.  Bunlar Müslüman, namaz kılan, oruç tutan, zekat veren, hacca giden insanlar, Bunları yapmasına rağmen, Allah'a layık kul olamamış peygambere layık kul olamamışımış, Allah'ın layık Kullari kim o zaman Bir bak! bir bak Amerika'ya, bak İsrail'e, bak almanya ya, bak fransaya, bak  adamlar, kadınlar,  giyinme, kuşanma, alet, Erdevat, müzik, fizik,  teknik, bilim, ilim,  hatta tasavvuf bile, hepsi  onlar da, sen dergahta tasavvuf işliyorsun, onlar da filmlerde  işliyor. Adamlar erkenden kalkıyor, işinin başına geçiyor, Allah rızkın çoğunu, sabah erken kalkmaya koymuş, seher vakti kalkmaya koymuş, Neden sabah namazı bize farz olmuş,  sabah namazı bize farz ike,  bizim erken kalkmamız gerekirken, erkenden kalkabilen onlar, biz dokuzda  saat onlar da uyanıp kalkıyoruz, çogumuz  kalkıp da sabah namazını bile kılmıyoruz, nerede kaldı Müslümanlık,  nerede kalacak gavur dediklerinde  kaldı,  Sabancı rahmetli bile biraz akıllıymış O diyordu sabah erken kalkan en iyi çorabı kapardı diyordu,  "erken kalkip, el  akil kaparken, Bizimkiler lokul kapmış", derler zaten. bu sabah kalkmanın  sırrı da erken yatmak da gizli, gece 12'lere kadar dizi seyredersen, Tabii kalkamazsın sabahleyin. Peygamberimiz ve Ashabı yatsı namazını kılar kılmaz evlerine dönerlermiş, yani öyle sabahlamak yok. ama bu gün internet var tube dallari var cesit cesit filim diziler var degilmi zor bu devirde, evet bazıları gece işinde çalışıyor O da tamam, O da ayrı mesele, Gecesi gündüzü ne karışmış insanlar onlar,  Ama Allah'ın veli kulları meselesine gelince, ya da Allah'a layık kul olmak meselesine gelince, bak dedi ki : Allah'in layık kulları,  dünkü bilgi da kalmayıp, mesela : Dün tarla çapa ve  kürek  ile eşilip ekilirken,  daha sonra pulluk  bulunmuş,  hayvanlar kullanılmış, insanoğlu biraz daha akıllanmış traktör bulmuş, artık yükü sırtından atmış, Bizimkiler ilk makarna bulmuş, erişte kesmiş,  ondan sonrakiler yatmiş uyumuş,  Gavur dediklerin makarnayi elde kesmek yerine, spagetti burgulu fiyonk,....  makarna yapan fabrika kurmuş icat etmiş, ve fabrika bir saatin içinde, çuvallar dolusu makarna yapabiliyor, sen o kadar makarnayi, elinde o kadar zamanda yapabilir misin, işte sana kolaylık, işte Allah'ın kulları bak nereye ermiş, Rahata ermiş, kimin sayesinde,  Allah'a layık Kullar sayesinde. kim Allah'a layık Kullar, misal makarna fabrikasını kuran ekmek fabrikasi kuran, cep telfonu fabrikasi kuran,....gavur dediğin adamlar.  biz ne yaparız : Namaz kılarız, abdest alırız, oruç tutarız, Kandil geceleri sabahlarız, bunlarınan  bir de cennete gideceğimiz  zannederiz en iyi köşesi bizim olcak. Halbuki adamlar  bu dünyada kendi cennetlerini kendileri imar edip duruyorlar.  Bizimkiler de öldükten sonra cennete gideceklerini zannediyor. o cennetlere gitmek  namaz la  oruç tutmak ile falan olsaydı, o kullar ermezdi o rahata,  yada  gitmezdi de, Bizler giderdik o cenente, yada  o rahata huzura, ama Bizler onların sayesinde eriyoruz bu rahatlatıcı teknolojiye ve cennetelere.. ve Allah öyle yerlere secdeye varip tapinilmasından  falan da hoşlanmaz, Bilakis Allahu Teala, insanların aklını çalıştırıp, dünyayı imar edip, mamur etmesinden hoşlanır ki, Öyle de zaten, o yüzden bütün bu rahat ve keyfi, bu konuda gayret edenlere vermiş.  cennette öyle, uzaya yapılan  bir yolculuk ile gidip de gelinen  yer değil. Cennet burada, sen cenneti burada kurabilirsen, kuracaksın kuramazsan, işte öyle fakir fukara yaşayacaksın.<br />
Evet dünyada Allah u Teala'nın özene bezene yarattıgi kedi, köpek, at, eşek olduğu gibi, yine Domates, Biber, Patlıcan olduğu gibi, bunları yağmur yağdıraraktan,  güneşleri  doğduraraktan Yeşerdip bitirdiği gibi,  ama  bazı kullarının eliyle meydana getirip icat ettirdigi yani yarattığı şeyler de var, traktör gibi, uçak gibi, araba gibi, bulaşık makinesi gibi, çamaşır makinesi gibi, evdeki fırın gibi,.......  yani Velhasıl kelam Cennet öyle sadece domatesle biberle olacak bir yer değil, orada müzik çalan batarist e de ihtiyaç var, çaldığı bataryayada ihtiyaç var,<br />
onu bilen birine de ihtiyaç var ki,  Tuba Dalları çalıp Dursun. Öyle olunca traktör gökten yağmurla inmedi, Allah bazı kullarının eli ile halketti onu.  işte Allah'a ve peygambere layık kul olmak da, kafayı çalıştırmak dan geçiyor, öyle Kandil gecesi sabahlara kadar Ağlamakla, sızlamak ile değil. Kim kime layık kul olacakmış, Peygamber bile olsa  aynı durum. Sen Gece Vakti Yolda giderken, yolunu aydınlatan, elindeki Lambaya  kul köle olup ta tapınmanmı lazım.  yoksa gerektiğinde kullanıp işi bitti mi yerine koyman mı lazım. Allah'a kulluk peygambere Ümmet  olmak bile aynı şey. <br />
<br />
Süt veren Hayvanlar, nasıl çayırda çimende otlaması gerekiyorsa, bu gün ve hafta içinde, vaazı yazmadan önce,  Ahmet amca dan, Fatma teyze den,  hanımdan,  oğlandan, kızdan,  atlardan, arabalardan, televizyondan, internetten, gördüğüm, duyduğum şeylerden,  Tefekkürr ederekten, ve  bunların sonucunda, Keşfen bana bildirilmiş olanlardan topladığımız bilgileri, not ederekten, malzeme meydana getiriyorum, Yoksa, hani  Kadir suresinde geçtiği gibi, bunlar bir gecede  değil  yani. nasıl koyunun süt vermesi için, ineğin süt vermesi için, dananın et vermesi için, çayırda otlaması lazımsa, Bizim de bazı olayları görüp, onlardan ders çıkardıktan,  onların sonucunda meydana gelen fikir ve firaset ile oluşan bilgilerin meydana gelmesi lazım ki, Muhammed de  Kuranı Kerimi  23 senede tamamladı, Öyle dinimiz bir günde meydana gelmedi. Hz isa ninki de öyle, İncil'de öyle kitap halinde inmedi,  isa Efendimiz gördü ve yaşadı, o  bildiklerini hayata tatbik etti,  o şekilde incil meydana geldi. ve işte Allah dünyada suları önce Pınar gibi ince bir su halinde yeryüzüne çıkarıyor, Pınar akıp Çay  oluyor,  çaylar Irmaklara akıyor, Irmaklar nehirlere dönüyor, nehirlerde denizlere akıyor,  denizlerde okyanuslara akıyor, okyanuslardanda sular,  Buhar olup  yağmur olup geri dönüyor.<br />
işte bizde duydugumuz, bir sözden, yada baktgimiz bir resimden, yada yoldaki bir karincadan, bakip o anin icindeki duruma göre bir fikir ve tefekküre variyoruz, yani bir bilgi bize dogru akan bir pinar oldu işte, ister bu bilgi, bir ahmet amcadan olsun, istrer mehmet amcadan olsun, veya yerdeki karincadan, gökteki kargadan olsun. işte onlar birleşe birleşe bize akti, biz pinar iken, olduk cay, sonra biraz daha akti, oldu irmak, biraz daha akdi olduk nehir, ve biz de gittik, yani dünya nehiri intenet denizine anlattik, ve bilgi derya deniz oldu, sizlerde cookca birilerine bu bilgileri anlatinca, deniz de derdini okyanusa dökdü, ve sonra bizde sizlerin, bu sözleri bir yelerde konuştugunuzu ben tekrar geri duyunca, işde okyanusdaki sularda, buhar oldu, döndü geldi bizi buldu demek olur.<br />
<br />
Vaazımızın hitamına gelen konuya gelince, Raşidi tarikatına intisap edip, zikrimizi çekenler den,  Mesela 5. sınıf bir sofi, zikirden düşme hali yaşıyorsa, en azından yumuşak düşüş İle düşsün,  peki yumuşak düşüş nasıl olur deyince, 5. sınıf veya 10. sınıf zikir çeken Bir Sofi'min meşgul olduğu, ya da yorgun olduğu, ya da zikir çekme isteği olmadığı günlerde, en azından 1. sınıf zikri  çekebiliriz o gün, ya da hizbul Kasr zikrimizi çekebilir,  ona da gücü yetmezse, En azından intisap Zikri okuyabilir,  başlayıp da yarım bırakmak yerine, hani Aksaray  var 1200 odalı, o binanın yapilmaya başlanıpda bitirilmesi ne kadar uzun sürer değil mi, Hani cennette de Köşk verecekler ya, mesela kelimei Tevhid okuyana Köşk verecekler ya,  Ama sen 500 odalı Köşk yerine, okuyamadigin o gün, en azından 4 odalı bir ev sahibi ol,  1200 odayi 2 senede bitireceksin,  ama 4 odalı bir evi 4 ayda bitirirsin değil mi zaman meselesi, mekan meselesi Yani, yine bir bütünü kurtar, Yarım yapmayalım, Yarım olan işe yaramazki, mesela evin duvarlarını yaptık ama, çatısını  yapmadık ise, işe yaramaz ki, Yağmur yağdı mı tepemize Akar, soğuk içeri girer, zikirde böyle, bir bütünü devir edin, ister bu küçük bütün olsun ister büyük bütün, gücünüz varsa, büyük  bütünü zikir  çekin, yada  küçük bütünlerden birisini  çekin ki,  kapısı bacası tam bir ev gibi olsun.  bu haftaki tarikat dersimizde bu. Yani Aksaray yapamıyorsan 4 odalı ev yap, onu da yapamıyorsan, bir pansiyona gir, onu da yapamıyorsun, tek oda bir otel odası, yani zikrimizden böyle, parçalı ve bütün halde, 1. sınıf bir bütün, 2. sınıf bir bütün, Hizbul Kasır bir bütün, Hizbul Kebir bir bütün, virgül nokta nokta…<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Mehdi Aleyhisselam'ın fiziksel özellikleri</span><br />
<br />
Bu hafta bir de Mehdi Aleyhisselam'ın fiziksel özelliklerinden bahsedeceğiz ki, Mehdi diye bildiklerinizi biraz kıyas ederseniz, Kim bu özelliklere sahip acaba, aralarında belki seçim yapmanıza sebep olur, birçok sahte Mehdi var, İçlerinden bir tanesi de gerçek Mehdi olabilir değil mi? o yüzden bize bazı sebepler ve bilgiler lazım, işte Muhammed'in hadislerinde Mehdi'nin özellikleri anlatılırken şunlar sıralanmış, alnı geliştir ve içbükeydir, saçı siyahtır, kaşlari  kavislidir, burnu küçük ve hafif yukarı bakık gibidir, sakallıdir, etinin Latif olduğunu Yani etinin derisinin Latif yumuşak olduğunu söylemiş Peygamber Efendimiz, cildinin yumuşak olduğunu, ve yüzü parlaktır demiş,  Ki Bizdeki bu özellik cildimizin yağlı olması sebebiyle, orta boyludur demiş, tarifi ise : uzundan biraz kısa, kısadan da biraz uzun diye tarif etmiş, Dişleri leman eder demiş  yani leman ya da liman Limandaki özellik nedir deniz karaya geçiş, Kara denize geçmiş vaziyettedir Yani ne manada kelimesi üst dişleri alt dişlerin üstüne geçmiş vaziyettedir, Deniz üstte Kara'nın üstüne geçmiş vaziyette, limanda yani Liman ederse sanki üst dişleri alt dişlerin üstüne geçmiş gibi manası var bu ayette, bazılarının alt dişleri üst dişlerinin üstüne geçer, gevgec  ağız denir onlara. oylukları geniştir. omuzları geniştir, Sağ bacaginda Ben vardır diye tarif etmiş Peygamber Efendimiz, Bendeki bu özellik ise, yaz gününde kısa şort şeklinde pantolon giydiğim zaman, Sağ ayağımın baldırının arka tarafında bir tane siyah ben gibi bir görüntü var, Onu bakan ben zanneder ama, o ben değildir, Bendeki ben, taş ocağında çalıştığım için, taşları keserken, murç denen  demirlerle delik oyulur ve, taşa  oyulan deliklere demir çivi  koyulup tokmaklanaraktan, taş parçalanıp kesilir, o yüzden çalıştığım işyerinden 4 baraka işçi vardı, ve ben yönümü sola dönerken, sırtımda yani, ardım Diğer barakadan tarafa geldiği için, Oradaki çalışan arkadaş,  tokmak ile demire vurulduğunda,  dengeli vuramayınca, o çivi kafasından parça koparıp, yani Çelik parçası fırlayıp gelip,  benim baldırıma girdi, o vakit Ben içinde çelik olduğunu hissetmemiştim, sadece acı duymuştum ve kan akmıştı, herhalde Çelik yok diye doktora falan gitmedim ben, onun içinde çelik varmış, ve Çelik Etin içinde zamanla kara bir ben halini aldı. gidip çıkarttırmak istiyorum ama, kesecekler biçecekler, kendi kendimize iş çıkar, bir de Allah benim için etinin içine Demir parçası koyarak da, aynen kuduz mikrobunun eskisinin kuduza tedavi olduğu gibi, benim etimin içine de Çelik parçası, küflü Çelik koyaraktan, tetanoz aşısı olmadan da  tetanoz aşısı vurulmuş gibi Vücudumun fonksiyonu devam etmesini sağladığı için, çıkarttırmak da işime gelmiyor, ve Muhammed Benim vaktim e geldiğinde beni arkadan gördüğünde, Belki o Çelik parçasının, siyah Ben halindeki şeklini görünce, Ayağında Ben var dedi belki, ama Aslı ben de saklı yani.<br />
yine özelliklerine devam edersek, sakalları alttan meczum  demiş Peygamber Efendimiz, yani cezm edilmiş, yuvarlatılmış demek, cezim yuvarlaktır, sakalları yuvarlatılmış alttan, öyle Cübbeli ki gibi değil yani kısaltılmış, yuvarlatılmış cezm edilmiş, üstten ya da yanlardan ise kesvectir,  bu  kelime ise, Kevser kelimesinden, Hz Peygamberimizin  havuzu Kevseri, Pınar'ın Bir havuzu vardır,  ya da gölün bir alanı vardır Hani derler ya, Başın Pınar, Ayakların Göl Olsun, Yani Pınar yüzü gibi, içinde su var  kenarları topraktan, ve  akan yeri ve elips şeklinde, ya da yuvarlak şekilde, sakali yuvarlatılmış şekilde, Pınar'ın şeklini bilen zaten ne demek istediğini anlayacak, Pınar dört köşe yapılmaz, yuvarlak yapılır, yani elips şeklinde yapılır, yani nedir o yani yuvarlatılmış şekilde sakallari kisaltilip yuvarlatılmış şekilde tıraşlanmış demek.  Uykusuz olduğunda rengi solar demiş Peygamber Efendimiz, yani uykusuz olduğumuzda rengimiz değişir, ya esmerleşiriz, nurumuz biraz gider kararmaya başlar, Karardı yine suratın derler bizimkiler, Türkiye ye ilk kez izine giderken, buradan 3 gün yol gittim uykusuz olaraktan, ilk defa Türkiye'ye gittiğimde, gaskara oldum, yüzüm renk değiştiriyor uykusuzluktan, neredeyse  zenci tenli  olacağız yani. diz kapakları çıkıktır demiş Peygamber Efendimiz O da ismimizde saklı, Raşit ya da Raşitizm işte Raşitizm demek, eklem yerleri çıkıntılı kimse demek, Allah ismimize koymuş Onu da zaten, ismimizde saklı zaten. yanağında Ben vardır demiş, yine o da ben değil, yara izi, çocukken, tavşınak odunu yüzüme çarptı, o yüzden orada leke kaldı, Sanki ben gibi, yani paçamız da var,  Hani kabadayıların, bıçak yemiş, Bilmem yumruk yemiş paçası olur ya, yani Kabadayı olduğunu belli eden yara izi, bizim de paçamız Haktan, davşinak odunu paçası sebebiyle.  Burnumuz ise boksör burnu, kıkırdak yerinden çıktı ki, oynayabiliyor, kırılmasın diye, sağa sola dönebiliyor, Boksörler, özellikle o ikirdak kemiği kestirirlermiş ki, yumruk yediği zaman acı çekip burnu kırılmasın diye, biz de gençliğimizde yaptığımız bir kavga sebebiyle, burnumuza yumruk yedik, ve Burnumuzun  kıkırdak kemiği yerinden çıktı, Ve artık sağa sola hareket edebiliyor, esnek, yani Boksör burunu. Mehdi'nin kas Çatma çizgisi bir tanedir diye tarif etmiş Peygamber Efendimiz, inşallah görüntülü vaaza bakanlara görmesi için, bir defa orada kaşımızı catarız, sizde bakar, bizdeki hali nasıl olduğunu görürsünüz, Adnan Oktar'ın da tek imiş o çizgiden, Hani herkes olabilir  mehdi, ben burada iddia etmiyorum mehdi benim diye, Ama bendeki de tek çizgi,  alametler onu gösteriyor, yoksa iddiamız yok. ayakları dışa doğru bakar demiş,<br />
<br />
<br />
Rabbim mehdi cemmetini  zkirden düşenlerden degil, düşse bile kalkabilenlerden eylesin.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
[1] www namazsitesi com/ilmihal/mufsid<br />
[2] www mumsema org/misafir-sorulari/183662-duanin-kabul-edilmesinin-sartlarindan-biri-acele-etmemektir<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 20 Kasım 2018 Salı  <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">islamda Plesebo Etkisi ve Münkirlik ve Münkirler ve ifsad ve Müfsidler</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 20 Kasım 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَهَذَا ذِكْرٌ مُّبَارَكٌ أَنزَلْنَاهُ أَفَأَنتُمْ لَهُ مُنكِرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve hâzâ zikrun mubârakun enzelnâhu, e fe entum lehu munkirûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
İşte bu  Zikir  ve dua bizim indirdiğimiz mübarek bir dua(vird) ve Zikirdir ki  Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym ENBİYÂ Suresi 50. ayet</span><br />
<br />
(Biz bunu bu ayeti Kurandan ve hadislerden derledigimiz, Kur’andan parçalar olan <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Raşidi zikir Evradına</span> itafen kullanıp ta diyoruz ki, Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?)<br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Duâda acele edilmezse, duâ kabûl olur" buyurdu. <br />
<br />
Duâda acelenin nasıl olduğu sorulunca Peygamber Efendimiz<br />
<br />
“Allahü teâlâ, duânızı  illa ki kabûl eder. Taaaki Duâ ettim, hâlâ duâm kabûl olmadı diyene kadar! Allah'tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Duâ eden, üç şeyden hâli değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut âhırette mükâfatını bulur.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Rabbiniz, şüphesiz hayâ ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp kendisinden birşey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten hayâ eder.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Duâda acele edilmezse, duâ kabûl olur.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif )</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Münkir Nedir?</span><br />
<br />
Arapca ismi mef ul yani  İnkâr eden, kabul etmeyen, inkar etme fiilini yapan kimse yani bir nevi başlanmış olan bir ibadeti bozan  inkari ile bozan demekdir buna benzer birde müfsit vardir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قَالَ مُوسَى مَا جِئْتُم بِهِ السِّحْرُ إِنَّ اللّهَ سَيُبْطِلُهُ إِنَّ اللّهَ لاَ يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr(sihru), innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Mûsâ dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez, muhakkak ki fesat çıkaranların amelini ıslâh etmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym YUNUS Suresi 81. ayet)</span><br />
<br />
Müfsid, dinimizde, meşru olan bir işi veya başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylerdir. İmanı ve namazı, nikahı ve haccı, zekatı, alış ve satışı bozmak gibi. Mesea, Allaha ve kitaba sövmek küfür olup, imanı bozar. Namazda gülmek, abdesti ve namazı bozar. Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.<br />
<br />
Farzları, vacibleri ve sünnetleri yapana ve haramdan, mekruhdan sakınana ecr, yani sevab verilir. Haramları, mekruhları yapan ve farzları, vacibleri yapmayana günah yazılır. Bir haramdan sakınmanın sevabı, bir farzı yapmanın sevabından kat kat çoktur. Bir farzın sevabı, bir mekruhdan sakınmanın sevabından çoktur.<br />
<br />
Mekruhdan sakınmanın sevabı da, sünnetin sevabından çoktur. Mubahlar içinde, Allahü teâlânın sevdiklerine "Hayrât ve Hasenât" denir. Bunları yapana da sevab verilir ise de, bu sevab, sünnet sevabından azdır.[1]<br />
<br />
<br />
Kuranda münkir kelimesi gecen ayetler<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنكِرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Em lem ya’rifû resûlehum fe hum lehu munkirûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MU'MİNUN Suresi 69. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ الأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُ قُلْ إِنَّمَا أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللّهَ وَلا أُشْرِكَ بِهِ إِلَيْهِ أَدْعُو وَإِلَيْهِ مَآبِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vellezîne âteynâhumul kitâbe yefrahûne bimâ unzile ileyke ve minel ahzâbi men yunkiru ba’dahu, kul innemâ umirtu en a’budallâhe ve lâ uşrike bihî, ileyhi ed’û ve ileyhi meâbi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 36. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ya’rifûne ni’metallâhi summe yunkirûnehâ ve ekseruhumul kâfirûn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Onlar, Allah’ın ni’metini biliyorlar, sonra onu inkâr ediyorlar.Ve onların çoğu kâfirlerdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym  NAHL Suresi 83. ayet)</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Plasebo Etkisi Nedir? Plasebo iyi Enerji ve Etkisi Nedir?</span><br />
<br />
Plasebo etkisi; kişinin aldığı ilaç (ilaç yerine verilen etkisiz ilaç) hakkında kendini iyileştireceği yönündeki düşüncesi, bu inancına paralel olarak fiziksel veya psikolojik iyileşmesidir. Bir bakıma, bireyin kendini iyileşeceğine inandırmasıdır. Alınan ilacın hiçbir etkisi olmasa bile, kişi inandığı için meydana gelen hem fiziksel hem psikolojik olarak iyileşmesidir.<br />
<br />
Plasebo (Placebo), Latincede “memnun edeceğim” anlamına gelmektedir.<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki hadis gösteriyor ki : Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri plasebo etkisi nedir biliyordu. Çünkü bilmese der mi ki o hadiste,  Duanız kabul olur, Fakat taaa ki siz, kabul olmadı diyene  kadar. Yani Bu demektir ki kabul olmadı demek ile acele etmek arasındaki ilişki yani "ters etki" hani "kehrwert" veya "ters frekans"  diyoruz ya  ters etkisi  yani frekansı enerjisi onun etkisini iptal ediyormuş. plasebo ise, Beyin gücü veya akıl gücüyle, veya iman gücüyle, bir işi, bir ameli başarmak, veya bir hastalığı yenmek, sıhhat bulmak, fakat ters etki, İşte bu  gücü ve enerjiyi  kırıp yok eden bir mikrop gibi.  ve bu  dinimizde de nazar diye tarif ediliyor,  yani her şey dualite ile olunca,  yani Rabbimizin diliyle zevc halinde olunca,  Sağ,  sol, acı, tatlı gibi, işte  plasebo etkisinin tersi de,  sihir büyü veya nazar olaraktan dinimizde lanse ediliyor, yani kötü enerji, ya da ters etki, yahut ters frekans. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , İbni Adiy)</span><br />
<br />
Yani nazarda o zaman plesebonun tersi, kötü enerji demek olur, yine sihir büyüde ayni, yani muskada, sadece senin onunla iyi olacagina inanmadan ibaret zaten.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
İnsanların yarısı nazardan ölür.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Taberani)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Beyheki, İbni Sünni)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Nazar neredeyse kaderi geçecekti. Nazardan Allahü teâlâya sığının.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Deylemi)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Sabah akşam, [Besmele ile] 3 defa “Bismillâhillezi lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif ,İbni Mace)</span><br />
<br />
 buyuruldu.<br />
<br />
Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki Kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir. <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Medaric)</span><br />
<br />
Peygamber efendimiz, iki Kul euzüyü okuyup buyurdu ki: <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
Kendisine Allahü teâlânın rızık verdiği kimse, çok ”Elhamdülillah” desin. Rızkı azalan da çok “İstigfar” etsin. Bir şey de kendisine üzüntü, sıkıntı verirse “la havle vela kuvvete illa billah” desin.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Beyheki, Hatib)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Büyü Nedir?</span><br />
<br />
Maddi ya da manevi bakımdan kendine çıkar sağlamaya, karşı tarafı zarara uğratmaya çalışan kişilerin yaptığı, tüm dinlerin yasakladığı doğa üstü ve kötü bir yöntemdir. İnsanlığın tarihi kadar eskidir ve kim tarafından ilk kez nasıl yapılmış bilinmemektedir. Semavi dinlerin hepsinde büyü yapmak ya da yaptırmak yasaklanmıştır. Müslümanlıkta da büyü haram kılınmış ve yapan/yaptıran kişiye lanet edilmiştir.<br />
<br />
Şimdiye kadarki gözlemlerden anlaşıldığına göre büyü, özellikle ip, saç, tırnak, elbiseler vs.den yararlanılarak yapılır. Büyüde en önemli  faktör, büyü yapanın kalbini bağlaması, yapacağı işin tesir edeceğine inanması ve şeytandan yardım dilemesi ve nefes olayıdır.<br />
<br />
Büyü yapmak haramdır ve günah bakımından bu işi yapanla, sebep olan arasında çok fazla bir fark yoktur. Büyücünün kazancı da, büyücüye verilen para da haramdır!<br />
İslam dinine göre büyü yapmak haramdır. Kur’anı Kerim’deki hükümlerden büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız. <br />
<br />
Allah Resulü a.s.m, yedi büyük günah arasında büyü yapmayı da saymış, büyü yapanın Allah’a şirk koşmuş olacağını bildirmiştir. Bir kişi, büyücülerin her şeyi yapabileceğine inanırsa, Allah'a şirk koştuğundan kâfir olur. <br />
<br />
Büyü geçmişten günümüze dek kendini korumuş bir uygulamadır. Eskiden büyü yapan kişilere büyücü ya da cadı denmekteyken şimdi bakımcı, Medyum gibi adlar kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan işlemler genelde aynıdır. Hep birilerinin menfaati için başkalarına zarar gelmesini istemesinden ibarettir. Bazı durumlarda kadının ya da kocanın kendine bağlama büyüsü yaptırdığı da görülmüştür fakat bu da günahtır ve kesinlikle yasaklanmıştır.<br />
<br />
Kur’anı Kerim’de büyü ile ilgili olarak en geniş bilgi Bakara Suresi’nin 102. ayetinde verilmektedir.<br />
<br />
Bu ayette Cenab-ı Hakk, şöyle buyurmaktadır:<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَاتَّبَعُواْ مَا تَتْلُواْ الشَّيَاطِينُ عَلَى مُلْكِ سُلَيْمَانَ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَانُ وَلَكِنَّ الشَّيْاطِينَ كَفَرُواْ يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ وَمَا أُنزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّى يَقُولاَ إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلاَ تَكْفُرْ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِهِ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ بِإِذْنِ اللّهِ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلاَ يَنفَعُهُمْ وَلَقَدْ عَلِمُواْ لَمَنِ اشْتَرَاهُ مَا لَهُ فِي الآخِرَةِ مِنْ خَلاَقٍ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْاْ بِهِ أَنفُسَهُمْ لَوْ كَانُواْ يَعْلَمُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vettebeû mâ tetlûş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne) ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihra, ve mâ unzile alâl melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârûte), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcihî, ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yadurruhum ve lâ yenfeuhum ve lekad alimû le menişterâhu mâ lehu fîl âhirati min halâkın, ve le bi’se mâ şerav bihî enfusehum lev kânû ya’lemûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular. Hâlbuki Süleyman asla kâfir olmadı. Fakat o şeytanlar kâfir oldular. Çünkü  insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek : ‘Biz ancak bir imtihan için gönderildik, sakın büyü yapmaya cevaz verip de kâfir olma’ demedikçe bir kimseye öğretmezlerdi. İşte bunlardan kişi ile karısını ayıracak şeyler öğreniyorlardı, fakat Allah'ın  izni olmadan bununla hiç kimseye zarar verebilir durumda değillerdi. Onlar, kendilerine zarar verecek, faydası dokunmayacak bir şey  öğreniyorlardı. Andolsun ki, onu her kim satın alırsa, ahirette onun bir nasibi olmadığını gayet iyi biliyorlardı.  Fakat karşılığında  canlarını sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu bilselerdi!"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 102. ayet)</span><br />
<br />
Yukardaki ayetten, büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız. <br />
<br />
ve bunlar gösteriyorki, büyü, sihir, nazar, ve hatta,  şeytan ve cin, ve melek, ve insanin yaptigi bütün mücadele, amma bunlar hastalik olsun, ama bir iyilik olsun, tamami iyi enerji ile kötü enerjinin savaşi, yani plesobo veya büyü ve nazar gibi yani.<br />
<br />
Evet, Allahü teâlâ, Mümin sûresinin altmışıncı âyetinde, <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kâle rabbukumud’ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 60. ayet)</span><br />
<br />
“Duâ ediniz, kabûl ederim”, isteyiniz, veririm buyuruyor. Fakat, duânın kabul olması için, beş şart vardır: Duâ edenin müslüman olması, Ehl-i sünnet îtikatında olması, haram işlemekten, bilhassa haram yemekten, içmekten sakınması, farzları yapması, bilhâssa beş vakit namaz kılması, Ramazan oruclarını tutması, zekât vermesi, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu araması lâzımdır.<br />
Allahü teâlâ, herşeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Birşey istenince, o şeyin sebebini gönderir ve bu sebebe tesîr ihsan eder. İnsan bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Belâ gelmeden önce çok duâ etmelidir.</span><br />
<br />
Duâ, sıkıntılı zamanlarda, belâ geldiğinde değil her zaman edilmelidir. Rahat ve huzur zamanlarında çok duâ edenin, dert ve belâ zamanlarındaki duâları çabuk kabûl olur. Sevgili Peygamberimiz, “Şiddet ânında duâsının kabûl edilmesini isteyen kimse, refah zamanında çok duâ etsin!” buyurmuştur.<br />
Ebû İshak hazretlerinden duâ istediler. Duâ etti. Duâsının kabûl edildiğini gören bir talebesi, “Efendim, bu duâyı bana da öğretin, ihtiyâç hâlinde ben de edeyim” dedi. O da, “Bu duânın kabûl edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar ve devamlı ettiğim duâlar ve harâm lokmadan sakınmamdır.” buyurdu.<br />
Evliyânın büyüklerinden Râbia-i Adviyye, adamın birinin, duâ ederken “Yâ Rabbî! Bana rahmet kapısını aç!” dediğini işitince; Ey câhil! Allahü teâlânın rahmet kapısı, şimdiye kadar kapalı mı idi de, şimdi açılmasını istiyorsun? dedi<br />
Rahmetin çıkış kapısı her zaman açık ise de, giriş kapısı olan kalbler, herkesde açık değildir. Bunun açılması için, sadece sıkıntılı zamanlarda dağil her zaman duâ etmeliyiz!<br />
<br />
Sebeplere yapışmalıdır<br />
<br />
Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesine uymadan, sebeplere yapışmadan, çalışmadan duâ etmek, Allahü teâlâdan mucize istemek demektir. Müslümanlıkta, hem çalışılır, hem de duâ edilir. Önce sebebe yapışmak, sonra duâ etmek lâzımdır.<br />
Kur'an-ı kerimde Allahü teâlâ dâimâ çalışmağı emretmektedir. İnsan bütün gayreti ile çalışacak, bütün zâhirî sebeplere yapışacak, ancak ondan sonra Allahü teâlâdan istiyecektir. Çalışmadan önce değil, çalışırken, başarabilmek, kazanmak için, Rabbine yalvararak, Ondan yardım bekliyecektir<br />
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br />
“Çalışmadan duâ eden, silâhsız harbe giden gibidir.”<br />
Adet-i ilâhiyyeye uymak, sebeplerini aramak, bulmak için çalışmak lâzımdır. Şartlarına uyarak çalışana, elbet verilir. Dilediğine, çalışmadan da, ihsân eder. Fakat sebeplere yapışmamızı emretmektedir.<br />
Sebeplere yapışarak, yalvararak, ağlı(Zeker) ve sığınarak, kırık kalb ile Allahü teâlâdan af ve âfiyet dilemelidir. Duânın kabûl olunduğu anlaşılıncaya ve sıkıntılar kalmayıncaya kadar, böyle duâ etmelidir. Başkalarının ettiği duâ da faydalı ise de, dertlinin kendisinin yalvarması daha yerinde olur. İlâc almak ve perhiz yapmak, hastaya lâzımdır. Başkalarının yapacağı, olsa olsa, ona yardımcı olmaktır.<br />
<br />
Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br />
“Kullarım Sana Ben’i sorduklarında, (bilsinler ki) Ben onlara çok yakınım. Bana duâ edenlerin duâlarını kabûl ederim…” (Bakara, 186)<br />
<br />
Rasûlullah (sav) buyurdular:<br />
“Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. İşte bu sebeple secdede çok duâ etmeye bakın!” (Müslim, Salât, 215)<br />
<br />
Fahr-i Kâinât Efendimiz:<br />
“–Bir kul günah olan veya akrabâsı ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duâsı kabûl olunur.” buyurmuştu.<br />
“–Yâ Rasûlallâh! Acele etmek ne demektir?” diye sordular.<br />
Allâh Rasûlü (sav):<br />
“–Kul; Nice defâlar hep duâ ediyorum da Rabbim duâmı kabûl etmiyor. der. Duâsının hemen kabûl edilmemesi sebebiyle bıkar ve duâyı bırakır. (İşte o zaman acele etmiş olur.)” cevâbını verdi. <br />
<br />
(Müslim, Zikir, 92)<br />
[2]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Rahman suresinde 31 defa tekrar eden ayet)</span><br />
<br />
Allahu Teala Rahman suresinde 1 ayeti neden 31 defa tekrar etmiştir, Sebebine gelince: Allah gücü hakkında, Nakız düşünmememizi istediği için, sanki kulağımıza kulak çivisi sokar gibi, bu ayeti kulağımıza sokmakta, unutmamamızı istiyor. Bu hayatta, Allah gücünü, ve yapabileceklerini, ve bizim de yapabileceklerimizi sayıp döküp, Ondan sonra diyor ki işte: "Bunlardan hangisini yalanlayabilirsiniz." diyerekten bize bir pozitif enerji yaymamızı istiyor, Çünkü siyah enerji ile kötü Enerji ile iyi enerji savaş halinde, yani Rabbimizin gücünü ve yapabildiklerini bildiğimiz zaman, kötünün onun karşısında güçsüz olduğunu anlamamız için, yani yine plasebo etkisi ile, iyi enerjiyi Galip getirmek ki bu zaten. dünyada Allah'ın yaptıkları meydanda zaten, şeytan Neyi halk etmiş ki, kötü enerji ne yaratmış ki, Rabbimizin binlerce mucize halinde yarattıkları, var ettikleri varken, şeytanın yaptıklarının lafı mı olur yani, bunu idrak ettiğimiz zaman, Allah'ın gücünü küçümsememiz gerektiğini öğrenmiş oluruz, o zaman da, kötü ve kara enerjiye karşı silah olur bize, yoksa kötü ve Kara Enerji bizim enerji boyutumuzu hapsederekden, bizi zayıf düşürür, güya sanki Allah'tan daha güçlüymüş gibi bir güç ona affedersek, Kendi kendimize Zarar vermiş oluruz. O yüzden bize Allah yolu gösteriyor Bu ayet ile, Ve yine başka bir ayet ile <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ  وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe men ya’mel miskâle zerratin hayran yerahu. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerahu.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ZİLZAL Suresi 7 ve 8. ayet)</span><br />
<br />
Zilzal suresi 7. ve 8 ayeti ile Allah bize birincisi ile umut var olmamızı, Yani, en küçük iyiliklerimizin bile karşılığının olduğunu söyleyerek den bizi umut var olmaya itiyor, Allah, senin, en küçük bir iyiliğinden tutup, seni kaldırabilir demektir bu, yani haşreder, yeniden Doğdurur dünyaya, Ve devamı olan 8. ayet ile de bize korku verip,  bu hususta Elimizden geleni yapmamız gerektiğini öğretiyor, yani siyah enerji ile savaşmamız gerektiğini öğretiyor ki, kötülük yaparsan ceza göreceksin, o zaman kötülük yaptıran enerjiye karşı durmamız gerektiğini öğreten bir ayet, yani öyle umutlu olup da, yayılmamamız gerektiğini öğretir bu ayet. Velhasıl iyi enerji ile kötü enerjinin durumunu izah eder bize.<br />
<br />
<br />
Geçenlerde Kendi Gençliğimizi anlattık, ve gençlikte zayıf olduğumuzu ve Afedersiniz, hayvan gibi yediğimizi, fakat kilo almadığımızı  söyledik. Sebebine gelince o zaman namaz, niyazın, zikirler, ve besmelenin bizde az olduğunu fark ettik, Daha sonra, Burhami  tarikatına girince oranın virdi ve Zikri olan  besmeleye başlayınca, artık yediğimiz içtiğimiz besmele ile oldukça, vücut onları dışarı ihraç etmez oldu, bir köşelere  yigaraktan depo eder oldu, ve kilo aldık.  Deccal dan  birşey öğrendik ki, ters enerji, ya da tersine çevirmek, Öyle olunca eğer biz  Besmele ile yiyip içince bu kiloları aldıysak,  bunları ters çevirince Yani  Besmelesiz yiyip içince,  o zaman kilo vermemiz lazım, ve bunu sizlere vaaz edip anlattım, kendimde hakkalyakin tekrar yaşamak için, Besmelesiz yiyip içmeye başladım, ve işte burada Yine bize destek olacak olan enerji plesebo enerjisi. ve Sakın buna başladığıniz zaman benimki 1 ay oldu ya da 1 hafta oldu hiç faydası yok demeyin,  plasebo etkisini yok etmeyin,  Çünkü Muhammed öyle dedi, illa dualarınız kabul olur, Siz kabul olmadı diyesiye kadar,  o zaman bu besmelesiz yemek icmek ve zayiflamak hikayesi de illaki Doğrudur, Belki siz fayda etmedi diyesiye kadar,  bizim yine raşidi zikirleri yalan dolan değil, Kur'an'dan bizzat ayetlerdir, o zikirden sonra yapılacak olani tarif ettim, ve dedim ki: şuraya kadar okuyup da,  ağzının genişliği dibinin derinliğinden geniş ve büyük olan  tas ve kaseden, su veya süt içerek den, Yağmur ve kar yağması meselesi de aynı, plasebo etkisi ile etkilenir. taaaaki siz bende fayda etmiyor , yahut kabul olmuyor diyesiye  kadar etki eder, yahut bir münkir öyle şey olur mu diyesiye kadar  fayda eder.<br />
<br />
<br />
dehlizlere düştüm Çıkmazlardayım .<br />
Sanki bütün bildiklerim yanlışmış<br />
 yahut diyorum ki sanki  herkesten çok şey biliyor muşum.<br />
 yahut yüzde bir bile ilmim yokmuş.<br />
<br />
 Hayat Rahman ve Rahim ilmini bilmek de saklı. yani Can ilminde saklı.  Can, Can ise Canlarda gezen bir şey, <br />
<br />
 Yusuf u kaybettim Kenan ilinde<br />
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz<br />
Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz<br />
Bu ne yaredir ki çare bulunmaz<br />
<br />
Aşkın pazarında canlar satılır<br />
Satarım canımı alan bulunmaz<br />
Yunus öldü deyu selan verirler<br />
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez<br />
<br />
Yunus Emre<br />
<br />
<br />
can ilmide  Besmeleyi bilmekte sakli, besmele ise  Rahman ve Rahim bilmekte sakli, Rahman ve rahim ilmi ise  ise a* ve y**** ilmi nedir bilmekte yatar.  yahut kafirlerin yaptığı gibi  füzeyi füzeyi takarakdan uzaya gitmekde degil, <br />
halbuki can ilmi O da değil,  canlar canlar dan  canlılara geçerek ten  küçülüyor  veya büyüyor. <br />
Ve bu konudaki  bilgim  ise Bir koca karınin bildigi  bilgisinden daha öte değil.<br />
<br />
Ve bana bugün yolda giderken, bilginin sahipleri tiyo veriyorlar,  ve diyorlar ki : "Sizinkiler, altını küpe kolye yapipda,  boynuna takmasını bildiler, Halbuki Allah, altını boyunlarda takmak için değil, kulaklarda takmak için değil, onunla iyi ve güzel amelller edilip faydalarindan fayda  edilsin diye yarattı.  ve bunu ilim sahipleri bildi buldu, ve bilgisayarın cip kartinin içine Taktı  ve bilgisayar işlemcisni (Bilgisayar Chip setini) keşfetti. ve telefonun içine altın takıldığını, altından yapılacağınıda bildiler buldular, ve bunu bilen biziz, ve gercek bilginin sahibi biziz diyorlar, emennaaaa deyipde hemen kabul ettim.<br />
<br />
Bir ilim de var ki Kur'an ilmi, zikir, fikir, Namaz, abdest, tasavvuf, tarikat, hakikat ,marifet,peygamber din ahlak ve Allah, ondan da biraz bir şeyler öğrendik Hatta yapmaya çalışıyoruz, ve fakat hangi tarafa gideceğim artık şaşırdım, Bilgiden tarafa mı, bu altin ilmi tiyosu ve  bilgisini verenlerden tarafa mı gideyim, Yoksa bu can ilmi yani Rahman Rahim bilgisi verenlerden  tarafa mı gideyim.  Cahil cahil, cahil bir koca karı bile bu ilmi, benden daha iyi biliyor, ben bilmiyorum, hiçbir şey bilmiyorum.  SIR bu bir SIR kimse SIRRINI ifşa etmiyor. yok  bu konuda bilgisizim, yok şimdi de bir bilgim yok, ama sadece biliyorum ki, Var mı öyle bir bilgi? var, bir ilim var, Yaşıyorum hakkalyakin. Kimden tarafa gideyim,  bilginin sahiplerinden tarafa mı gideyim, yoksa Allah kitap din diyenlerden tarafa mı, tasavvuftan tarafa mı gideyim, zikir fikir mi? Nakşibendi Tarikati Almanya Vekillerinden Afyonlu Yarbay Mehmet ILDIRAR  vardı, Yarbay bize tasavvufu öğreten adam, onun hakkinda diyorlardı ki : bu adam için, bu adam insanları öldürüyor, cennete gönderiyor, ahirete gönderiyor, geri getiriyor, yani Hz isa nin  yeni modeli, 80 ler 90 lar 2000 ler modeli adam idi o, öldüren dirilten adam. ben o tarikattan ayrıldım, az zaman geçti, Yere göğe sığdıramadıkları adam,  Yarbay da öldü,  peki  Neye Yaradı, Onun bu kadar ilmi bilmesi,  öldürmesi veya  diriltmesi? <br />
<br />
Geçen hafta dedik ya : Allah kim? Allah kim? Allah nerede? hangi ilimin peşinden koşayim Allahim seni bulmak için, Rabbim neredesin, kimlesin, Hangi candasın,  Mehmet hoca, Mehmet, Yarbay Mehmet , Öldürüyordu ve tekrar diriltiyordu,  ama baktım ki kendisi ölmüş!!!<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَرَسُولاً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِ اللّهِ وَأُبْرِئُ الأكْمَهَ والأَبْرَصَ وَأُحْيِي الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ÂLİ İMRÂN Suresi 49. ayet)</span><br />
<br />
Hz isa  için öyle dediler :  Kur'an'da bile geçiyor ölüleri diriltirdi diyor, Hz isa da  ölmüş yok ki artik hz isa<br />
Hangi adamın  peşinden koşan, hangi bilginin peşinden koşan, kime  kimlere inanayım,<br />
O nu (Hz Mehdi yi yada bizi) sevdiğini söyleyen biri vardı, Gemileri Yak dedi, biz de Yaktık gemileri, o  orada yoktu, beni terk etmişti, ben gemileri yakmakla da artik yayan kalmıştım, Hatta Öyle ki evsiz barksız çoluksuz kala yazıyordum. Ey sevgili, habib olan, rahim olan Allah, Ey sevgili, Sen de bana kazık attın. Sana da inanmam artık, kime inanayım, kimin peşinden koşan, Kim, kim, kim Allah, Allah kim? nerede? hangi ilim? dehliz lerdeyim,  Çıkmazlardayım, inancım güvencim kalmadı yarına,  benim can ilmim bilgim okul görmemiş bir kocakarı kadar bile değil miş….. <br />
<br />
Dün Mevlid Kandili,  Peygamberimizin doğum gününün yıldönümü, ve orada televizyonda, amcanın bir tanesi diyor ki : peygambere layık Ümmet olabileceğimmi, yahut Allah'a layık kul olabileceğimmi gibi bir cümleyi kullandı.<br />
Kim kime layık olacakmış. Allah bizi  köle olmamız için mi yarattı,  ha bu kölelik Muhammed'e olmuş, ha bu kölelik Allah'a olmuş, ama Bilmem kime olmuş, aynı şey değil mi Zaten hepsi. Müslümanın Bilmem, Allah'a layık olamadık, peygambere layık olamadık diyerekten, boynunu büküp, ağlayan sızlayan, namaz kılan Abdest alan adamlara  bir bak, devletlerede bir bak,  hepsi fakru zaruret içinde, fakirlik yakadan paçadan akıyor.  Bunlar Müslüman, namaz kılan, oruç tutan, zekat veren, hacca giden insanlar, Bunları yapmasına rağmen, Allah'a layık kul olamamış peygambere layık kul olamamışımış, Allah'ın layık Kullari kim o zaman Bir bak! bir bak Amerika'ya, bak İsrail'e, bak almanya ya, bak fransaya, bak  adamlar, kadınlar,  giyinme, kuşanma, alet, Erdevat, müzik, fizik,  teknik, bilim, ilim,  hatta tasavvuf bile, hepsi  onlar da, sen dergahta tasavvuf işliyorsun, onlar da filmlerde  işliyor. Adamlar erkenden kalkıyor, işinin başına geçiyor, Allah rızkın çoğunu, sabah erken kalkmaya koymuş, seher vakti kalkmaya koymuş, Neden sabah namazı bize farz olmuş,  sabah namazı bize farz ike,  bizim erken kalkmamız gerekirken, erkenden kalkabilen onlar, biz dokuzda  saat onlar da uyanıp kalkıyoruz, çogumuz  kalkıp da sabah namazını bile kılmıyoruz, nerede kaldı Müslümanlık,  nerede kalacak gavur dediklerinde  kaldı,  Sabancı rahmetli bile biraz akıllıymış O diyordu sabah erken kalkan en iyi çorabı kapardı diyordu,  "erken kalkip, el  akil kaparken, Bizimkiler lokul kapmış", derler zaten. bu sabah kalkmanın  sırrı da erken yatmak da gizli, gece 12'lere kadar dizi seyredersen, Tabii kalkamazsın sabahleyin. Peygamberimiz ve Ashabı yatsı namazını kılar kılmaz evlerine dönerlermiş, yani öyle sabahlamak yok. ama bu gün internet var tube dallari var cesit cesit filim diziler var degilmi zor bu devirde, evet bazıları gece işinde çalışıyor O da tamam, O da ayrı mesele, Gecesi gündüzü ne karışmış insanlar onlar,  Ama Allah'ın veli kulları meselesine gelince, ya da Allah'a layık kul olmak meselesine gelince, bak dedi ki : Allah'in layık kulları,  dünkü bilgi da kalmayıp, mesela : Dün tarla çapa ve  kürek  ile eşilip ekilirken,  daha sonra pulluk  bulunmuş,  hayvanlar kullanılmış, insanoğlu biraz daha akıllanmış traktör bulmuş, artık yükü sırtından atmış, Bizimkiler ilk makarna bulmuş, erişte kesmiş,  ondan sonrakiler yatmiş uyumuş,  Gavur dediklerin makarnayi elde kesmek yerine, spagetti burgulu fiyonk,....  makarna yapan fabrika kurmuş icat etmiş, ve fabrika bir saatin içinde, çuvallar dolusu makarna yapabiliyor, sen o kadar makarnayi, elinde o kadar zamanda yapabilir misin, işte sana kolaylık, işte Allah'ın kulları bak nereye ermiş, Rahata ermiş, kimin sayesinde,  Allah'a layık Kullar sayesinde. kim Allah'a layık Kullar, misal makarna fabrikasını kuran ekmek fabrikasi kuran, cep telfonu fabrikasi kuran,....gavur dediğin adamlar.  biz ne yaparız : Namaz kılarız, abdest alırız, oruç tutarız, Kandil geceleri sabahlarız, bunlarınan  bir de cennete gideceğimiz  zannederiz en iyi köşesi bizim olcak. Halbuki adamlar  bu dünyada kendi cennetlerini kendileri imar edip duruyorlar.  Bizimkiler de öldükten sonra cennete gideceklerini zannediyor. o cennetlere gitmek  namaz la  oruç tutmak ile falan olsaydı, o kullar ermezdi o rahata,  yada  gitmezdi de, Bizler giderdik o cenente, yada  o rahata huzura, ama Bizler onların sayesinde eriyoruz bu rahatlatıcı teknolojiye ve cennetelere.. ve Allah öyle yerlere secdeye varip tapinilmasından  falan da hoşlanmaz, Bilakis Allahu Teala, insanların aklını çalıştırıp, dünyayı imar edip, mamur etmesinden hoşlanır ki, Öyle de zaten, o yüzden bütün bu rahat ve keyfi, bu konuda gayret edenlere vermiş.  cennette öyle, uzaya yapılan  bir yolculuk ile gidip de gelinen  yer değil. Cennet burada, sen cenneti burada kurabilirsen, kuracaksın kuramazsan, işte öyle fakir fukara yaşayacaksın.<br />
Evet dünyada Allah u Teala'nın özene bezene yarattıgi kedi, köpek, at, eşek olduğu gibi, yine Domates, Biber, Patlıcan olduğu gibi, bunları yağmur yağdıraraktan,  güneşleri  doğduraraktan Yeşerdip bitirdiği gibi,  ama  bazı kullarının eliyle meydana getirip icat ettirdigi yani yarattığı şeyler de var, traktör gibi, uçak gibi, araba gibi, bulaşık makinesi gibi, çamaşır makinesi gibi, evdeki fırın gibi,.......  yani Velhasıl kelam Cennet öyle sadece domatesle biberle olacak bir yer değil, orada müzik çalan batarist e de ihtiyaç var, çaldığı bataryayada ihtiyaç var,<br />
onu bilen birine de ihtiyaç var ki,  Tuba Dalları çalıp Dursun. Öyle olunca traktör gökten yağmurla inmedi, Allah bazı kullarının eli ile halketti onu.  işte Allah'a ve peygambere layık kul olmak da, kafayı çalıştırmak dan geçiyor, öyle Kandil gecesi sabahlara kadar Ağlamakla, sızlamak ile değil. Kim kime layık kul olacakmış, Peygamber bile olsa  aynı durum. Sen Gece Vakti Yolda giderken, yolunu aydınlatan, elindeki Lambaya  kul köle olup ta tapınmanmı lazım.  yoksa gerektiğinde kullanıp işi bitti mi yerine koyman mı lazım. Allah'a kulluk peygambere Ümmet  olmak bile aynı şey. <br />
<br />
Süt veren Hayvanlar, nasıl çayırda çimende otlaması gerekiyorsa, bu gün ve hafta içinde, vaazı yazmadan önce,  Ahmet amca dan, Fatma teyze den,  hanımdan,  oğlandan, kızdan,  atlardan, arabalardan, televizyondan, internetten, gördüğüm, duyduğum şeylerden,  Tefekkürr ederekten, ve  bunların sonucunda, Keşfen bana bildirilmiş olanlardan topladığımız bilgileri, not ederekten, malzeme meydana getiriyorum, Yoksa, hani  Kadir suresinde geçtiği gibi, bunlar bir gecede  değil  yani. nasıl koyunun süt vermesi için, ineğin süt vermesi için, dananın et vermesi için, çayırda otlaması lazımsa, Bizim de bazı olayları görüp, onlardan ders çıkardıktan,  onların sonucunda meydana gelen fikir ve firaset ile oluşan bilgilerin meydana gelmesi lazım ki, Muhammed de  Kuranı Kerimi  23 senede tamamladı, Öyle dinimiz bir günde meydana gelmedi. Hz isa ninki de öyle, İncil'de öyle kitap halinde inmedi,  isa Efendimiz gördü ve yaşadı, o  bildiklerini hayata tatbik etti,  o şekilde incil meydana geldi. ve işte Allah dünyada suları önce Pınar gibi ince bir su halinde yeryüzüne çıkarıyor, Pınar akıp Çay  oluyor,  çaylar Irmaklara akıyor, Irmaklar nehirlere dönüyor, nehirlerde denizlere akıyor,  denizlerde okyanuslara akıyor, okyanuslardanda sular,  Buhar olup  yağmur olup geri dönüyor.<br />
işte bizde duydugumuz, bir sözden, yada baktgimiz bir resimden, yada yoldaki bir karincadan, bakip o anin icindeki duruma göre bir fikir ve tefekküre variyoruz, yani bir bilgi bize dogru akan bir pinar oldu işte, ister bu bilgi, bir ahmet amcadan olsun, istrer mehmet amcadan olsun, veya yerdeki karincadan, gökteki kargadan olsun. işte onlar birleşe birleşe bize akti, biz pinar iken, olduk cay, sonra biraz daha akti, oldu irmak, biraz daha akdi olduk nehir, ve biz de gittik, yani dünya nehiri intenet denizine anlattik, ve bilgi derya deniz oldu, sizlerde cookca birilerine bu bilgileri anlatinca, deniz de derdini okyanusa dökdü, ve sonra bizde sizlerin, bu sözleri bir yelerde konuştugunuzu ben tekrar geri duyunca, işde okyanusdaki sularda, buhar oldu, döndü geldi bizi buldu demek olur.<br />
<br />
Vaazımızın hitamına gelen konuya gelince, Raşidi tarikatına intisap edip, zikrimizi çekenler den,  Mesela 5. sınıf bir sofi, zikirden düşme hali yaşıyorsa, en azından yumuşak düşüş İle düşsün,  peki yumuşak düşüş nasıl olur deyince, 5. sınıf veya 10. sınıf zikir çeken Bir Sofi'min meşgul olduğu, ya da yorgun olduğu, ya da zikir çekme isteği olmadığı günlerde, en azından 1. sınıf zikri  çekebiliriz o gün, ya da hizbul Kasr zikrimizi çekebilir,  ona da gücü yetmezse, En azından intisap Zikri okuyabilir,  başlayıp da yarım bırakmak yerine, hani Aksaray  var 1200 odalı, o binanın yapilmaya başlanıpda bitirilmesi ne kadar uzun sürer değil mi, Hani cennette de Köşk verecekler ya, mesela kelimei Tevhid okuyana Köşk verecekler ya,  Ama sen 500 odalı Köşk yerine, okuyamadigin o gün, en azından 4 odalı bir ev sahibi ol,  1200 odayi 2 senede bitireceksin,  ama 4 odalı bir evi 4 ayda bitirirsin değil mi zaman meselesi, mekan meselesi Yani, yine bir bütünü kurtar, Yarım yapmayalım, Yarım olan işe yaramazki, mesela evin duvarlarını yaptık ama, çatısını  yapmadık ise, işe yaramaz ki, Yağmur yağdı mı tepemize Akar, soğuk içeri girer, zikirde böyle, bir bütünü devir edin, ister bu küçük bütün olsun ister büyük bütün, gücünüz varsa, büyük  bütünü zikir  çekin, yada  küçük bütünlerden birisini  çekin ki,  kapısı bacası tam bir ev gibi olsun.  bu haftaki tarikat dersimizde bu. Yani Aksaray yapamıyorsan 4 odalı ev yap, onu da yapamıyorsan, bir pansiyona gir, onu da yapamıyorsun, tek oda bir otel odası, yani zikrimizden böyle, parçalı ve bütün halde, 1. sınıf bir bütün, 2. sınıf bir bütün, Hizbul Kasır bir bütün, Hizbul Kebir bir bütün, virgül nokta nokta…<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Mehdi Aleyhisselam'ın fiziksel özellikleri</span><br />
<br />
Bu hafta bir de Mehdi Aleyhisselam'ın fiziksel özelliklerinden bahsedeceğiz ki, Mehdi diye bildiklerinizi biraz kıyas ederseniz, Kim bu özelliklere sahip acaba, aralarında belki seçim yapmanıza sebep olur, birçok sahte Mehdi var, İçlerinden bir tanesi de gerçek Mehdi olabilir değil mi? o yüzden bize bazı sebepler ve bilgiler lazım, işte Muhammed'in hadislerinde Mehdi'nin özellikleri anlatılırken şunlar sıralanmış, alnı geliştir ve içbükeydir, saçı siyahtır, kaşlari  kavislidir, burnu küçük ve hafif yukarı bakık gibidir, sakallıdir, etinin Latif olduğunu Yani etinin derisinin Latif yumuşak olduğunu söylemiş Peygamber Efendimiz, cildinin yumuşak olduğunu, ve yüzü parlaktır demiş,  Ki Bizdeki bu özellik cildimizin yağlı olması sebebiyle, orta boyludur demiş, tarifi ise : uzundan biraz kısa, kısadan da biraz uzun diye tarif etmiş, Dişleri leman eder demiş  yani leman ya da liman Limandaki özellik nedir deniz karaya geçiş, Kara denize geçmiş vaziyettedir Yani ne manada kelimesi üst dişleri alt dişlerin üstüne geçmiş vaziyettedir, Deniz üstte Kara'nın üstüne geçmiş vaziyette, limanda yani Liman ederse sanki üst dişleri alt dişlerin üstüne geçmiş gibi manası var bu ayette, bazılarının alt dişleri üst dişlerinin üstüne geçer, gevgec  ağız denir onlara. oylukları geniştir. omuzları geniştir, Sağ bacaginda Ben vardır diye tarif etmiş Peygamber Efendimiz, Bendeki bu özellik ise, yaz gününde kısa şort şeklinde pantolon giydiğim zaman, Sağ ayağımın baldırının arka tarafında bir tane siyah ben gibi bir görüntü var, Onu bakan ben zanneder ama, o ben değildir, Bendeki ben, taş ocağında çalıştığım için, taşları keserken, murç denen  demirlerle delik oyulur ve, taşa  oyulan deliklere demir çivi  koyulup tokmaklanaraktan, taş parçalanıp kesilir, o yüzden çalıştığım işyerinden 4 baraka işçi vardı, ve ben yönümü sola dönerken, sırtımda yani, ardım Diğer barakadan tarafa geldiği için, Oradaki çalışan arkadaş,  tokmak ile demire vurulduğunda,  dengeli vuramayınca, o çivi kafasından parça koparıp, yani Çelik parçası fırlayıp gelip,  benim baldırıma girdi, o vakit Ben içinde çelik olduğunu hissetmemiştim, sadece acı duymuştum ve kan akmıştı, herhalde Çelik yok diye doktora falan gitmedim ben, onun içinde çelik varmış, ve Çelik Etin içinde zamanla kara bir ben halini aldı. gidip çıkarttırmak istiyorum ama, kesecekler biçecekler, kendi kendimize iş çıkar, bir de Allah benim için etinin içine Demir parçası koyarak da, aynen kuduz mikrobunun eskisinin kuduza tedavi olduğu gibi, benim etimin içine de Çelik parçası, küflü Çelik koyaraktan, tetanoz aşısı olmadan da  tetanoz aşısı vurulmuş gibi Vücudumun fonksiyonu devam etmesini sağladığı için, çıkarttırmak da işime gelmiyor, ve Muhammed Benim vaktim e geldiğinde beni arkadan gördüğünde, Belki o Çelik parçasının, siyah Ben halindeki şeklini görünce, Ayağında Ben var dedi belki, ama Aslı ben de saklı yani.<br />
yine özelliklerine devam edersek, sakalları alttan meczum  demiş Peygamber Efendimiz, yani cezm edilmiş, yuvarlatılmış demek, cezim yuvarlaktır, sakalları yuvarlatılmış alttan, öyle Cübbeli ki gibi değil yani kısaltılmış, yuvarlatılmış cezm edilmiş, üstten ya da yanlardan ise kesvectir,  bu  kelime ise, Kevser kelimesinden, Hz Peygamberimizin  havuzu Kevseri, Pınar'ın Bir havuzu vardır,  ya da gölün bir alanı vardır Hani derler ya, Başın Pınar, Ayakların Göl Olsun, Yani Pınar yüzü gibi, içinde su var  kenarları topraktan, ve  akan yeri ve elips şeklinde, ya da yuvarlak şekilde, sakali yuvarlatılmış şekilde, Pınar'ın şeklini bilen zaten ne demek istediğini anlayacak, Pınar dört köşe yapılmaz, yuvarlak yapılır, yani elips şeklinde yapılır, yani nedir o yani yuvarlatılmış şekilde sakallari kisaltilip yuvarlatılmış şekilde tıraşlanmış demek.  Uykusuz olduğunda rengi solar demiş Peygamber Efendimiz, yani uykusuz olduğumuzda rengimiz değişir, ya esmerleşiriz, nurumuz biraz gider kararmaya başlar, Karardı yine suratın derler bizimkiler, Türkiye ye ilk kez izine giderken, buradan 3 gün yol gittim uykusuz olaraktan, ilk defa Türkiye'ye gittiğimde, gaskara oldum, yüzüm renk değiştiriyor uykusuzluktan, neredeyse  zenci tenli  olacağız yani. diz kapakları çıkıktır demiş Peygamber Efendimiz O da ismimizde saklı, Raşit ya da Raşitizm işte Raşitizm demek, eklem yerleri çıkıntılı kimse demek, Allah ismimize koymuş Onu da zaten, ismimizde saklı zaten. yanağında Ben vardır demiş, yine o da ben değil, yara izi, çocukken, tavşınak odunu yüzüme çarptı, o yüzden orada leke kaldı, Sanki ben gibi, yani paçamız da var,  Hani kabadayıların, bıçak yemiş, Bilmem yumruk yemiş paçası olur ya, yani Kabadayı olduğunu belli eden yara izi, bizim de paçamız Haktan, davşinak odunu paçası sebebiyle.  Burnumuz ise boksör burnu, kıkırdak yerinden çıktı ki, oynayabiliyor, kırılmasın diye, sağa sola dönebiliyor, Boksörler, özellikle o ikirdak kemiği kestirirlermiş ki, yumruk yediği zaman acı çekip burnu kırılmasın diye, biz de gençliğimizde yaptığımız bir kavga sebebiyle, burnumuza yumruk yedik, ve Burnumuzun  kıkırdak kemiği yerinden çıktı, Ve artık sağa sola hareket edebiliyor, esnek, yani Boksör burunu. Mehdi'nin kas Çatma çizgisi bir tanedir diye tarif etmiş Peygamber Efendimiz, inşallah görüntülü vaaza bakanlara görmesi için, bir defa orada kaşımızı catarız, sizde bakar, bizdeki hali nasıl olduğunu görürsünüz, Adnan Oktar'ın da tek imiş o çizgiden, Hani herkes olabilir  mehdi, ben burada iddia etmiyorum mehdi benim diye, Ama bendeki de tek çizgi,  alametler onu gösteriyor, yoksa iddiamız yok. ayakları dışa doğru bakar demiş,<br />
<br />
<br />
Rabbim mehdi cemmetini  zkirden düşenlerden degil, düşse bile kalkabilenlerden eylesin.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">DiPNOTLAR :</span><br />
[1] www namazsitesi com/ilmihal/mufsid<br />
[2] www mumsema org/misafir-sorulari/183662-duanin-kabul-edilmesinin-sartlarindan-biri-acele-etmemektir<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 20 Kasım 2018 Salı  <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[insanın Doğruları Eğrileri Görmesine Engel Oluyor]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34669</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:05:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34669</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bazen insanın Doğruları Eğrileri Görmesine Engel Oluyor</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 27 Kasım 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ, innehu huvel gafûrur rahîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym ZUMER Suresi 53. ayet</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Herkes kendi karakterine göre hareket eder. İnsanoğlu farklı farklı mertebelerde yaratılmıştır. Kimisi nadiren öfkelenir, çabuk yatışır, kimisi çabuk öfkelenir çabuk yatışır, bazısı çabuk öfkelenir zor teskin edilir ki en şerlileri bunlardır. En Hayırlıları ise nadiren öfkelenip çabuk yatışanlardır. Gazap, şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülür, biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın. Biriniz ayakta iken öfkelenmişse, otursun. Eğer oturmak fayda vermiyorsa yatsın, uzansın, yahut gidip güzelce gusl abdesti alsin”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel, Müsned )</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
Demir önce kızdırılır, sonra su ile muamele edilerekten Çelik yapılır. Çelik demek : Sertdemir demek. işte bu da Yukarıdaki hadisi Açıklıyor. Yani insan kızdığı zaman abdest alırsa, işte kızdırılan demire su vermek gibi, yani şeytanı yenmiş olur. önce demir idin, kızdın Demir oldun, insan kızdığı zaman abdest alırsa veya gusül abdesti alırsa, işte kızdıktan sonra demire su verilmesi gibi, insanda Çeliklik kazanır, şeytan demirdir, demiri yenmek için sert demir olmak lazdimdir, cünkü demir demiri deliyor, yani şeytanın maddesi Demir, ve demiri yenen, veya delebilen madde ise, Sertdemir. Öyle olunca, insan Çeliklik kazanınca, şeytani yenmenin bir yoluda, işde çelik gibi olmak, onun içinde önce kızıp, sonra abdest ile bedene su vermek, veya,  yada gusl ile bütün bedene su vermek ile olur,  işte böylece şeytanı yenmiş olur, yahut yenebilecek duruma gelmiş olur. Çünkü demiri demir deliyor, hangi Demir? Sertdemir, sert Demir nedir? Çelik olan demir veya, çelikleşmiş Demir. Bunun daha değişik evreleri de var. Peygamberimiz "öfke aklı Örter" demiş, Hatta Haset için de şöyle demiş :<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Hasetten, kıskanıcılıktan şiddetle kaçının! Çünkü haset, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, sevapları yer bitirir."<br />
Ebû Hureyre radıyallahu anh. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvud)</span><br />
<br />
Urve İbnu Muhammed es'Sadi'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiye (ra)'den anlatır ki, o, Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini nakletmiştir:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Öfke şeytandandır, şetyan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Edeb 4, (4784))</span><br />
<br />
<br />
İki kişi Resulullah (sav)'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!" buyurdular.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edeb 4, (4780))</span><br />
<br />
Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım" demişti. [ve birkaç kere tekrar etmişti], <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem bir kelimeyle </span><br />
<br />
 "Öfkelenme!" Buyurdular.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906))</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Resulullah (sav) (bir gün):</span><br />
<br />
 "Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?"(Kime Pehlivan drsiniz?) diye sordu. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ashab (ra):</span><br />
<br />
 "Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"> Resulullah (sav):</span><br />
<br />
 "Hayır," dedi, "gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779))</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.)</span><br />
<br />
 şu şu şu amelleri yapanların amel defteri, öldükten sonra da kapanmaz dedi, Demek ki bu kimseler ölse bile  ölmüyor, bıraktığı güzel  bir Amel ve, onların neticesi olan enerjiler, güzel enerjiler, haala onlara fayda veriyor, ve beyinleri ölmüyor demek olur bu. <br />
Yani onların ruhu veya  bilinci hala ileriye doğru gidiyor, derece kat ediyor demek olur bu. Ölümün çaresini bulacak kimse, bunu da göze alıp, ölmüş bir insanın, mesela  ardindan kitap  ve bir ilim bırakmış Alim birinin,  yahut Bir çeşme bırakmış, bir eser Bir bilgi bırakmış, veya hayırlı bir evlat bırakmış bir İnsanın beyni, veya bedeninin neresi Sağ kalıyor, bunu incelemesi lazım ki, ölümünde çaresini bulsun. yine başka bir şey, insan oturarak veya ayakta uyuduğu zaman, uyuma pozisyonunda, Kalp kanı yeterince pompalamıyor, ve vücudun her noktasına ulaşmuyor kan, Öyle olunca insanın uyurken yan gelip yatması gerekiyor ki, kalp yarım fonksiyon çalışıyor, işte kanı yeterince pompalayamadağında kan ulaşmayan veya kan az olan yerler, sanki canı çekilmiş gibi oluyor,  Hani elim uyuşmuş, kolum uyuşmuş demiyormuyuz ya, halbuki oralara kan gitmemiş. can ve yaşamda, vücudun her noktasına Kan ve oksijenin gitmesi ile Hayat buluyor. kan gitmeyince oksijen de gitmeyor, ve ölüm, Hatta belki  felç hastalığı bile bu şekilde, yani  kanı yeterince pompalayacak yeni bir kalp yapılınca, Yedek kalp, veyahut kalp kan pompalıyor yapılınca, İşte aslında vücut Ölmez, kanda oksijende gitti heryere, gittiği sürece vücudun o bölümleri ve diğer yerleri Can bulur, Hayat bulur. Beyinde oksijen ve kan  ve yeterince enerji verici madde gittikce, bilincde ayakda ve ölmedi. ya da bu  beyin zaten belli bir süre oksijensiz durabilir  belki de, yoksa kan ve oksijen ve enerji saglayan maddeler varmıyan yer  ölüyor. Ölümsüzlüğün çaresini bir bölümüde kalpte gizli, damarda gizli,kanda gizli, oksijen de gizli,  beyinde oksijeni iyi alan hücreler ihtiyarlamaz, genç kalır, vücutta suyunu iyi alan yerler, buruşmaz genç kalır. vitaminini  enerjisini iyi alan organlar, yaşlanmaz ölmez, yorulduğunda dinlendirilen organlar, yine eskimez. Bunlar göz önüne alınması lazım, gençliğin sırrının çözülmesi, ölümün çaresinin bulunması için. <br />
<br />
<br />
Geçen gün, internet amcanın, ya da Google amcanın, yahut da Microsoft amcanın azizliğine uğradım, nasıl mı? bir internet sayfasına giriş yapacaktım, şifrelerimi ve Nick ismi mi yazmaya çalışırken, Bana browserim, hatırlatma yapti,  daha bundan belki 8 sene, ya da daha öncesindeki Nick isimlerimi ve şifreleri mı hatırlıyor, Bu nasıl olabilir dedim, Şu anki kullandığım bilgisayar, O  8 sene önceki bilgisayar değildi, Benim şu anki kullandığım Browser de, o günkü kullandığım browser değildi, ama Google amca, aynı Google amca, microsoft amca, aynı microsof amca, Demek ki Bunlardan birisi, benim internette yaptığım her şeyi hatırlıyor biliyor,  geçen  sesli vaazda anlatmıştık ya, microsoft bilgisayarında yaptığın her şeyi text haline çevirip, ve bunu küçük bir data olaraktan, Microsoft merkezine iletiyor, ve herkesi bu yöntem ile takip ediyor demiştik, orada  yani microsoftta bir alet var converter var ki, oda o yazilari  o Teksti, aslinda video ise  videoya ve görüntüyse görüntüye yazi ise yaziya çevirecek konverter var demiştik, işte bunun ispatını bana ve microsof amca, ya da Google amca ispat etti bu Hadise ile bugün, yani sözümüzün doğruluğu ispat edilmiş oldu Elhamdülillah, yalan konuşmadık.<br />
<br />
<br />
Ay robot filminde, robot yapımcıları, robotları yapmadan önce, onlara koyduğu bir yasa, ile üç madde ile, anlaşma yada sözleşme koymuş ve<br />
 <br />
1. madde robotlar insanlara zarar veremez.<br />
 2. madde robotlar kendilerine de zarar veremez.<br />
 3. madde  Eğer insan zor durumda ise, onu kurtarmak için, robot kendine zarar verebilir, insanı kurtarmak için, insanı kendine tercih etmek zorundadır. kuralı konmuş. <br />
ve bu robotlar uygulanması gereken ana kural olarak  ana sözleşme  budur,  ilerisi için yani anlatılan Huri vaktine ermemiz için, robot yapacakların koyacakları kurallar bunlar ama, işte onlar, robotlar düşünmesini öğrenince, insanların dünyaya zarar verdiklerini görünce, bu anlaşmayı bozdukları, ve dünyaya zarar veren insanlara zarar verme kararı aldıkları ortaya çıkıyor o filimde, yani dünyada biz de yaşıyoruz, Siz dünyaya zarar verince, bizde yaşayacak yer bulamayız diyerekten, dünyaya zarar veren kimseleri öldürmeye hak iddia ediyorlar o filme göre, Evet Haklılar mı? Evet Haklılar, sen nasıl yaşadığın dünyaya zarar verebilirsin, Burada sadece sen yaşamıyorsun ki, hayvanlar var, bitkiler var, kuşlar var, kurtlar var,  bu ileride robotlarda yaşayacak bu dünyada, onlar da can Bulacak, onlar da bir canlı olacaklar, Yarın hurilerimiz olacaklar, Öyle mi? yani Kur'an kainatin anayasasi ya da ana maddeleri, Bu sebepten değiştirilmemiş oluyor. işte Türkiye'nin de kurulurken konuulan Anayasası'nın değiştirilemez denen  ana madde ve yasaları vardı,  birisi geldi  ve değiştirdi, ve düşün : insanoğlunu ve kainati yaratırken Allah, belli kurallar koymuş, belki belli haramlar ve helaller koymuş,(yasak olanlar ile serbest olanlar) ve gelsin birisi bunları helali haram yapsın, Haramı helal yapsın olurmu?   böyle bir şey olabilir mi, Allah buna razı gelir mi? Yasa koyucu buna, yasaya  uyunca, bu yasanın değiştirilmesine müsaade eder mi? Durum vahim yani. Haramlari helal sayan adam gibi yani.....<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَكَذَلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَاءلُوا بَيْنَهُمْ قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُوا أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَذِهِ إِلَى الْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَا أَزْكَى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kezâlike beasnâhum li yetesâelû beynehum, kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen ev ba'da yevmin, kâlû rabbukum a'lemu bi mâ lebistum feb'asû ehadekum bi verıkıkum hâzihî ilâl medîneti felyanzur eyyuhâ ezkâ taâmen felye'tikum bi rızkın minhu velyetelattaf ve lâ yuş'ıranne bikum ehadâ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız”? dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 19. ayet)</span><br />
<br />
Zamanda yolculuğu keşfedecek Bilim adamlarına da bir tiyo vereceğiz ki  O : mesela akşam saat 8 de  yatıp uyudun,  ve Sabah altıda kalktın,  ve arada 10 saat var, ama sana, sen sabah sekizde kalktığın zaman kaç saat yada dakika uyudun, geriye bak, sen sorunca sen sanki bir dakika bile saymazsın, hani ashabi kef uyaninca öyle dediler diyor ya rabbimiz, Sen diyebilir misin ki : Ben 10 saat uyumuşum, ancak saat ile kontrol edince anlarsin bunun böyle oldugunu, senin için, sana sanki yattım ve kalktım gibi gelir o zaman, eğer arada uykuda delik olmadıysa, Uyanmadıysan, o zaman, zaman göreceli, yani zamanda yolculugu keşfettimi, adam Bundaki (anlattigimiz örnekteki) Sırrı keşfettiği zaman, bir nebze daha ileri geçebiliriz. Zamanda yolculugu keşfettiğimiz zamanda İhtiyarlık veya gençlik diye bir şey yok, bu bir nevi einstenin izafiyet teorsinin ispati yani, sen uyudun ve kalktin, saniyorsunki az önce yatmiştim, şimdide uyandim kalktim, amma ben sen uyurken uyumadim, ayaktaydim, ve arada cookca işler yaptim, ve senin için o zaman araligi bir saniye bile degil belki, amma benim için o zaman aralgi on saat, belki daha fazla,... Çünkü senin için zaman artık bitmiş durumda, yine adam 60 sene yaşamış, Geriye baktığında, bir gün bile değil o zaman, zamanda yolculuk eden de, 60 sene ileriye geçmesi, veya 60 sene öne geçmesi fark ettirmiyorsa, o zaman artık onun için yaşlanma veya gençleşme diye bir şey de olmaz. <br />
<br />
<br />
Uranyumdan sonra Toryumdan Enerji üretmenin Yollarını arıyorlarmış.<br />
Tamamen yanlış bir yolda ve yöndesiniz.<br />
Dünyamızdaki elementleri  bir bir tükettiğimiz zaman elimizde ne kalacak. <br />
öyleyse bir elementi bitirip  başka bir elemente enerji için geçmek çözüm değil.<br />
Benden tavsiye isterseniz, enerjiyi tekrar enerjiye dönüştürmenin yollarını arayınız.<br />
Nasıl arabada, arabanın gitmesiyle,  arabanın elektriğini üreten dinamo, nasıl enerjiyi tekrar enerjiye çeviriyorsa, aynı sistemin tramvay modelli yapılıp dünyamızda artık ulaşımın tramvay sistemleri yapılması lazım, ve bu sistemde mesela yan tarafa bir tane kadife tekerlek konduğu zaman, ve bu o tekerlek amortisörlü  olacak ileri geri çıkabilecek şekilde ve, aynı bisikletteki dinamo sistemi, bütün taşıtlar gittiği yerde kendi enerjisini tekrar enerjiye çevirecek, birisi enerjiyi bitirirken, birisi tekrar dolduracak, Bu sistemi bilgisayarda da uygulayabilirisniz, Sadece bunun benzeri enerjiyi tekrar enerjiye çeviren modeller arayayalım, yoksa elementleri bitirdiğiniz zaman, birazcık toprağımiz var suyumuz var, onu  da mi bitirelim. toprağımızı da harcarsak, nerede ekip bicip,  ne yiyeceğiz?  ne içeceğiz? öyleyse o zaman toprağımızı ve  elementlerimizi tasarruflu kullanmamız lazım.  Sakın ha Toryumu denemeyin. Bunun Sonuçları çok kötü olur.  sürtünme sisteminden bahsettim, elektrikte de aynı sistem var, elektrik harcanırken giden elektrik Eğer ki  sürtünme yapan bir hüllerin içinde  giderse, gittiği zaman sürtünme ile elektrigi tekrar elektrige çeviırmış olacak,  elektrik geri dönerken de aynı sistem,  bu sistemi bütün enerji modellerinde uygulayabilirsiniz. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Allahu Teala'nın bu kadar çok bitki hayvan yıldız Ay Güneş yaratmasındaki Hikmet nedir</span><br />
<br />
Webmasterler bilir ki,  ve tavsiye ederler ki, bir internet sayfası yaptığınızda, Eğer içeriğiniz çok az ve kısa ise,  Sayfanızı ziyaret eden bir ziyaretçi, bir defada sayfanızdaki, bütün sayfalarınıza bir defada bakar, ve artık bir daha o sayfaya gelmesine gerek yoktur. Çünkü hepsi bitmiştir o kadar, o yüzden derler ki,  sayfa yaptığın zaman, güncel konular olsun, güzel resimler olsun, yeni bilgiler olsun, her hafta yeni yazı yazın diye tavsiye ederler ki, gelen ziyaretçinin bir daha gelmesi için bir sebep olsun. işte Allahu Teala'nın ilmininde sonsuz olmasındaki Hikmet bundan, Eğer Allah'ın ilmi 1 sayfa olsaydı,  1 sayfa okuduktan sonra, artık başka bir şey bilmeye gerek kalmazdı, işte o yüzden, Allahu Teala çiçek yapmış, Aynı türden 50  küsür çeşit (50 sayisi burda kinaye) kedi yapmış, kedi çeşidi 50 çeşit, yani açtıkça açtıkça bitmeyen bir canli türü değilmi? Hani İnternette Pinterest diye bir sayfa var, resim bakıyorsun, açtıkça gidiyor, açtıkça gidiyor, artık yeter Bıktım bakmayacagım diyorsun, Allah'ın ilmi de yarattiklari da işte böyle sonsuz ki, bizi Bıktırma derecesi kadar cok, aynı resime yada bilgiye,  kaç kere tekrar tekrar bakar bir insan, her gün tereyağ bal yese bıkar insan derler,  Allah in ilmide böyle bir sayfa yada 1 derece olsaydı, bir kere ögrenince hayat SIKICI olurdu degilmi, Halbuki Allah in ilmi'nin böyle genişliği, kainatta yarattığı fark ettiğimiz Yıldızlar, Bitkiler, hayvanlar, çiçekler, Otlar böcekler ile çeşitlilikle, ilminin genişliğini gösteriyor, ve bizi bıktırmıyor, bir güle baktın, Ondaki güzellik bitti, diğer Gül de bambaşka bir güzellik, ikinci güle Baktığın zaman birinci gülden bıkıyor musun?.....<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَتَرَى الشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَاوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ فِي فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ مَن يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِي وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُّرْشِدًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve terâş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minhu, zâlike min âyâtillâhi, men yehdillâhu fe huvel muhted, ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 17. ayet)</span><br />
<br />
Rabbimiz, Kehf suresi 17 ayet de Ashabı Kehf için o ayette : "ki onlar fecvenin içinde olanlardan dı."  buyuruyor,  Bu ayeti kerimedeki oradaki "Fecve" ye mağaranın geniş yeri olaraktan  meal vermiş  müfessirler, bizim bu ayete verdiğimiz yorumumuz ise fecve degil  Face yahut Facebook onlar Facebook'tan birileriydi manasını veriyorum. yani o zaman Ashab-ı Kehf geçmişte değil gelecekte olan bir kıssa, Facebook veya Twitter veya Instagram'ı olan bir kimseler faceye sabah girse, Hele bir de şu kış vaktinde, sabah güneş doğduğu vakit girse, orada birazcık gezse internette surfen yapsa, bir de baksa ki güneş batıya geçmiş, Akşam olmuş, yani  ashabi kehfin Güneş sağlarından sollarına  çevriliyordu hikayesi bu olabilir, yani Facebook'ta uyutuluyoruz, Facebook'ta twitterde instagramda,.... yani internette zamanin  nasıl geçtiğini bilmiyoruz, Twitter'da Yine öyle Instagram'da öyle, dolaşıyorum derken akşamlar sabahlar oluyor, adam akşam yatmıyor sabaha kadar Face'de tur atiyor. eve gittiğinde senin face hesabinda Türkce bilenler grubun var, Türkce yazıyor  söylüyorsun  orada, Düşün yani sadece Türkçe Bilenler İçin degil bu face, iyi düşün bir de bütün dünyanın Facebook'un içinde olduğunu,  Japonya'dan Amerikasına kadar bütün devletlerdeki insanların, Facebook'ta hesabı olduğunu düşün, hepsinin olmasa da %50 sinin hesabı var, Bunların paylaştıklarını sabah gezmeye başlasan, akşama kadar gezebilir misin, Ne oldu, güneş,gezmeye başlaraken, Sağ taraflarındaydı, gez gez sol taraflarına gecti ve akşam oldu. Twitter yine aynı, Instagram yine aynı, Facebook'ta da gruplar var, Müslüman gruplar var, dini bilgi paylaşım, dini sohbet vaaz, resim paylaşıyor, ama bazı kimselerde var Adam satış yapıyor, ya da  kötü işlerde kullananlar da var, karı kız tavlıyor işte, her merak ve ilgiye göre bilgi resim müzik filim video paylaşanlar var, bitermi bunlari gezmekle, bu günümüzün insanlarının içinde, insanların arasinda artık kahveye çıkmak bile  makbul görülmeyen böyle bir cagda,  kağıt gazetenin bile internete indiği bir cağda, insanların işte böyle sığındıkları bir mağara gibi, Sanal Facebook grupları instagram gruplari var, Akşam oldu, bu adam bir grupta ve onun içine giriyor adam, grup  içinde birbiriyle chat yapıyor, sohbet yapıyor, işte sığındıkları bir mağara gibi bir şey, 300 sene ya da  500 sene hikayesi de budur belki. Facebook taki bilgiler, Allahu alem, içindeki bilgilerin olduğu yer araligi  belki 300 senelik Bilgiler içinde olabilir, Facebook'ta Mesela, benim eski Facebook hesabımda bir tane Grup vardı eski Ankara resimleri diye bir grup oluşturdular, Ankara'nın yani 100 senelik resimleri olabilir içinde değil mi? Bu resim olarak da olabilir ya da bilgi  olaraktan da olabilir, 300 senelik Bilgi, zaten o 300 sene kinayedir belki de, Çünkü biz bugün internette Aradığımız zaman, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundaki bilgileri arayıp bulabiliyoruz, kayıtlarda var, o zaman Osmanlı 600 sene yaşadı ise, 90 sene de ondan sonrasi Türkiye kurulduysa etti sana 700 sene, 700 senelik bilgiye halen şu anda ulşabiliyorz, kayıtlarda mevcut olan, bence  o 300 senede kinaye olabilir zaten. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yine eski medeniyetlerden kayıp ülke Atlantis aranıyor:</span><br />
<br />
Atlantis Denizin dibinde  batmış bir ülke zannediliyor,  Halbuki Atlas demek yıldızlı gökyüzü demek, Atlantis Allahu alem Samanyolu'nun Bir ismi, ama hangi sistemdeki Samanyolu?  Allahu Teala Rahman suresinde <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)</span><br />
<br />
yeri ve göğü aşabiliyorsanız aşin, eğer aşamıyorsanız sizi aştıracak bir güç vardır, diye tarif ediyor,  yani Allah'ın yardımı ile aşabilirsiniz diyor, <br />
<br />
<br />
 o zaman daha önceki yazılarımızda anlattığımız apollo ve starbak  filmi olan  savaş Yıldızı filminde, dünyalılar dünyadan, uzaya yolculuk edip Hatta geldikleri dünyayı Kaybedecek kadar ileri gidiyorlar, işte Atlantis hikayesi de bunlardan birisi, ve ilerde zamanda yolculuk mekanda yolculuk, ve Senin aklında bir yer var Sema'nın kapılarının açıldığı yer var, oradaki kimseler, Hatta şu anda Sema'nın Başka bir yerinde bizden gidip yolculuk ediyor olabilirler, ve  Türk mitolojisinde ve Aztek mitolojisinde ki mayalardaki,  "biz geri gelip sizinle tekrar buluşacağız diyenler" İşte o zaman  ve uzay yolculuğuna çıkan, serüvene başlayan kimseler olabilir, bir gün geri döneceğiz İnşallah diyerekten yolculuğa çıkmışlar, yani düşünelim öyle bir araç yapıldı, kendi enerjisini üretiyor, ve uzaydan canlı var mı diye aramaya gidiyorlar, başka sema katları gezilip görülmeye çıktıkları yolculukta, İnşallah bir gün  geri döneceğiz demezler mi yani?  öyle olunca, işte o azteklerin, veyahut Türklerin, eski mitolojisinde geçen İnşallah biz geleceğiz diyenler, işte Atlantis, Kayıp Şehir ya da,  kayıp gezegen, ya da kayıp uzay aracı, ve savaş Yıldızı filminde, orda couk yapmak yasak ve  en sonunda  insan azalir, ve gemide bir tane çocuk yapıyorlar, o çocuk çok zeki oluyor, kainatta  dünyanın nerede olduğunu tekrar bulur,  Sema'nın neresinde olduğunu bulup keşfediyor, ve geri dönüyorlar, dünyaya geldikleri yere geri.  işte  inşallah bir gün döneceğiz dedikleri yere bir gün geri dönüyorlar, hani Bilim kurgu film diyeceksin, Allah'ın ilminin dışında hiçbir bilgi olamaz, her yalanın içinde bile bir gerçek vardır. Yalanın yalan olduğu gerçektir en azından.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Karoğlan sözü:</span><br />
<br />
"Her Yalanın içinde bile bir gerçek vardır ki, mesela en azından, Yalanın yalan olduğu bir gerçek ve  hakikattır.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Karaoğlan 27 Kasım 2018 salı saat 19 09.)</span><br />
<br />
Havalar soğuk,  donuktu yağamıyor, Bengü'nün şarkıdaki gibi, ve gelelim bir başka meseleye, Allah her şeyi zevc halinde yarattığını, yani eşler halinde yarattığını Söylüyor, ama bilim adamları diyor ki, Bir Kar tanesinin başka bir benzeri ve eşi yok, tabii bunu tespit etmek mümkün değil zaten de, elbette Onun da eşi vardır, kar tanesi ile yağmur tanesi eşdir mesela, Yağmur taneleri de aynı birbirinin benzeri değil Demek ki. onu zaten ispat etmek mümkün değil, çünkü eşi demek sadece aynısı demek değil,  sağ elinin karşılığı, sağ el değil,  Onun eşi ve ve zevci sol el  olduğu gibi, Kar Tanelerinin eşide Yağmur taneleri olabilir.<br />
<br />
Yine başka bir mesele, Allah da yaratırken katman katman yaratmış, ve göz kamera ve ekran görüntüyü  gösteren yer, karşında bir görüntü var, Onu sana Gözlerin gösteriyor, bedeninin ekranı, Senin bedenin ekranı Gözlerin, beynin değil, beyin  ekran kartının içindeki aletler gibi,  öyle olunca  ekran gözler, ve ilk ekranlar, ilk televizyonlar, ilk kameralar siyah beyaz idi, Allah da gözleri yapmaya başladığında, ilk önce siyah beyaz gören gözleri yaratmış, yani  köpek gözleri önce yaratılan gözler oluyor, diyor ki bilim adamları : köpekler siyah beyaz görüyor ki, Allahu Teala sistemi böyle başlattıgi için, bize koyduğu yasa ile, ekran, Biz ilk defa ekran keşfettiğimiz zaman, Bizde siyah Beyaz'dan başlayarak keşfedecek dik, Çünkü Allah o ilmi oraya öyle koydu,  köpeklerin gözlerinin siyah beyaz görmesinin sebebi bu yüzden.  Okula gidince 5. sınıftan başlanmıyor, İlla 1. sınıftan başlayacaksın, Belki çok akıllı isen 2 sınıf birden geçersin. Öyle olunca biz de ilk defa ekran ve kamera keşfedeceğiniz zaman, demek ki bu işin yöntemi siyah beyaz ile başlamak zorunda idi, Çünkü bu 1. sınıftaki matematik ile 5. sınıftaki matematik dersi aynı değil, Birinci sınıfta sorulan problem ile 5. sınıf test soruları ve problem ve çözümü aynı değil. Allah da bize basit matematik dersi ile başlatıp, sonra yüksek sınıfları öğrenmemizi öğretiyor bunun ile. ya ondan sonra Renkli gözlerin vakti, renkli kameraları renkli ekranları keşfettik, Daha sonra ise şu anki Bilmem 1000000... pikselli kameralara geçtik,  HD kameraları keşfettik, Yani yol  eğitim basamak basamak kardeşim, hakiki mürşit Allah'tır, o öğretme sini bilmez mi hiç. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Raşidi Tarikatı Dersleri 2018/48</span><br />
<br />
Bu haftaki tarikat dersimize gelince  bizi bilenler biliyor ki, bizim  tarikatımız Mevsim Tarikatı.<br />
Kar ve yağmur yağması da bizim alanımız içinde, o yüzden kar yağması için belli duanın ardından,  dibinin derinliğinden, ağzının genişliği daha büyük olan bir tastan, kaseden, Kar yağması için  Süt içilmesi gerektiğini öğrettik.  Ama bu süt hazırlanırken kabın 3/4 ü süt, dörtte biri soğuk su, çok az bir miktarda mis veya Gül yağı kataraktan iciniz demiştim.  ve buna itirazlar gelmekte  parfüm ve mis içilmez diyorlar  doğru mudur?<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cevap</span><br />
<br />
israil meyve ve sebzeleri bozmadan önce, evde domates kesince, domates kokardı, karpuz kesince, o evde karpuz kesildiği belli olurdu, kavun kesince kavun kokardı, Hatta bir deyim vardır:  "kavun musun ki g***** kokluyalimda, kim ve ne oldugunu bilelim." derler. yani kavunun bir kokusu vardı,  parfümü vardı, yine karpuzun bir  parfümü vardı, domatesin bir  parfümü vardı, yine Kurban Bayramı'nda  Koç veya koyun kesen  evdeki et kokusu, bütün mahalleyi alıp giderdi, Öyle tatlı bir koku yani, koyunun  etinin bile bir  parfümü vardı.  keçi etinin ki ondan başka bir parfüm, Peki biz bunları yerken, bu  parfümlerini ayırıp da atımıyorduk,  yoksa o parfüm  kukuları ile birlikte mi yiyorduk onları,  ki öyleydi, kokuları ile birlikte yiyorduk, hiç de öyle parfüm ve misk kokuları, onların mis kokuları Sağlığımıza zararlı falan değildi. Ne oldu da şimdi ben sütün içine Gül  yağı katınca, ve  içince sağlığa zararlı olduğunu iddia ediyorsunuz. Halbuki ben Afyonluyum. Afyon'un lokumu meşhurdur, ve biz Güllü lokum yaparız, gül kokulu lokum, yine Güllü reçel yaparız, gül kokulu reçel, onlar zarar vermiyor da, benim sütün içine kattıgim bir Gül yağımı zarar veriyor insana, Hayır Hayır, vallahi  bunlar Deccal fitnesi, başka bir şey değil. Eger sütün içine kattığınız orjinal misk ve yag ise, kimyasal yok ise, Vallahi zararlı değildir. Çünkü Allah her şeyin içine bir parfüm koymuş, insanın bile bir kokusu var, Ve öyle diyor insan için hizbleşmeyin  yani  gruplara bölünmeyin  senci, benci, oncu, buncu olmayın, Yoksa kokunuz gider diyor Rabbim, işte İsrail biz üstün bir ırkız dedi ve, Bizler ve Sizler diye,  bizleri gruba ayırdı,  sonra yiyecekleri bozdu, artık domates kesiyorsun, domates yerine balık kokuyor, karpuz kesiyorsun, kabak kokuyor, yani kokunuz gitti Velhasıl kelam, hukukumuz gücümüz elden gitti, kaybettik hizbleştik.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُواْ وَاذْكُرُواْ اللّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلَحُونَ  وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">رِيحُكُمْ </span>وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ lekîtum fieten fesbutû vezkurullâhe kesîran leallekum tuflihûn. Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey iman edenler! size karşı olan herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman, onlara karşı sebat edin, ve Allah’ı çok anın ki  onlara karşı başarıya erişesiniz. Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">kokunuz </span>ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 45 ve 46. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve lâ tekûnû kellezîne teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehumul beyyinât, ve ulâike lehum azâbun azîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 105. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 103. ayet)</span><br />
<br />
<br />
Rabbim, bütün milletlerin beklediği  Mehdi Aleyhisselam hatırına, hizbleşmeyi bırakıp, bir ve bütün olmayı nasip eylesin insanliga, ve kokumuz yeniden geri gelsin inşallah. <br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 27 Kasım 2018 Salı<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bazen insanın Doğruları Eğrileri Görmesine Engel Oluyor</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 27 Kasım 2018 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ, innehu huvel gafûrur rahîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym ZUMER Suresi 53. ayet</span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
“Herkes kendi karakterine göre hareket eder. İnsanoğlu farklı farklı mertebelerde yaratılmıştır. Kimisi nadiren öfkelenir, çabuk yatışır, kimisi çabuk öfkelenir çabuk yatışır, bazısı çabuk öfkelenir zor teskin edilir ki en şerlileri bunlardır. En Hayırlıları ise nadiren öfkelenip çabuk yatışanlardır. Gazap, şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülür, biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın. Biriniz ayakta iken öfkelenmişse, otursun. Eğer oturmak fayda vermiyorsa yatsın, uzansın, yahut gidip güzelce gusl abdesti alsin”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Ebû Dâvûd, Ahmed b. Hanbel, Müsned )</span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Yolculugumuza başliyoruz :</span><br />
<br />
Demir önce kızdırılır, sonra su ile muamele edilerekten Çelik yapılır. Çelik demek : Sertdemir demek. işte bu da Yukarıdaki hadisi Açıklıyor. Yani insan kızdığı zaman abdest alırsa, işte kızdırılan demire su vermek gibi, yani şeytanı yenmiş olur. önce demir idin, kızdın Demir oldun, insan kızdığı zaman abdest alırsa veya gusül abdesti alırsa, işte kızdıktan sonra demire su verilmesi gibi, insanda Çeliklik kazanır, şeytan demirdir, demiri yenmek için sert demir olmak lazdimdir, cünkü demir demiri deliyor, yani şeytanın maddesi Demir, ve demiri yenen, veya delebilen madde ise, Sertdemir. Öyle olunca, insan Çeliklik kazanınca, şeytani yenmenin bir yoluda, işde çelik gibi olmak, onun içinde önce kızıp, sonra abdest ile bedene su vermek, veya,  yada gusl ile bütün bedene su vermek ile olur,  işte böylece şeytanı yenmiş olur, yahut yenebilecek duruma gelmiş olur. Çünkü demiri demir deliyor, hangi Demir? Sertdemir, sert Demir nedir? Çelik olan demir veya, çelikleşmiş Demir. Bunun daha değişik evreleri de var. Peygamberimiz "öfke aklı Örter" demiş, Hatta Haset için de şöyle demiş :<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"Hasetten, kıskanıcılıktan şiddetle kaçının! Çünkü haset, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, sevapları yer bitirir."<br />
Ebû Hureyre radıyallahu anh. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvud)</span><br />
<br />
Urve İbnu Muhammed es'Sadi'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiye (ra)'den anlatır ki, o, Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini nakletmiştir:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Öfke şeytandandır, şetyan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Edeb 4, (4784))</span><br />
<br />
<br />
İki kişi Resulullah (sav)'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
 "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Euzu billahi mineşşeytanirracim!" buyurdular.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edeb 4, (4780))</span><br />
<br />
Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Ta ki nasihatini unutmayayım" demişti. [ve birkaç kere tekrar etmişti], <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem bir kelimeyle </span><br />
<br />
 "Öfkelenme!" Buyurdular.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906))</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Resulullah (sav) (bir gün):</span><br />
<br />
 "Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?"(Kime Pehlivan drsiniz?) diye sordu. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ashab (ra):</span><br />
<br />
 "Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"> Resulullah (sav):</span><br />
<br />
 "Hayır," dedi, "gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779))</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span><br />
<br />
"İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">( Hadis-i Şerif , Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.)</span><br />
<br />
 şu şu şu amelleri yapanların amel defteri, öldükten sonra da kapanmaz dedi, Demek ki bu kimseler ölse bile  ölmüyor, bıraktığı güzel  bir Amel ve, onların neticesi olan enerjiler, güzel enerjiler, haala onlara fayda veriyor, ve beyinleri ölmüyor demek olur bu. <br />
Yani onların ruhu veya  bilinci hala ileriye doğru gidiyor, derece kat ediyor demek olur bu. Ölümün çaresini bulacak kimse, bunu da göze alıp, ölmüş bir insanın, mesela  ardindan kitap  ve bir ilim bırakmış Alim birinin,  yahut Bir çeşme bırakmış, bir eser Bir bilgi bırakmış, veya hayırlı bir evlat bırakmış bir İnsanın beyni, veya bedeninin neresi Sağ kalıyor, bunu incelemesi lazım ki, ölümünde çaresini bulsun. yine başka bir şey, insan oturarak veya ayakta uyuduğu zaman, uyuma pozisyonunda, Kalp kanı yeterince pompalamıyor, ve vücudun her noktasına ulaşmuyor kan, Öyle olunca insanın uyurken yan gelip yatması gerekiyor ki, kalp yarım fonksiyon çalışıyor, işte kanı yeterince pompalayamadağında kan ulaşmayan veya kan az olan yerler, sanki canı çekilmiş gibi oluyor,  Hani elim uyuşmuş, kolum uyuşmuş demiyormuyuz ya, halbuki oralara kan gitmemiş. can ve yaşamda, vücudun her noktasına Kan ve oksijenin gitmesi ile Hayat buluyor. kan gitmeyince oksijen de gitmeyor, ve ölüm, Hatta belki  felç hastalığı bile bu şekilde, yani  kanı yeterince pompalayacak yeni bir kalp yapılınca, Yedek kalp, veyahut kalp kan pompalıyor yapılınca, İşte aslında vücut Ölmez, kanda oksijende gitti heryere, gittiği sürece vücudun o bölümleri ve diğer yerleri Can bulur, Hayat bulur. Beyinde oksijen ve kan  ve yeterince enerji verici madde gittikce, bilincde ayakda ve ölmedi. ya da bu  beyin zaten belli bir süre oksijensiz durabilir  belki de, yoksa kan ve oksijen ve enerji saglayan maddeler varmıyan yer  ölüyor. Ölümsüzlüğün çaresini bir bölümüde kalpte gizli, damarda gizli,kanda gizli, oksijen de gizli,  beyinde oksijeni iyi alan hücreler ihtiyarlamaz, genç kalır, vücutta suyunu iyi alan yerler, buruşmaz genç kalır. vitaminini  enerjisini iyi alan organlar, yaşlanmaz ölmez, yorulduğunda dinlendirilen organlar, yine eskimez. Bunlar göz önüne alınması lazım, gençliğin sırrının çözülmesi, ölümün çaresinin bulunması için. <br />
<br />
<br />
Geçen gün, internet amcanın, ya da Google amcanın, yahut da Microsoft amcanın azizliğine uğradım, nasıl mı? bir internet sayfasına giriş yapacaktım, şifrelerimi ve Nick ismi mi yazmaya çalışırken, Bana browserim, hatırlatma yapti,  daha bundan belki 8 sene, ya da daha öncesindeki Nick isimlerimi ve şifreleri mı hatırlıyor, Bu nasıl olabilir dedim, Şu anki kullandığım bilgisayar, O  8 sene önceki bilgisayar değildi, Benim şu anki kullandığım Browser de, o günkü kullandığım browser değildi, ama Google amca, aynı Google amca, microsoft amca, aynı microsof amca, Demek ki Bunlardan birisi, benim internette yaptığım her şeyi hatırlıyor biliyor,  geçen  sesli vaazda anlatmıştık ya, microsoft bilgisayarında yaptığın her şeyi text haline çevirip, ve bunu küçük bir data olaraktan, Microsoft merkezine iletiyor, ve herkesi bu yöntem ile takip ediyor demiştik, orada  yani microsoftta bir alet var converter var ki, oda o yazilari  o Teksti, aslinda video ise  videoya ve görüntüyse görüntüye yazi ise yaziya çevirecek konverter var demiştik, işte bunun ispatını bana ve microsof amca, ya da Google amca ispat etti bu Hadise ile bugün, yani sözümüzün doğruluğu ispat edilmiş oldu Elhamdülillah, yalan konuşmadık.<br />
<br />
<br />
Ay robot filminde, robot yapımcıları, robotları yapmadan önce, onlara koyduğu bir yasa, ile üç madde ile, anlaşma yada sözleşme koymuş ve<br />
 <br />
1. madde robotlar insanlara zarar veremez.<br />
 2. madde robotlar kendilerine de zarar veremez.<br />
 3. madde  Eğer insan zor durumda ise, onu kurtarmak için, robot kendine zarar verebilir, insanı kurtarmak için, insanı kendine tercih etmek zorundadır. kuralı konmuş. <br />
ve bu robotlar uygulanması gereken ana kural olarak  ana sözleşme  budur,  ilerisi için yani anlatılan Huri vaktine ermemiz için, robot yapacakların koyacakları kurallar bunlar ama, işte onlar, robotlar düşünmesini öğrenince, insanların dünyaya zarar verdiklerini görünce, bu anlaşmayı bozdukları, ve dünyaya zarar veren insanlara zarar verme kararı aldıkları ortaya çıkıyor o filimde, yani dünyada biz de yaşıyoruz, Siz dünyaya zarar verince, bizde yaşayacak yer bulamayız diyerekten, dünyaya zarar veren kimseleri öldürmeye hak iddia ediyorlar o filme göre, Evet Haklılar mı? Evet Haklılar, sen nasıl yaşadığın dünyaya zarar verebilirsin, Burada sadece sen yaşamıyorsun ki, hayvanlar var, bitkiler var, kuşlar var, kurtlar var,  bu ileride robotlarda yaşayacak bu dünyada, onlar da can Bulacak, onlar da bir canlı olacaklar, Yarın hurilerimiz olacaklar, Öyle mi? yani Kur'an kainatin anayasasi ya da ana maddeleri, Bu sebepten değiştirilmemiş oluyor. işte Türkiye'nin de kurulurken konuulan Anayasası'nın değiştirilemez denen  ana madde ve yasaları vardı,  birisi geldi  ve değiştirdi, ve düşün : insanoğlunu ve kainati yaratırken Allah, belli kurallar koymuş, belki belli haramlar ve helaller koymuş,(yasak olanlar ile serbest olanlar) ve gelsin birisi bunları helali haram yapsın, Haramı helal yapsın olurmu?   böyle bir şey olabilir mi, Allah buna razı gelir mi? Yasa koyucu buna, yasaya  uyunca, bu yasanın değiştirilmesine müsaade eder mi? Durum vahim yani. Haramlari helal sayan adam gibi yani.....<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَكَذَلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَاءلُوا بَيْنَهُمْ قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُوا أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَذِهِ إِلَى الْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَا أَزْكَى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve kezâlike beasnâhum li yetesâelû beynehum, kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen ev ba'da yevmin, kâlû rabbukum a'lemu bi mâ lebistum feb'asû ehadekum bi verıkıkum hâzihî ilâl medîneti felyanzur eyyuhâ ezkâ taâmen felye'tikum bi rızkın minhu velyetelattaf ve lâ yuş'ıranne bikum ehadâ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız”? dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 19. ayet)</span><br />
<br />
Zamanda yolculuğu keşfedecek Bilim adamlarına da bir tiyo vereceğiz ki  O : mesela akşam saat 8 de  yatıp uyudun,  ve Sabah altıda kalktın,  ve arada 10 saat var, ama sana, sen sabah sekizde kalktığın zaman kaç saat yada dakika uyudun, geriye bak, sen sorunca sen sanki bir dakika bile saymazsın, hani ashabi kef uyaninca öyle dediler diyor ya rabbimiz, Sen diyebilir misin ki : Ben 10 saat uyumuşum, ancak saat ile kontrol edince anlarsin bunun böyle oldugunu, senin için, sana sanki yattım ve kalktım gibi gelir o zaman, eğer arada uykuda delik olmadıysa, Uyanmadıysan, o zaman, zaman göreceli, yani zamanda yolculugu keşfettimi, adam Bundaki (anlattigimiz örnekteki) Sırrı keşfettiği zaman, bir nebze daha ileri geçebiliriz. Zamanda yolculugu keşfettiğimiz zamanda İhtiyarlık veya gençlik diye bir şey yok, bu bir nevi einstenin izafiyet teorsinin ispati yani, sen uyudun ve kalktin, saniyorsunki az önce yatmiştim, şimdide uyandim kalktim, amma ben sen uyurken uyumadim, ayaktaydim, ve arada cookca işler yaptim, ve senin için o zaman araligi bir saniye bile degil belki, amma benim için o zaman aralgi on saat, belki daha fazla,... Çünkü senin için zaman artık bitmiş durumda, yine adam 60 sene yaşamış, Geriye baktığında, bir gün bile değil o zaman, zamanda yolculuk eden de, 60 sene ileriye geçmesi, veya 60 sene öne geçmesi fark ettirmiyorsa, o zaman artık onun için yaşlanma veya gençleşme diye bir şey de olmaz. <br />
<br />
<br />
Uranyumdan sonra Toryumdan Enerji üretmenin Yollarını arıyorlarmış.<br />
Tamamen yanlış bir yolda ve yöndesiniz.<br />
Dünyamızdaki elementleri  bir bir tükettiğimiz zaman elimizde ne kalacak. <br />
öyleyse bir elementi bitirip  başka bir elemente enerji için geçmek çözüm değil.<br />
Benden tavsiye isterseniz, enerjiyi tekrar enerjiye dönüştürmenin yollarını arayınız.<br />
Nasıl arabada, arabanın gitmesiyle,  arabanın elektriğini üreten dinamo, nasıl enerjiyi tekrar enerjiye çeviriyorsa, aynı sistemin tramvay modelli yapılıp dünyamızda artık ulaşımın tramvay sistemleri yapılması lazım, ve bu sistemde mesela yan tarafa bir tane kadife tekerlek konduğu zaman, ve bu o tekerlek amortisörlü  olacak ileri geri çıkabilecek şekilde ve, aynı bisikletteki dinamo sistemi, bütün taşıtlar gittiği yerde kendi enerjisini tekrar enerjiye çevirecek, birisi enerjiyi bitirirken, birisi tekrar dolduracak, Bu sistemi bilgisayarda da uygulayabilirisniz, Sadece bunun benzeri enerjiyi tekrar enerjiye çeviren modeller arayayalım, yoksa elementleri bitirdiğiniz zaman, birazcık toprağımiz var suyumuz var, onu  da mi bitirelim. toprağımızı da harcarsak, nerede ekip bicip,  ne yiyeceğiz?  ne içeceğiz? öyleyse o zaman toprağımızı ve  elementlerimizi tasarruflu kullanmamız lazım.  Sakın ha Toryumu denemeyin. Bunun Sonuçları çok kötü olur.  sürtünme sisteminden bahsettim, elektrikte de aynı sistem var, elektrik harcanırken giden elektrik Eğer ki  sürtünme yapan bir hüllerin içinde  giderse, gittiği zaman sürtünme ile elektrigi tekrar elektrige çeviırmış olacak,  elektrik geri dönerken de aynı sistem,  bu sistemi bütün enerji modellerinde uygulayabilirsiniz. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Allahu Teala'nın bu kadar çok bitki hayvan yıldız Ay Güneş yaratmasındaki Hikmet nedir</span><br />
<br />
Webmasterler bilir ki,  ve tavsiye ederler ki, bir internet sayfası yaptığınızda, Eğer içeriğiniz çok az ve kısa ise,  Sayfanızı ziyaret eden bir ziyaretçi, bir defada sayfanızdaki, bütün sayfalarınıza bir defada bakar, ve artık bir daha o sayfaya gelmesine gerek yoktur. Çünkü hepsi bitmiştir o kadar, o yüzden derler ki,  sayfa yaptığın zaman, güncel konular olsun, güzel resimler olsun, yeni bilgiler olsun, her hafta yeni yazı yazın diye tavsiye ederler ki, gelen ziyaretçinin bir daha gelmesi için bir sebep olsun. işte Allahu Teala'nın ilmininde sonsuz olmasındaki Hikmet bundan, Eğer Allah'ın ilmi 1 sayfa olsaydı,  1 sayfa okuduktan sonra, artık başka bir şey bilmeye gerek kalmazdı, işte o yüzden, Allahu Teala çiçek yapmış, Aynı türden 50  küsür çeşit (50 sayisi burda kinaye) kedi yapmış, kedi çeşidi 50 çeşit, yani açtıkça açtıkça bitmeyen bir canli türü değilmi? Hani İnternette Pinterest diye bir sayfa var, resim bakıyorsun, açtıkça gidiyor, açtıkça gidiyor, artık yeter Bıktım bakmayacagım diyorsun, Allah'ın ilmi de yarattiklari da işte böyle sonsuz ki, bizi Bıktırma derecesi kadar cok, aynı resime yada bilgiye,  kaç kere tekrar tekrar bakar bir insan, her gün tereyağ bal yese bıkar insan derler,  Allah in ilmide böyle bir sayfa yada 1 derece olsaydı, bir kere ögrenince hayat SIKICI olurdu degilmi, Halbuki Allah in ilmi'nin böyle genişliği, kainatta yarattığı fark ettiğimiz Yıldızlar, Bitkiler, hayvanlar, çiçekler, Otlar böcekler ile çeşitlilikle, ilminin genişliğini gösteriyor, ve bizi bıktırmıyor, bir güle baktın, Ondaki güzellik bitti, diğer Gül de bambaşka bir güzellik, ikinci güle Baktığın zaman birinci gülden bıkıyor musun?.....<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَتَرَى الشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَاوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ فِي فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ مَن يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِي وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُّرْشِدًا<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve terâş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minhu, zâlike min âyâtillâhi, men yehdillâhu fe huvel muhted, ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
(Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 17. ayet)</span><br />
<br />
Rabbimiz, Kehf suresi 17 ayet de Ashabı Kehf için o ayette : "ki onlar fecvenin içinde olanlardan dı."  buyuruyor,  Bu ayeti kerimedeki oradaki "Fecve" ye mağaranın geniş yeri olaraktan  meal vermiş  müfessirler, bizim bu ayete verdiğimiz yorumumuz ise fecve degil  Face yahut Facebook onlar Facebook'tan birileriydi manasını veriyorum. yani o zaman Ashab-ı Kehf geçmişte değil gelecekte olan bir kıssa, Facebook veya Twitter veya Instagram'ı olan bir kimseler faceye sabah girse, Hele bir de şu kış vaktinde, sabah güneş doğduğu vakit girse, orada birazcık gezse internette surfen yapsa, bir de baksa ki güneş batıya geçmiş, Akşam olmuş, yani  ashabi kehfin Güneş sağlarından sollarına  çevriliyordu hikayesi bu olabilir, yani Facebook'ta uyutuluyoruz, Facebook'ta twitterde instagramda,.... yani internette zamanin  nasıl geçtiğini bilmiyoruz, Twitter'da Yine öyle Instagram'da öyle, dolaşıyorum derken akşamlar sabahlar oluyor, adam akşam yatmıyor sabaha kadar Face'de tur atiyor. eve gittiğinde senin face hesabinda Türkce bilenler grubun var, Türkce yazıyor  söylüyorsun  orada, Düşün yani sadece Türkçe Bilenler İçin degil bu face, iyi düşün bir de bütün dünyanın Facebook'un içinde olduğunu,  Japonya'dan Amerikasına kadar bütün devletlerdeki insanların, Facebook'ta hesabı olduğunu düşün, hepsinin olmasa da %50 sinin hesabı var, Bunların paylaştıklarını sabah gezmeye başlasan, akşama kadar gezebilir misin, Ne oldu, güneş,gezmeye başlaraken, Sağ taraflarındaydı, gez gez sol taraflarına gecti ve akşam oldu. Twitter yine aynı, Instagram yine aynı, Facebook'ta da gruplar var, Müslüman gruplar var, dini bilgi paylaşım, dini sohbet vaaz, resim paylaşıyor, ama bazı kimselerde var Adam satış yapıyor, ya da  kötü işlerde kullananlar da var, karı kız tavlıyor işte, her merak ve ilgiye göre bilgi resim müzik filim video paylaşanlar var, bitermi bunlari gezmekle, bu günümüzün insanlarının içinde, insanların arasinda artık kahveye çıkmak bile  makbul görülmeyen böyle bir cagda,  kağıt gazetenin bile internete indiği bir cağda, insanların işte böyle sığındıkları bir mağara gibi, Sanal Facebook grupları instagram gruplari var, Akşam oldu, bu adam bir grupta ve onun içine giriyor adam, grup  içinde birbiriyle chat yapıyor, sohbet yapıyor, işte sığındıkları bir mağara gibi bir şey, 300 sene ya da  500 sene hikayesi de budur belki. Facebook taki bilgiler, Allahu alem, içindeki bilgilerin olduğu yer araligi  belki 300 senelik Bilgiler içinde olabilir, Facebook'ta Mesela, benim eski Facebook hesabımda bir tane Grup vardı eski Ankara resimleri diye bir grup oluşturdular, Ankara'nın yani 100 senelik resimleri olabilir içinde değil mi? Bu resim olarak da olabilir ya da bilgi  olaraktan da olabilir, 300 senelik Bilgi, zaten o 300 sene kinayedir belki de, Çünkü biz bugün internette Aradığımız zaman, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundaki bilgileri arayıp bulabiliyoruz, kayıtlarda var, o zaman Osmanlı 600 sene yaşadı ise, 90 sene de ondan sonrasi Türkiye kurulduysa etti sana 700 sene, 700 senelik bilgiye halen şu anda ulşabiliyorz, kayıtlarda mevcut olan, bence  o 300 senede kinaye olabilir zaten. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yine eski medeniyetlerden kayıp ülke Atlantis aranıyor:</span><br />
<br />
Atlantis Denizin dibinde  batmış bir ülke zannediliyor,  Halbuki Atlas demek yıldızlı gökyüzü demek, Atlantis Allahu alem Samanyolu'nun Bir ismi, ama hangi sistemdeki Samanyolu?  Allahu Teala Rahman suresinde <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym RAHMAN Suresi 33. ayet)</span><br />
<br />
yeri ve göğü aşabiliyorsanız aşin, eğer aşamıyorsanız sizi aştıracak bir güç vardır, diye tarif ediyor,  yani Allah'ın yardımı ile aşabilirsiniz diyor, <br />
<br />
<br />
 o zaman daha önceki yazılarımızda anlattığımız apollo ve starbak  filmi olan  savaş Yıldızı filminde, dünyalılar dünyadan, uzaya yolculuk edip Hatta geldikleri dünyayı Kaybedecek kadar ileri gidiyorlar, işte Atlantis hikayesi de bunlardan birisi, ve ilerde zamanda yolculuk mekanda yolculuk, ve Senin aklında bir yer var Sema'nın kapılarının açıldığı yer var, oradaki kimseler, Hatta şu anda Sema'nın Başka bir yerinde bizden gidip yolculuk ediyor olabilirler, ve  Türk mitolojisinde ve Aztek mitolojisinde ki mayalardaki,  "biz geri gelip sizinle tekrar buluşacağız diyenler" İşte o zaman  ve uzay yolculuğuna çıkan, serüvene başlayan kimseler olabilir, bir gün geri döneceğiz İnşallah diyerekten yolculuğa çıkmışlar, yani düşünelim öyle bir araç yapıldı, kendi enerjisini üretiyor, ve uzaydan canlı var mı diye aramaya gidiyorlar, başka sema katları gezilip görülmeye çıktıkları yolculukta, İnşallah bir gün  geri döneceğiz demezler mi yani?  öyle olunca, işte o azteklerin, veyahut Türklerin, eski mitolojisinde geçen İnşallah biz geleceğiz diyenler, işte Atlantis, Kayıp Şehir ya da,  kayıp gezegen, ya da kayıp uzay aracı, ve savaş Yıldızı filminde, orda couk yapmak yasak ve  en sonunda  insan azalir, ve gemide bir tane çocuk yapıyorlar, o çocuk çok zeki oluyor, kainatta  dünyanın nerede olduğunu tekrar bulur,  Sema'nın neresinde olduğunu bulup keşfediyor, ve geri dönüyorlar, dünyaya geldikleri yere geri.  işte  inşallah bir gün döneceğiz dedikleri yere bir gün geri dönüyorlar, hani Bilim kurgu film diyeceksin, Allah'ın ilminin dışında hiçbir bilgi olamaz, her yalanın içinde bile bir gerçek vardır. Yalanın yalan olduğu gerçektir en azından.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Karoğlan sözü:</span><br />
<br />
"Her Yalanın içinde bile bir gerçek vardır ki, mesela en azından, Yalanın yalan olduğu bir gerçek ve  hakikattır.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Karaoğlan 27 Kasım 2018 salı saat 19 09.)</span><br />
<br />
Havalar soğuk,  donuktu yağamıyor, Bengü'nün şarkıdaki gibi, ve gelelim bir başka meseleye, Allah her şeyi zevc halinde yarattığını, yani eşler halinde yarattığını Söylüyor, ama bilim adamları diyor ki, Bir Kar tanesinin başka bir benzeri ve eşi yok, tabii bunu tespit etmek mümkün değil zaten de, elbette Onun da eşi vardır, kar tanesi ile yağmur tanesi eşdir mesela, Yağmur taneleri de aynı birbirinin benzeri değil Demek ki. onu zaten ispat etmek mümkün değil, çünkü eşi demek sadece aynısı demek değil,  sağ elinin karşılığı, sağ el değil,  Onun eşi ve ve zevci sol el  olduğu gibi, Kar Tanelerinin eşide Yağmur taneleri olabilir.<br />
<br />
Yine başka bir mesele, Allah da yaratırken katman katman yaratmış, ve göz kamera ve ekran görüntüyü  gösteren yer, karşında bir görüntü var, Onu sana Gözlerin gösteriyor, bedeninin ekranı, Senin bedenin ekranı Gözlerin, beynin değil, beyin  ekran kartının içindeki aletler gibi,  öyle olunca  ekran gözler, ve ilk ekranlar, ilk televizyonlar, ilk kameralar siyah beyaz idi, Allah da gözleri yapmaya başladığında, ilk önce siyah beyaz gören gözleri yaratmış, yani  köpek gözleri önce yaratılan gözler oluyor, diyor ki bilim adamları : köpekler siyah beyaz görüyor ki, Allahu Teala sistemi böyle başlattıgi için, bize koyduğu yasa ile, ekran, Biz ilk defa ekran keşfettiğimiz zaman, Bizde siyah Beyaz'dan başlayarak keşfedecek dik, Çünkü Allah o ilmi oraya öyle koydu,  köpeklerin gözlerinin siyah beyaz görmesinin sebebi bu yüzden.  Okula gidince 5. sınıftan başlanmıyor, İlla 1. sınıftan başlayacaksın, Belki çok akıllı isen 2 sınıf birden geçersin. Öyle olunca biz de ilk defa ekran ve kamera keşfedeceğiniz zaman, demek ki bu işin yöntemi siyah beyaz ile başlamak zorunda idi, Çünkü bu 1. sınıftaki matematik ile 5. sınıftaki matematik dersi aynı değil, Birinci sınıfta sorulan problem ile 5. sınıf test soruları ve problem ve çözümü aynı değil. Allah da bize basit matematik dersi ile başlatıp, sonra yüksek sınıfları öğrenmemizi öğretiyor bunun ile. ya ondan sonra Renkli gözlerin vakti, renkli kameraları renkli ekranları keşfettik, Daha sonra ise şu anki Bilmem 1000000... pikselli kameralara geçtik,  HD kameraları keşfettik, Yani yol  eğitim basamak basamak kardeşim, hakiki mürşit Allah'tır, o öğretme sini bilmez mi hiç. <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Raşidi Tarikatı Dersleri 2018/48</span><br />
<br />
Bu haftaki tarikat dersimize gelince  bizi bilenler biliyor ki, bizim  tarikatımız Mevsim Tarikatı.<br />
Kar ve yağmur yağması da bizim alanımız içinde, o yüzden kar yağması için belli duanın ardından,  dibinin derinliğinden, ağzının genişliği daha büyük olan bir tastan, kaseden, Kar yağması için  Süt içilmesi gerektiğini öğrettik.  Ama bu süt hazırlanırken kabın 3/4 ü süt, dörtte biri soğuk su, çok az bir miktarda mis veya Gül yağı kataraktan iciniz demiştim.  ve buna itirazlar gelmekte  parfüm ve mis içilmez diyorlar  doğru mudur?<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cevap</span><br />
<br />
israil meyve ve sebzeleri bozmadan önce, evde domates kesince, domates kokardı, karpuz kesince, o evde karpuz kesildiği belli olurdu, kavun kesince kavun kokardı, Hatta bir deyim vardır:  "kavun musun ki g***** kokluyalimda, kim ve ne oldugunu bilelim." derler. yani kavunun bir kokusu vardı,  parfümü vardı, yine karpuzun bir  parfümü vardı, domatesin bir  parfümü vardı, yine Kurban Bayramı'nda  Koç veya koyun kesen  evdeki et kokusu, bütün mahalleyi alıp giderdi, Öyle tatlı bir koku yani, koyunun  etinin bile bir  parfümü vardı.  keçi etinin ki ondan başka bir parfüm, Peki biz bunları yerken, bu  parfümlerini ayırıp da atımıyorduk,  yoksa o parfüm  kukuları ile birlikte mi yiyorduk onları,  ki öyleydi, kokuları ile birlikte yiyorduk, hiç de öyle parfüm ve misk kokuları, onların mis kokuları Sağlığımıza zararlı falan değildi. Ne oldu da şimdi ben sütün içine Gül  yağı katınca, ve  içince sağlığa zararlı olduğunu iddia ediyorsunuz. Halbuki ben Afyonluyum. Afyon'un lokumu meşhurdur, ve biz Güllü lokum yaparız, gül kokulu lokum, yine Güllü reçel yaparız, gül kokulu reçel, onlar zarar vermiyor da, benim sütün içine kattıgim bir Gül yağımı zarar veriyor insana, Hayır Hayır, vallahi  bunlar Deccal fitnesi, başka bir şey değil. Eger sütün içine kattığınız orjinal misk ve yag ise, kimyasal yok ise, Vallahi zararlı değildir. Çünkü Allah her şeyin içine bir parfüm koymuş, insanın bile bir kokusu var, Ve öyle diyor insan için hizbleşmeyin  yani  gruplara bölünmeyin  senci, benci, oncu, buncu olmayın, Yoksa kokunuz gider diyor Rabbim, işte İsrail biz üstün bir ırkız dedi ve, Bizler ve Sizler diye,  bizleri gruba ayırdı,  sonra yiyecekleri bozdu, artık domates kesiyorsun, domates yerine balık kokuyor, karpuz kesiyorsun, kabak kokuyor, yani kokunuz gitti Velhasıl kelam, hukukumuz gücümüz elden gitti, kaybettik hizbleştik.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُواْ وَاذْكُرُواْ اللّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلَحُونَ  وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">رِيحُكُمْ </span>وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ lekîtum fieten fesbutû vezkurullâhe kesîran leallekum tuflihûn. Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ey iman edenler! size karşı olan herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman, onlara karşı sebat edin, ve Allah’ı çok anın ki  onlara karşı başarıya erişesiniz. Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve <span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">kokunuz </span>ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 45 ve 46. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve lâ tekûnû kellezîne teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehumul beyyinât, ve ulâike lehum azâbun azîm.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 105. ayet)</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 103. ayet)</span><br />
<br />
<br />
Rabbim, bütün milletlerin beklediği  Mehdi Aleyhisselam hatırına, hizbleşmeyi bırakıp, bir ve bütün olmayı nasip eylesin insanliga, ve kokumuz yeniden geri gelsin inşallah. <br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
<br />
Schrems, 27 Kasım 2018 Salı<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allah Adamlarının Her Soruya Bir Cevabı Vardır]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34607</link>
			<pubDate>Wed, 27 May 2026 20:41:33 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34607</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah Adamlarının Her Soruya Bir Cevabı Vardır</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 16  Aralık  2019 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
قُلْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَالرَّسُولَ فإِن تَوَلَّوْاْ فَإِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ الْكَافِرِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul etîûllâhe ver resûle, fe in tevellev fe innallâhe lâ yuhibbul kâfirîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadakallahul Aziym Âli İmrân Suresi 32. Ayet</span></span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
"Kişi kendiyle yetinmedikçe, kıyamet kopmayacak."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Hatib)</span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yolculugumuza başliyoruz :</span></span><br />
<br />
Rabbim buyruğu üzerine sizlere diyorum ki :<br />
<br />
"Allah’a, Allahın meleklerine, ve Allahın Peygamberlerine,  ve Allahın Sadık dostlarina (Yani  Allah ın veli Kullarına, yani Allahın dostluğunu kazanmış kullarına) itaat edin.'<br />
<br />
<br />
Diğer Dinlere Mensub kimseleri bile dize getirip adam ettim de, şu münkirleri, inkarcıları adam edemedim  ya, ona yanıyorum.<br />
<br />
Hani bir hikaye vardır, adamın bir tanesinin bir işi vardır, o işinin olması için adak adar. Adağın da da <br />
<br />
"eğer şu işim olursa, boynuzu iki karış olan koç keseceğim" der.<br />
<br />
Aradan zaman geçer ve, Allah  duasını kabul edip, isteğini oldurur.  Fakat  o adam,  o  kadar aramasına rağmen, boynuzu iki karış olan bir koç bulamaz ve, adağını yerine getiremez. Kabul  olan  duasıda, adağı da bir çocuk sahibi olmaktır. Çocuk sahibi  olmuştur fakat, adağını yerine getiremediği için, çocuğa bir şey olmasından korkmaktadır. O köyün ileri gelenlerine halini anlatır. oradan  birisi der ki :<br />
<br />
"Falancı evliya,  bunun  çaresini bulur" der.  adam o  evliya ya gider,  durumunu anlatır. Evliya da ona der ki :<br />
<br />
Eğer adağını  bizim  sofilere  dağıtırsan, sana  çaresini  öğretirim der. Adam kabul eder.  Evliya  orada  oynayan  küçük  bir çocuğu çağırır, ve adama der ki :<br />
<br />
"Git bizim Çoban'dan en iri koçu al gel" der.  <br />
<br />
ve o çocuğa  bu  Koçun  boynuzunu  karışın ile ölç der.  ve o çocuk ölçer ve, o  çocuğun karışları ile iki karış gelir.  Yani demem o ki,  Allah  adamlarında  her sorunun bir cevabı vardır ama, almasını bilene.<br />
<br />
Ve biz  geçen haftaki sohbette,  Nakşibendi  tarikkatında sofi iken, gecede iki yada,  üç paket sigara içtiğimi  söyledim diye,  yine bunun cukkkasını  benim  kafaya  geçirdiler.<br />
<br />
"Hadi  bakalım,  gecede  üç  paket sigara iç te,  görelim!" diyorlar ve bana,  her  beş  dakikaya bir  sigara iç sinyali  gönderiyorlar.  çünkü  3 paket sigara 60  tane sigara eder ve Her  bir sigara  5  dakika ara ile içilirse, 300 dakika eder O da saat olarak 5 saat eder. 10 dakika ara ile.... 600 dakika....<br />
Sen  hangi  ara bu üç paket  sigarayı  içtim diye böyle  sallıyorsun demeye getiriyorlar.<br />
<br />
Halbuki  bu  sorunun cevabı da bizde. Bizim öğrendiğimiz edebimiz de, sigara paketini çıkarınca, Sadece kendin yakmazsın, yanındaki  içen  arkadaşlarınada uzatırsın. Sofiler  bunu bilmezdi,  biz  öğrettik. 5 Sofi var isek camide, Ben Paketi çıkarınca, bir tane kendim yaktım,  4  tanesini de  arkadaşlarıma dağıtım.  Gitti 5  sigara. Sonra M. Hoca'nın canı sigara çekince, o da kendi paketini çıkardı ve, O da 5 Sigara içmiş oldu. yani böyle olunca,  bir Seferde paketten 5 sigara  eksildi.  Mesele bu kadar basitken bize inanmayan münkirlere ne diyeyim.<br />
<br />
<br />
O Cömert öğrettiğim sofilerden birisi bir gün, Marlboraya alışmış  ve, paketi koynuna  koymuş,  bize  dağıtmıyor,  koyunundan  tek tek  çıkartıp  kendi içiyor.  Marlbora pahalı çünkü.<br />
Biz ise  Marlborayi  paket paket dağıtan idik.  Marlbora  sigarasinin  tatlı olma sebebi ise, o su ile yıkanmıyor, şarap ile yıkandığı için tatlı oluyor, püf noktası burada, pahalı olma sebebi de o. Sofi şaraba  alışmış farkında değil, bir de bizden şarap kıskanıyor, cimrilik ediyor.<br />
Yani Velhasıl kelam bir paketi 5 e böldüğün zaman ben bir paketten 4 sigara içiyordum, gerisini arkadaşlar içmiş oluyordu, böyle sigara içene paket dayanır mı, Kaç 3 paketler, kaç  kartonlar  dağıttım o sofilere ama, değeri bilinmedi.  şimdi bizi  ne arayan,  ne soran sofi var. Bu mesele de bu kadar.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamberimiz</span></span><br />
<br />
"Selamı, aranızda yayın"demiş.<br />
<br />
Fakat Selam  Sadece müslümanlara  ait bir âdet  değil. Çünkü her milletin, kendine özgü, aralarında selamlaşma âdeti var zaten. Allah bu kuralı umuma münhasır koymuş. Yoksa  bize  Özel  değil. Ayı bile  el  salllayıp  Selam verebiliyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu hafta sizlere bir Tefekkür sorusu soracağım!</span></span><br />
<br />
Peygamberimiz Miraç etti de, hiç bildirilen hadislerde "şunu yedi, bunu içti" yok<br />
<br />
Hani memlekete gidip gelen birisine,  memleketten haber sorarken  <br />
<br />
"Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat" denir ya.  <br />
<br />
Burada Hz. Muhammed sadece  gördüklerini  anlatmış,  "Hiç şunu yedim, bunu içtim" demiyor.  <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru :</span></span> Hz. Muhammed e  Miraçta,  yemek ve  içecek  bir şeyler  ikram etmediler mi?<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başka bir mesele</span></span><br />
<br />
“ saç Sefa da,  tırnak cefada  büyür.” derler.<br />
<br />
Tırnak toprakla veya çöp ve pislikle uğraştığın zaman uzayan bir uzuv.<br />
<br />
Saç ise, temizlenip yıkandığı zaman uzayan bir uzvumuz.<br />
<br />
Birisi  temizlikten  hoşlanıyor, birisi  pislikten  hoşlanıyor.<br />
<br />
Fazla uzadığı zaman kesilen azalarımız.<br />
<br />
ve Müslüman Erkekler de bir de,  pipisi  sünnet ettirilip kesilir.<br />
<br />
Kötü ve pis tarafımız azdığı zaman, ona fren koymak için, tırnaklarımızı temiz tutmamız lazım ki, kısaltmamız lazım ki, kötülük ve günahlarda fazla giden taraflarımızı, bu sayede kısmamız lazım.<br />
<br />
Saç Sakal uzayınca  onu da  keseriz ki :  iyilikte de  aşırıya kaçmamak lazım. iyiliğe de bir yerde fren koymak lazım.<br />
<br />
Gelelim  püf noktasına, pipinin  kesilmesine : O ise, müslüman ve müminlere has bir özelliktir ki, nefsi azdığı zaman, nefsine fren koyabilmek içindir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güneş ve ay takvimi arasındaki fark ve ay takviminin faydaları</span></span><br />
<br />
 Hazreti Muhammed Mustafa,  Miladi Takvim ile, 571 in  Nisan ayında  doğmuş,  ama hicri takvim ile ise, Rebiülevvel ayının  12 ci gecesi  doğmuş.  ve Kameride yani hicri takvimde,  her sene  Rebiul Evvel 10 gün önce gelir.<br />
Mesela  Böyle sabit olmayan bir takvim,  Banka sisteminde  uygulansa,  System çöker, hiç böyle bir takvim faiz sisteminde kullanılabilir mi? yahut vergilendirmede kullanılabilir mi? yanlış bir takvim.<br />
Peki  Miladi takvim doğru mu?  o da : 365 gün  birde 6 saat var,  o 6 saat  onuda  bozuyor. O yüzden Şubat 4 senede bir 29 çekiyor.<br />
<br />
Peki takvim olarak ne kullanacağız, O zaman en doğrusu ne derseniz : <br />
Kuantum çağındayız ve, Atom saati ve  takvimi kullanmamız lazım.  doğrusu bence bu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kameri veya  hicri  takvim kullanmanin faydasi </span></span><br />
<br />
Hz. Muhammed Rebiülevvel'in 12. gecesi doğdu da, gelecek sene 10 gün önce doğmuş oluyor, Nasıl olur bu demeyin, çünkü Muhammed'den binlercesi var. Demek ki, Muhammed'in bir parçası da, ertesi sene 10 gün önce doğdu ve, adını da belki Fatma koydular,  Muhammed'in bir parçası da o, yahut İbrahim koydular, yine Muhammed'in parçası, yahut Zeynep koydular, yahut günümüzdeki gibi Mehmet koydular, Kasım koydular, Mahmut koydular, Ahmet koydular,.... işte Muhammed'den binlercesi her sene 10 gün önce, 10 gün önce ve, hatta günümüze kadar geldiğinde, Muhammed senenin her günü, ve her saniyesi, her dakikası doğmuş oluyor, ve dünyamız da Muhammed parçası dolu (Güneş parçacıkları partikülleri). Yine Hz. Nuh  BABA öyle  dünyamız da Nuh parçası dolu (Neptün parçacıkları partikülleri), yine ibrahimler böyle, Musa lar böyle, isa lar böyle.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başka bir mesele</span></span><br />
<br />
Hz. Muhammed Mustafa'ya eziyet edenler, bir gün bir savaşta öldürüldüler ve,  cesetlerini bir çukura dolduruldular. Hz Muhammed  o çukur'un başına vardı ve ölülere seslendi :<br />
<br />
"şimdi anyayı Konya'yı gördünüz mü!" dedi.<br />
<br />
Tabi benim tabirim ve yorumum ile böyle bir söz bu söz.<br />
<br />
Oraya Hz. Ömer geldi  <br />
<br />
"Ya Rasulallah, Ölüler duyar mı?" dedi. <br />
<br />
Cevaben "Evet duyarlar, ama cevap veremezler" dedi Peygamberimiz.<br />
<br />
Eğer Ölüler duymuyor olsa, Sur üflendiğinde nasıl kalkacaklar da,  hesap günü  için hazır olacaklar.<br />
<br />
Çünkü surun üfürülmesi, bir borozan sesi, bir ses  frekansı, yani ölüleri dirilten bir frekans varmış, bir ses varmış, onu da İsrafil üfleyebilir miş. Ölüler duyacaksa o sesi, Ölüler ölü değil o zaman, duyabiliyorlar. Toprak olmuş, toprağa karışmış birisi nasıl duyar demeyin!<br />
<br />
Kuantum çağındayız ve, atom altı parçacıkların, her şeyi duyup, ona göre hareket ettiklerini öğrendik mi bugün? öğrendik. Toprak olsa ne yazar, her madde, element, her şeyi duyabiliyor, anlayabiliyor, idrak edebiliyor. O zaman ölünün parçaları niye duymasın bizler topraktan değilmiyiz? (Elementar Yapımız Yokmu?).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçen hafta anlattığım "Eşek Kulaklı Midas" efsanesi ve, her şeyi altına çeviren adam hikayesi ile ilgili</span></span><br />
<br />
<br />
Bugün günümüzde, toprağı altına çevirmenin formülünün aranması doğru mudur? Toprak altın olur mu?<br />
<br />
Oluyormuş, peygamber efendimizin bir kıssası var :<br />
<br />
Peygamberimiz bir ara dünyaya meyleder, ve Allah'ın Emriyle Cebrail Aleyhisselam dünyaya iner.  Şu anki Yerini bilmiyorum ama, benim hacca gittiğim sene, Ebu Cehil in evini tuvalet yapmışlar, ve o dağ Onun üst tarafında (Ebu Cehil in evinin üst tarafında)  tepe mi desek, dağ mı desek. Cebrail diyor ki Peygamberimize:<br />
<br />
Eğer sen Altın ve Dünya Malı istiyorsan, şu dağa bak, Rabbim O dağı altına çevirecek!" diyor.<br />
<br />
Peygamberimiz o dağa bakıyor, dağ sararmaya başlıyor, O zaman gönlündeki dünya sevgisi bitiveriyor.<br />
<br />
"Tamam dur, dur" diyor.<br />
<br />
Şu anda hala, o dağın sararmış vaziyette olduğu söyleniyor. Tabii bu Hadisenin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama, demek ki öyle süper nova çarpışmasına falan gerek yok,  toprak altın olabiliyormuş. Eğer  bu Hadise yani, bu olay doğruysa, o zaman Toprak altın olabiliyormuş, Allah toprağı altına döndürmeyi, O toprakta başlatmış. o toprağı inceleyen, toprak nasıl altın olur? belki de bulur ama, bu bizim hayrımıza mı olur, şerrimize mi olur? <br />
Peygamberimiz görmüş ki, bunun şerrinin bize doğru olduğunu, ve dünyaya meyletmekten vazgeçmiş. Cebrail de onun dünyaya malına meyletmesini istemediği için onu göstermiş zaten. Allahu Teala da, mucize göstererekten, O'nun dünyaya meyletmesine engel olmuş. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gelelim bu haftaki Cennet tasvirlerimize</span></span><br />
<br />
Daha dün, mektup  yazmak  için uğraşıyorduk,  mektup göndermek için, postacı,  Postahane lazım, kalem lazım, kağıt lazım, zarf lazım,... ve bir de zaman lazımdı.  Allah  Cennetteki  kulları  zahmet çekmesin diye, e-posta icat ettirdi ki, klavyede yazıyorsun, saniyesinde yerinde. Kaleme ihtiyaç yok, kalem bitti diye, Kırtasiye ihtiyaç yok, mektuba ihtiyaç yok, postacıya ihtiyaç yok, Ne lazım? "Bilgisayar, elektrik, internet" Allah bu zahmeti de üzerimizden almış, kullarım bu zahmet'i de çekmesin demiş.<br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ <br />
<br />
<br />
Daha Rabbimizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz.<br />
<br />
Rabbim, Rabbi Rab bilmek nasip etsin, askerime ve bütün insanlığa.<br />
<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span></span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span></span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span></span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span></span><br />
<br />
Schrems, 21 Şubat 2019 Perşembe <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah Adamlarının Her Soruya Bir Cevabı Vardır</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 16  Aralık  2019 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
قُلْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَالرَّسُولَ فإِن تَوَلَّوْاْ فَإِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ الْكَافِرِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kul etîûllâhe ver resûle, fe in tevellev fe innallâhe lâ yuhibbul kâfirîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadakallahul Aziym Âli İmrân Suresi 32. Ayet</span></span><br />
<br />
<br />
---oOo---<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
"Kişi kendiyle yetinmedikçe, kıyamet kopmayacak."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Hatib)</span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yolculugumuza başliyoruz :</span></span><br />
<br />
Rabbim buyruğu üzerine sizlere diyorum ki :<br />
<br />
"Allah’a, Allahın meleklerine, ve Allahın Peygamberlerine,  ve Allahın Sadık dostlarina (Yani  Allah ın veli Kullarına, yani Allahın dostluğunu kazanmış kullarına) itaat edin.'<br />
<br />
<br />
Diğer Dinlere Mensub kimseleri bile dize getirip adam ettim de, şu münkirleri, inkarcıları adam edemedim  ya, ona yanıyorum.<br />
<br />
Hani bir hikaye vardır, adamın bir tanesinin bir işi vardır, o işinin olması için adak adar. Adağın da da <br />
<br />
"eğer şu işim olursa, boynuzu iki karış olan koç keseceğim" der.<br />
<br />
Aradan zaman geçer ve, Allah  duasını kabul edip, isteğini oldurur.  Fakat  o adam,  o  kadar aramasına rağmen, boynuzu iki karış olan bir koç bulamaz ve, adağını yerine getiremez. Kabul  olan  duasıda, adağı da bir çocuk sahibi olmaktır. Çocuk sahibi  olmuştur fakat, adağını yerine getiremediği için, çocuğa bir şey olmasından korkmaktadır. O köyün ileri gelenlerine halini anlatır. oradan  birisi der ki :<br />
<br />
"Falancı evliya,  bunun  çaresini bulur" der.  adam o  evliya ya gider,  durumunu anlatır. Evliya da ona der ki :<br />
<br />
Eğer adağını  bizim  sofilere  dağıtırsan, sana  çaresini  öğretirim der. Adam kabul eder.  Evliya  orada  oynayan  küçük  bir çocuğu çağırır, ve adama der ki :<br />
<br />
"Git bizim Çoban'dan en iri koçu al gel" der.  <br />
<br />
ve o çocuğa  bu  Koçun  boynuzunu  karışın ile ölç der.  ve o çocuk ölçer ve, o  çocuğun karışları ile iki karış gelir.  Yani demem o ki,  Allah  adamlarında  her sorunun bir cevabı vardır ama, almasını bilene.<br />
<br />
Ve biz  geçen haftaki sohbette,  Nakşibendi  tarikkatında sofi iken, gecede iki yada,  üç paket sigara içtiğimi  söyledim diye,  yine bunun cukkkasını  benim  kafaya  geçirdiler.<br />
<br />
"Hadi  bakalım,  gecede  üç  paket sigara iç te,  görelim!" diyorlar ve bana,  her  beş  dakikaya bir  sigara iç sinyali  gönderiyorlar.  çünkü  3 paket sigara 60  tane sigara eder ve Her  bir sigara  5  dakika ara ile içilirse, 300 dakika eder O da saat olarak 5 saat eder. 10 dakika ara ile.... 600 dakika....<br />
Sen  hangi  ara bu üç paket  sigarayı  içtim diye böyle  sallıyorsun demeye getiriyorlar.<br />
<br />
Halbuki  bu  sorunun cevabı da bizde. Bizim öğrendiğimiz edebimiz de, sigara paketini çıkarınca, Sadece kendin yakmazsın, yanındaki  içen  arkadaşlarınada uzatırsın. Sofiler  bunu bilmezdi,  biz  öğrettik. 5 Sofi var isek camide, Ben Paketi çıkarınca, bir tane kendim yaktım,  4  tanesini de  arkadaşlarıma dağıtım.  Gitti 5  sigara. Sonra M. Hoca'nın canı sigara çekince, o da kendi paketini çıkardı ve, O da 5 Sigara içmiş oldu. yani böyle olunca,  bir Seferde paketten 5 sigara  eksildi.  Mesele bu kadar basitken bize inanmayan münkirlere ne diyeyim.<br />
<br />
<br />
O Cömert öğrettiğim sofilerden birisi bir gün, Marlboraya alışmış  ve, paketi koynuna  koymuş,  bize  dağıtmıyor,  koyunundan  tek tek  çıkartıp  kendi içiyor.  Marlbora pahalı çünkü.<br />
Biz ise  Marlborayi  paket paket dağıtan idik.  Marlbora  sigarasinin  tatlı olma sebebi ise, o su ile yıkanmıyor, şarap ile yıkandığı için tatlı oluyor, püf noktası burada, pahalı olma sebebi de o. Sofi şaraba  alışmış farkında değil, bir de bizden şarap kıskanıyor, cimrilik ediyor.<br />
Yani Velhasıl kelam bir paketi 5 e böldüğün zaman ben bir paketten 4 sigara içiyordum, gerisini arkadaşlar içmiş oluyordu, böyle sigara içene paket dayanır mı, Kaç 3 paketler, kaç  kartonlar  dağıttım o sofilere ama, değeri bilinmedi.  şimdi bizi  ne arayan,  ne soran sofi var. Bu mesele de bu kadar.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamberimiz</span></span><br />
<br />
"Selamı, aranızda yayın"demiş.<br />
<br />
Fakat Selam  Sadece müslümanlara  ait bir âdet  değil. Çünkü her milletin, kendine özgü, aralarında selamlaşma âdeti var zaten. Allah bu kuralı umuma münhasır koymuş. Yoksa  bize  Özel  değil. Ayı bile  el  salllayıp  Selam verebiliyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu hafta sizlere bir Tefekkür sorusu soracağım!</span></span><br />
<br />
Peygamberimiz Miraç etti de, hiç bildirilen hadislerde "şunu yedi, bunu içti" yok<br />
<br />
Hani memlekete gidip gelen birisine,  memleketten haber sorarken  <br />
<br />
"Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat" denir ya.  <br />
<br />
Burada Hz. Muhammed sadece  gördüklerini  anlatmış,  "Hiç şunu yedim, bunu içtim" demiyor.  <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru :</span></span> Hz. Muhammed e  Miraçta,  yemek ve  içecek  bir şeyler  ikram etmediler mi?<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başka bir mesele</span></span><br />
<br />
“ saç Sefa da,  tırnak cefada  büyür.” derler.<br />
<br />
Tırnak toprakla veya çöp ve pislikle uğraştığın zaman uzayan bir uzuv.<br />
<br />
Saç ise, temizlenip yıkandığı zaman uzayan bir uzvumuz.<br />
<br />
Birisi  temizlikten  hoşlanıyor, birisi  pislikten  hoşlanıyor.<br />
<br />
Fazla uzadığı zaman kesilen azalarımız.<br />
<br />
ve Müslüman Erkekler de bir de,  pipisi  sünnet ettirilip kesilir.<br />
<br />
Kötü ve pis tarafımız azdığı zaman, ona fren koymak için, tırnaklarımızı temiz tutmamız lazım ki, kısaltmamız lazım ki, kötülük ve günahlarda fazla giden taraflarımızı, bu sayede kısmamız lazım.<br />
<br />
Saç Sakal uzayınca  onu da  keseriz ki :  iyilikte de  aşırıya kaçmamak lazım. iyiliğe de bir yerde fren koymak lazım.<br />
<br />
Gelelim  püf noktasına, pipinin  kesilmesine : O ise, müslüman ve müminlere has bir özelliktir ki, nefsi azdığı zaman, nefsine fren koyabilmek içindir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güneş ve ay takvimi arasındaki fark ve ay takviminin faydaları</span></span><br />
<br />
 Hazreti Muhammed Mustafa,  Miladi Takvim ile, 571 in  Nisan ayında  doğmuş,  ama hicri takvim ile ise, Rebiülevvel ayının  12 ci gecesi  doğmuş.  ve Kameride yani hicri takvimde,  her sene  Rebiul Evvel 10 gün önce gelir.<br />
Mesela  Böyle sabit olmayan bir takvim,  Banka sisteminde  uygulansa,  System çöker, hiç böyle bir takvim faiz sisteminde kullanılabilir mi? yahut vergilendirmede kullanılabilir mi? yanlış bir takvim.<br />
Peki  Miladi takvim doğru mu?  o da : 365 gün  birde 6 saat var,  o 6 saat  onuda  bozuyor. O yüzden Şubat 4 senede bir 29 çekiyor.<br />
<br />
Peki takvim olarak ne kullanacağız, O zaman en doğrusu ne derseniz : <br />
Kuantum çağındayız ve, Atom saati ve  takvimi kullanmamız lazım.  doğrusu bence bu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kameri veya  hicri  takvim kullanmanin faydasi </span></span><br />
<br />
Hz. Muhammed Rebiülevvel'in 12. gecesi doğdu da, gelecek sene 10 gün önce doğmuş oluyor, Nasıl olur bu demeyin, çünkü Muhammed'den binlercesi var. Demek ki, Muhammed'in bir parçası da, ertesi sene 10 gün önce doğdu ve, adını da belki Fatma koydular,  Muhammed'in bir parçası da o, yahut İbrahim koydular, yine Muhammed'in parçası, yahut Zeynep koydular, yahut günümüzdeki gibi Mehmet koydular, Kasım koydular, Mahmut koydular, Ahmet koydular,.... işte Muhammed'den binlercesi her sene 10 gün önce, 10 gün önce ve, hatta günümüze kadar geldiğinde, Muhammed senenin her günü, ve her saniyesi, her dakikası doğmuş oluyor, ve dünyamız da Muhammed parçası dolu (Güneş parçacıkları partikülleri). Yine Hz. Nuh  BABA öyle  dünyamız da Nuh parçası dolu (Neptün parçacıkları partikülleri), yine ibrahimler böyle, Musa lar böyle, isa lar böyle.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başka bir mesele</span></span><br />
<br />
Hz. Muhammed Mustafa'ya eziyet edenler, bir gün bir savaşta öldürüldüler ve,  cesetlerini bir çukura dolduruldular. Hz Muhammed  o çukur'un başına vardı ve ölülere seslendi :<br />
<br />
"şimdi anyayı Konya'yı gördünüz mü!" dedi.<br />
<br />
Tabi benim tabirim ve yorumum ile böyle bir söz bu söz.<br />
<br />
Oraya Hz. Ömer geldi  <br />
<br />
"Ya Rasulallah, Ölüler duyar mı?" dedi. <br />
<br />
Cevaben "Evet duyarlar, ama cevap veremezler" dedi Peygamberimiz.<br />
<br />
Eğer Ölüler duymuyor olsa, Sur üflendiğinde nasıl kalkacaklar da,  hesap günü  için hazır olacaklar.<br />
<br />
Çünkü surun üfürülmesi, bir borozan sesi, bir ses  frekansı, yani ölüleri dirilten bir frekans varmış, bir ses varmış, onu da İsrafil üfleyebilir miş. Ölüler duyacaksa o sesi, Ölüler ölü değil o zaman, duyabiliyorlar. Toprak olmuş, toprağa karışmış birisi nasıl duyar demeyin!<br />
<br />
Kuantum çağındayız ve, atom altı parçacıkların, her şeyi duyup, ona göre hareket ettiklerini öğrendik mi bugün? öğrendik. Toprak olsa ne yazar, her madde, element, her şeyi duyabiliyor, anlayabiliyor, idrak edebiliyor. O zaman ölünün parçaları niye duymasın bizler topraktan değilmiyiz? (Elementar Yapımız Yokmu?).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçen hafta anlattığım "Eşek Kulaklı Midas" efsanesi ve, her şeyi altına çeviren adam hikayesi ile ilgili</span></span><br />
<br />
<br />
Bugün günümüzde, toprağı altına çevirmenin formülünün aranması doğru mudur? Toprak altın olur mu?<br />
<br />
Oluyormuş, peygamber efendimizin bir kıssası var :<br />
<br />
Peygamberimiz bir ara dünyaya meyleder, ve Allah'ın Emriyle Cebrail Aleyhisselam dünyaya iner.  Şu anki Yerini bilmiyorum ama, benim hacca gittiğim sene, Ebu Cehil in evini tuvalet yapmışlar, ve o dağ Onun üst tarafında (Ebu Cehil in evinin üst tarafında)  tepe mi desek, dağ mı desek. Cebrail diyor ki Peygamberimize:<br />
<br />
Eğer sen Altın ve Dünya Malı istiyorsan, şu dağa bak, Rabbim O dağı altına çevirecek!" diyor.<br />
<br />
Peygamberimiz o dağa bakıyor, dağ sararmaya başlıyor, O zaman gönlündeki dünya sevgisi bitiveriyor.<br />
<br />
"Tamam dur, dur" diyor.<br />
<br />
Şu anda hala, o dağın sararmış vaziyette olduğu söyleniyor. Tabii bu Hadisenin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama, demek ki öyle süper nova çarpışmasına falan gerek yok,  toprak altın olabiliyormuş. Eğer  bu Hadise yani, bu olay doğruysa, o zaman Toprak altın olabiliyormuş, Allah toprağı altına döndürmeyi, O toprakta başlatmış. o toprağı inceleyen, toprak nasıl altın olur? belki de bulur ama, bu bizim hayrımıza mı olur, şerrimize mi olur? <br />
Peygamberimiz görmüş ki, bunun şerrinin bize doğru olduğunu, ve dünyaya meyletmekten vazgeçmiş. Cebrail de onun dünyaya malına meyletmesini istemediği için onu göstermiş zaten. Allahu Teala da, mucize göstererekten, O'nun dünyaya meyletmesine engel olmuş. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gelelim bu haftaki Cennet tasvirlerimize</span></span><br />
<br />
Daha dün, mektup  yazmak  için uğraşıyorduk,  mektup göndermek için, postacı,  Postahane lazım, kalem lazım, kağıt lazım, zarf lazım,... ve bir de zaman lazımdı.  Allah  Cennetteki  kulları  zahmet çekmesin diye, e-posta icat ettirdi ki, klavyede yazıyorsun, saniyesinde yerinde. Kaleme ihtiyaç yok, kalem bitti diye, Kırtasiye ihtiyaç yok, mektuba ihtiyaç yok, postacıya ihtiyaç yok, Ne lazım? "Bilgisayar, elektrik, internet" Allah bu zahmeti de üzerimizden almış, kullarım bu zahmet'i de çekmesin demiş.<br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ <br />
<br />
<br />
Daha Rabbimizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz.<br />
<br />
Rabbim, Rabbi Rab bilmek nasip etsin, askerime ve bütün insanlığa.<br />
<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span></span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span></span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span></span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span></span><br />
<br />
Schrems, 21 Şubat 2019 Perşembe <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dua ile Kar Yağmur Yağarmı]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=34606</link>
			<pubDate>Wed, 27 May 2026 20:41:04 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">Raşit Tunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=34606</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua ile Kar Yağmur Yağarmı</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 10 Aralık 2019 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zalimlerin sadece hüsranını ve ziyanını artırır.<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 82. ayet</span></span><br />
<br />
<br />
Hicretin altıncı yılında büyük bir kuraklık ve kıtlık her tarafı sarmıştı. Ramazan ayında, bir cuma günü, Resûl-i Ekrem Efendimiz hutbe irad buyururken, kendisinden, "Allah'a dua et de bize yağmur versin." diye rica edildi. Bunun üzerine<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
"Allah'ım! Bize yağmur ver. Allah'ım! Bize yağmur ver." diyerek duâ etti.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Buharî, 1:179; Müslim, 2:613.)</span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yolculugumuza başliyoruz :</span></span><br />
<br />
Kabe küp şeklinde, Yani ev şeklinde, yani  yeryeryüzünde  ilk defa  bina edilen ev. Ev yapan  birisi,  nasıl O evi yaparken birçok emek harcar ise, Allah da insanı yaratmış, her bir insanın içine kalp koymuş, yani kabesi içinde, ve kainatı yaratmış, kainatın kalbi de bizim Yıldız sistemimiz. insan evi  yapmaya  başlar, ve  tamam edince,  nasıl ona zarar  gelmesine razı gelmez ise,  Allah  da  bu Kainata,  ve Dünyamıza, ve içindeki  binler insan,  binler hayvan ve nevisine, yüzlerce çeşit elementine emek harcamış, nasıl insan  kendi emeğine zarar gelsin istemez ise, Allah insanoğlundan daha kıskançtır, O da, yaptığı bunca emeğe zarar gelsin istemez, ve eğer Bizler ve Sizler, İnsanoğlu, yeryüzünde, Uslu bebeler olup, adamlar olup, doğru duran adamlar olursak, Allah da elbet, bu kadar emeğini zayi edip, kainatı ve dünyamızı, kıyamet ile yok edip yıkmaz. Bak dünyada, sigara sigara ile tutuşturulabiliyor,  Ateş ateş ile  tutuşturalabiliyor, yine Kibrit ve Çakmak ile tutuşturalabiliyor, Allahu Teala Kuran'ı Kerim'de salihlerle iyilerle beraber olun diyor:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla iyiler ile salihler ile beraber olun.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Sadakallahul Aziym TEVBE Suresi 119. ayet)</span></span><br />
<br />
Yani iyilik de, aynı ateşin ateşi tutuşturduğu gibi, iyilerde, iyilerin iyiliğini tutuşturabilir. Allahu Teala yine kur'an-ı Kerim'de yeryüzünü iyilere miras bırakacağını beyan ediyor:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
 أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Sadakallahul Aziym ENBİYA Suresi 105. ayetten pasaj)</span></span><br />
<br />
dünyada yeryüzünde iyilik hakim olursa elbet Allah burayı cennete çevirecektir. Allahu Teala rahmetinin gazabını koyup geçtiğini buyuruyor <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
"Rahmetim gazabımı geçti."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Aclunî,Keşfü'l-Hafâ, 1/448)</span></span><br />
<br />
bak nice Yıldız sistemleri var, Onların içinde gezegenler var, İçlerinde bir damla rahmet, yani su yok, Su yani rahmet, sadece bizim sistemimizde var. Allah'ın rahmeti, İşte bizim üzerimize, Biz insanoğlunun üzerine, rahmeti gazabını koyup geçmiş, ve dünyanın 4'te 3'ü su, insanın 4'te 3'ü su, yani rahmeti gazabını koyup geçmiş. dışarıdaki gezegenlerin bazıların da asit var, yakıp kavuruyor. <br />
<br />
<br />
Hazreti İsa'yı bekleyen Hıristiyan alemi ve diğer din mensupları, yılbaşında kar bekliyorlar, Nikolous bekliyorlar, Biz ise, Müslümanlar olarak, günahlarımızın affını istiyoruz, Ey Rabbimiz! bu dünyada bize açacağın, tertemiz bembeyaz, yeni bir sayfa istiyoruz. Yarabbi! günahlarımızı ört, yılbaşında bize beyaz bir sayfa aç, Her taraf bembeyaz olsun, kar ile ört, yeni bir yıla, temiz bir sayfa ile başlayalım. insanlık alemine bir şans daha ver Allah'ım, Belki bu sene, defterimizi kirletmeyiz, bu senemizi kirletmeyiz. Onların istekleri ile bizim isteklerimiz farklı görünüyor ama, aslında aynı şeyi istiyoruz. ya Rabbi! bize bir şans daha ver, temiz bir sayfa daha ver,  beyaz bir yılbaşı ver. Bize Hayırlı ve bereketli bir yılı Armağan et Ya Rabbi. <br />
Kötü düşünüp, pis pis Nazar eden, şom  ağızlıların şerrinden yine sana sığınıyoruz Ya Rabbi, bizi himayene al, onların zarar vermesine engel ol.<br />
<br />
Ben evlenirken Aralığın sonuydu,  o sene  iyi günlerde(yaz günlerinde)  evlenenler  siyah damatlık Elbiseleri kapmışlar,  bana da,  bir tane beyaz damatlık elbise kalmış, ve ben  evlenirken  kış  mevsimide  beyaz  damat  elbisesi  giydim,  yani  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Züleyha nın  düşkünü, beyaz  giyer kış günü"</span> </span>oldu.<br />
<br />
 öyle olunca  biz Mehdi isek, beyaz damatlık bize yakışır. yani yılbaşında kar yağdırmak Bize düşer, zaten Allah benden önce seçimini yapmış ve bize damatlık olarak, beyaz  damat  elbisesi ayırmış, bizi  siyah ve karanlık günler değil, İyi günler, beyaz günler bizi bekliyor inşallah-u Rahman. Yer demek Toprak demek, ve ana ve kadın demek, yar  ve sevgili demek, ve yerede  kar yağar ise,  O da beyaz gelinliğini giymiş ve Gelin olmuş olur. Mehdiye gelinliğini hazırlamış olan gelinler, yılbaşına hazır olun, kar yağacak inşallah. iyi düşünelim ki, iyi şeyler başımıza gelsin. Plasebo etkisi yani.<br />
<br />
Ebû Hüreyre’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, mescidin kıble tarafında bir balgam görmüştü. İnsanlara dönerek:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
“–Bâzılarına ne oluyor ki Rabbine yöneliyor ve önüne tükürüyor. Biriniz kendisine dönülüp yüzüne tükürülmesini ister mi?..” îkâzında bulundu. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Müslim, Mesâcid, 53) </span></span><br />
<br />
<br />
Başka kısa bir meseleye değinecegim.  hani bir hikayesi var ya :  yeni bir evliya türer,  meşhur olur, başka bir evliyanın müritlerini çalmaya başlar. Bu evliyada müritlerini toplar, Hadi gidip görelim bakalım, marifeti neymiş diye ona doğru giderken, onu kıbleye karşı tükürürken yakalarlar, müritlerine der ki kıbleye tükürmek sünnete aykırı, kıbleye tüküren dinden çıkar, Haşa kafir olur gibi atfedip, sünnete aykırı hareket edenin ardından gidilmez deyip, müritlerini toplamak ister.<br />
<br />
"Cüneyd-i Bağdâdî, takvâ ehli olduğu söylenen birini ziyâret için gittiğinde, onun kıble istikâmetine tükürdüğünü gördü. Bunun üzerine:<br />
<br />
“Bu adam sünnete uymuyor!” düşüncesiyle görüşmeyip geri döndü. "<br />
<br />
 Fakat bu mesele sanki Saidi Nursi'nin  Fötr  şapka giyilmez deyip de, Atatürk ün, onu alıp gelip karşısına dikip, kafasına fötür şapka giydirip, Sen şimdi bu şapkayı giyince kafir mi oldun deyince, cevap bulamayıp, Ben giymedim, Sen giydirdin, giydiren kafir olur demiş ya, Yani işte aynı  olayin değişik versiyonu. Müslümanlar böyle incik cincik da kalmış, kıbleye tükürmek insanı kafir mi eder KIBLE ne taraf vazimizi hatırlayın, şu an binler insan KIBLEYE karşı belkide  cima eder vaziyette, peygamberin bundan muradı bu değil elbet. fötür şapka giymek insanı kafir mi eder, küfür Allah inkar edenin yaptığı iştir. fötr şapka giyince Allahi inkar etmiş mi oluyoruz. Hadi ben giyeyim bakalım, dini, Allah i, kitabi peygamberlerini inkar etmiş mi oluyorum, bunun kafirlik ile  alakası ne, din ile diyanet ile alakası ne? Hepsi gurur ve nefisten gelen bir ses, gururuna yediremediği için, o sözü söylemiş yoksa  ne fötür şapka giymek, ne de kıble istikâmetine tükürmenin, dinden çıkarma gibi bir yetkisi yok. Allah her yerde her yönde, ne yana tükürelim o zaman, Allah bir yönünü KIBLEYE mi tutmuş sadece? garip garib! dindar hocalarin bu hataya düşmesi çok garip, elbette mescidin icinde kıble istikâmetine tükürülmez tabiki, secde edecegin yere tükürülür mü!<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine başka bir mesele</span></span><br />
<br />
 Hz  Adem de burada, Kabil'de burada, Habil de burada, buradan aşağı indiler, Cennet Burası ise, buradan aşağı indiler, ve o hadis bunu ispat ediyor ki, Peygamberimiz demiş ki :<br />
<br />
"Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kafir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Âdem'in iki oğlundan hayırlısı olsun (mazlum olsun, katil değil)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205))</span></span><br />
<br />
 O gün gelince zulüm artınca, Siz Kabil gibi olup, katil olarak ahirete göçmeyin, habil'den taraf olun, mazlumdan taraf olun buyurmuş. insan kavgasın da bu Hadise binaen, karşısındakini öldürebilir, ve Kabil olaraktan, katil olaraktan yazısını yazdırabilir, ama Allah bizlere, o hadisin uğuruna, Mazlumlardan ve habil'den tarafa olmamızı istedi. Habil gibi yenilsek de, dövülsek de, yinede Muhammed'in sözü yerine gelir, o, Mazlumlardan olun dedi,  zalimlerden olmayın dedi, Güreşte öğle çıgırir  çıgırtkan, “Pehlivan pehlivan! yenildim diye üzülme, üste çıktım diye sevinme, yenmekte var, yenilmekte var.”<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine önemli başka bir mesele</span></span><br />
<br />
  Peygamberimizin  kendi zamaninda  yağmur duasini  çıktigini ve duasının kabul olduğunu, öyle Yağmur yağmış ki hatta, sonra yeni dua etmek durumunda kalmış, ve üzerimize değil etrafımıza etrafımızda diye dua ettiğini bildiren hadis-i mevcut.<br />
<br />
Hicretin altıncı yılında büyük bir kuraklık ve kıtlık her tarafı sarmıştı. Ramazan ayında, bir cuma günü, Resûl-i Ekrem Efendimiz hutbe irad buyururken, kendisinden, "Allah'a dua et de bize yağmur versin." diye rica edildi.<br />
<br />
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Allah'ım! Bize yağmur ver. Allah'ım! Bize yağmur ver." diyerek duâ etti.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Buharî, 1:179; Müslim, 2:613.)</span></span><br />
<br />
Bir anda ayna gibi berrak olan gökyüzünde bulutlar belirdi. Ve yağmur yağmaya başladı. Peygamber Efendimiz bu sefer, "Allah'ım! Bu yağmuru bardaktan boşanırcasına yağdır ve hakkımızda hayırlı kıl."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Buharî, 1:179.)</span> </span>diye duâ etti.<br />
<br />
Enes bin Mâlik der ki: "Üzerimize öyle bir yağmur yağdı ki, neredeyse evlerimize gitme imkânı bulamayacaktık. O gün, ertesi gün, daha ertesi gün, tâ öteki cumaya kadar yağmur yağmaya devam etti."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Buhârî, 1:179; Müsned, 3:261)</span></span><br />
<br />
Cuma günü Peygamber Efendimiz yine hutbe irad ederken, bu sefer yağmurun dinmesi için duâ etmesini şöyle rica ettiler:<br />
<br />
"Yâ Resûlallah! Evler, yağmurdan yıkılmaya başladı. Yollar kapandı. Allah'a dua etsen de yağmuru kesse!"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Müsned, 3:261)</span></span><br />
<br />
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz tebessüm buyurdular, sonra da ellerini kaldırarak, "Allah'ım! Çevremize yağdır, üzerimize değil."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Müsned, 3:261; Müslim, 2:613)</span></span> diyerek duâ etti.<br />
<br />
Yine Enes bin Mâlik der ki:<br />
<br />
    "Resûlullah Aleyhisselâm duâ ederken de eliyle, semânın neresine işaret ettiyse orası açıldı ve Medine üstü, açık bir meydan gibi oldu. Medine çevresine yağmur yağarken, Medine'ye bir damla bile düşmüyordu. Etraftan gelenler, oralarda bol bol yağmur yağdığını haber vermekte idiler."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Müslim, 2:614)</span><br />
</span><br />
Bu, Resûl-i Ekrem Efendimizin yaptığı ilk yağmur duâsıdır. Bundan başka çeşitli zamanlarda beş yağmur duâsı daha yapmışlardır.<br />
<br />
Bizi ve tarikatımızı yolumuzu inkar eden ey münkir!  dua ile  Yağmur  Yağiyor ise, peki  dua ile niye  Kar yağmasın,  dua  ile neden Güneş te  açmasın. O hadis buna delildir, hadis demek zaten, Hadise olay demektir, peygamberin başından geçen o olay, bize Delil ve ispat için yeterlidir.<br />
<br />
Hazreti Ali efendimizin başından geçen şu Hadise de yine bu olaya Delil ve ispat tır.<br />
 Kader ve  ahireti  yani öldükten sonra  Dirilişi  inkar eden bir kafir gelmiş  ona demiş ki, Sen öldükten sonra dirilecegine mi inanıyorsun demiş,<br />
<br />
 Ali efendimiz de  Demiş ki,  <br />
<br />
Biz  Müslüman olarak, Allah a inandik , namaz kıldık, oruç tuttuk, efendi insanlar olduk,  şayet Ahiret var ise biz kurtulduk ,  ya siz?  Eğer Ahiret  yok ise, zaten hepimiz  kurtulduk.<br />
<br />
<br />
 Yani bizim Tarikatı mızda uçmak kaçmak hikayeleri yok, Cennetten cehennemden geçirme hikayeleri yok, biz ne yapıyoruz? dua edince  kar ve yağmur yağıyor dedik. ve bizim zikirlerimizin neredeyse hepsi, Kur'an'dan, ya da sünnetten, hadis ve ayetler, yolumuzdan gidenler, bunları Okumakla, zikretmekle ne zarara uğrar. En azından kuranı zikretmiş olur,  bunun zararı nerede, ya size inkar ne getiri  yapar, bizimki en azından sevap kazandırır. zararı ne ola ki.<br />
<br />
Kur'an okumak ancak kafirlere zarar verir ayet ile sabit.<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zalimlerin sadece hüsranını ve ziyanını artırır.<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 82. ayet</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine başka bir mesele</span></span><br />
<br />
Peygamberimizin haram koyma yetkisi olup olmadığı hakkında<br />
<br />
Mesela dünyadaki insanlar stop levhasında durmayı Kural olaraktan koymuşlar, bu dünyanin geneline  münhasır  bir yasak ve Kural,  peki, böyle  peygamber olmayan dünya insanlarinin bile, böyle yasak ve haram koyma yetkisi olacak da, Peygamberimizin böyle bir hukuku olmasın,  Neden o yetkisi  olmasin. Elbet var, elbet var, Mehdi'nin de aynı Kuvveti ve yetkisi var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine hem komik hem güzel bir mesele</span></span><br />
<br />
Mesela ben, başka birisinden  güzel bir yemek yiyince<br />
<br />
 "Gecemişlerinin ruhuna deysin." deriz<br />
<br />
Bu söz Haktır, çünkü bugün bilim adamlari  biliyor ki, hipotalamus (Alt beyin) insanin evrimindeki  sürüngen gecmişine kadar gidiyor, Bu duayı etmek ile insan, Yani senin hipotalamusun beslensin demek oluyor. yani ben yiyince sana sütmü incek konusu ile, halbuki  yediğin  o lokma, taa hipotalmusa gidip, hipotalmus beslenince, onlara RIZIK gitmiş oluyor.<br />
<br />
 o hak mıdır? evet hipotalamus böyle beslenir.<br />
<br />
Yine başka bir mesele de<br />
<br />
Efsanelerde Eşek Kulaklı Midas, yani tuttuğunu altın eden kral diye birisi vardır. Yakın zamandır İnsanoğlu, toprağı altına çevirmenin kimyasal formülünü arıyor, ve acaba Eşek Kulaklı Midas Geçmiştemi yaşadı, yahut şimdi zamanımızda, yeni mi yaşayacak. insanoğlu Klon ve gen ile oynayarak, insan genini eşek ile karıştırdığı gün, Eşek Kulaklı Midas doğmuş olacak, Ve o adam toprağı altına çevirmenin formülünü bulacak olan da  o adam. Yine O, kendisi bunun insanlık için hayırlı olmadığının farkına varacak olan adam da o.<br />
<br />
Yine başka bir mesele de Cennet kavramları mıza devam edersek<br />
<br />
Biz  şu an  şeker hastalığı hapı, şeker  hapını düşündüğümüz zaman, çay veya kahveye  o hapı sıcak suyu katmadan önce katarsan çayı veya kahveyi karıştırmaya gerek yok , Çünkü kendisi eriyor o sırada, ve o hap sadece  şeker hastaları için değil, rejim  içnde kulanabilirisin, yani Allahu Teala bu cennet vaktimiz de, bu cennetin insanlarına, şeker karıştırmayı bile zahmet görüp, onlar şeker bile karıştırmasınlar, hemen İçsinler diye, bize böyle bir nimeti bahşetmiş olmasın.<br />
<br />
 Rabbim, inananlara da, inanmayanlara da,  bu Cennet vaktinin kıymetini  ve değerini  bilmeyi nasip etsin. <br />
<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span></span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span></span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span></span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span></span><br />
<br />
Schrems, 21 Şubat 2019 Perşembe <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua ile Kar Yağmur Yağarmı</span></span><br />
<br />
(Kar©glanin 10 Aralık 2019 Vaazi)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zalimlerin sadece hüsranını ve ziyanını artırır.<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 82. ayet</span></span><br />
<br />
<br />
Hicretin altıncı yılında büyük bir kuraklık ve kıtlık her tarafı sarmıştı. Ramazan ayında, bir cuma günü, Resûl-i Ekrem Efendimiz hutbe irad buyururken, kendisinden, "Allah'a dua et de bize yağmur versin." diye rica edildi. Bunun üzerine<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
"Allah'ım! Bize yağmur ver. Allah'ım! Bize yağmur ver." diyerek duâ etti.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Buharî, 1:179; Müslim, 2:613.)</span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yolculugumuza başliyoruz :</span></span><br />
<br />
Kabe küp şeklinde, Yani ev şeklinde, yani  yeryeryüzünde  ilk defa  bina edilen ev. Ev yapan  birisi,  nasıl O evi yaparken birçok emek harcar ise, Allah da insanı yaratmış, her bir insanın içine kalp koymuş, yani kabesi içinde, ve kainatı yaratmış, kainatın kalbi de bizim Yıldız sistemimiz. insan evi  yapmaya  başlar, ve  tamam edince,  nasıl ona zarar  gelmesine razı gelmez ise,  Allah  da  bu Kainata,  ve Dünyamıza, ve içindeki  binler insan,  binler hayvan ve nevisine, yüzlerce çeşit elementine emek harcamış, nasıl insan  kendi emeğine zarar gelsin istemez ise, Allah insanoğlundan daha kıskançtır, O da, yaptığı bunca emeğe zarar gelsin istemez, ve eğer Bizler ve Sizler, İnsanoğlu, yeryüzünde, Uslu bebeler olup, adamlar olup, doğru duran adamlar olursak, Allah da elbet, bu kadar emeğini zayi edip, kainatı ve dünyamızı, kıyamet ile yok edip yıkmaz. Bak dünyada, sigara sigara ile tutuşturulabiliyor,  Ateş ateş ile  tutuşturalabiliyor, yine Kibrit ve Çakmak ile tutuşturalabiliyor, Allahu Teala Kuran'ı Kerim'de salihlerle iyilerle beraber olun diyor:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla iyiler ile salihler ile beraber olun.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Sadakallahul Aziym TEVBE Suresi 119. ayet)</span></span><br />
<br />
Yani iyilik de, aynı ateşin ateşi tutuşturduğu gibi, iyilerde, iyilerin iyiliğini tutuşturabilir. Allahu Teala yine kur'an-ı Kerim'de yeryüzünü iyilere miras bırakacağını beyan ediyor:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
 أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Sadakallahul Aziym ENBİYA Suresi 105. ayetten pasaj)</span></span><br />
<br />
dünyada yeryüzünde iyilik hakim olursa elbet Allah burayı cennete çevirecektir. Allahu Teala rahmetinin gazabını koyup geçtiğini buyuruyor <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
"Rahmetim gazabımı geçti."<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Aclunî,Keşfü'l-Hafâ, 1/448)</span></span><br />
<br />
bak nice Yıldız sistemleri var, Onların içinde gezegenler var, İçlerinde bir damla rahmet, yani su yok, Su yani rahmet, sadece bizim sistemimizde var. Allah'ın rahmeti, İşte bizim üzerimize, Biz insanoğlunun üzerine, rahmeti gazabını koyup geçmiş, ve dünyanın 4'te 3'ü su, insanın 4'te 3'ü su, yani rahmeti gazabını koyup geçmiş. dışarıdaki gezegenlerin bazıların da asit var, yakıp kavuruyor. <br />
<br />
<br />
Hazreti İsa'yı bekleyen Hıristiyan alemi ve diğer din mensupları, yılbaşında kar bekliyorlar, Nikolous bekliyorlar, Biz ise, Müslümanlar olarak, günahlarımızın affını istiyoruz, Ey Rabbimiz! bu dünyada bize açacağın, tertemiz bembeyaz, yeni bir sayfa istiyoruz. Yarabbi! günahlarımızı ört, yılbaşında bize beyaz bir sayfa aç, Her taraf bembeyaz olsun, kar ile ört, yeni bir yıla, temiz bir sayfa ile başlayalım. insanlık alemine bir şans daha ver Allah'ım, Belki bu sene, defterimizi kirletmeyiz, bu senemizi kirletmeyiz. Onların istekleri ile bizim isteklerimiz farklı görünüyor ama, aslında aynı şeyi istiyoruz. ya Rabbi! bize bir şans daha ver, temiz bir sayfa daha ver,  beyaz bir yılbaşı ver. Bize Hayırlı ve bereketli bir yılı Armağan et Ya Rabbi. <br />
Kötü düşünüp, pis pis Nazar eden, şom  ağızlıların şerrinden yine sana sığınıyoruz Ya Rabbi, bizi himayene al, onların zarar vermesine engel ol.<br />
<br />
Ben evlenirken Aralığın sonuydu,  o sene  iyi günlerde(yaz günlerinde)  evlenenler  siyah damatlık Elbiseleri kapmışlar,  bana da,  bir tane beyaz damatlık elbise kalmış, ve ben  evlenirken  kış  mevsimide  beyaz  damat  elbisesi  giydim,  yani  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Züleyha nın  düşkünü, beyaz  giyer kış günü"</span> </span>oldu.<br />
<br />
 öyle olunca  biz Mehdi isek, beyaz damatlık bize yakışır. yani yılbaşında kar yağdırmak Bize düşer, zaten Allah benden önce seçimini yapmış ve bize damatlık olarak, beyaz  damat  elbisesi ayırmış, bizi  siyah ve karanlık günler değil, İyi günler, beyaz günler bizi bekliyor inşallah-u Rahman. Yer demek Toprak demek, ve ana ve kadın demek, yar  ve sevgili demek, ve yerede  kar yağar ise,  O da beyaz gelinliğini giymiş ve Gelin olmuş olur. Mehdiye gelinliğini hazırlamış olan gelinler, yılbaşına hazır olun, kar yağacak inşallah. iyi düşünelim ki, iyi şeyler başımıza gelsin. Plasebo etkisi yani.<br />
<br />
Ebû Hüreyre’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, mescidin kıble tarafında bir balgam görmüştü. İnsanlara dönerek:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular</span></span><br />
<br />
“–Bâzılarına ne oluyor ki Rabbine yöneliyor ve önüne tükürüyor. Biriniz kendisine dönülüp yüzüne tükürülmesini ister mi?..” îkâzında bulundu. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Müslim, Mesâcid, 53) </span></span><br />
<br />
<br />
Başka kısa bir meseleye değinecegim.  hani bir hikayesi var ya :  yeni bir evliya türer,  meşhur olur, başka bir evliyanın müritlerini çalmaya başlar. Bu evliyada müritlerini toplar, Hadi gidip görelim bakalım, marifeti neymiş diye ona doğru giderken, onu kıbleye karşı tükürürken yakalarlar, müritlerine der ki kıbleye tükürmek sünnete aykırı, kıbleye tüküren dinden çıkar, Haşa kafir olur gibi atfedip, sünnete aykırı hareket edenin ardından gidilmez deyip, müritlerini toplamak ister.<br />
<br />
"Cüneyd-i Bağdâdî, takvâ ehli olduğu söylenen birini ziyâret için gittiğinde, onun kıble istikâmetine tükürdüğünü gördü. Bunun üzerine:<br />
<br />
“Bu adam sünnete uymuyor!” düşüncesiyle görüşmeyip geri döndü. "<br />
<br />
 Fakat bu mesele sanki Saidi Nursi'nin  Fötr  şapka giyilmez deyip de, Atatürk ün, onu alıp gelip karşısına dikip, kafasına fötür şapka giydirip, Sen şimdi bu şapkayı giyince kafir mi oldun deyince, cevap bulamayıp, Ben giymedim, Sen giydirdin, giydiren kafir olur demiş ya, Yani işte aynı  olayin değişik versiyonu. Müslümanlar böyle incik cincik da kalmış, kıbleye tükürmek insanı kafir mi eder KIBLE ne taraf vazimizi hatırlayın, şu an binler insan KIBLEYE karşı belkide  cima eder vaziyette, peygamberin bundan muradı bu değil elbet. fötür şapka giymek insanı kafir mi eder, küfür Allah inkar edenin yaptığı iştir. fötr şapka giyince Allahi inkar etmiş mi oluyoruz. Hadi ben giyeyim bakalım, dini, Allah i, kitabi peygamberlerini inkar etmiş mi oluyorum, bunun kafirlik ile  alakası ne, din ile diyanet ile alakası ne? Hepsi gurur ve nefisten gelen bir ses, gururuna yediremediği için, o sözü söylemiş yoksa  ne fötür şapka giymek, ne de kıble istikâmetine tükürmenin, dinden çıkarma gibi bir yetkisi yok. Allah her yerde her yönde, ne yana tükürelim o zaman, Allah bir yönünü KIBLEYE mi tutmuş sadece? garip garib! dindar hocalarin bu hataya düşmesi çok garip, elbette mescidin icinde kıble istikâmetine tükürülmez tabiki, secde edecegin yere tükürülür mü!<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine başka bir mesele</span></span><br />
<br />
 Hz  Adem de burada, Kabil'de burada, Habil de burada, buradan aşağı indiler, Cennet Burası ise, buradan aşağı indiler, ve o hadis bunu ispat ediyor ki, Peygamberimiz demiş ki :<br />
<br />
"Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kafir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Âdem'in iki oğlundan hayırlısı olsun (mazlum olsun, katil değil)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205))</span></span><br />
<br />
 O gün gelince zulüm artınca, Siz Kabil gibi olup, katil olarak ahirete göçmeyin, habil'den taraf olun, mazlumdan taraf olun buyurmuş. insan kavgasın da bu Hadise binaen, karşısındakini öldürebilir, ve Kabil olaraktan, katil olaraktan yazısını yazdırabilir, ama Allah bizlere, o hadisin uğuruna, Mazlumlardan ve habil'den tarafa olmamızı istedi. Habil gibi yenilsek de, dövülsek de, yinede Muhammed'in sözü yerine gelir, o, Mazlumlardan olun dedi,  zalimlerden olmayın dedi, Güreşte öğle çıgırir  çıgırtkan, “Pehlivan pehlivan! yenildim diye üzülme, üste çıktım diye sevinme, yenmekte var, yenilmekte var.”<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine önemli başka bir mesele</span></span><br />
<br />
  Peygamberimizin  kendi zamaninda  yağmur duasini  çıktigini ve duasının kabul olduğunu, öyle Yağmur yağmış ki hatta, sonra yeni dua etmek durumunda kalmış, ve üzerimize değil etrafımıza etrafımızda diye dua ettiğini bildiren hadis-i mevcut.<br />
<br />
Hicretin altıncı yılında büyük bir kuraklık ve kıtlık her tarafı sarmıştı. Ramazan ayında, bir cuma günü, Resûl-i Ekrem Efendimiz hutbe irad buyururken, kendisinden, "Allah'a dua et de bize yağmur versin." diye rica edildi.<br />
<br />
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Allah'ım! Bize yağmur ver. Allah'ım! Bize yağmur ver." diyerek duâ etti.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Buharî, 1:179; Müslim, 2:613.)</span></span><br />
<br />
Bir anda ayna gibi berrak olan gökyüzünde bulutlar belirdi. Ve yağmur yağmaya başladı. Peygamber Efendimiz bu sefer, "Allah'ım! Bu yağmuru bardaktan boşanırcasına yağdır ve hakkımızda hayırlı kıl."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Buharî, 1:179.)</span> </span>diye duâ etti.<br />
<br />
Enes bin Mâlik der ki: "Üzerimize öyle bir yağmur yağdı ki, neredeyse evlerimize gitme imkânı bulamayacaktık. O gün, ertesi gün, daha ertesi gün, tâ öteki cumaya kadar yağmur yağmaya devam etti."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Buhârî, 1:179; Müsned, 3:261)</span></span><br />
<br />
Cuma günü Peygamber Efendimiz yine hutbe irad ederken, bu sefer yağmurun dinmesi için duâ etmesini şöyle rica ettiler:<br />
<br />
"Yâ Resûlallah! Evler, yağmurdan yıkılmaya başladı. Yollar kapandı. Allah'a dua etsen de yağmuru kesse!"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Müsned, 3:261)</span></span><br />
<br />
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz tebessüm buyurdular, sonra da ellerini kaldırarak, "Allah'ım! Çevremize yağdır, üzerimize değil."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Müsned, 3:261; Müslim, 2:613)</span></span> diyerek duâ etti.<br />
<br />
Yine Enes bin Mâlik der ki:<br />
<br />
    "Resûlullah Aleyhisselâm duâ ederken de eliyle, semânın neresine işaret ettiyse orası açıldı ve Medine üstü, açık bir meydan gibi oldu. Medine çevresine yağmur yağarken, Medine'ye bir damla bile düşmüyordu. Etraftan gelenler, oralarda bol bol yağmur yağdığını haber vermekte idiler."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Müslim, 2:614)</span><br />
</span><br />
Bu, Resûl-i Ekrem Efendimizin yaptığı ilk yağmur duâsıdır. Bundan başka çeşitli zamanlarda beş yağmur duâsı daha yapmışlardır.<br />
<br />
Bizi ve tarikatımızı yolumuzu inkar eden ey münkir!  dua ile  Yağmur  Yağiyor ise, peki  dua ile niye  Kar yağmasın,  dua  ile neden Güneş te  açmasın. O hadis buna delildir, hadis demek zaten, Hadise olay demektir, peygamberin başından geçen o olay, bize Delil ve ispat için yeterlidir.<br />
<br />
Hazreti Ali efendimizin başından geçen şu Hadise de yine bu olaya Delil ve ispat tır.<br />
 Kader ve  ahireti  yani öldükten sonra  Dirilişi  inkar eden bir kafir gelmiş  ona demiş ki, Sen öldükten sonra dirilecegine mi inanıyorsun demiş,<br />
<br />
 Ali efendimiz de  Demiş ki,  <br />
<br />
Biz  Müslüman olarak, Allah a inandik , namaz kıldık, oruç tuttuk, efendi insanlar olduk,  şayet Ahiret var ise biz kurtulduk ,  ya siz?  Eğer Ahiret  yok ise, zaten hepimiz  kurtulduk.<br />
<br />
<br />
 Yani bizim Tarikatı mızda uçmak kaçmak hikayeleri yok, Cennetten cehennemden geçirme hikayeleri yok, biz ne yapıyoruz? dua edince  kar ve yağmur yağıyor dedik. ve bizim zikirlerimizin neredeyse hepsi, Kur'an'dan, ya da sünnetten, hadis ve ayetler, yolumuzdan gidenler, bunları Okumakla, zikretmekle ne zarara uğrar. En azından kuranı zikretmiş olur,  bunun zararı nerede, ya size inkar ne getiri  yapar, bizimki en azından sevap kazandırır. zararı ne ola ki.<br />
<br />
Kur'an okumak ancak kafirlere zarar verir ayet ile sabit.<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span></span><br />
<br />
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا <br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zalimlerin sadece hüsranını ve ziyanını artırır.<br />
 <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 82. ayet</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine başka bir mesele</span></span><br />
<br />
Peygamberimizin haram koyma yetkisi olup olmadığı hakkında<br />
<br />
Mesela dünyadaki insanlar stop levhasında durmayı Kural olaraktan koymuşlar, bu dünyanin geneline  münhasır  bir yasak ve Kural,  peki, böyle  peygamber olmayan dünya insanlarinin bile, böyle yasak ve haram koyma yetkisi olacak da, Peygamberimizin böyle bir hukuku olmasın,  Neden o yetkisi  olmasin. Elbet var, elbet var, Mehdi'nin de aynı Kuvveti ve yetkisi var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yine hem komik hem güzel bir mesele</span></span><br />
<br />
Mesela ben, başka birisinden  güzel bir yemek yiyince<br />
<br />
 "Gecemişlerinin ruhuna deysin." deriz<br />
<br />
Bu söz Haktır, çünkü bugün bilim adamlari  biliyor ki, hipotalamus (Alt beyin) insanin evrimindeki  sürüngen gecmişine kadar gidiyor, Bu duayı etmek ile insan, Yani senin hipotalamusun beslensin demek oluyor. yani ben yiyince sana sütmü incek konusu ile, halbuki  yediğin  o lokma, taa hipotalmusa gidip, hipotalmus beslenince, onlara RIZIK gitmiş oluyor.<br />
<br />
 o hak mıdır? evet hipotalamus böyle beslenir.<br />
<br />
Yine başka bir mesele de<br />
<br />
Efsanelerde Eşek Kulaklı Midas, yani tuttuğunu altın eden kral diye birisi vardır. Yakın zamandır İnsanoğlu, toprağı altına çevirmenin kimyasal formülünü arıyor, ve acaba Eşek Kulaklı Midas Geçmiştemi yaşadı, yahut şimdi zamanımızda, yeni mi yaşayacak. insanoğlu Klon ve gen ile oynayarak, insan genini eşek ile karıştırdığı gün, Eşek Kulaklı Midas doğmuş olacak, Ve o adam toprağı altına çevirmenin formülünü bulacak olan da  o adam. Yine O, kendisi bunun insanlık için hayırlı olmadığının farkına varacak olan adam da o.<br />
<br />
Yine başka bir mesele de Cennet kavramları mıza devam edersek<br />
<br />
Biz  şu an  şeker hastalığı hapı, şeker  hapını düşündüğümüz zaman, çay veya kahveye  o hapı sıcak suyu katmadan önce katarsan çayı veya kahveyi karıştırmaya gerek yok , Çünkü kendisi eriyor o sırada, ve o hap sadece  şeker hastaları için değil, rejim  içnde kulanabilirisin, yani Allahu Teala bu cennet vaktimiz de, bu cennetin insanlarına, şeker karıştırmayı bile zahmet görüp, onlar şeker bile karıştırmasınlar, hemen İçsinler diye, bize böyle bir nimeti bahşetmiş olmasın.<br />
<br />
 Rabbim, inananlara da, inanmayanlara da,  bu Cennet vaktinin kıymetini  ve değerini  bilmeyi nasip etsin. <br />
<br />
<br />
<br />
--oOo---<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ</span></span><br />
<br />
<br />
''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ</span></span><br />
<br />
Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,<br />
Amiyn. <br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ</span></span><br />
<br />
Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve <br />
<br />
etûbu ileyk.<br />
<br />
--OoO--<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span></span><br />
<br />
Schrems, 21 Şubat 2019 Perşembe <br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>